22:09 20 Eylül 2019
Canlı Yayın
    İncirlik Hava Üssü

    ‘Türkiye, topraklarındaki ABD üslerinden kurtulup Atatürk dönemindeki gibi etrafında barış kuşakları oluşturmalı’

    © AP Photo /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    2477
    Abone ol

    ABD’li Senatör Robert Menendez’in Türkiye’deki Amerikan üslerini Yunanistan'a taşıyabilecekleri açıklaması üzerine Gazeteci Mehmet Ali Güller “Türkiye, topraklarındaki ABD üslerinden kurtulursa bu, bölgenin de hayrına olur. Böylece Türkiye, tıpkı Atatürk dönemindeki gibi bölge merkezli dış politika uygulayarak etrafında barış kuşakları oluşturur” dedi.

    ABD’li Senatör Robert Menendez, Türkiye'nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alma sürecinin planlandığı gibi gitmesi durumunda, ABD’nin F-35 savaş uçaklarını Türkiye’ye teslim etmekten vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin Rusya yapımı S-400 hava savunma sistemleri ile yaptırımlar arasında 'bir seçim yapması gerektiğini' söyleyen Menendez, Türkiye'yle ilişkilerin iyice gerilmesi halinde, ABD'nin, bu ülkedeki üslerini Yunanistan'a taşımayı dahi değerlendirebileceğini ifade etti. Peki, Menendez’in Türkiye’ye yönelik tehditlerini nasıl değerlendirmek gerekir?

    Sputnik’e konuşan gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, Menendez’in “Türkiye S-400 alırsa F-35 verilmemeli”, “Türkiye S-400 alırsa yaptırımlar uygulanmalı” ve “Türkiye’yle ilişkiler gerilerse, bu ülkedeki üslerin Yunanistan’a taşınması düşünülmeli” şeklindeki tehditlerinin aslında Türkiye açısından “önemli birer fırsat” olduğunu söylüyor. Güller, meseleye geniş bir perspektiften bakılırsa aslında bunlar Türkiye için tehdit değil, tersine Türkiye’yi Atlantik merkezli konumlanmaktan kurtaran ve bölme merkezli konumlanmasını sağlayan gelişmeler olur, fırsat olur” diyor.

    ‘ABD’NİN TÜRKİYE’YE F-35’LERİ TESLİM ETMEMESİ MİLLİ PROJELERİN ÖNÜNÜ AÇAR’

    Güller “ABD’nin Türkiye’ye F-35 vermemesi, toplamda Türkiye’nin yararınadır. Zira, şu anda havacılıkta ABD’ye yüzde 85 bağımlı olan Türkiye, F-35’ler ile yüzde 100 bağımlı olacaktır. Oysa Türkiye denizcilikte olduğu gibi havacılıkta da kendi “milli projelerini” hayata geçirmelidir. Kuşkusuz bu hemen mümkün değildir ama ara aşama olarak Türkiye havada da silah envanterini genişletmeli, sadece ABD uçaklarını değil, başka ülke uçaklarını da tercih etmelidir. Ve zamanla kendi milli uçağını üretmelidir. Çin’in, Rus teknolojisiyle kendi uçaklarını üretmesi iyi bir örnektir” yorumunda bulundu.

    ‘AMERİKAN ETKİSİNDEN SIYRILAN TÜRKİYE SANAYİDE BÜYÜK ATILIMLAR YAPABİLİR’

    Türkiye’nin S-400 almasa bile ABD’nin yaptırımlarıyla karşıya karşıya geldiğine değinen Güller, Amerikan etkisinden bağımsız Türkiye’nin orta ve uzun vadede önemli atılımlar yapacağına işaret ediyor:

    “Türkiye S-400 almadan da zaten ABD’nin yaptırımlarına uğramaktadır. Trump “önce Amerika” stratejisi gereği, başta Çin olmak üzere İran ve Rusya gibi rakip ve düşman gördüğü ülkelere de, Türkiye ve AB ülkeleri gibi müttefik saydığı ülkelere de son bir yıldır ciddi ekonomik yaptırım uygulamaktadır. Bu yaptırımlar dünyada milli paralarla ticaretten, ABD sistemini bypass eden yeni ticaret mekanizması oluşturma hamlelerine kadar yeni gelişmeler doğurmaktadır. Bu da ABD’nin dolar saltanatını orta ve uzun vadede etkileyecek bir gelişmedir. ABD geçmişte de, örneğin Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra da Türkiye’ye silah yaptırımı uygulamıştı. O yaptırımlar Türkiye’ye ASELSAN gibi atılımları kazandırdı. Bugün de ABD yaptırımları, Türkiye’yi üretim ekonomisine zorlayacaktır. Kuşkusuz kısa vadede zararları olacaktır ama uzun vadede Türkiye’yi yeniden tarım ve hayvancılıkta milli bir çizgi izlemeye ve sanayide büyük atılım yapmaya sevk edecektir.”

    ‘TÜRKİYE’NİN ABD ÜSLERİNDEN KURTULMASI BÖLGENİN HAYRINADIR’

    ABD’nin çeşitli üslerini Türkiye’den başka bir ülkeye taşımasının sadece Türkiye’nin değil, bölge için de olumlu bir gelişme olacağına işaret eden Güller “Türkiye’nin Amerikan üslerinden kurtulması bölgenin de hayrınadır. ABD’nin örneğin İsrail’in güvenliğini sağlayan ve bizi komşumuz İran’la sıkıntıya sokan Kürecik radarını taşımakla işe başlaması iyi olur. Türkiye ABD üslerinden ne kadar kurutulursa, o kadar bölge ülkeleriyle sorunlarından kurtulmuş olur. Türkiye, tıpkı Atatürk dönemindeki gibi bölge merkezli dış politika uygulayarak etrafında barış kuşakları oluşturur. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi, kendi yağıyla kavrulmak zorunda kalan bir Türkiye, yeniden kendi silahını da üretir, yeniden o zaman ihraç ettiği gibi kendi uçaklarını da üretir” ifadelerini kullandı.

    ABD ile müttefikliğin Türkiye için yükten ibaret olduğuna işaret eden Güller “ABD’nin müttefiklikten çıkması kimseyi korkutmasın. ABD müttefikliği bugün Türkiye’ye avantaj değil, tersine yük getiriyor. Zira ABD artık gerileyen bir güç, ürettiğinden çok tüketen, borçlu bir ekonomi. Dünyanın ekonomi merkezi artık Atlantik’te değil, Asya Pasifik’te. Öte yandan müttefikliği terk eden zaten ABD’nin kendisidir. Türkiye’nin sınırlarında terör devleti kurmaya çalışan, Türkiye’yi tehdit eden terör örgütüne binlerce TIR silah veren, Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı hamleler yapan, Ermeni soykırımı iddiasını Türkiye’ye karşı bir sopa olarak kullanan ABD, müttefiklik yapmamaktadır zaten” diye ekledi.

    ‘ABD ÜSLERİNİN TAŞINMASI, YUNANİSTAN AÇISINDAN DA BÜYÜK RİSK OLUŞTURUR’

    Peki ABD, üslerini Yunanistan’a taşır mı? Böyle bir karar Yunanistan’ı nasıl etkiler? Sputnik'e konuşan Yunanistan Silahlı Kuvvetleri Emekli Subaylar Derneği Başkanı Pavlos Hristo ise  "Yunan hükümetinin ABD'nin baskısı altında orta vadede Amerikan üslerini kabul etmesini ve ABD'yle işbirliği yapmasını ihtimal dışı görmüyorum. Ancak böyle bir senaryo, Yunanistan için büyük bir risk oluşturur" değerlendirmesinde bulundu. Hristo, "Mevcut Amerikan üslerinin taşınması ve yenilerinin kurulması, hiç şüphesiz Yunanistan'ın ulusal bağımsızlığını ve Yunan ordusunun etkinliğini azaltan bir durum yaratır. Zira bu üslerin nasıl ve ne şekilde kullanılacağını kimse bilmiyor" değerlendirmesinde bulundu.

    ABD ve NATO güçlerinin Yunanistan'da konuşlandırılması, bölgedeki güç dengelerini değiştirecek ve her güç dengeleri değişiminde olduğu Doğu Akdeniz'de istikrarsızlığa ve başka sonuçlara yol açacağına değinen Hristo "Hiçbir Yunan hükümeti, herhangi bir cepheleşmede aktif olarak yer almayacak, yani ABD ordusuyla tam olarak entegre olmayacak. Zira Yunan halkı, rekabet değil barış köprüleri kurmak istiyor” dedi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    'S-400, Erdoğan için en önemli karar'
    ABD'de konuşan Kalın'dan S-400 açıklaması: Tehdit ve yaptırımlar hiçbir olumlu sonuç vermeyecek
    'ABD uçakları Türkiye'yi tehdit etmezse, S-400 sistemleri F-35'ler için tehdit oluşturmaz'
    ‘İncirlik’teki nükleer başlıklar Romanya’ya çıkarıldı’
    ‘Türkiye, nükleer hedef olma riskini üstlenirken, NATO Türkiye’nin hava savunma sistemi bile olmasın istiyor’
    Etiketler:
    Atlantik, milli, müttefik, Yunanistan, İran, ABD üssü, S-400, F-35, Mustafa Kemal Atatürk, Robert Menendez, Çin, Rusya, Mehmet Ali Güller, ABD, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın