17:31 24 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Anton Çehov

    Eserleriyle zamanının çok ötesine seslenen Rus yazar Çehov 159 yaşında

    Twitter
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Amur Gadjiev
    1120

    Bugün dünya edebiyatına adını altın harflerle yazdırmış Rus tiyatro ve öykü yazarı Anton Pavloviç Çehov’un 159. doğum günü.

    Çehov, dünya edebiyatının klasiği haline gelen, 100’den fazla dile çevrilmiş 300’den fazla farklı eserin yazarıdır.

    Bu büyük ustanın eserlerinin Türkiye’deki popülerliği hakkında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Türkiye-Rusya İşbirliği Araştırma ve Uygulama Merkezi (TURUSIA) Müdürü Prof. Dr. Vedat Çalışkan şöyle anlatıyor.

    Türkiye, Anton Pavloviç Çehov’un eserleriyle ne zaman tanıştı? Türkiye’de daha çok hangi eserleri biliniyor?

    Anton Çehov, Türkiye'de edebiyat severlerin uzun zamandır çok iyi tanıdığı yazarlar arasında yerini almıştır. Beyaz Ruslar'ın Gelibolu (Çanakkale) gurbeti sürecinde (1920-1921), Geliboluda iki tiyatro kurmuşlardı. Bu tiyatrolarda 80’den fazla oyun sergilediler. Oyunlar aradında Çehov'un oyunları da bulunuyordu.

    Çehov'un öyküleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1940'ların sonunda Türkçeye kazandırılmıştı. Elbette o dönemde Rus edebiyatının önde gelen temsilcilerinin bir çok eseri birbiri ardına Türkçeye kazandırılmaktaydı. Fakat modern alfabenin kabulünden sonraki 20 yıl içinde bunların yapıldığını hatırlamak önemlidir. Çehov'un her yaşa hitap eden hikayeleri nedeniyle Türkiye'de okurlar, Çehov ile erken yaşlarda tanışabilmektedir.

    Günümüzde Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortaöğretim öğrencilerine tavsiye için hazırladığı "100 temel eser listesi"nde Dostoyevski, Turgenyev ve Tolstoy gibi dünya edebiyatının dev yazarları arasında Çehov'un hikayeleri de yer almaktadır.

    Çehov'un Türkiye'de çok iyi tanınmasının bir başka nedeni de, büyük yazarın muhteşem oyunlarıdır. “Martı”, “Üç Kız Kardeş”, “Vanya Dayı” ve “Vişne Bahçesi” Türkiye’de tiyatroseverlerin yakından tanıdığı eserlerdir. Bu oyunlar çeşitli tiyatrolarda uzun yıllar boyunca tiyatroseverler ile buluşmuştur.

    Siz Çehov’un özellikle hangi eserlerini okumayı tavsiye ederdiniz?

    Çehov'un o güçlü öyküleri arasında beğeni bakımından bir ayrım yapmak kuşkusuz çok güçtür. "Rothschild'in Kemanı", "Berber Dükkanında", "Mazlumun Ahı", "İsveç Kibriti", Yayın Balığı", "Kıdemli Bahçıvan" öyküleri ilk anda hatırlayabildiğim muhteşem öykülerdir. Bu arada eklemem gereken kişisel bir not aklıma geldi. 1991 yılı öğretmenlik mesleğimin ilk yılıydı. İstanbul'un Bağcılar ilçesinde bir ilköğretim okulunda öğrencilerimle birlikte Çehov'un "Bir Evlilik Teklifi" adlı oyununu sahneye koymuştuk. Amatörce hazırladığımız ve halka açık sahnelenen bu oyunumuz çok beğenilmişti.

    Sizce özellikle hangi konularda Çehov’un eserlerinin güncelliği korunuyor?

    Anton Çehov'un bir çok sözü günümüzde aforizma olarak Türkiye'de sosyal medya paylaşımlarında sıkça karşımıza çıkmaktadır. Önyargıların önemli bir sorun olduğu dünyamızda Çehov'un "En tehlikeli insan tipi az anlayan, çok inanandır" sözü günümüzde daha iyi anlaşılmaktadır. Çehov'un eğitimin önemine dikkat çeken tespitleri de her zaman çok etkileyicidir: “Öğretmenler için kimseye sağlanmayan olanakları yaratmak zorundayız. Bunu da bir an önce yapmalıyız; çünkü halk, her yönden yeterli bir eğitim görmezse, devlet, yeterince pişirilmemiş tuğlalardan örülmüş bir ev gibi çöküverir”.

    Gerçekten de Çehov, sözü ve kalemiyle, öyküleriyle yaşadığı zamanın çok ötesine seslenebilen ölümsüz bir yazardır.

    Çehov, gündelik yaşamın ve toplumun içinden seçtiği sıradan görünüşlü karakterlerin yaşamları üzerinden anlattığı öykülerle bizleri yoğun düşüncelerin içine bırakmayı ve derinden etkilemeyi başarır her defasında.

    Türkçeye çevrilen eserleriyle sayısız insanın hayatına dokunan ve güzelleştiren Anton Çehov'a Türkiye'den "iyi ki doğdun" diyerek, büyük ozanın doğum gününü en iyi dileklerimizle ve saygıyla anıyoruz.

    Etiketler:
    Anton Çehov, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın