07:26 16 Haziran 2019
Canlı Yayın
    Suriye konulu 11. Astana toplantısının tarihi belli oldu

    Suriye için gözler yeni anayasada: 'Bir an önce hayata geçirilmesi normalleşmenin en kilit noktası'

    © AA / SEFA KARACAN
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Gözde Ocak
    0 42

    Suriye’de gözler yeni anayasa sürecine çevrilirken AK Partili Çonkar, “Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde, Suriye halkının tamamının benimseyebileceği, kabul edeceği bir anayasal süreci her yönüyle destekler” dedi. Prof. Dr. Caşın’a göre de anayasanın bir an önce hayata geçirilmesi Suriye’deki normalleşmenin en kilit noktası.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Moskova ziyareti sırasında, ikili ilişkilerin yanısıra Suriye konusu da ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in görüşmelerinde, Astana Süreci, İdlib Mutabakatı, S-400 kararlığı vurgulandı. Suriye konusunda ise gözler aynı zamanda yeni anayasa sürecine de çevrildi.

    Rusya'ya giden heyette de yer alan Türkiye-Rusya Toplumsal Forum Eş Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar, Sputnik'e yaptığı açıklamada, Rusya'da gerçekleşen 8. Üst Düzey İşbirliği Konsey Toplantısının çok olumlu bir havada geçtiğini söyledi. İki ülke devlet başkanlarının baş başa görüşmelerinde ve heyetler arası görüşmelerde ele alınan konuların önemine işaret eden Çonkar, "Hem Türk hem Rus iş dünyasının ve ilgili bakanların ve devlet başkanlarının bir arada olduğu geniş katılımlı toplantıların yapılması da ÜDİK toplantısının artı bir değeri olarak ortaya çıktı. Devlet başkanları, iş adamlarıyla gündemde olan meseleleri, konuları, problemleri birebir müzakere ederek, görüşerek, pratik değerlendirmeler yaparak iki ülkenin ilişkilerinin ekonomik boyutta da gelişmesi noktasında önemli bir adım atmış oldular" dedi.

    "KARŞILIKLI BEKLENTİLER VAR"

    Siyasi konularda da her toplantıda daha fazla yakınlaşmanın ve iş birliğinin ortaya çıktığını vurgulayan AK Partili Çonkar, şöyle devam etti:

    "Türkiye'nin özellikle Rusya'dan Suriye'deki süreçle ilgili beklentileri var, aynı şekilde Rusya'nın da Türkiye'den beklentileri var. Özellikle bu konu biliyorsunuz terör örgütleri ile mücadele konusuna odaklanıyor. Bu alanda her seferinde daha fazla doğru bir zeminin oluşması yönünde anlayışın geliştiğine dair değerlendirmeler oldu. Biz umuyoruz ki toplumlar yakınlaştıkça, birbirini daha yakından tanıyıp güven artıkça umut ediyoruz ki Türkiye'nin hassasiyetleri Rusya'nın hassasiyetleri haline gelsin. Aynı şekilde Rusya'nın da haklı olan hassasiyetlerinde de Türkiye, Rusya'yı anlayarak ona göre politikalarında gerekli ayarlamaları zaten yapmakta. Bu çerçeveden bakıldığında önemli bir dönemde, kritik bir dönemde başarılı bir toplantı olmuştur."

    "ASTANA SÜRECİNİN GÜÇLENEREK DEVAM EDECEĞİ VURGULANDI"

    AK Partili Çonkar, Astana Süreci'nin önemine de değinirken, "Her iki devlet başkanı da bundan sonra da aynı minval üzerine iş birliğinin güçlenerek devam edeceğini vurguladılar. Bu her iki devlet başkanının da ortak vurgusuydu. Tabi bunları da uluslararası toplumla, diğer devletlerle de geliştirerek, Cenevre süreci olsun, dörtlü format olsun, bütün bu konulara açık olarak hem Rusya hem Türkiye devlet başkanları bu konuda ortak bir çaba içerisinde. Bu da bizi memnun ediyor, Suriye'deki özellikle krizin aşılması noktasında" dedi.

    "TÜRKİYE SURİYE HALKININ TAMAMININ BENİMSEYECEĞİ ANAYASAL SÜRECİ DESTEKLER"

    Suriye'de atılması gereken adımlardan biri de yeni anayasa. Peki yeni anayasa sürecine Türkiye nasıl bir katkı sağlayabilir? AK Partili Çonkar, bu soruyu yanıtlarken ise "Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğü çerçevesinde Suriye halkının tamamının benimseyebileceği, kabul edeceği, mutmain olacağı bir anayasal süreci her yönüyle destekler. Bunu destekleyebilecek sınır komşusu olarak da tarihi derinliği olarak da en önemli devlet Türkiye. Türkiye olmadan zaten Suriye'de hiçbir şeyin netice alması mümkün değil. Bu perspektiften bakıyoruz ve olumlu yaklaşıyoruz bu sürece" diye konuştu.

    "BASKILARA RAĞMEN İŞ BİRLİĞİ KARARLILIĞI MUTABAKATIN GÖSTERGESİ"

    Sputnik'e konuşan İstinye Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın'a göre de Moskova'daki görüşmelerin birinci önemi, Türkiye ile Rusya arasındaki iş birliğinin devamına yönelik her iki tarafın da kararlık vurgusu yapması. Caşın, "Bu kararlılık, üçüncü ülkelerin bazı baskılarına rağmen ilişkilerin bir şekilde devam edeceği yolundaki Ankara ve Kremlin arasında çok ciddi bir mutabakatın olduğunu gösteriyor" dedi.

    Görüşmelerde ekonomi, S-400 bağlamında savunma sanayinde iş birliği, turizm ve kültür konularında güvenlik ve dostluğun öne çıktığını vurgulayan Caşın, "Bu güvenlik ve dostluk çok kısa sürede üçüncü zirvenin de yapılmasının açık bir ifadesidir" görüşünü aktardı.

    "ETNİK YAPIYA CEVAP VEREN BİR ANAYASA"

    Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, Türkiye ve Rusya'nın Suriye üzerindeki duruşunun, Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve Suriye'deki iç savaşın bitirilmesine, BM kararları doğrultusunda siyasi çözüme ve anayasa komisyonuna doğru yönlenmesinin bölgesel barış için fevkalade önemli olduğunu ifade etti. Caşın, Suriye'de yeni anayasa sürecine ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:

    "Taslak 85 maddelik bir anayasa olup merkezi bir devlet yapısını öngörüyor. Her ne kadar 15'ci maddede Kürtlere özerklikten bahsetse dahi halk meclisi ve kurucu meclis kurulduktan sonra devletin toprak bütünlüğünün bölünmez olduğundan bahsetmek suretiyle bir federal yapıyı öngörmüyor. Yani PKK ve PYD'nin istediği konfederal devlet yapısını öngörmüyor anayasa taslağı. Çoğulcu ve demokratik bir anayasada siyasal partilere ön verdiği gibi ideolojik çeşitliliği de kendi içerisinde barındırıp ayrımcılık yapmayan bir anayasayı öngörüyor. Yani Suriye devleti içindeki multi etnik yapıya cevap verebilecek bir anayasa taslağı olduğunu düşünüyorum.

    "YARI BAŞKANLIK SİSTEMLİ, HUKUKİ AÇIDAN KATI BİR ANAYASA OLARAK TANIMLANABİLİR"

    Öbür taraftan devlet başkanının yetkilerine bakıldığında ve başbakanın cumhurbaşkanı ile beraber yürütmenin içerisinde yer alması, anayasa literatürü açısından yarı başkanlık sistemi olarak tanımlanabilir. Ancak bu yapısı ve anayasanın değiştirilmesindeki zorluklar dikkate alındığında anayasa rejimi hukuki açısından katı bir anayasa. Anayasalar yumuşak ve katı anayasa diye ikiye ayrılır. Ben bunun katı bir anayasa taslağı olduğunu düşünüyorum. Yani devletin birliğini, düzenini sağlayan bir anayasa."

    "SON KARAR BM'DE VERİLECEKTİR"

    Taslak anayasada "Türkmenlerin haklarından" bahsedilmemesini ise bir eksiklik olarak niteleyen Prof. Dr. Caşın, "Astana sürecindeki bu hazırlık platformundan sonra uluslararası hukuk açısından Cenevre müzakerelerine de bir şekilde yansıyacağını düşünüyorum. Yani son karar BM'de verilecektir. Nitekim Sayın Putin de buna atıfta bulundular ve BM'nin kararlarına uygun bir şekilde bir kararın, 2254 Sayılı BM kararına atıfta bulunarak siyasi çözümün anayasa komisyonu tarafından bir şekilde serbest seçimlere doğru yapılmasını öngörmektedir" diye konuştu.

    "TASLAK METNİN BU BAHARDA HAYATA GEÇİRİLMESİ KİLİT NOKTA"

    Caşın, sahadaki ateşkesin çatışmasızlığı sağlaması bakımından Astana sürecinin en ciddi adımın olduğunu ifade ederek, "Bu bakımdan taslak metnin muhalifler, rejim ve NGO'larla, bütün bu temsilcilerle çalışma grubunun bir an önce hızlı bir şekilde bu baharda hayata geçirilmesi Suriye'deki normalleşmenin en kilit noktasıdır diye düşünüyorum" dedi.

    Etiketler:
    F-35, S-400, Rusya-Türkiye Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK), İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İdlib, Soçi, Astana, Türkiye, İran, Suriye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın