00:51 18 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz

    Eski Musul Başkonsolosu Yılmaz: 2020’de İran askeri müdahalesini konuşuyor olacağız

    © Fotoğraf : CHP
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    0 104

    Eski Musul Başkonsolosu Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, İran konusunun çok kritik olduğunu ifade ederek, bu ülkeye müdahalenin basamak taşlarının oluşturulduğunu, bunun bölgedeki destekçilerinin hazırlandığını söyledi. Yılmaz, “2020 yılında İran askeri müdahalesini konuşuyor olacağız. Hiç kimse bu yaşananları hafife almasın” dedi.

    Meclis’in diplomat kökenli isimlerinden Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, geçtiğimiz günlerde ABD'nin İran'a dönük 120 bin asker ile bir müdahalesinin konuşulduğunu, bunun bir iddia olarak ortaya atıldığını fakat daha sonra yarım bir şekilde yalanlandığını belirtti. Yılmaz, İran'a dönük bir askeri müdahalenin çok uzunca bir süredir konuşulduğunu ve bunun bazen İsrail bazen de ABD tarafından gündeme getirildiğini bildiklerini kaydetti.

    ‘BİR MÜDAHALENİN SİNSİ BİR ŞEKİLDE TAŞLARI DÖŞENİYOR’

    Müdahalenin taşlarının yavaş yavaş döşendiğini ve ABD'nin İran Nükleer Antlaşması'ndan tek taraflı olarak çekilmesiyle sürecin başladığını ifade eden Yılmaz, ikinci aşamada ABD'nin İran'a yönelik yaptırım uygulamasının gündeme geldiğini, üçüncü aşamada ise ABD'nin İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütü ilan ettiğini, İran'ın ise ABD ordusunu terör listesine aldığını kaydetti.  Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Burada bölgeye dönük bir müdahalenin sinsi bir şekilde taşları döşeniyor. Nükleer anlaşmadan önce ABD çekildi. Şimdi İran'ın da tepkisel olarak bu anlaşmadan çekilmesi, uranyum zenginleştirmesine dönmesi ve balistik füze programını başlatması... Esasen beklenti o. Peki böyle bir şey olursa ne olur? Ortadoğu'daki İran hassasiyeti olan İran’ın nükleer programda bölgeye müdahalesinden rahatsız olan ülkeler başta İsrail, Suudi Arabistan BAE ve bölgedeki diğer ülkeler bu süreci tetiklemek isteyeceklerdir. ABD, 2020 yılında başkanlık seçimlerine gidiyor ve Trump yeniden seçilmek istiyor. İsrail lobisinin desteği önemli. Böyle bir ortamda, konjonktürde eğer İran nükleer programa tekrar dönerse, uranyum zenginleştirir, balistik füze programını uygulamaya sokarsa, 'ne yapalım görüyorsunuz, tehdit gerçek, dolayısıyla yapacak bir şey yok…' Askeri müdahalenin şartları ve meşruiyet zemini yavaş yavaş döşenmiş oluyor."

    Irak ve Suriye'nin ardından üçüncü aşamanın İran olduğunu dile getiren Öztürk Yılmaz, "İran’a dönük askeri müdahale, rejim değişikliği ve bir iç ayaklanma söz konusu olabilecek eğer bu senaryoyu sürdürmek isteyenler bundan vazgeçmezlerse” dedi.

    ‘İRAN’A OLABİLECEK BİR ASKERİ MÜDAHALE EN FAZLA ZARARI TÜRKİYE’YE VERİR’

    Bu süreçte Türkiye'nin, her ne şartla olursa olsun askeri müdahaleye karşı olması gerektiğini belirten Yılmaz, "Çünkü, askeri müdahale bölgede en fazla Türkiye'ye zarar verdi, güvenliğini altüst etti ve bölgedeki cehennemin kapılarını ardına kadar araladı. Önümüzdeki yıl İran'a olabilecek bir askeri müdahale en fazla zararı Türkiye verecek ve sıra dördüncü ülke olarak Türkiye'ye gelecek. Bundan kimsenin tereddüdü olmasın. Güvenlik konuları, bölgesel konular fantastik düşüncelere kurban edilemez" diye konuştu. 

    Bu gerçeği görmeyip içeride ‘kayıkçı kavgasıyla’ uğraşmaya devam edenlerin Türkiye'nin enerjisi ve zamanını çaldığını ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin enerjisi, zamanı ve stratejisinin heba edildiğini söyledi. Yılmaz, şöyle devam etti:

    ‘İRAN KONUSU ÇOK KRİTİK, İRAN KONUSU NE SURİYE NE IRAK’A BENZER’ 

    "Doğu Akdeniz'de kritik gelişmeler oluyor. Kimse onla ilgili gündem bile yapmıyor. S-400'ler konusundaki baskı devam ediyor. F-35 konusu devam ediyor. ABD ile ilişkiler gerilmiş kimin umurunda. Böyle bir Türkiye'den nasıl bir fayda çıkaracağız, kime fayda olacak? İran konusu çok kritiktir. İran konusu ne Suriye ne de Irak'a benzer. Buraya dönük bir askeri müdahale olduğu zaman bölgedeki her şey altüst olur.

    Biz 2020 ABD seçimlerine bölgenin kurban edilmesini ve askeri müdahalelerle bu bölgenin gündeme gelmesini istemiyoruz. Bakın Suriye’de müdahale oldu, en büyük yükü biz çektik. Irak’a müdahale oldu en büyük kayıpları biz verdik. İran’a olması halinde de en büyük zararı yine bölgesel ülke olarak biz göreceğiz. Tekrar ediyorum ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi birinci aşamaydı, ikinci aşama İran’ın o anlaşmadan tepkisel olarak uzaklaştıracaklar ve ondan sonra da meşruiyet zemini oluşmuş olacak. Askeri müdahalenin şartları ve ittifaklar üzerinde konuşulacak. ABD seçim dönemine girince içerdeki tahrikçiler de bunu destekleyecek.

    ‘HİÇ KİMSE BU YAŞANANLARI HAFİFE ALMASIN’

    2020 yılında İran askeri müdahalesini konuşuyor olacağız. Hiç kimse bu yaşananları hafife almasın. Suriye’ye askeri müdahale de böyle başladı. Irak’a askeri müdahalenin alt yapısı da böyle oluşturuldu ve hepsi bir seçim dönemine denk getirildi. Bu senaryolar ne kadar reddedilirse reddedilsin şunu biliyoruz, bir ülke diğer bir ülkenin bir silahlı kuvvetini terörist olarak ilan ediyorsa ve diğer ülke de o ülkenin ordusunu terörist olarak ilan ediyorsa bu artık son noktadır. Bunun izahı yoktur. Bu artık ilişkilerin kötü olduğu anlamının ötesinde bir anlam taşır.  Müdahalenin basamak taşları oluşturuluyor ve bunun bölgedeki destekçileri hazırlanıyor. Sadece ABD müdahalesi olmayacak ABD öncülüğünde bölgedeki ABD’ye ve İsrail’e yakın ülkelerin İran hassasiyeti olan ülkelerin bir birleşimine dönüştürülüyor bu.”

    İlgili konular:

    Ruhani: İran devrimi, tek bir mezhebe ait değildir
    AB'den ABD ve İran'a 'müzakere' çağrısı
    Trump'tan İran'a: Eğer ABD'ye karşı bir şey yaparlarsa karşılığı ağır olur
    Etiketler:
    Suudi Arabistan, İsrail, BAE, S-400, Öztürk Yılmaz, Musul, Ardahan, Suriye, İran, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın