23:49 14 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Dörtlü zirve sonrası Putin, Erdoğan, Merkel ve Macron el ele tutuştu

    ‘Dörtlü zirve, çok kutuplu dünyaya gidişin kilometre taşı’

    © REUTERS / Murad Sezer
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    Suriye’de çözüm için Astana görüşmeleri (109)
    0 53

    Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa liderlerinin İstanbul'da gerçekleştirdiği Suriye zirvesini değerlendiren Prof. Dr. Hasan Ünal ve ORSAM Suriye Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan'a göre dörtlü zirve, dünyanın çok kutupluluğa gidişinin önemli bir kilometre taşı ve alınan kararların uygulanması konusunda da umut vaat ediyor.

    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel, 27 Ekim'de kilit önemdeki bir Suriye zirvesi için İstanbul'da bir araya geldi. Türkiye, Rusya ve İran'ın garantörlüğünü üstlendiği Astana sürecini takip eden zirvenin ardından liderler, teröre karşı mücadeleye devam etme gerekliliğinin altını çizen ve kalıcı bir ateşkesin önemini vurgulayan bir bildiriye de imza attı. "Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğünü" teyit eden bu bildiride, siyasi çözümün desteklenmesi, yardımların artırılması ve mültecilerin evlerine güvenli dönmesinin önemi için gerekli çabaların sarf edilmesi hususları yer aldı. Zirvenin ardından, Astana'nın iki garantör ülkesi olan Türkiye ve Rusya'nın liderleri Erdoğan ve Putin, baş başa görüşme gerçekleştirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın "çok önemli" diye nitelendirdiği zirveyle ilgili AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'tan da "tarihi bir adım" açıklaması geldi. Söz konusu zirveyi ve olası sonuçlarını ise Maltepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal ve Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Suriye Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan, Sputnik'e değerlendirdi.

    ‘ABD VE MÜTTEFİKLERİNİN GÖRÜŞ AYRILIKLARININ ÇOK CİDDİ BOYUTLARA VARDIĞI NOKTADA BÖYLE BİR ZİRVE GERÇEKLEŞTİ'

    Zirvenin gerçekleşmesinin bile başlı başına "büyük bir başarı" olduğunu söyleyen Maltepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal "Bu zirve, içeriğinden bağımsız olarak, yapılabiliyor olması itibariyle çok önemli bir başarıdır. Ve bu başarı da büyük ölçüde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in izlediği dış politikanın sonucudur. Çünkü ABD son yıllarda müttefiklerini dışlayan bir dış politika izliyor ve ABD ile müttefikleri arasındaki görüş ayrılıkları çok ciddi boyutlara ulaştı. Bu dörtlü zirvenin başlangıcının dayandığı noktayı hatırlamak önemli.Malum, ABD, AB'den ithal ettiği, otomobiller dahil olmak üzere, pek çok ürüne yüksek gümrük vergileri uygulamaya başlamış ve Trump da kullandığı lisanı seviyesiz bir hale getirmişti. Bu sürecin sonucunda ise Almanya ve Fransa, Rusya'yla ABD'den bağımsız olarak bir araya gelip pek çok konuyu görüşmek ve aynı zamanda bölgesel sorunlar üzerinde de görüş alışverişinde bulunmak istediklerini söylediler. Alman siyasetçiler, ABD'nin bölgedeki dış politika ve ekonomi politikalarının parçası olmak zorunda olmadıklarına işaret ederek Rusya'yla sermaye, teknoloji ve yeraltı ve yer üstü kaynaklarını birleştirerek katma değer yaratmak istediklerini söylediler. Aynı görüşler Fransa tarafından da tekrarlandı. Zirve böyle bir bağlamda gerçekleşti" ifadelerini kullandı.

    ‘BU ZİRVE, BAZI GÖRÜŞ FARKLILIKLARINA RAĞMEN FEVKALADE ANLAMLI'

    Zirvenin dünyanın çok kutupluluğa gidiş süreci için önemli olduğunu savunan Ünal "Zirve, önce üçlü olarak düşünüldü. Ancak daha sonra Rusya Lideri Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında BRICS Zirvesi esnasında gerçekleşen görüşme esnasında zirvenin dörtlü yapılmasına karar verildi. Bu zirve, bir süredir gerçekleşemiyordu ancak sonunda gerçekleşti. Bu sebeple de zirve içeriğinden bağımsız olarak fevkalade büyük bir öneme sahip. Önümüzdeki yıllarda tarihçiler ve uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından dünyanın çok kutupluluğa gidiş süreci incelendiğinde, bu zirvenin çok önemli kilometre taşı olduğu anlaşılacaktır" diye konuştu.

    Rusya'nın zirvenin "oyun kurucusu" olduğuna işaret eden Ünal "Türkiye, Suriye politikaları konusunda Rusya'ya epey bir yaklaşmış durumda ancak henüz Esad inadından tam manasıyla vazgeçmiş değil. Fransa ise Suriye konusunda hem Rusya hem de Türkiye'den son derece uzak. Malum, Fransa'nın şu anda Fırat'ın doğusunda, oradaki PYD'lilere bir statü verilmesi konusunda ABD politikalarına destek verecek şekilde, birlikleri bulunuyor. Bir ülke, o dörtlü zirveye katıldı diye ABD ile düşman olmuyor. Zirveyi böyle yorumlamak lazım. Almanya'ya geldiğimizde, Almanya'nın Suriye politikası bu noktada Fransa'nın politikalarına göre daha muallak. Sürecin başından beri Almanya da Esad'ın gitmesi yönünde bir tutum belirtti. Hatta bir dönem Alman uçakları, İncirlik Hava Üssü'nü kullandı. Almanya, ABD'nin yanında uzun süre epey aktif bir ülkeydi. Şimdi öyle değil" dedi.

    ‘BU TOPLANTININ SONUÇLARI TÜRKİYE AÇISINDAN AB'YE GİRMEKTEN BİLE DAHA ÖNEMLİ'

    Dört ülkenin de Suriye'de siyasi çözüm konusunda mutabık olduklarına işaret eden Ünal "Ancak bazı farklılıklar var. Fransa ve Almanya, Suriye'nin kesin olarak yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söylüyor. Rusya, bu konuda bağlayıcı açıklama yapmaktan kaçınıyor ki bence bu doğru. Türkiye ise olası yeni bir anayasada PYD'nin elde edebileceklerini düşünerek konuya mesafeli yaklaşıyor. Ancak Türkiye, Esad'la ilgili ideolojik saplantıdan içerideki seçmen varlığı sebebiyle çıkamadığı için Rusya'nın pozisyonuna henüz gelebilmiş değil. Bu farklılıklar henüz sürse de dört ülkenin toprak bütünlüğünde mutabık kalması önemli. Yine de bu açıklamaların, yanıltıcı olabileceğini de unutmamak lazım. Mesela Bosna-Hersek'in toprak bütünlüğü ve egemenliği var ama yönetilmez hale gelmiş bir devlet yapısı var. Dolayısıyla egemenlik ve toprak bütünlüğü vurgusu tek başına bütün sorunların çözümü anlamına gelmeyebilir. Ama en azından bu dört ülkenin artan şekilde bir araya gelecek olmaları ve ortak yatırımlara imza atabilecek olması önemli. Bence bu dörtlü Türkiye açısından Avrupa Birliği'ne girmesinden bile çok daha önemli. Çünkü AB'nin patronları ve Rusya'nın ekonomik ve ticari ilişkilerle ortak yatırımları görüşmelerinde Türkiye'nin de yer alması önemli. Zira bu zirve taraflar arasındaki ekonomik ilişkilerin ve ortak yatırımların artacağına işaret ediyor" diye ekledi.

    ‘ZİRVE, KARARLARIN UYGULANABİLMESİ AÇISINDAN CENEVRE'YE GÖRE DAHA FAZLA UMUT VAAT EDİYOR'

    Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Suriye Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan'a göreyse zirve, Suriye'de çözüm adına "tek başına umut vaat etmese de, siyasi çözümün önünün açılması ve Astana'nın kazanımlarının Cenevre'ye taşınması için" bir rol üstlenebilir:

    "Cenevre süreci, anayasa komitesinin kurulması konusunda tıkanmış durumda ama bu dörtlü zirveden kısa süre önce Moskova'da İran, Türkiye, Rusya arasında gerçekleştirilen görüşmede, anayasa komitesinin kurulması çalışmalarının hızlandırılması konusunda bir karar alınmıştı ve bu karar, dörtlü zirvede de teyit edildi. Bu da dörtlü zirvenin en somut çıktılarından biriydi. Eğer yıl sonuna kadar bu konuda somut bir adım atılırsa, siyasi çözümün önündeki tıkanıklık açılacaktır. Mülteciler konusunda uluslararası konferans toplanması da siyasi çözüm noktasında önemli bir adım. Suriye'deki siyasi çözümü tıkayan konuların başında seçimler geliyor ve seçimlerde Suriye dışında yaşayan Suriyelilerin de oy kullanması gerektiği, Türkiye başta olmak üzere muhalefeti destekleyen ülkeler tarafından destekleniyor. Suriye'deki durumun normalleşmesi için de Suriyelilerin evlerine dönmesi önemli. Nihai bir karar alınmış olmasa da, Rusya, Fransa, Almanya, Türkiye gibi farklı düşünen tarafların böyle bir karar almış olması önemli. Yine asıl belirleyici olan kararların uygulanması olacak."

    Dörtlü zirvenin, kararların uygulanabilmesi açısından Cenevre sürecine göre daha fazla umut vaat ettiğine işaret eden Orhan "Dörtlü zirveye, sınırlı sayıda ülke katıldı ve bu ülkelerin hepsi etkili ülkeler. Bu yüzden dörtlü zirve, Cenevre görüşmelerine göre kararların uygulanabilmesi açısından daha fazla umut vaat ediyor. Çoklu mekanizmalardan ziyade Astana gibi az aktörlü ve belli konuların çözümüne odaklanmış mekanizmaların çok daha başarılı olduğunu gördük. Dörtlü zirvede de benzer bir nitelik var" dedi.

    ‘DÖRTLÜ ZİRVE, ZİRVELER SİLSİLESİ TETİKLEYECEK Mİ, BAKMAK LAZIM'

    İdlib'deki yeni durumun Fransa ve Almanya'yı da rahatlattığına değinen Orhan "Türkiye ve Rusya'nın İdlib konusunda anlaşması, Fransa ve Almanya'ya da büyük bir rahatlık getirdi. Bu yüzden iki ülke de Türkiye'ye verdikleri desteği göstermiş oldu. Her iki ülkenin İdlib'de sağlanan uzlaşının devamı konusunda isteklerini beyan etmesi, Türkiye'nin de elini rahatlattı. Ama görüş farklılıkları sürüyor. Rusya, ‘teröristler temizlenmediği takdirde operasyon seçeneğinin masada olduğu' vurgusuna devam etti. En önemli husus ise bu toplantının tek bir zirve olarak mı kalacağı yoksa seri zirvelerin mi gerçekleşeceği. Bu yüzden meselenin geleceğine dönük temkinli yaklaşımda bulunmakta fayda var" diye ekledi.

    Konu:
    Suriye’de çözüm için Astana görüşmeleri (109)

    İlgili konular:

    Bild: Merkel dörtlü zirvede otoriter Putin ve Erdoğan'a karşı fazla dost canlısıydı
    Dörtlü zirve öncesi Lavrov, Çavuşoğlu ile görüştü
    İstanbul'daki dörtlü zirve ABD'nin Suriye'de devre dışı kaldığının kanıtı mı?
    'Putin, kurmaylarıyla İstanbul'daki dörtlü zirve kapsamında Suriye'yi konuştu'
    İran Dışişleri’nden İstanbul’daki dörtlü zirve yorumu: Biz olmadan Suriye sorunu çözülemez
    Rus Dışişleri: Putin ve Erdoğan İstanbul’daki dörtlü zirvede ikili görüşme yapacak
    Peskov'dan İstanbul'da yapılacak Suriye konulu dörtlü zirve hakkında açıklama
    Suriye konulu dörtlü zirve 27 Ekim'de İstanbul'da düzenlenecek
    Kremlin: Putin, İstanbul'daki dörtlü zirveye katılacak
    Peskov: Suriye konulu dörtlü zirve için hazırlıklar yapılıyor
    Verşinin: Dörtlü zirve üzerinde çalışılıyor
    Etiketler:
    İstanbul'da dörtlü zirve, dörtlü zirve, Suriye'de anayasal süreç, çok kutuplu dünya, gümrük vergisi, ticari anlaşma, bildiri, yatırım, anayasa, ekonomi, çözüm süreci, İdlib Mutabakatı, Astana görüşmeleri, Cenevre, ORSAM, Ortadoğu Araştırmaları Merkezi, Maltepe Üniversitesi, AB, Rusya Dışişleri Bakanlığı, PYD, AK Parti, Hasan Ünal, Emmanuel Macron, Oytun Orhan, Donald Trump, Numan Kurtulmuş, Angela Merkel, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, İdlib, Ortadoğu, Almanya, Fransa, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın