12:57 13 Aralık 2018
Canlı Yayın
    AB-Türkiye

    ‘Türkiye’nin itilip kakılmasının faturası Avrupa Birliği’ne çıkar’

    © AP Photo / Osman Orsal, File
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    0 21

    AP Raportörü Kati Piri’nin AB’nin kapısının Türkiye’ye kapatılması önerisiyle kaleme aldığı raporun olası sonuçlarını Sputnik’e değerlendiren AB uzmanı Can Baydarol “Türkiye’yle ilişkileri kesmek gibi bir niyet karşı tarafta yok. AB’nin şu anki siyasi tercihi, müzakereye devam ediyormuş gibi yapıp fiilen müzakereye devam etmemek” dedi.

    Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri'nin Avrupa Birliği'nin kapısının Türkiye'ye kapatılması önerisiyle Avrupa Parlamentosu'na sunduğu Türkiye raporunun yankıları sürüyor. Türkiye'nin katılım müzakerelerinin resmen askıya alınmasını isteyen Piri'nin raporu, Kıbrıs meselesinden, Türkiye'yi hedef alan 15 Temmuz darbe girişimini takip eden sürece kadar pek çok konuyu kapsıyor. Piri'nin sunduğu raporun kendi başına bir bağlayıcılığı olmasa da; 21 Kasım'da Dışişleri Komitesi'nde tartışılacak olan bu rapor, Türkiye'nin katılım müzakerelerinin durdurulması önerisini içermesi sebebiyle önem arz ediyor. Peki süreç nasıl ilerler? Bu rapor, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin askıya alınması tetikler mi? Konuyu Avrupa Birliği (AB) uzmanı Can Baydarol, Sputnik'e değerlendirdi.

    ‘RAPORDA, MÜZAKERELERİNDE FİİLEN DONMASI DURUMU HUKUKİLEŞTİRİLSİN İSTENMİŞ'

    Son bir kaç hafta içerisinde konuya ilişkin Avrupa'dan pek çok farklı açıklama geldiğine işaret eden AB uzmanı Can Baydarol, Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Johannes Hahn'ın Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinin nihai olarak sonlandırılması gerektiği yönündeki açıklamasının AB Komisyonu Sözcüsü Margaritis Schinas'ın "AB Komisyonunun resmi tutumu Türkiye ile katılım müzakerelerinin sürdürülmesi yönünde" açıklaması tarafından takip edildiğine işaret etti ve şu değerlendirmeyi yaptı:

    "Tam bu gelişmeler olurken, Avrupa Parlamentosu raporu basına sızdırıldı. İlginç olan, komisyon ve konseyin benzer bir pozisyon alarak ‘fiilen müzakereler donmuş durumda, bu durumu hukukileştirelim ve bitirelim' görüşünde birleşmiş olması. Fakat Avrupa Parlamentosu'nun bu noktada herhangi bir yetkisi yok. Avrupa Parlamentosu sadece belli seslerin ön plana çıkmasına yol açacak raporlar hazırlar ama bağlayıcı bir niteliği bulunmamaktadır. Müzakerelerin askıya alınması ancak Avrupa Komisyonu'nun teklifinin Bakanlar Konseyi tarafından tasdikiyle olur. Yani dolayısıyla bu rapora bakarak Avrupa'yla ilişkiler bitti demek gibi bir yanlışa düşmemek lazım."

    ‘İLİŞKİLERİ POZİTİF HALE GETİRME ÇABASI SÜRERKEN KALEME ALINAN MÜNASEBETSİZ BİR RAPOR'

    Tablonun "iç açıcı olmadığının" da altını çizen Baydarol "Söylenenlere bakılırsa çok iç açıcı bir görüntü ortaya çıkmıyor. Türkiye'nin esas beklentisi nedir? Bir iki tane daha başlığın müzakereye açılması. Özellikle de işte bu meşhur hukukun üstünlüğü, adalet, yargı, insan hakları ilkeleri içeren yanlış hatırlamıyorsam 23 ve 24'üncü başlıklar. Bu konuda da Yunanistan'ın vetosu var, o sebeple bu başlıklar açılamıyor. Yani Türkiye en fazla eleştirinin yönetildiği başlıklarda Avrupa bu başlıkları açmamakta diretiyor. Şu an durum, böyle garip bir görüntü altında. Ama başta da söylediğim gibi şu andaki Avrupa Parlamentosu raporunun çok da fazla ciddiye alınacak tarafı yok. Tam da işte Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiler normalleşiyor mu normalleşmiyor mu diye soruların her iki cephede de sorulduğu ve ilişkileri biraz daha pozitif hale getirmek için çaba harcandığı sırada bu rapor biraz münasebetsiz bir rapor olarak karşımıza çıkıyor" yorumunda bulundu.

    ‘AVRUPA BİRLİĞİ'NİN TÜRKİYE'YLE İLİŞKİLERİ KESMEK GİBİ BİR NİYETİ YOK, KENDİLERİ DE BU DURUMDAN OLUMSUZ ETKİLENİR'

    Türkiye'nin istikrarsızlaşmasından Avrupa Birliği'nin de etkileneceğine işaret eden Baydarol Avrupa Birliği'ne katılmak bir taraftan reel politik dediğimiz uluslararası ilişkiler diğer tarafta da olmazsa olmaz bazı ilkelerde uyumlu halde olmak gerekliliği ön plana çıkıyor. Osman Kavala içeride bir senedir gerekçesiz bir şekilde tutuluyor. Bunu yaptığınız zaman gayet tabi bu şiddette eleştirilerle karşı karşıya gelirsiniz" dedi.

    Baydarol "İkincisi ise şu anda Türkiye'nin ilişkileri normalleştirme konusunda özellikle Almanya ziyareti çok tartışıldı. O sırada Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier verdiği bir demeçte ‘Bu ziyaret, normalleşme anlamına gelmez ancak belki normalleşme yoluna küçük bir adım olarak değerlendirilebilir' gibi bir mesaj veriyor. Ama elbette, hiçbir şekilde Türkiye'yle ilişkileri kesmek gibi bir niyet karşı tarafta yok. Çünkü Türkiye'nin istikrarsızlaşması demek, Türkiye'yle AB arasındaki iplerin kopması demek. Bu da Türkiye'deki göçmenlerin Avrupa Birliği'ne göçmesi anlamına gelecek. Ayrıca Türkiye'nin itilip kakılmasının ekonomik faturasının nihai analizi Avrupa Birliği'ne çıkar. Bunları dikkate aldıkları için şu andaki pozisyonu devam ettirmek en çıkarlarına gelen iş. Müzakereye devam ediyormuş gibi yapıp fiilen müzakereye devam etmemek şu anda Avrupa Birliği'nin siyasi olarak tercihi" diye ekledi.

     

    İlgili konular:

    ‘AB ile müzakere sürecini ancak Türkiye bitirebilir, AB değil'
    AB'den Türkiye ile müzakerelerin sürdürülmesine destek
    AP: Türkiye ile müzakereler resmen askıya alınsın
    Hahn: Türkiye ile müzakereler nihai olarak sonlandırılmalı
    Hahn: Türkiye'ye karşı yeni strateji belirleyelim
    Hahn: Türkiye AB konusunda net bir çizgi belirlemeli
    Hahn: Türkiye AB'den karşılık istiyorsa, AB değerlerine yakınlaşmalı
    Etiketler:
    Türkiye'nin AB üyeliği müzakereleri, Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi, AP, AB, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği, AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, AB Komisyonu Sözcüsü Margaritis Schinas, Can Baydarol, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raportörü Kati Piri, Kati Piri, Türkiye, Avrupa
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın