12:26 16 Eylül 2019
Canlı Yayın
    KKTC

    'Türk tarafı, Kıbrıs'ta AB üyesi iki devletli modelleri gündeme getirecek'

    © AA / Emin Mengüarslan
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı Ceyda Karan
    0 30
    Abone ol

    Karahasan’a göre, Kuzey Kıbrıs'ta yeni hükümet kurulmasında Doğu Akdeniz’de politikaları Ankara ile uyumlulaştırma hamlesi rol oynadı. Kıbrıs’ta AB üyesi iki devlet temelli yeni modellerin aranacağı ve ‘ekonomik reformların’ öngörüldüğünü anlatan Karahasan Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs'ı ilhak edeceği iddialarının ise gerçekleşeceği görüşünde değil.

    Doğu Akdeniz’de enerji üzerinden bilek güreşinin sertleşmesi, Kıbrıs’taki siyasi denklemi de derinden etkiliyor. Kuzey Kıbrıs'ta CTP-HP-TDP ve DP’den oluşan dörtlü koalisyon 15 ayın sonunda Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın istifası ve HP lideri Kudret Özersay’ın hükümetten çekilme kararının ardından dağılırken, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın yerine parlamentoda en çok sandalyeye sahip olan UBP lideri Ersin Tatar liderliğinde yeni hükümet kuruldu. Hükümet protokolünde Doğu Akdeniz’deki enerji aramalarında ve Kıbrıs sorununun çözümünde farklı modellerin konuşulması gerektiği üzerinden Türkiye ile işbirliği halinde hareket edilmesinin yer alması dikkat çekti. Ardından Kudret Özersay’ın Sputnik’e verdiği röportajda adada federal çözüm yöntemlerinin tüketildiği ve iki devletli modellerin üzerinde durulması gerektiği vurgusu dikkat çekti.

    AB ve ABD yönetiminin Türkiye’yi Doğu Akdeniz’deki enerji aramaları üzerinden kınadığı, Ankara’nın S-400’leri Doğu Akdeniz’de arama yapan gemileri koruyacak şekilde konuşlandıracağı iddialarının gündeme geldiği bir ortamda Kuzey Kıbrıs'taki bu değişiklikleri Kıbrıs’tan gazeteci-yazar Sefa Karahasan ile konuştuk.

    ‘KUZEY KIBRIS'TA YENİ HÜKÜMETLE DOĞU AKDENİZ, ÇÖZÜM GİRİŞİMLERİ VE REFORM PROGRAMI ANKARA İLE UYUMLULAŞIYOR’

    Sefa Karahasan’a göre, Kuzey Kıbrıs'ta 15 aylık hükümetin istifası ve yeni koalisyon hükümeti kurulmasında Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yalnızlaşan tutumundan sıyrılmak için şekillenen yeni perspektif rol oynadı. Ankara’nın önceki Kuzey Kıbrıs hükümetiyle Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ile Kıbrıs’ta yarım asırdır denenmiş ve sonuç vermemiş çözüm sürecine yönelik farklılıklarının bulunduğunu belirten Karahasan, adanın kuzeyinde yeni hükümetin kurulmasıyla bu meselelerin ‘uyumlulaştırıldığını’ anlattı. Karahasan, aynı zamanda yeni hükümetle Ankara’nın Kuzey Kıbrıs için öngördüğü yeni ‘ekonomik reformların’ önünün açıldığı görüşünü aktardı:

    “Ortadoğu’daki enerji konusunda Kıbrıs Rumları, Amerika, İsrail, Yunanistan ve hatta Mısır ile bir soğuk savaş yaşıyor Türkiye, bir diplomasi savaşı. Kuzey Kıbrıslılar, Türkiye ile uyum içinde hareket edecek bir hükümetin kendisi açısından daha önemli olduğunu düşünüyor. Son dönemde Türkiye ile ilişkilerde mevcut yıkılan hükümetin hem Doğu Akdeniz’deki enerji konusu hem de ekonomik programlar konusunda çok ciddi ayrıştığı noktalar vardı. Mesela Kıbrıs konusunda Türkiye artık federal bir çözümün Kıbrıs’ta 50 yıldır denendiğini, sonuçsuz kaldığını ve bu nedenle yeni fikirlerin konuşulması gerektiğine vurgu yapıyor. BM Genel Sekreteri bir raporunda da buna işaret etmişti Kıbrıs’ta artık yeni fikirler konuşulmalı diye. Ayrıca ekonomik olarak Türkiye, adada sosyal ve ekonomik kalkınma açısından bazı reformların yapılmasını gerektiğini düşünüyor. Bazı özelleştirmelerin yapılmasının gerektiğini düşünüyor. Kuzey Kıbrıs’taki ekonomik yapının ‘hantal’ olduğu noktasında görüşler var. Bu noktada da yıkılan hükümetle bir adım atılamadı. Bunun nedeni olarak da bir hükümet Türkiye ile ekonomik program imzalanamadı. 2019’un başında 1 Ocak itibariyle başlaması gereken ekonomik program başlayamadı. Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a para akışı durdu. Hem ekonomik hem askeri anlamdaki ödemeler yapılamaz duruma geldi. Diğer taraftan da Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminden Türkiye burada net ifadelerle kendisini destekleyecek cevaplar alamıyordu. Buna Akıncı’nın tutumu da ortadaydı. Hükümetin büyük ortakları Kıbrıs konusunda federal çözümü destekleyen Akıncı’nın düşüncesini destekleyen konumdaydı. Son dönemlerde Dışişleri Bakanı Kudret Özersay çok farklı bir profil çizerek federal çözüm noktasında bir taraf oldu, Türkiye’nin düşüncesinin tarafında yer aldı. Ayrıca ekonomik anlamda Türkiye ile işbirliğinin daha da iyi bir seviyede olması noktasında açıklamalar yaptı. Bir anda hükümet bir günde bozuldu. Şu anda Türkiye’nin hem Kıbrıs politikasına hem de ekonomik konularına daha uyumlu bir hükümetin göreve geldiğini söyleyebiliriz. Keza bunu Başbakan Tatar bana ilk verdiği röportajda da kendisi söylemişti. Türkiye ile uyumlu bir hükümet göreve geldi demişti.”

    ‘AB ÜYESİ İKİ DEVLETLİ MODEL, TAYVAN, KOSOVA YAHUT MONAKO’DAN SÖZ EDİLİYOR’

    Karahasan’a göre Ankara ile Lefkoşa artık AB üyesi iki devletli bir Kıbrıs modelinden söz etmeye başladı. Türkiye’nin Kıbrıs sorununda vermiş olduğu tavizlere rağmen, gelinen noktada Doğu Akdeniz’de kuşatılmasının söz konusu olduğunu, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ise arkasına AB ve ABD’yi almış, bölgesel ittifaklara yönelmişken barış için bir çözümü desteklemek için sebebi kalmadığı görüşünü aktaran Karahasan, Kuzey Kıbrıs Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın Sputnik’le son söyleşisindeki mesajlarını da ‘farklı bir manevra alanı yaratarak zaman kazanmak’ olarak okumak gerektiğini belirtti:

    “Avrupa Birliği içerisinde iki devletli bir Kıbrıs modeli. Bunu Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da zamanında dillendirilmişti. Ancak bu kabul edilir mi, onu sanmıyorum. Türkiye ve KKTC’deki mevcut hükümet masaya gittiğimiz zaman sadece federal bir çözümden değil iki ayrı devlet veya konfederasyon veya Tayvan modeli veya Kosova veya Monako modelinden bahsediyor. Bir modeller üzerinden görüşleri konuşalım noktasında ki şu andaki mevcut hükümetin ilk kez hükümet programına girmiş bir cümle iki ayrı devlet vurgusu, bu yönde devam edecek. Birleşme noktasında zaten Anastasiadis göreve geldiği zaman yaptığı adımlarla da çok ciddi hayal kırıklığı yaşatmıştı Kıbrıs Türk tarafına. Crans Montana'da Türkiye garantilerde dahi adım atabileceği mesajını ilk kez tarihte vermesine rağmen Kıbrıs Rum tarafı hayır demişti. Hayır demesinin kendi açısından bazı gerekçeleri var, haklı. Şu anlamda haklı, Amerika’yı, İsrail’i, Mısır’ı, Fransa’yı, Avrupa Birliği’ni yanına almış, bir anlamda Türkiye’yi bir kuşatma içine alma durumu var ortamda. Siz Ortadoğu’daki denklemde Türkiye’yi bir kuşatma durumunda bulmuşken Kıbrıs’ta bir çözümü neden desteklesin Anastasiadis, bu soruyu sormak gerekir. Şu anda Türkiye’yi bir anlamda Ortadoğu’da, Doğu Akdeniz’den bir kuşatma noktasında hareket ediliyor, Kıbrıs bunun en önemli ayaklarından biri. Kıbrıs’taki bir zafiyet, tökezleme Türkiye’ye çok ciddi bedeller ödetir ve Doğu Akdeniz’deki enerji denklemindeki haritayı gördüğünüz zaman Kıbrıs’taki bir tökezlemede İskenderun Limanı’ndan denize açılmanızın dahi kısıtlanabileceği bir durum bu. Kıbrıs’ta bir barış ve çözüm olmalı ama bunun zemin katı iyi hazırlanmalı, onun dışında gerçekten çok zor günler bekliyor. Dışişleri Bakanı’nın Sputnik’e yaptığı açıklamada da vurgu yapılmak istenen burada farklı bir manevra alanı yaratarak belki bir zaman kazanmak. Belki bu zaman kazanmada inanıyorum ki Türkiye’nin, Amerika, İsrail, Mısır, Avrupa Birliği süreçlerinde diplomasinin çalıştırılarak bazı ilerlemeler sağlanabilir. O zaman çok daha rahatlayabileceğimizi düşünüyorum. Eski Maliye Bakanı Serdar Denktaş ile sohbet ederken de bunu söyledim. Politika bir anlamda ilim işi değil sanat işi. O sanatı Türkiye eğer ilerleyen günlerde tamamlarsa, Kıbrıs’taki denklemde iki ayrı devlet ya da bir başka model noktasında da eli çok daha güçlü olur.”

    ‘TÜRKİYE’NİN KUZEY KIBRIS'I İLHAKI KULİSLERDE KONUŞULUYOR AMA GERÇEKLEŞTİRİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM’

    Karahasan, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs'ı ilhakının kulislerde konuşulduğu ancak bunun gerçekleştirileceğini düşünmediğini söyledi. Rumların Annan Planı’nı reddetmelerinin ardından Rum tarafının aksine çok çalıştığını, diplomasiyi ve lobiciliği hiç bırakmadıklarını belirten Karahasan, Türk tarafının bunları yapmadığı için sıkıntı yaşadığını, tökezlediği görüşünü dile getirdi. Karahasan, diğer yandan Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki caydırıcı gücünü diplomasi süreçleriyle destekleyecek adımların sonuç verici olabileceğine işaret etti:

    “Geçici Kıbrıs özel danışmanı hanımefendi Kıbrıs’a geldiği zaman bu yönde Akıncı ile bir görüşmesinde BM bürokratlarıyla sohbetinde acaba Rusya’nın Kırım’ı ilhakı gibi Kıbrıs da ilhak edilir mi Türkiye tarafından sorusunun da sorulduğunu söyleyebiliriz. Ben bunun doğru olacağını düşünmüyorum. Kıbrıs’ın ilhakının Türkiye açısından uygun bir tavır olduğunu düşünmüyorum. Burada daha yapıcı ve net bir yapı sağlanabilir. Kıbrıs’ın ilhakı süreçleri daha da zorlaştırabilir, sürekli sorunlarla boğuşma noktasında hareket ettirebilir. Daha akılcı ve mantıklı bir hareketle burada Kıbrıs’ta bir sorunun çözümü konusunda adım atmak gerekirse, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz olsun veya buradaki sorunun çözümü noktasında olsun diplomasinin işletilmesi gerekir. Annan planın Türkler evet dedi ama Rumlar, Avrupa Birliği’ne girdi konusu. Kıbrıslı Türkler dışarıda bırakıldı, unutuldu. Burada asıl sormamız gereken soru biz ne yaptık da bu duruma düştük, yani Kıbrıs Türk tarafı olarak Annan planı gibi bir noktadan Kıbrıs konusunda en öndeyken neden şu anda geri düştük. Ben bu adada 20 yıldan beri görev yapıyorum, 2004’ten sonra hiçbir şey yapmadık. Devletin nimetlerinden asla yararlanmadık, sadece içimize kapandık. Göstermelik ekonomik büyüme ile Annan planının verdiği büyüme ile emlak satışlarının artmasıyla bazı yatırımcıların gelmesiyle o hayale kapılarak devam ettik. Ama Rumlar çalıştı, bürokrasiyi, diplomasiyi, lobiciliği hiç bırakmadı. O nedenle biz şu an tökezliyoruz, o nedenle sıkıntılar yaşıyoruz. Bir anlamda Türkiye şurada çok önemli bir adım attı. Eğer ki Fatih gemisi o bölgeye gitmeseydi gerçekten bürokrasi anlamında yara alabilirdik Doğu Akdeniz’de. Anastasiadis ve Avrupa Birliği’nden Türkiye’nin ‘yasadışı’ faaliyetleriyle ilgili destek verin gibi bir tweet attı Rum lider Anastasiadis. Bunun üzerine altına da eski Dışişleri Bakanı Erato Kozakou Marcoulis şu yorumu yaptı. Tamam destek veriyor ama sayın başkan Fatih ve Barbaros gemisi hala yerlerinde duruyor, bu çok önemli. Avrupa Birliği tepki verebilir adım atabilir ama o sahada atacağınız gerçekçi adımlar sizi masada daha da güçlü yapabilir. İç politik kaygılar gütmeden reel adımlar attığınız zaman zaten masada başarılı olmanızın önü açılıyor. Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi kuşatma noktasındaki planları akılcı yaklaşarak bertaraf ederiz.”

    İlgili konular:

    Kıbrıs ile ABD, ikili ilişkilerde 'tarihi bir dönüm noktasının' yaşandığını ilan etti
    Kıbrıs Devlet Başkanı Anastasiadis: Umarız Rusya, Kıbrıs sorununun çözümü için Türkiye’ye etki eder
    Yunanistan Türkiye’den Kıbrıs Rum Kesimi'nin karasularında sondaja son vermesini talep etti
    Etiketler:
    Türkiye, Avrupa Birliği (AB), Güney Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın