00:56 11 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in basın toplantısı

    Putin’in Türkiye ve Suriye mesajları ne anlama geliyor?

    © Sputnik / Aleksey Kudenko
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 93
    Abone ol

    Hem Türkiye’nin dış politikası hem de ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den askerlerini çekme kararını duyurmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Putin’in mesajlarını nasıl yorumlamak gerekir? Dr. Naim Babüroğlu ve Gazeteci Ramazan Bursa, Sputnik’e değerlendirdi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, gerçekleştirdiği yılsonu basın toplantısında hem Türkiye'nin dış politikası hem de ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den askerlerini çekme kararını duyurmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. NATO ülkesi Türkiye'nin pakttaki yükümlülüklerini yerine getirirken bağımsız bir politika izlediğini söyleyen Putin, bu durumda Cumhurbaşkanını Recep Tayyip Erdoğan'ın önemli rolü olduğunu söyledi. Putin konuşmasında Rusya ve Türkiye'nin Suriye'de uzlaşı noktasında önemli yol alındığına da değindi. Rusya Lideri "Türkiye devletinin ve halkının Suriye konusundaki ulusal çıkarlarına saygı duyuyoruz. Ama görüyoruz ki; Türk partnerlerimiz de ödün vermeye ve Suriye'deki durumun iyi yönde gelişmesi adına, terörle mücadele adına ve ilişkilerimizin güçlenmesi adına bizimle birlikte uzlaşı bulmaya hazır" vurgusu yaptı.

    PUTİN VE ERDOĞAN'DAN ABD'NİN KARARINA İHTİYATLI YAKLAŞIM

    Konuşmasında Trump'ın Suriye'de işlerinin bittiği ve ülkeden çekilecekleri yönündeki açıklamasıyla duyurulan karara da değinen Putin, ABD'nin çekilmeyi uygulaması ihtimaline ise ihtiyatlı yaklaştı. Putin "ABD askerlerinin Suriye'den çekileceği konusunu ise bilmiyorum. Biz henüz herhangi bir geri çekilme belirtisi görmüyoruz. ABD daha önce de defalarca Afganistan'dan çekileceğini söylemişti fakat hala oradalar" değerlendirmesinde bulundu. Rusya Lideri Putin'in ardından Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan da benzer yönde bir açıklama geldi. Erdoğan da ABD'nin kararını "ihtiyatla" karşıladıklarını söyledi. Hem Rusya hem de Türkiye'nin temkinli yaklaşımı ışığında, ABD'nin Suriye'den gerçekten çekilip çekilmeyeceğini İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Naim Babüroğlu ve Gazeteci Ramazan Bursa, Sputnik'e değerlendirdi.

    ‘OBAMA GÖREVE GELİR GELMEZ IRAK'TAN ÇEKİLECEKTİ, ABD'NİN IRAK'TA HALEN 10 BİN ASKERİ VAR'

    Rusya Lideri Vladimir Putin'in ABD'nin Suriye'den çekilme kararını uygulayacağı konusundaki ihtiyatlı tutumuna katıldığını söyleyen İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Naim Babüroğlu "Ben de tamamen Rusya Devlet Başkanı Putin gibi düşünüyorum. Çünkü ABD'nin daha önce de bazı kararlar verip bunları uygulamadığını tecrübe ettik. Örneğin Suudi Arabistan'dan çekileceğini söylemesine rağmen 20 yıldır çekilmedi. Eski ABD Başkanı Barack Obama, göreve ilk geldiğinde Irak'tan askerlerini çekeceğini söylemişti ancak ABD'nin Irak'ta halen yaklaşık 10 bin askeri bulunuyor. Demek ki ‘çekileceğim' demek ayrı, bu talimatın uygulanması çok ayrı bir konu" yorumu yaptı.

    Trump'ın ABD askerlerinin çekilmesi kararının uygulanması noktasında önemli soru işaretleri olduğuna işaret eden Babüroğlu "Bu kararın uygulanması için 60 ila 100 günlük bir süre verildi. Bu da 2 ila 3.5 ay demek. Bu süre, kısa bir süre değil. Bu süreçte sahada hangi dinamikler farklılaşacak? DAEŞ'in (IŞİD) saldırıları olacak mı? Orada ABD'nin desteklediği YPG/PKK'nın durumu ne olacak? Ayrıca, Suriye'nin Azez kentinde, Arap, Türkmen ve YPG'nin çatısını oluşturduğu DSG şemsiyesi altındaki Kürt aşiretler bir araya geldi. Gelişmeleri izlemek gerek" diye konuştu.

    Trump'ın kararına kendi partisi, ABD Senatosu, Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon'dan itirazların yükseldiğini söyleyen ve ABD'deki 6 senatörün Trump'a bir mektup göndererek "Kararınızı gözden geçirin" mesajını verdiğini hatırlatan Babüroğlu "Ben bu yüzden en son ABD askeri çekilmeden bu konudaki ihtiyatın elden bırakılmaması lazım gerektiğini düşünüyorum. Bu konuya ben de Putin gibi ihtiyatlı yaklaşıyorum" dedi.

    ‘İSRAİL, ABD'NİN SURİYE'DEKİ ETKİSİNİ SÜRDÜRECEĞİ BİR FORMÜL OLMAKSIZIN ÇEKİLMEYE RAZI OLMAZ'

    Babüroğlu "ABD'nin Suriye'den tam anlamıyla çekilmesi, Suriye'yi oradaki bir diğer etkin aktör olan Rusya'ya bırakması anlamına geliyor. ABD, bunu yapmaya hazır mı? Ayrıca, ABD, Suriye'den tamamen çekildiğinde İran'ın askeri varlığı artacak ve bu da İsrail'e karşı daha büyük tehdit oluşturacak. Peki, öteden beri Suriye'deki İran varlığının tamamen bitirilmesi hedefi olan ABD, İran'ın Suriye'deki askeri varlığı sürerken Suriye'yi Rusya ve İran'a bırakır mı? Bırakmaz. Çünkü bunu ABD'nin stratejik ortağı ve istekleri ABD, ve özellikle Trump tarafından geri çevrilmeyen İsrail devleti istemez. İsrail devleti, hiçbir zaman İran'ın askeri varlığının o bölgede artmasını, İran'ın Irak ve Suriye koridoruyla Lübnan'daki Hizbullah'a ulaşan bir eksen kurmasını istemez. Bu yüzden İsrail, Trump'tan çekilmenin ardından Suriye'de etkisini sürdüreceği bir formül bulmasını isteyecektir. Bu da, çekirdek bir kadronun bırakılması ve bu kadroyla İsrail ve ABD'nin çıkarlarının sağlanmasının ve oradaki yerel aşiretlerle, yerel gruplarla işbirliğinin sürdürülmesi olacaktır" ifadelerini kullandı.

    TRUMP'IN AÇIKLADIĞI KARAR MANİPÜLASYON OLABİLİR Mİ?

    Trump'ın çekilme kararı açıklamasının bir çeşit manipülasyon olma ihtimalinin de dışlanmaması gerektiğini söyleyen Babüroğlu "Trump'ın ‘çekileceğim' diyerek, bir taşla birden çok kuş vurma amacı olduğunu söyleyen stratejistlerin sayısı da oldukça fazla. Trump'ın bu çekilme kararı, Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yönelik operasyonunu 60 ila 100 gün arasında erteletebilir. ABD, ‘Bu operasyondan bizim askerlerimiz etkilenir, operasyonu biz çekilince yapın' diyebilir. İkincisi, YPG/PKK, ABD'nin Fırat'ın doğusuna, Barzani peşmergelerinin yerleştirilmesi gibi isteklerine karşı gelmişti. Trump bu kararla hem YPG/PKK'nın ABD'nin istediği şekilde çalışmasını sağlamayı hedefliyor olabilir. Yani ‘bu tuzak, aldatma' deniyor" değerlendirmesinde bulundu.

    ‘ABD ÇEKİLİRSE BU, ABD İÇİN YENİLGİDİR, RUSYA, TÜRKİYE, İRAN VE SURİYE İÇİN ZAFERDİR'

    Peki, tam anlamıyla bir çekilme gerçekleşirse bunun sonuçları ne olur? Babüroğlu bu soruyu "Türkiye açısından, olası bir operasyonda ABD askeriyle karşılaşma riski ortadan kalkar. Fakat ben ABD'nin çekilmesi durumunda Türkiye'nin her durumda derinliğine bir operasyon yapacağını düşünmüyorum. Sonuçta ABD çekilse de alan tamamen boş kalmıyor. Alanı diğer küresel güç olan Rusya dolduruyor. Dolayısıyla Türkiye, şu an Fırat'ın doğusunda ABD'yle yapmak durumunda kaldığı işbirliğini veya koordinasyonu Rusya'yla yapacak. Ancak Rusya'yla özellikle Afrin operasyonu ile birlikte süregelen işbirliği gayet olumlu. Rusya'yla olumlu adımlar, koordinasyon sürecektir" diye yanıtladı ve şöyle devam etti:

    "Rusya ve Suriye'nin öteden beri istediği Fırat'ın doğusundaki ABD varlığının oradan çıkması. Çünkü ABD, kendisine davetiye gitmeyen, işgalci olarak kabul ediliyor. Zaten Rusya ABD'ye, Fırat'ın doğusundaki ABD varlığının Suriye'yi olumsuz etkilediğine dair ve nükleer füzelerle ilgili olarak geçen hafta bir nota da vermişti. Rusya ve İran için ABD'nin oradan çekilmesi bir zaferdir. Eğer çekilme gerçekleşirse bu, ABD için bir yenilgidir, Türkiye, Suriye, Rusya ve İran için bir zaferdir. Ancak ABD, Türkiye'ye Patriot'ların satışına izin vermesi ve Suriye'den çıkması sebebiyle ‘S-400 satın alma' baskısı yapabilir."

    ABD GERÇEKTEN TANF'I BOŞALTIR MI?

    Gazeteci Ramazan Bursa da, hem Rusya Lideri Putin hem de Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'nin çekilme kararına ihtiyatlı yaklaşmasını "doğru ve haklı" bulan isimlerden:

    "Ben hem Rusya Devlet Başkanı Putin, hem Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'nin çekilmesine ihtiyatlı yaklaşmasını doğru buluyorum. Zira ben de öyle yaklaşılması gerektiğini düşünenlerdenim. Bunun birden çok sebebi var. En temel sebebi de, ABD'nin medcezirli dış politikası. Ayrıca, Amerika içerisindeki dengeler arasındaki fikir ayrılığının geldiği nokta da böyle düşünmemin bir diğer gerekçesi. Bence ABD tam anlamıyla Suriye'den çekilmeyecektir. ABD, ülkede 2 bin askeri olduğunu kabul etti. Ancak tam sayı net değil. Bazı kaynaklar, bu sayının 3 bin hatta 4 bin olduğuna işaret ediyor. Bir de ABD'nin kurmakta olduğu üsler meselesi var. ABD'nin neden bu üsleri kurduğu sorusunun cevabı net değil. Üslerin kurulmasına halen devam ediliyor. Çekilecek olan ABD'nin üslere neden ihtiyacı olduğu önemli bir soru. Bu sorular varken de, liderlerin konuya ihtiyatlı davranması son derece olağan" değerlendirmesinde bulundu.

    ‘ABD'NİN ELİ SURİYE'DEKİ KRİZİN BAŞLADIĞI DÖNEMDEN ÇOK DAHA ZAYIF'

    ABD içerisindeki çatışmaların arttığına değinen Bursa "ABD Başkanı Trump, seçilmeden önce Suriye'den Amerikan askerlerini çekeceğini söylüyordu; ancak bunun tersini yaptı. Şimdilerde ise, CIA, Pentagon ve Beyaz Saray içinde ciddi bir ihtilaf ve gerginlik var. Bu gerginlik, ABD'nin dış politikasına yansıyor. Yaklaşık bir ay önce, Trump'ın ‘IŞİD bitirildi' şeklinde bir açıklama yapacağı, Amerikan medyasında yer almıştı. Demek ki ABD medyası, Beyaz Saray'daki görüşmelerden haberdardı." dedi.

    Bursa "ABD'nin pek çok örgütü eğittiği, son derece büyük öneme sahip Tanf Üssü'nden çekileceğini düşünmüyorum. Ordan çekilmeden de tam anlamıyla bir çekilmeden bahsetmek zor. ABD, kurduğu üsler ve verdiği eğitimlerle ısrarla Suriye'de kalıcı olmaya çalıştığı bir dönemde ‘çekileceğiz' açıklaması yapıyor. Bunu anlamak zor çünkü hiçbir ülke kendi çıkarına aykırı bir adım atmaz" dedi.

    Suriye Kürt Ulusal Konseyi'nin Moskova temaslarının da önemli olduğuna işaret eden Bursa "Türk basınında yer almadı ancak görüşmeye katılan ENKS heyetinden birisi ‘Rusya artık federasyon fikrine sıcak bakmıyor' açıklaması yaptı. Suriye'den Tanf'a doğru bir hareketlenme var. Türkiye, operasyonu ertelese de bu seçeneği hala masada tutuyor. Kısacası ABD'nin eli, hem sahada, hem de masada Suriye'de krizin başladığı dönemden çok daha zayıf" diye ekledi.

    Türkiye, YPG'yi, PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak görüyor ve bu yapıyla ilişkili DSG gibi örgütlerin de 'terör örgütü' olarak kabul edilmesini istiyor. Ancak, Başta ABD olmak üzere Batılı güçler, Ankara’nın bu görüşünü kabul etmiyor. Ankara, ayrıca YPG'ye silah verilmesine de sert bir şekilde karşı çıkıyor.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Bondarev: Suriye'deki ABD güçleri terörle mücadeleye destekten çok köstek oluyordu
    Kürt temsilci: ABD'nin Suriye'den çekilmesi sonrası Türkiye, Kürt topraklarını işgal etmek isteyecek
    Mattis'in istifa sebebi: Türkiye'nin YPG'lileri çukura gömme tehdidi, bardağı taşıran damla oldu
    Lavrov: ABD'nin çekilme kararı doğru bir adım ancak birtakım belirsizlikler var
    Netanyahu ile Trump, ABD'nin Suriye'den çekilme kararını görüştü
    Almanya: Trump'ın kararı IŞİD'le mücadeleyi tehlikeye atıyor
    Putin yıl sonu basın toplantısı düzenledi: Türkiye NATO üyesi olmasına karşın bağımsız bir dış politika izliyor
    Etiketler:
    ihtiyat, nükleer, aşiretler, Kürt, Çekilme, üs, El Tanf, ABD Senatosu, IŞİD, DAEŞ, Beyaz Saray, Pentagon, CIA, DSG, Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS), PYD, YPG/PKK, YPG, NATO, Elif Sudagezer, Ramazan Bursa, Naim Babüroğlu, Barack Obama, Sergey Lavrov, Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, Afganistan, El Tanf, Fırat'ın doğusu, İsrail, Azez, Suudi Arabistan, Irak, İran, ABD, Rusya, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın