20:47 21 Mayıs 2019
Canlı Yayın
    ABD askeri ve YPG

    ABD, Suriye'den gerçekten çekiliyor mu?

    © REUTERS / Rodi Said
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    Suriye’de çözüm için Astana görüşmeleri (115)
    0 95

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den askerlerini çekme kararı, gerçekten uygulanacak mı? Karar uygulanırsa bölgede neler değişecek? Bu kararı, Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin hangi adımları takip edecek? ABD’nin ardından YPG’yi neler bekliyor? Uzmanlar, Suriye denklemini Sputnik’e değerlendirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Aralık'ta Fırat'ın doğusundaki PYD'ye yönelik operasyonun "birkaç gün içerisinde başlayacağı" yönündeki açıklaması, hem Ankara-Washington hattında yoğun diplomatik süreci tetikledi; hem de ABD'yi diplomatik anlamda köşeye sıkıştırdı. ABD, bir hafta içerisinde, Suriye'nin kuzeydoğusundaki operasyonu "kabul edilemez" olarak nitelendirme noktasından ABD Başkanı Donald Trump'ın tweetiyle birlikte "Suriye'deki işlerinin bittiği" noktasına geldi. Halbuki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 18 Aralık'ta "Fırat'ın doğusuna askeri operasyona başlayacağımızı resmen ilan ettik. Sayın Trump ile bunları görüştük, olumlu cevap verdiler" açıklamasına ABD Dışişleri'nden "yanıltıcı beyan" yanıtı gelmişti. Yine aynı tarihlerde, yakın zamanda "Astana'nın fişini çekmek" niyetiyle Türkiye'ye gelen ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ise "Suriye'nin kuzeydoğusuna herhangi biri tarafından yapılacak herhangi bir operasyonun kötü bir fikir olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yapmıştı.

    ABD'DEN GELEN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR

    Bütün bu açıklamaların üzerinden 48 saat geçmeden, Trump'tan "Suriye'deki işlerinin bittiği" tweeti geldi. Trump'ın tweetini, Reuters'e konuşan ABD'li bir yetkili, Amerikan askerlerinin "60 ila 100 gün arasında çekileceği" yönündeki açıklaması takip etti. Ardından Pentagon Sözcüsü Dana White "IŞİD'le mücadele henüz sona ermedi. IŞİD'e karşı harekâtta yeni aşamaya geçilirken ABD askerlerinin Suriye'den geri dönüş süreci başladı" şeklinde bir açıklama yaptı. Hâlbuki Beyaz Saray'ın çekilme duyurusunun öncesinde Pentagon Sözcüsü Albay Rob Manning, "bölgedeki ortaklarıyla" çalışmalarının sürdüğüne işaret etmişti.

    ABD'NİN KARARININ TETİKLEDİĞİ SORU İŞARETLERİ

    Peki, ABD, Trump'ın Twitter üzerinden açıkladığı ve bir sürü çelişkili açıklamayı tetikleyen bu kararında samimi olabilir mi? ABD'nin bu kararı niçin Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yönelik operasyonu an meselesi iken alındı? ABD'nin, 3'ünün inşası süren 20'nin üzerinde askeri üssünün bulunduğu Suriye'den çekilme kararı, son dönemde YPG'ye yönelik yoğunlaştırdığı silah yardımı ve Türkiye sınırına 12 gözlem noktası inşa etme çabalarıyla çelişmiyor mu? ABD destekli YPG'ye ne olacak? Suriye yönetiminin, oluşacak tablo karşısında tutumu ne olur? Ve en önemlisi de Türkiye, Suriye'de hangi adımları atacak? Uzmanlar, Trump'ın açıkladığı ve soru işaretlerini beraberinde getiren bu kararını birçok yönüyle Sputnik'e değerlendirdi.

    ABD, SURİYE'DEN GERÇEKTEN ÇEKİLİYOR MU?

    ABD, Suriye'den gerçekten çekiliyor mu? ORSAM Suriye Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan'a göre bu sorunun yanıtı "evet". ABD'nin en azından Suriye'deki fiziksel varlığını sonlandırdığını ve 2 bin Amerikan askerinin ülkesine döneceğini söyleyen Orhan "Bu karar uygulanmaz gibi bir endişem yok. Çünkü bu sefer yapılan açıklamanın şekli çok daha farklı. Tarihler verildikten, kamuoyu önünde açıklamalar yapıldıktan sonra ben açıkçası geri dönüşün çok mümkün olduğunu düşünmüyorum. Bu karar, özellikle Pentagon ve Amerikan ordusu kanadında büyük bir şok etkisi yaratsa da sonuçta bu bir siyasi karar ve askerler de Beyaz Saray'ın aldığı bu karara uymak zorunda kalacaktır. Ama ben Trump'ın bu kararı bir günde aldığını düşünmüyorum. Zaten baştan beri Suriye'den çekilme konusunda kararlıydı, şimdiyse şartların olgunlaştığını düşünüyor. Özellikle Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna dönük operasyon kararını almış olması, Trump'ın bu düşüncesini hayata geçirmede de etkili oldu" dedi.

    ABD'nin çekilme kararının "Suriye oyunundan tamamen çekilme" anlamına gelmediğine işaret eden Orhan "ABD, bir şekilde oyunda kalmaya çalışacak olsa da artık daha eli zayıf bir Amerika söz konusu olacaktır. Çünkü Amerika'nın sahadaki askeri varlığı ona diplomatik masasında bir güç kazandırıyordu. Artık bunu kaybetmiş oldu. Şimdi başta Türkiye olmak üzere yerel güçlerle çalışmak için daha istekli bir Amerika olabilir" ifadelerini kullandı.

    ABD, NEDEN SURİYE'DEN ÇEKİLME KARARI ALDI?

    Gazeteci Ceyhun Bozkurt'a göre, ABD'nin kararının gerekçelerini anlamak için, Astana sürecinin gidişatı ile Türkiye-Rusya ilişkilerinin gelişimini hatırlamak gerekiyor. Astana sürecinin ABD'nin bütün planlarını bozduğuna işaret eden Bozkurt "Astana süreci başlayınca ABD'nin tüm planları bozuldu. Bu süreçte, Türkiye, Rusya ve İran'ın ortak aklı devreye girdi. İdlib'de çözüm yoluna girildi, Fırat'ın doğusunda üç ülkede ortak tavır oluştu. Suriye'deki tek gayri meşru güç Amerika kaldı. Amerikan varlığı, Astana üçlüsü de dâhil bölge ülkelerini rahatsız ederken, Batı'dan bile beklediği desteği görmedi. Almanya, Fransa, Rusya ve Türkiye'nin Suriye konusunda çözüm odaklı uzlaşısı da bunun göstergelerinden biriydi. ABD'nin müttefiklerinden PYD, PKK bağlantısı sebebiyle zaten sorunluydu; Kaşıkçı cinayeti de Suudi Arabistan'ın gerçek yüzünü gösterince, ABD hamle yapmak zorunda kaldı. Washington, tam bu noktada, ya yenilecek ya da yeni bir hamle yapacaktı. Ben ABD'nin Menbiç'te olduğu gibi bir oyalama taktiği içinde olduğunu düşünüyorum. Neticede Astana, ABD'nin planlarını bozdu. Ancak Çavuşoğlu'nun da açıkladığı üzere, anayasal süreç işler ve Suriye de bu işbirliğine doğrudan dahil edilirse, ABD'nin ilerideki olası planları engellenebilir" değerlendirmesinde bulundu.

    WASHINGTON'DAN ÇIKAN KARAR KİME AİT?

    Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli Amiral Soner Polat, ABD'nin kararının "Amerikan devleti tarafından değil bizzat Trump tarafından" alındığına işaret etti. Polat "Bu, bir devlet kararı değil. Savunma Bakanı James Mattis de dâhil, ABD Başkanı'nın en yakınındaki kişilerin açıklamalarına baktığımızda, Suriye'den ayrılma niyetleri olmadığı ortada. Başından beri Başkan Trump Suriye'den çekilmek konusunda diretiyor ama Amerikan derin devleti buna şiddetli şekilde karşı koyuyordu. Şimdi Başkan Trump kararını verdi, imzaları attı. Diğer tarafı biraz da açmaza düşürmüş oldu. Her ne kadar Trump'ın kararlarına uymak zorunda olsalar da, Amerikan derin devletini küçümsememek gerek. ABD'nin önceki başkanı Barack Obama döneminde Washington ve Moskova'nın IŞİD'le Nusra'ya karşı ortak hareket etmesi için anlaşmaya varılmasının ardından, koalisyon gücü ama tabii Amerika'nın yönlendirmesiyle, Deyr Ez Zor'da Suriye askerlerine saldırdı, 61 kişi ölmüştü. Yani Obama'ya bile bu konuda geri adım attırıldı. Dolayısıyla burada derin devlet bir takım adımlar atabilir ama bu sefer Trump'a hazırlıksız yakalandılar. Bakın Afganistan'dan da çekileceğini söyledi ama çekilemedi. Amerikan sistemi buna direndi. Dolayısıyla burada şu an için hiçbir zaman Amerikan derin devleti geri adım atmadı. Geri adım atmış gibi gözüktü, mutlaka bir mücadelenin içine gireceklerdir" dedi.

    TÜRKİYE, SURİYE'DE HANGİ ADIMLARI ATMALI?

    Türkiye'nin ABD'deki sancılı karar verme süreci devam ederken derhal Fırat'ın doğusuna yönelik operasyona başlaması gerektiğine işaret eden Polat "Bence Türkiye bir an önce Fırat'ın doğusundaki harekâta başlamalıdır. Aynı zamanda Suriye'de eğer Deyr Ez Zor'la, Rakka'yla ilgili bir takım planları varsa onu hayata geçirmek için öncelik vermelidir. Bölge ülkeleri, Amerikan derin devletinin alternatif bir takım yöntemler bulması, tekrar Suriye dâhiline girecek mekanizmalar oluşturmalı. Eğer Avrasya ülkeleri Rusya, Türkiye, İran, Suriye ve hatta Irak kendilerine güvenirlerse çok kısa süre içinde Suriye'deki inisiyatifi bütünüyle ellerine geçirebilirler. Tıpkı Barzani referandumunda, bağımsızlık girişiminde olduğu gibi." yorumunda bulundu.

    ‘ABD, SURİYE'DE NELERE SEBEP OLDU?

    ABD'nin özellikle Suriye'ye resmen girdiği 2015'ten bu yana Suriye'yi "enkaza" çevirdiğine değinen Polat "Amerika, çok kötü olarak hatırlanacak. Suriye'nin alt yapısını felç etti. Her hava harekâtında Suriye'nin alt yapısına da zarar verdi. Şehirler enkaza dönüştü. Rakka'da taş üstünde taş kalmadı ve o harekâttan sonra bir koridor açıldı. Üstelik bunu da Amerika'ya en yakın İngilizler söylüyor. Güvenli bir koridordan İŞİD tahliye edildi. Kuzey Suriye'de demografik yapı ezici bir şekilde Kürtler lehine değiştirildi. Araplar, Türkmenler, diğer etnik gruplar, dini gruplar, mezhep grupları doğrudan ya da dolaylı baskılarla ve Amerikan bombalarıyla ya PKK'nın zulmüyle ya da IŞİD nedeniyle yerlerinden yurtlarından oldu. Boşalan yerlere Kürtler yerleştirildi, Ayn el-Arap, Kobani gibi yerlerde hemen hemen hiç Kürt yoktu ya da az sayıdaydı, çoğunluk Kürt oldu. Dolayısıyla Amerika gerçek anlamda Suriye'de ciddi sıkıntılara neden oldu" dedi.

    ABD'nin Suriye'de hidrokarbon kaynaklarına yöneldiğinin bizzat kendileri tarafından itiraf edildiğini hatırlatan Soner "Hidrokarbon kaynaklarının olduğu bölgelerin Amerikan şirketlerinin istifadesine sunulacağı bir ortam yaratmaya çalışıldı. Bu kaynakları PKK'ya yönlendirdi. Hatta tarım alanlarındaki ürünleri de zorla PKK'ya yönlendirdi. PKK bunları Kuzey Irak'tan pazarlayarak aynı zamanda devletçik kurma yolunda mali olarak güçlendi. Baştan itibaren baktığımız zaman, Amerikan hava harekâtlarında her koşulda Suriye'nin altyapısı, sanayi tesisleri, önemli ulaşım şebekeleri hedef alındı. Dolayısıyla Amerika gerçekten bu ülkeye başından itibaren çok büyük kötülükler yaptı" diye ekledi.

    YPG'Yİ BEKLEYEN OLASI SENARYOLAR NELER?

    ABD'nin, Türkiye'nin "terör örgütü" olarak gördüğü YPG'ye yönelik Fırat'ın doğusunda operasyona başlamasına ramak kala, Suriye'den çekilmesinin Suriye'nin kuzeydoğusundaki YPG açısından sonuçları ne olur? Sputnik'in bu sorusunu Gazeteci Musa Özuğurlu yanıtladı. YPG'nin akıbetinin bölge ülkelerinin tutumuna ve ABD'nin Türkiye'den YPG için bir garanti alıp almamış olmasına bağlı olduğuna işaret eden Özuğurlu "Bu sorunun yanıtına ulaşmak için Suriye, Rusya, Türkiye ve İran'ın Kürtler konusunda nasıl bir mutabakata varacaklar, buna bakmak lazım. Suriye, Kürtlere siyasi özerklik ya da federasyon vermeyecek. ABD ise uzun bir süredir Kürtlerin Şam'la anlaşmasını engelliyordu. Kürtler, ABD'ye güvenerek Şam'ın bütün bu isteklerini reddediyordu. Bundan sonra Kürtler Şam'ın isteklerine ‘evet' derse, Suriye Fırat'ın doğusunu iç meselesi olarak görerek Türkiye'nin olası bir operasyonuna engel olabilir. Ancak Kürtler ve Şam arasındaki olası bir anlaşmadan önce Türkiye acele eder ve orada bir fırsat yakalamışken oraya girmek isterse, bu Suriye'yle Türkiye arasında çok büyük bir probleme de dönüşebilir. Eğer Türkiye buradan çıkmazsa, Suriye için ikinci bir Golan meselesi olur ve iki, ülke karşı karşıya gelebilir. Ancak Rusya da, Amerikan faktörü ortadan kalktığında, Kürtlerle ilgili kontrolü sağlamak konusunda Türkiye'yi iknaya girişebilir. Bu bir takım sorunları da beraberinde getirebilir" dedi.

    Özuğurlu "Türkiye'nin olası bir operasyonuna karşı Şam Kürtlere ‘Benim devlet olarak pozisyonumu kabul ediyorsanız, o zaman silahları bırakıp benimle birlikte hareket edin' diyebilir. Çünkü eğer ABD'nin bölgeden çekilme takvimi hayata geçerse, bu artık geri dönülmez bir biçimde, Kürtlerin artık on yıllarca bir kazanım elde edemeyeceği anlamına geliyor. Çünkü Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki referandumdan sonra destek verilmediği için, Barzani yönetimine, çok büyük bir sürpriz oldu. Benzer şekilde ABD, Suriye'den de çekilirse bu sefer Kürtlerin bir diğer kanadı olan Suriye tarafında da büyük bir boşluk içine düşecekler. Çünkü uluslararası hiçbir destek kalmayacak. Dolayısıyla Amerika'nın çekilmesi uzun yıllar daha Kürt hareketi için bir darbe olacaktır. Tabii gerçekleşirse ve ortada bir pazarlık yoksa. Amerika mesela Rusya'yla şu konuda anlaşmış olabilir; Rusya belki Kırım ya da Ukrayna'yla ilgili bir taviz verecektir, Amerika da buna karşılık Suriye'de Rusya'nın istediğini gerçekleştirecektir. Eğer Kürtlerin yok edilmesini engellemeye ilişkin bir madde varsa; o zaman Rusya da bunu kabul etmiş olabilir. O zaman Türkiye, Suriye'ye girmekten vazgeçirilebilir. Ancak her ne olursa olsun, bu savaşın kazananı Beşar Esad'dır" değerlendirmesinde bulundu.

    Konu:
    Suriye’de çözüm için Astana görüşmeleri (115)

    İlgili konular:

    AA: ABD tırları Suriye'den çıkmaya başladı
    Trump'tan 'Suriye'den çekilmeme niye şaşırdınız' tweeti
    İsrail Başbakanı Netanyahu: Suriye'de son derece saldırgan davranacağız
    PYD yöneticisi: ABD'nin Suriye'de çıkma kararı alması bölgemizde büyük bir korku yarattı, çekilmesin
    Çavuşoğlu: Suriye'de siyasi çözüm için gelinebilecek en iyi noktadayız
    'Rusya, Suriye’deki varlığını koruyacak'
    Suriye Müzakere Komitesi: ABD, Suriye'den Türkiye ile tam koordinasyon içinde çekiliyor
    ABD'li yetkililer: Washington, Suriye'den tamamen çekilmeyi değerlendiriyor
    ABD askerleri Suriye'den çekilmeye başladı: 'Trump'ın önünü Erdoğan açtı'
    İran: Rusya ve Türkiye’yle birlikte Suriye çözümünde ilerleme kaydettik
    Etiketler:
    derin devlet, geri çekilme, gözlem noktası, hava harekatı, askeri üs, ABD askeri, asker, Astana görüşmeleri, Astana Zirvesi, ORSAM, Nusra, Beyaz Saray, Vatan Partisi, Pentagon, YPG, PYD, IŞİD, Cemal Kaşıkçı, Ceyhun Bozkurt, Rob Manning, Elif Sudagezer, Soner Polat, Dana White, Musa Özuğurlu, James Jeffrey, Oytun Orhan, Donald Trump, Beşar Esad, Mevlüt Çavuşoğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Barack Obama, Fırat'ın doğusu, Deyr ez Zor, Menbiç, Ayn El Arap, BAE, Şam, Rakka, Washington, Suudi Arabistan, Afganistan, İran, Almanya, Fransa, Suriye, Türkiye, ABD, Ankara, Moskova, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın