20:24 15 Eylül 2019
Canlı Yayın
    El Bab’daki Türk ordusunun kareleri yayınlandı

    ‘Türkiye diplomasinin işlemediği noktada askeri seçeneği ön plana çıkarıyor’

    © REUTERS / Khalil Ashawi
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı Gözde Ocak
    0 2010
    Abone ol

    Milli Savunma Bakanı Akar’ın, ABD ile ortak noktada buluşulmadığı takdirde Türkiye’nin Suriye’de güvenli bölgeyi tek taraflı kurabileceği açıklamasını değerlendiren ORSAM’dan Oytun Orhan’a göre, Amerika tarafından tatmin edici bir teklif sunulmadığı sürece ve diplomasinin işlemediği noktada Türkiye yavaş yavaş askeri seçeneği ön plana çıkarıyor.

    Geçtiğimiz hafta ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey başkanlığındaki heyet Ankara’ya gelmiş ancak güvenli bölge konusunda  gerçekleştirilen görüşmelerin ilk turunda somut bir ilerleme kaydedilememişti. Güvenli bölgenin kurulmasının ancak Türkiye’nin beklentilerini karşılayacak bir plan ile mümkün olduğunu vurgulayan Ankara, “YPG/PKK’nın tüm silahlarının toplanması ve bölgeden tamamen çıkarılmasını, güvenli bölgenin derinliğinin 30-40 kilometre olmasını ve ABD ile koordineli bir şekilde Türkiye tarafından kontrol edilmesini” istiyor.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ile ortak bir noktada buluşulmadığı takdirde güvenli bölgeyi Türkiye’nin tek başına oluşturmak zorunda kalacağını ifade etti. Bu gelişmeler ışığında gelinen noktayı, Türkiye’nin pozisyonunu, atabileceği adımları Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nden (ORSAM) Oytun Orhan Sputnik’e değerlendirdi. 

    “TÜRKİYE UZUN ZAMANDIR DİPLOMATİK ÇABASINI SÜRDÜRÜYOR”

    ORSAM Suriye Çalışmaları Koordinatörü Orhan’a göre, Türkiye Fırat’ın doğusundaki YPG varlığını ortadan kaldırma konusunda son derece kararlı ancak Türkiye burada ciddi bir zorlukla karşı karşıya; bu da bölgedeki Amerikan askerinin varlığı ve Amerika’nın IŞİD ile mücadelede müttefik olarak gördüğü YPG’ye vermiş olduğu askeri destek. Dolayısıyla Türkiye’nin YPG tehdidini askeri yollarla ortadan kaldırmaktan önce diplomasi yolunu tercih ettiğini ifade eden Orhan, “Türkiye, NATO müttefiki Amerika’nın YPG’ye desteğini sonlandırması konusunda bir diplomatik çaba içine girdi ve çok uzun zamandır bu çabalar sürdürülüyor. Konunun tarafları sürekli olarak bir araya geliyor, buna Trump ve Erdoğan görüşmelerini de dahil edilecek olursa en üst düzeyde bu konuda müzakereler yürütüldü” dedi.

    “ÇEKİLME SÜRECİ OYALAMA TAKTİĞİNE DÖNÜŞTÜ”

    Orhan, gelinen noktada ise Amerika’nın YPG konusunda Türkiye’yi “oyalama taktiği” içinde olduğunun anlaşıldığını belirterek, “Türkiye daha önce bu taktiğin farkına vararak bir tek taraflı askeri müdahale kararı almıştı. Ancak Trump’ın almış olduğu Suriye’den çekilme kararı ile bu, o dönem ertelenmişti. Zaten çekilme kararı ile birlikte de Trump, Türkiye’ye birlikte bir güvenli bölge oluşturma planını da öneri olarak sunmuştu. Bu kağıt üzerinde Türkiye’yi tatmin edici bir öneri, dolayısıyla diplomatik seçeneğe ve ya Amerika ile iş birliği içinde YPG tehdidini bertaraf etme seçeneğine şans tanındı ancak geçen zamandan anlaşıldığı kadarıyla Amerika çekilme sürecini de bir oyalama taktiğine dönüştürdü. Dolayısıyla Türkiye diplomasi seçeneğinin artık işlemediğini anladığı noktada yavaş yavaş askeri seçeneği daha fazla ön plana çıkarıyor” diye konuştu.

    “TEKLİF TATMİN ETMEDİ, TÜRKİYE ASKERİ SEÇENEĞİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLLENDİRMEYE BAŞLADI”

    Türkiye’nin bugüne kadar güvenli bölge konusundaki taleplerinden çok fazla geri adım atmadığının da altını çizen Orhan, “Başından bu yana güvenli bölgenin 30 km derinlikte olmasını, bölgedeki kontrolün tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri’nde olması yönüdeki ısrarını sürdürdü ama Amerika sürekli olarak YPG ve NATO müttefiki Türkiye ile bir orta yol bulma çabası içine girdi ve Türkiye’yi tatmin etmeyen önerilerle Türkiye’nin karşısına geldi” dedi.

    Orhan, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey’nin Ankara temaslarına işaret ederken, “Uzun süren müzakereler neticesinde artık Türkiye son bir kez Amerika’dan net bir teklif beklentisi içindeydi ama Jeffrey’nin 22-24 Temmuz Ankara ziyaretinin sonuçlarına baktığımızda Amerika tarafından tatmin edici bir teklif sunulmadığı, Türkiye’nin taleplerine uygun bir plan masaya konmadığı anlaşılıyor, buna karşılık Türkiye de askeri seçeneği daha yüksek sesle dillendirmeye başladı” diye konuştu. 

    “TEK TARAFLI ASKERİ MÜDAHALE TRUMP’IN İÇERİDEKİ DİRENME GÜCÜNÜ AZALTABİLİR”

    Orhan’a göre sahadaki bazı gelişmeler de Türkiye’nin bir askeri operasyon düzenleyebileceği olasılığını  güçlendiriyor. “Eğer Amerika’dan Türkiye’nin ‘tek taraflı güvenli bölge kurabiliriz’ söylemine bir karşılık gelmez ise, Türkiye’nin Amerika ile karşı karşıya gelme riskine rağmen, bu bölgeyi kurmak için tek taraflı bir askeri müdahalede bulabileceğini düşünüyorum” diyen Orhan, şöyle devam etti:

    “Ancak günümüz şartları itibariyle iki zorluk var; birisi Amerikan ordusu ile karşı karşıya gelmemesi lazım Türkiye’nin bu çok ciddi bir krize yol açacaktır, ikincisi, şu anda Türkiye’ye dönük yaptırımların ilan edilmesi söz konusu ve bu noktada Trump’ın Türkiye’nin pozisyonunu desteklediğini görüyoruz. Türkiye’nin tek taraflı askeri müdahalesi Trump’ın içerideki direnme gücünü azaltabilir. Bu belki Türkiye için operasyonu geciktirici ve ya sınırlandırıcı bir faktör olabilir.”

    ORSAM Suriye Çalışmaları Koordinatörü Orhan, olası bir askeri müdahalenin ne yönde olabileceği konusunda ise şöyle  konuştu:

    “Amerika’nın askeri varlığı açısından baktığımızda Türkiye’nin Fırat Kalkanı ya da Zeytin Dalı harekatlarında olduğu gibi değil, daha sınırlı; sınır bölgesinde kontrol edilmesi çok daha kolay olarak görülen ve Arap nüfusunun daha yoğun olarak yaşadığı bölgelere bir operasyon düzenleyip belli noktaları kontrol edip zaman içerisinde bu bölgeyi genişletme çalışması söz konusu olabilir. Bu yaparken de Amerikan askeri ile karşı karşıya gelmeyecek şekilde bir harekat tarzı geliştirecektir diye düşünüyorum.”

    Etiketler:
    PKK, YPG, NATO, Milli Savunma Bakanlığı (MSB), askeri, S-400, Rusya, ABD, Suriye, ORSAM, Hulusi Akar
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın