00:41 20 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    ‘Ortadoğu'da eski gücünü kaydeden ABD, gövde gösterisi yapıyor'

    ‘Ortadoğu'da eski gücünü kaybeden ABD, gövde gösterisi yapıyor'

    © REUTERS /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    Suriye’de çözüm için Astana görüşmeleri (115)
    0 107

    ABD ve Polonya tarafından gerçekleştirilen Ortadoğu Zirvesi'nin amacını ve olası sonuçlarını analist Aydın Sezer, Sputnik'e değerlendirdi. Sezer "ABD, İran, Rusya ve AB içindeki muhaliflere mesaj verme kaygısı taşıyor. Ancak bu zirve, netice doğurmaktan uzak ve gövde gösterisi niteliğinde" dedi.

    ABD ve Polonya tarafından gerçekleştirilen Ortadoğu'da ‘barış ve güvenlik' konulu Ortadoğu Zirvesi, Polonya'nın Varşova kentinde başladı. Yaklaşık 80 ülkenin davet edildiği konferansa katılan ülke sayısı da, ülkelerin katılım düzeyi de son derece düşük kaldı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin iki daimi üyesi Rusya ve Çin'in bu zirveye katılmayacağı zaten Moskova ve Pekin'den haftalar önce gelen açıklamalar doğrultusunda belliydi. Ancak yalnızca Rusya ve Çin değil, Lübnan, Filistin ve Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini de zirveye katılmayacağını açıkladı. Ayrıca çok sayıda Avrupa ülkesi gibi Türkiye de, zirveye bakan düzeyinde bir katılım göstermeyerek Varşova Büyükelçisi Tahsin Tunç Üğdül aracılığıyla izleyecek. Peki, ABD, Ortadoğu'da barış temalı bir zirveyi neden Polonya'da gerçekleştiriyor? Düşük katılım gösterilen bu zirveden bir netice alınabilir mi? Sputnik'in bu sorularına Medya Günlüğü yazarı-analist Aydın Sezer yanıt verdi.

    ‘ORTADOĞU'DA ESKİ GÜCÜNÜ KAYBEDEN ABD GÖVDE GÖSTERİSİ YAPIYOR'

    Aydın Sezer'e göre, ABD'nin bu konferansı, Ortadoğu'da aktif bir ülke olmayan Polonya'da düzenlemesi, ancak Washington'ın mesaj kaygısıyla açıklanabilir. Sezer, Polonya'nın Ortadoğu politikalarında aktif olmayan ve İran'la 1500'lü yıllara kadar tarihi derinliği olan, özel ilişkilere sahip bir ülke olduğunu hatırlatıyor:

    "Bence Polonya ve Ortadoğu kelimelerinin yan yana gelmesinin asıl amacı, ABD'nin AB içerisinde nükleer anlaşma ve İran yaptırımlarıyla ilgili olarak, Fransa ve Almanya gibi muhalif seslere yönelik mesaj verme isteği. Toplantının yerinin ABD politikalarının İngiltere'den sonraki en sadık destekçisi olan ve anti-balistik füze savunma sistemlerinin de konuşlandırıldığı Polonya olarak seçilmesinin, Rusya'ya da mesaj olduğunu düşünüyorum. Bunu ABD'nin Ortadoğu'da giderek kamplaştırmaya çalıştığı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, İsrail ekseninde bir politika geliştirerek bölgede eski gücünü, imajını tekrar kazanmaya yönelik çabalar çerçevesinde bir faaliyet olarak da görebiliriz. Çünkü Rusya'nın da Ortadoğu'da özellikle Suriye bağlamında olmak üzere diğer ülkelerle de gittikçe gelişen ilişkileri var. Ancak bu zirve, netice doğurmaktan uzak ve ABD'nin gövde gösterisi niteliğinde. Bunun anlamlı olup olmadığı ise tartışılır."

    ‘TÜRKİYE İRAN'A YÖNELİK TOPLANTIYA MESAFELİ YAKLAŞARAK DOĞRU YAPIYOR'

    Ortadoğu'daki ilişkilerin gidişatının tek başına ABD'nin inisiyatifinde olmadığına işaret eden Sezer "Arap Ligi ile Esad yakınlaşmasının temelleri atılırken diğer tarafta ABD bu girişimde kendi başına bir inisiyatif yürütmüyor. Dolayısıyla Rusya'nın da Arap Ligi'yle ilişkileri son derece iyi ve Rusya'nın da bu sürece etkisi ve katkısı var. Buradaki asıl tehdit, yönetilmeye çalışılan Esad'ın Arap Ligi tarafından tekrar kabul edilerek İran etkisini kırmaya yönelik. ABD'nin zirveye ilişkin açıklamaları, bunun İran'a yönelik bir lobi oluşumuyla ilgili bir zirve olduğu gerçeğini de değiştirmiyor" dedi.

    Türkiye'nin İran karşıtı bir konferansa üst düzey katılım göstermemesinin "doğru" bir adım olduğuna işaret eden Sezer "Türkiye'nin üst düzey katılım göstermemesi ve zirveye mesafeli yaklaşması yerinde. Bunu bir diplomatik mesaj olarak düşünebiliriz ve bu bağlamda Türkiye doğru yapıyor. Ancak Kaşıkçı cinayeti üzerinde Suudi Arabistan'la yaşadığımız sorunlar ve her ne kadar Filistin katılmasa da Türkiye'nin Filistin-İsrail müzakerelerinde tutumu ortadayken; öte yandan da Türkiye'nin Ortadoğu'daki muhataplarıyla konuşacağı çok fazla konu ya da bunu yapacak zemini kalmadı" dedi.

    ‘TÜRKİYE VE RUSYA'NIN TERS DÜŞMESİ ÇOK OLASI DEĞİL'

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Perşembe günü bir araya geleceği zirveye de değinen Sezer
    "Türkiye'nin yaklaşan seçimlerin öncesinde sınırlı da olsa Fırat'ın doğusuna bir operasyon gerçekleştirmek için tarafları ikna çabası ve gayreti içerisinde olduğunu düşünüyorum. Yarınki zirvede Türkiye'nin bu operasyonu tekrar gündeme getireceğini, bir yeşil ışık yakılmasını talep edeceğini düşünüyorum. Ancak bu Türkiye'nin her ne kadar önceliği olsa da özellikle terörle mücadele bağlamında Rusya'nın öncelikleri farklı. Yine de Türkiye-Rusya ilişkileri her iki tarafın da feda edeceği konumda değil. Burada ikili ilişkilere azami özen gösteriliyor. Rusya kendi ikili ilişkilerinde de Suriye'de de Türkiye'yi her zaman bir şekilde yanında görmeyi arzulayan konumda. Ben yarın bir gün Suriye'deki gelişmeler konusunda İran'la Rusya'nın ters düşmesinin, Türkiye'yle Rusya'nın ters düşmesinden çok daha olası olduğu kanaatindeyim" diye konuştu.

    ‘TÜRKİYE SEÇİM SONRASI ESAD'LA BARIŞMA GİBİ ADIMLAR ATABİLİR'

    Türkiye'nin 31 Mart'ta gerçekleşecek yerel seçimler sonrası Esad'la barışma gibi adımlar atabileceğine işaret eden Sezer "Seçim sonrası ise çok radikal bir takım değişikliklerle Türkiye'nin tekrar sahada ağırlığını koyabileceği bir iklim oluşabilir. Bunu Esad'la barışma anlamında söylüyorum. Türkiye açısından bu önümüzdeki bir buçuk aylık süreç Suriye sorunu konusunda maalesef son derece belirsizlikler içeren ama bundan çok daha önemli olarak yerel seçimleri önceleyen bir platformda cereyan ediyor. Buna istinaden Türkiye bu kısa sürede Fırat'ın doğusuna yönelik belki Adana Mutabakatı'na da atıfta bulunarak sadece 5 kilometrelik bir alanda operasyon veya müdahale yapma konusunda Rusya ve İran'dan anlayış bekleyebilir. Tabii, burada asıl anlayışı Rusya'nın gösterip göstermeyeceği önemli" diye konuştu.

    ‘ASIL KIRILMA İRAN'LA YAŞANABİLİR'

    Sezer "Ancak asıl kırılma, Rusya ve İran arasında olabilir. Esad'ın doğrudan Rusya'nın kontrolünde bir lider olması son bir buçuk, iki yıldır İran'ı son derece rahatsız ediyor. Hatta Esad'ın kardeşi üzerinden alternatif iktidar arayışları da oldu. Neticede, İran'ın Türkiye ve Rusya'dan farklı olarak Suriye dışındaki mültecilerin çoğunluğunun Sünni olması gerekçesiyle Suriye'ye dönmelerini istememesi söz konusu. Çünkü önümüzdeki dönemde yapılacak olan seçimlerde etkili ve belirleyici bir husus olacak. Ayrıca Rusya'nın İsrail'in güvenliğine yönelik olarak verdiği özel sözler ve taahhütler olduğunu da biliyoruz. Rusya'nın, İsrail'in bazı İran kaynaklı tesisleri Suriye'de bombalarken füze sistemlerini çalıştırmadığını biliyoruz. Bence Astana süreci de kanımca artık yavaş yavaş ömrünü tamamlıyor. Arap Ligi'nin Suriye'deki giderek artan etkisi ve faaliyetlerini de düşünürsek bu ilişki uzun sürmeyebilir" diye ekledi.

    Konu:
    Suriye’de çözüm için Astana görüşmeleri (115)

    İlgili konular:

    Polonya, ABD’den 414 milyon dolara füze sistemleri alıyor
    Filistin ABD'nin Polonya'da düzenleyeceği 'İran zirvesi'ne katılmayacak
    Polonya: ABD nükleer başlıklı füzelerini Avrupa'ya konuşlandırmalı
    Polonya'dan ithal edilen bozuk et AB'yi alarma geçirdi
    Rusya: ABD'nin Polonya'da düzenleyeceği konferans, Ortadoğu bölgesindeki barış ve istikrar için tehlikeli
    Polonya Başbakanı 'Kuzey Akımı- 2' projesinin durdurulamayacağını itiraf etti
    Rus Dışişleri: Soçi’deki görüşmede İdlib’de olası operasyon konuşulacak
    ‘Erdoğan ve Putin, Soçi’de Dağlık Karabağ’daki durumu görüşebilir’
    Erdoğan: Sayın Putin ile ayın 14'ünde Soçi'de bir araya geleceğiz
    Uzmanlar, turistlerin Soçi'den Türkiye'ye feribotla seyahat potansiyelini değerlendirdi
    Türkiye'den Soçi'ye feribot seferleri birkaç gün içinde başlayacak
    Rus Dışişleri: Türkiye'yle yapılan Soçi mutabakatında ilerleme görüyoruz
    Etiketler:
    Suriye'de seçimler, Siyasi çözüm, siyasi süreç, seçimler, güvenlik, Sünni, Şii, Soçi görüşmesi, Astana görüşmeleri, Arap Ligi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Avrupa Birliği, Arap Birliği, AB, Elif Sudagezer, Aydın Sezer, Hasan Ruhani, Beşar Esad, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, AB, Pekin, Washington, Filistin, Suudi Arabistan, İran, İsrail, Ortadoğu, İngiltere, Çin, Almanya, Polonya, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın