23:04 21 Temmuz 2019
Canlı Yayın

    ‘ABD, PKK’ya verdiği 20 bin TIR’lık desteği örtbas etmek için S-400 konusunda gürültü çıkarıyor’

    © Sputnik / Aleksander Wilf
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    0 347

    Doç. Dr. Volkan Özdemir, S-400 anlaşmasındaki son tartışmaları ve Rus yapımı hava savunma sistemi alımının Türkiye’ye yönelik etkilerini, son tartışmalar ışığında, Sputnik’e değerlendirdi.

    ABD’nin Türkiye’ye, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi alımından vazgeçmesi için uyguladığı baskıya rağmen Ankara'nın "çoktan imzalanmış ve bitmiş" olduğuna işaret ettiği anlaşmaya ilişkin kararlılığı devam ediyor. Son olarak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Habertürk televizyonda yayınlanan röportajında “S-400 konusuna imzalar atıldı, bu böyle bilinsin" yorumunda bulundu. Akar, ABD’nin Türkiye’ye yönelik F-35 savaş jetlerinin satışını yasaklama tehditlerine ilişkin olarak ise "Amerika cayarsa Türkiye kendi dünyasını kurar"  diye konuştu. Doç. Dr. Volkan Özdemir, S-400 anlaşmasındaki son tartışmaları ve S-400 alımının Türkiye’ye yönelik etkilerini Sputnik’e değerlendirdi.

    ‘S-400 ALIMI, TÜRKİYE’NİN BATI KAYNAKLI SALDIRI RİSKİNİ BERTARAF ETMEYE DÖNÜK’

    Türkiye’de S-400 tartışmalarının “manipülatif bir oyun alanına” dönüştüğüne işaret eden Dr. Özdemir “Türkiye’de bir anda hiç beklenmeyen kesimler, S-400’e karşı pozisyon aldılar. Elbette biz nasıl ‘S-400, Türkiye’nin güvenliği için şarttır’ diyorsak, birileri de bunun tersi bir tutum geliştirebilir. Ama o kadar uçuk kaçık ve iç siyasete dönük meseleler konuşuluyor ki… Birileri bu uçuk kaçık tartışmaları ‘S-400, kendi uçağımızı vuracak’ gibi akla zarar noktalara getiriyor. Halbuki mesele, iç siyaset konusu değil, jeopolitik bir mesele. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye tam 14 yıldır, S-300 ve Patriotlarla başlayan yüksek irtifa hava savunma sistemleri konusunda bir politika geliştiriyor. 13-14 yıllık bir süreçten bahsediyoruz ve nihai olarak ulusal güvenlik stratejisindeki algı değişikliğine paralel olarak Türkiye S-400 hava savunma sistemi alma kararı veriyor. Bu da, Türk hava savunma sistemindeki zaafiyeti giderilmesi ve kendisine potansiyel tehdit teşkil edebilecek olası bir Batı kaynaklı saldırı riskini bertaraf etmek üzere alınmış bir karardır” dedi.

    ‘TÜRKİYE’NİN BATI’DAKİ KONUMUNDAN NEMALANANLAR, BUGÜN TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİĞİ İÇİN İŞBİRLİĞİ YAPMASINA KARŞI ÇIKIYOR’

    “Türkiye’yi ABD’ye mahkum etmeye çalışan kesimler, S-400 karşıtlığında seslerini yükseltiyor” vurgusu yapan Dr. Özdemir “Türkiye’nin Batı içerisindeki konumunu ve bu konumdan nemalanmayı benimsemiş kesimler bugün kalkıp ‘Rus savunma sistemi alıyorsak Rus mandası oluruz’ gibi tartışmalar başlatıyor. Halbuki kendileri Amerikan mandası olmayı içselleştirdikleri için argümanları bu. Ancak aslında olan şey, tehdit, her nereden gelirse gelsin, o tehdide karşı ittifak kurulmasıdır. Türkiye’nin bu tehditlere karşı kendi savunma sistemini üretmesini elbette arzu ederiz. Ancak maalesef şu an dünyada 5 devlet, bu füzeleri üretebiliyor ve Türkiye’de böyle bir teknolojisi yok. Bu yüzden de Türkiye’nin dış tedarik yoluna gitmesi gerekiyor. Türkiye, S-400’ü kendi güvenliği için alıyor. Bir silah sistemi almakla bir ülkenin mandası olunmaz. Hava kuvvetlerinin yüzde 90 oranında Amerikan silah sistemlerine bağımlı olduğunu da unutmamak lazım. Bağımlılıktan şikayet edenlerin, şikayetleri gayri samimi. Çünkü bu kişi ve grupların ABD’ye karşı çıtları çıkmıyor. Bu gruplar, Türkiye’nin ulusal güvenlik işbirliklerini baltalayıp, Türkiye’yi Amerika’ya mahkum etmek. Türkiye’de bunu sinsice yapanlar ve siyasi konumları sebebiyle eleştirenler var” diye konuştu.

    ‘TÜRKİYE İLE ABD ARASINDAKİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ BİTTİ, S-400 BU BAĞLAMDA ÜLKENİN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR’

    ABD’nin amacının Türkiye’ye hava savunma sistemi satmak olmadığına işaret eden Dr. Özdemir “ABD’nin amacı çok açık. ABD, PKK’yı 20 bin TIR silahla besleyerek NATO üyesi bir ülkenin güvenliğini tehlikeye atarken, bu gayri ahlaki tutumunu perdelemek için S-400 meselesini kullanıyor. Ve ABD bu süreci üçüncü ülkelere ‘Türkiye, S-400 almak suretiyle bu NATO müttefikliğini parçalamak istiyor’ diyerek sunmaya çalışıyor. Halbuki gerçekte olan ABD’nin yıllardır PKK’ya verdiği destek ve Türkiye’nin de son 2 yıldır ulusal güvenlik parametrelerini değiştirerek ABD’ye güvenilmeyeceğini anlamasıyla ilgili. Bunu baltalamak isteyenler de içeride bu tarz yanıltıcı, manipüle edici argümanlar kullanıyorlar. Ancak gerçekte olan, aralarında 70 yıl boyunca hiçbir zaman stratejik ittifak olmayan Türkiye ile ABD’nin arasındaki stratejik işbirliğinin de tamamen bitmesidir. Taraflar buna göre pozisyon almaktadır. S-400 de bu bağlamda Türkiye’nin elini güçlendirecek önemli bir silah sistemidir. Amerikalıların çok fazla gürültü koparmalarının sebebi de kendilerinin PKK’ya verdiği desteği örtmek istemeleridir” diye ekledi.

    İlgili konular:

    Erdoğan: S-400 olayı bizim için bitmiştir, geri adım atmamız söz konusu değildir
    Bağımsız Ardahan Milletvekili Yılmaz: S-400 kararı Türkiye egemen midir değil midir kararıdır
    Akar'dan ABD ile yaşanan S-400 gerilimine dair açıklama: CAATSA yaptırımlarına hazırlık yapıyoruz
    Rossiyskaya Gazeta: Türk askeri, S-400'ün Kalaşnikof tüfekleri kadar güvenilir olmasına özel önem veriyor
    ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı Wolters: S-400 eğilimine rağmen Türkiye'yle müttefiklik ilişkilerini korumak istiyoruz
    Etiketler:
    Elif Sudagezer, Volkan Özdemir, Hulusi Akar, Milli Savunma Bakanı, ulusal güvenlik, Stratejik ortaklık, Patriot, Hava savunma sistemi, S-400, güvenlik, Silah, NATO, Batı, ABD, Rusya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın