04:59 17 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Suriye ordusu Menbiç'te - Beşar Esad

    'Esad Rusya'nın en başından beri saha şartlarını gözeterek Suriye ile hareket ettiğini vurguladı'

    © Sputnik / Mikhail Alaeddin
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 10
    Abone ol

    Musa Özuğurlu'ya göre Suriye Cumhurbaşkanı Esad son söyleşisinde 'ulusal çıkarlar gerektirdiği için Ankara ile görüşmekten' bahsetse de Erdoğan politikaları ile Türk halkı ve Türk ordusu arasında açıkça ayrım gözettiklerini ortaya serdi.

    ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekilme kararlılığını 'petrol bölgelerine' yerleşmeye çevirdiği, IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi'nin öldürüldüğünü duyurduğu, Rusya ile Türkiye arasındaki mutabakatın uygulanmaya başlandığı ve Suriye Anayasa Komitesi'nin BM gözetiminde Cenevre'de görüşmelerine açıldığı bir ortamda Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, devlet televizyonu aracılığıyla gerçekleştirdiği söyleşiyle dünyaya önemli mesajlar verdi.

    Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sert söylemlerinden vazgeçmezken, ulusal çıkarları için adeta 'bağırlarına taş basıp' Türkiye yönetimiyle görüşebileceklerini dile getirdi. Türk halkı, Türk ordusu ile Erdoğan iktidarı arasında ayrım gözettiklerinin altını çizdi. Trump'ın açıklamasının aksine Bağdadi'nin öldürülmesiyle ilgili ABD ile hiçbir işbirlikleri bulunmadığını belirten Esad, bu meselede öne çıkmaya çalışanların 'utanma taşımadıklarını' belirtti. Esad Rusya'nın Suriye'deki stratejisinin açık olduğunu ve adeta satranç oynayarak kendilerini desteklediğini vurguladı. Suriye liderinin Cenevre'deki Anayasa Komitesi görüşmelerine ise 'mesafeli' yaklaştığı gözlenirken, ülkede seçimlerin de egemenlik hakları uyarınca gerçekleştirileceğinin altını çizdi.

    Esad'ın söyleşisinin kodlarını, söyleşi metnini Arapça orijinalinden okuyan ve uzun yıllar Şam'da görev yapmış ArtıTV yorumcusu ve Duvar internet sitesinin yazarı Musa Özuğurlu ile konuştuk:

    'Esad'ın popülerliği'

    Musa Özuğurlu, Cenevre görüşmeleri başlarken, ABD başta olmak üzere kimi ülkelerin Suriye Cumhurbaşkanı'nı devirme emellerinden vazgeçmediklerini anımsatırken, bu kesimlerin Esad'ın 'popülerliğini' görmezden geldiklerini dile getirdi. Suriye'de sekiz senedir süren savaşa rağmen devletin çökmemesinde Esad'ın rolünü halkın anladığını belirten Özuğurlu, bu süreçte ayakta kaldığı gibi sürecin sonundan da 'zaferle çıkması' olasılığının hesaba katılması gerektiğini vurguladı:

    “Zaten savaş boyunca somut olarak insanların Suriye içerisinde göçtüğü yerlere bakacak olursak bunlar hep yönetimin olduğu yerlerdi. Dolayısıyla insanların böyle bir teveccühü vardı. Bu şu demek değil, 3 milyon kadar insan Türkiye’de, 1 milyon kadarı Lübnan’a gitti, keza biraz o kadarı gitti Ürdün’e. Ürdün ve Lübnan’daki insanların bir kısmı dönmüş durumda. Sınır bölgelerinden Türkiye tarafına gidenler oldu. Bunlar iç taraflara göçemeyenler oldu. Tabii ki içlerinde muhalifler de var, Esad’ı istemeyenler de var, bunları göz ardı etmemek lazım. Ama genel olarak baktığımız zaman yani 8 senedir devam eden bir savaş söz konusu. Bütün müesseseler çalışıyor. Dolayısıyla herhangi bir şekilde Esad’ın ayakta kaldığını ve bundan sonra da kalabileceğini söyleyebiliriz."

    'Türk ordusuyla mutabıktık, Erdoğan bozdu mesajı veriyor, iktidar, ordu, halk ayrımı yapıyor'

    Özuğurlu, Esad'ın söyleşinin birden fazla yerinde Türkiye ile ilgili mesajlar bulunduğunu aktardı. Esad'ın bir yandan ulusal çıkarlar gerektirdiğinde Ankara ile görüşmekten bahsettiğini belirten Özuğurlu, diğer yandan da Erdoğan politikaları ile Türk halkı ve Türk ordusu arasında ayrım gözetmesine dikkat çekti. Özuğurlu, Suriye liderinin olayların başında Türk ordusuyla mutabakatları bulunduğunu vurgulamasına da atıf yaptı:

    "Birkaç soruya cevap verirken birkaç ayrı vesileyle cevap veriyor. İdlib’deki durumla ilgili olarak, Türkiye ile görüşmeyle ilgili olarak, anayasa komitesiyle ilgili olarak… içinde Türkiye geçen cevapları toplayacak olursak, söylediği şu. Biz Türkiye ile görüşebiliriz, bunu ben doğrusu Erdoğan ile görüşmekten ya da Türkiye ile böyle bir durumda görüşmekten çok da şu anda memnun olmayabilirim. Ama benim ulusal çıkarlarım bunu gerektiriyorsa ve bir şekilde Suriye’nin faydasına olacaksa bu bunu yapabilirim diyor. Erdoğan’ın uygulamış olduğu politikalar aslında Türk halkı ile Suriye halkının biraz da düşmanlaşmasına yönelik politikalardı. Fakat biz bunu daima gözettik ve hiçbir zaman için Türk halkını göz ardı etmedik. Biz Türkiye’yi muhatap alıyoruz. Bu olayların başından itibaren biz aslında Türkiye’de orduyla mutabıktık, onlar bizimle birlikte hareket ediyorlardı gibi de bir ifade kullanıyor. Daha sonra bunun bir şekilde Erdoğan’ın müdahaleleriyle bozulduğunu ima ediyor. Dolayısıyla burada Türkiye içerisinde iktidar, ordu ve halk ayrımını da yapmış oluyor. Böyle birtakım tahrikler üzerinden gidiyor. Ama en sonunda nihayetinde de evet görüşebiliriz, her şeyi unutabiliriz, bu çünkü eğer bizim halkımızın çıkarları için olacaksa, bunu yapabiliriz, gibi bir ifade kullanıyor. Münafık kelimesini fiil olarak kullanıyor. Dolayısıyla Erdoğan’ın şu anda fiiliyatta bir tarafa bir şey, başka bir tarafa bir şey söylediğini söylüyor. Ya da taraflar arasında bir şekilde farklı davrandığını, farklı politikalar uyguladığını ima ediyor. Bunun yanında başka bir cevabında da Erdoğan’ın pragmatist olduğunu söylüyor. Hatta Erdoğan’ın düşüncesinin de pragmatizm olduğunu, dolayısıyla Erdoğan’ın böyle bir şeyden müteşekkil olduğunu da ifade ediyor. Burada da bir suçlama söz konusu Erdoğan’a yönelik.”

    'Cenevre'de biz devlet olarak terörü destekleyenlerin muhatabı değiliz diyor'

    Özuğurlu Esad'ın Batılı ülkelerin Suriye'de yıllarca terörizmi destekleyip yaptırımlar uyguladıklarını şimdi ise karşılarına 'muhatap' gibi çıkarılmalarından rahatsızlığını ifade ettiğini de vurguladı. Esad'ın Suriye'de esas olanın devlet olduğu ve mücadelenin terörizmin bitirilmesine kadar süreceğini vurguladığını anlatan Özuğurlu, anayasa ve seçim yapma sürecinin Suriyelilere ait olduğunu dile getiren Suriye liderinin içişlerine karışılmamasının altını çizdiğini de ekledi:

    “Batılı ülkelerin Suriye’ye yönelik birtakım politikalarıyla birlikte o soru şuraya geliyor: ‘Bunlar teröristleri desteklediler, Suriye’ye karşı yaptırımlar da uyguladılar. Şimdi bunlar bizim karşımızda muhatap gibi çıkarmaya çalışılıyorlar. Ama biz hükümet olarak bunların muhatabı değiliz, biz aslında Cenevre’de yokuz. Ama bizim desteklediğimiz birtakım gruplardır onlarla görüşme içinde olan’, diyor. Temsilci dediği şu; biz devlet olarak orada bu kişilerle muhatap değiliz, bizim desteklediğimiz, bizim adımıza şekilde konuşacak olan birileri orada. Burada kastettiği şu; esas olan Suriye devletidir, bundan sonraki anayasa süreci için de bunu söylüyor. İki adımı var bunun diyor: ‘Birinci adım kesimlikle terörün bitmesi, yok edilmesidir, bu kişilerin silah bırakmasıdır.’ Orada da teröristler olarak değerlendirdiği komitede yer alanlara da bir mesaj göndermiş oluyor. Ancak bu sorun halledilirse ikinci aşamaya geçilip anayasa yapılabilir diyor. Diyorlar ki batı ülkeleri sizden şeffaf bir seçim yapmanızı isterlerse, hayır bunun kesinlikle onla alakası yok, anayasa komitesi başka bir şey, seçim başka bir şey. Biz seçimi tamamen egemen bir ülke olarak yaparız ve hiç kimse bizim iç işimize de karışamaz mesajını da veriyor."

    'Rusya'nın en başından beri Suriye ile hareket ettiğini, saha şartlarına göre hareket ettiğini söylüyor'

    Özuğurlu Esad'ın Rusya ile ilgili iddiaları da yanıtsız bırakmadığını vurguladı. Suriye liderinin Rusya'nın en baştan beri kendilerine desteğini dile getirdiğini belirten Özuğurlu, Moskova'nın bu mücadeleyi saha şartlarının gereklerini yerine getirerek yaptığı görüşünün de altını çizdiğini aktardı. Özuğurlu, Esad'ın Rusya'nın stratejisinin hiç değişmediği ve Türkiye'ye taviz veriyor görüntüsünün de aslında bir 'taktik' olduğunu düşündüğünün ortaya serildiğini belirtti:

    "İddiaların aksine Rusya’nın stratejik olarak en başından beri Suriye ile birlikte hareket ettiğini ifade ediyor. Şu ifadesi bence Rusya ile ilgili düşüncesini tamamen anlatıyor: ‘Rusya saha şartlarına göre hareket ediyor, dolayısıyla şu anda herhangi bir şekilde Rusya’nın Suriye’nin aleyhine olacakmış gibi bir eğer girişimi söz konusuysa, bu aslında gerçekte öyle değil fakat saha şartları öyle gerektirdiği için böyle’. Bir ifadesi daha var: ‘Rusya meseleleri yumuşatmaya ve siyaset masasına çekmeye çalışıyor.’ Başka bir ifadesi daha var. Rusya, İran ve Suriye birlikte hareket ediyor. Bu birlikte harekete kanalize olduğunu söylüyor Rusya’nın. Stratejisinin değişmediğini ve daima Suriye’nin yanında yer aldığını fakat bunların birer taktik olduğunu, yani Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerde Rusya’nın Türkiye’ye taviz veriyor gibi görünmesinin aslında bir taktik olduğunu ifade ediyor.”

    'Amerikalılar burada kalmaya devam ederlerse sonları Irak olur mesajı veriyor, Türkiye'yi ABD vekili görüyor'

    Esad söyleşide ABD'nin bir süper güç olduğunu belirterek Suriye ordusunun doğrudan ABD ordusunun karşısına çıkartmayacaklarını açıkça dile getirmişken, Özuğurlu. Suriye liderinin bu noktada devreye 'direnişin' çıkartılacağına atıf yaptığını belirtti. Suriyeli Kürtlerden bahsederken ABD'nin politikalarına güvenilmemesi gerektiğini de vurguladığını belirten Özuğurlu, verilen mesajın ABD'nin eninde sonunda Suriye'den çıkacağı olduğunun altını çizdiğini de ekledi:

    “Irak örneğini veriyor ve diyor ki; ‘Amerikalılar eğer burada kalmaya devam ederlerse, sonları Irak’ta olduğu gibi olacak’. Yani eninde sonunda çıkacaklar, bunu anlatmaya çalışıyor bir şekilde. Amerika’yı yine işgalci olarak değerlendiriyor. Diğer yandan hiçbir şekilde Amerikalılara güvenilmediğini, Amerikan politikalara güvenilmemesi gerektiğini vurguluyor. Hem burada hem de başka yerde. Özellikle Kürtlerden bahsederken, Amerika’nın Türkiye ile ittifakı, birtakım konulardan bahsederken. Hatta burada Trump örneğini de veriyor. Trump’ın bugüne kadar en iyi Amerikan başkanı olduğunu söylüyor. Ama ardından şunu söylüyor: ‘Trump çok iyi yönettiği için değil. Ama Trump şeffaf birisi olduğu için bugüne kadarki en iyi başkan.’ Obama-Trump kıyaslaması yapılıyor. Bugüne kadar Erdoğan’ın nihai hedefi bir tampon bölge oluşturmaktı. Ama Obama buna izin vermedi, Trump izin verdi. Bu durumda Obama daha mı iyi diye sorduklarında, ‘Hayır, Trump daha iyi çünkü Trump şeffaf birisi. Amerika’nın o bölgede bulunmasının sebebi insan hakları örtüleriyle orada bulunuyor. Ama bunu açıkça söylüyor, ben şirketlerim için petrol istiyorum, para istiyorum diye söylüyor. Bu nedenle Trump’ın bu özelliğine vurgu yapıyor. Türkiye’nin Amerika’nın isteği üzerine orada olduğunu ve aslında bir şekilde Amerika ile gizli bir mutabakat varmış gibi Amerika’nın politikalarını yerine getirdiğini ifade ediyor.”

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    İran, Donald Trump, ABD, Recep Tayyip Erdoğan, Irak, Beşar Esad, Suriye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın