14:51 07 Aralık 2019
Canlı Yayın

    Türkiye-Bolivya Dostluk Grubu Başkanı AK Partili İmran Kılıç: Bolivya’da dış destekli darbe yaşandı

    Twitter
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    Bolivya: İstikrarsızlık ve belirsizlik (37)
    0 31
    Abone ol

    TBMM Bolivya Dostluk Grubu Başkanı AK Partili İmran Kılıç, Bolivya’da yaşananları ‘dış destekli darbe’ olarak niteleyerek Batı’nın tutumunu eleştirdi. Kılıç, “Bolivya’da olan olay ilk kez şahit olduğumuz bir olay değil, daha sayısız bir çok örnek verebileceğimiz dünyada Batı destekli, Batı’nın arkaladığı olaylardan sadece birisidir” dedi.

    Türkiye - Bolivya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, bu ülkede yaşanan süreci Sputnik’e değerlendirdi. Bolivya’da 20 Ekim’de düzenlenen seçimlerin ardından başlayan şiddet eylemleri ve protestolara yol açan krizin Devlet Başkanı Evo Morales’in 10 Kasım’da istifasına neden olduğunu anlatan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    Bolivya'da süreç nasıl gelişti?

    “Bu bir süreçti. Süreç nasıl gelişti? 20 Ekim Devlet Başkanlığı seçiminin ardından sonuç yayını sayım yüze 83’e ulaştığında kesildi. 21 Ekim yayın geldiğinde fark Devlet Başkanı Evo Morales lehine açılmaya başladı. Amerikan Devletleri Örgütü ve AB ikinci tur çağrısı yaptı. 22 Ekim’de muhalif aday Carlos Mesa taraftarlarına genel grev çağrısı yaptı, şiddet eylemleri ve protestolar başladı. 24 Ekim’de Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE)  Mesa’nın yüzde 36.51, Morales’in yüzde 47.8 oy aldığını  bildirdi. 25 Ekim’de TSE Morales Devlet Başkanı ilan etti. 27 Ekim’de Morales seçim sonuçlarının incelenmesi için uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu. 31 Ekim’de OAS'nin seçim denetimi başladı. Sağcı muhalif Luis Fernando Camacho, Morales’e istifa etmesi için 48 saat süre verdi ve orduya darbe çağrısı yaptı. 5 Kasım’da Devlet Başkanı istifa etmeyince gösteriler radikalleşmeye başladı. 8 Kasım’da bazı kentlerde polisler muhaliflere katıldı. 9 Kasım’da başkent La Paz'a daki bazı polisler de muhalifler ile birleşti. 10 Kasım’da OAS’ın ön raporunda seçim sürecinde bazı düzensizlikler bulduğunu açıklamasının ardından Morales ülkede seçimleri yenileme kararı aldı. Genelkurmay Başkanı Williams Kaliman, Morales’in istifasını istedi. Morales talebi darbe olarak nitelese de ülkede barışın sağlanması amacıyla, bu sebeple görevini bıraktı. Emniyet güçleri Morales hakkında tutuklama kararı çıkarttı.”

    'Türkiye'nin önem atfettiği ülke'

    Daha sonra Evo Morales’in Meksika'nın iltica talebini kabul ederek ülkesinden ayrıldığını hatırlatan AK Partili İmran Kılıç, Bolivya’da yaşananları ‘dış destekli darbe’ olarak nitelendirdi. Bolivya’da dış destekli darbe sonucu, ordunun baskısıyla istifa eden Devlet Başkanı Morales’in Meksika’ya giderken, "Kardeşlerim Meksika'ya gitmek üzere yola çıkıyorum. Politik nedenlerden dolayı ülkeden ayrılmak canımı acıtıyor. Yakında daha güçlü şekilde döneceğim” dediğini kaydeden Kılıç, “Çünkü Meksika, Bolivya'daki olup biten süreci darbe olarak değerlendiren ülkelerdendir. Türkiye bu gelişmeleri endişeyle izlediğini, yönetimlerin demokratik süreçlerle iş başına gelmesi ilkesine önem atfettiğini bildirdi. Çünkü ülkemiz yakın tarihinde kendi demokrasisine yasa dışı müdahalelerden çok çekti, çok zarar gördü. Bugünlere kolay gelmedik” diye konuştu. Batı ülkelerinin tutumunu eleştiren AK Partili İmran Kılıç, şöyle devam etti:

    'Batı çift standartlı, kendine demokrat'

    “Bir kere dünyaya baktığımızda Batı çifte standartlı. Kendine demokrat, insan haklarında da her bir şeyde de çifte standart. Batının çıkarının, Batı ülkelerinin menfaatine olan bir şeyde mangalda kül bırakmıyorlar. Ama başkalarının çıkarına gelince iş veya onların menfaatine gelince gözleri hiçbir şeyi görmüyor. Bunu daha çok kendi dışlarında yapıyorlar. İşte Latin Amerika’da genel bütün ülkelerde olagelen bu. Afrika’da öyle, Ortadoğu’da öyle Uzakdoğu’da öyle. Çünkü, üç asırdan bu tarafa dünyada bir Batı etkisi var. Bu ekonomide de böyle politikada da böyle, kültürde de böyle. Batı bu saydığım yerlerdeki bütün varlıkları, zenginlikleri kendisi almak kendisi sömürmek istiyor. Bunu da yapıyor. Bunu yapmak için öncelikle sınırlarının zaten kendisinin çizmiş olduğu bu bölge ülkelerinde yöneticileri hep kendisi atıyor. Yani bu ülkelerin birçoğunda yapılan seçimlerin de bir çoğu göstermelik. Eğer buna rağmen halk işe doğrudan müdahil olursa halkın seçtiği insanlara darbe uyguluyor veya halka baskı yapıyor, terörizm uyguluyor.

    1953’te İran’da da böyle yaptı. Musaddık İran Başbakanı halkın desteğiyle gelmiş bir kişi İran petrollerini millileştirince Batı burada çıkarlarının gideceğini, gittiğini gördü ve Musaddık’ı devirdi. Mısır’da halk Mursi’yi seçti. Batı Mursi’nin kendi generalini arkalayarak Mursi’ye karşı darbe yaptırdı ve darbecilerin arkasında durdu, yanında oldu hala da darbecilerden taraf tavrı alıyor. Cezayir’de halk yüzde 81 oranında İslami Selamet Partisi’ni iktidara getirdiğinden orada da Batı destekli ayaklanmalar çıktı ve on binlerce insan öldü. Libya’da Kaddafi’ye yapılanlar, Irak’ta Saddam’a yapılanlar… Hani Irak’ta nükleer silah vardı, hani Saddam bölge için tehlikeliydi. Görüldü ki, Saddam’ın indirilmesi ülke ve bölge için tehlike oldu. Çünkü ülkenin düzeni bozuldu, bölgenin düzeni bozuldu, nükleer silahların bahanesiyle Irak’ın altını üstüne getirenler orada nükleer silahlardan bir emare da göremediler. Ziya Ül Hak’ın uçağının bir çok önemli kişilerle beraber düşürülmesi. Bunlar tarihe not düşecek olaylar. Suudi Arabistan’da yine kendi ülkesinin çıkarlarını öne alan Kral Faysal’ın yeğeni tarafından öldürtülmesi arkasında yine hep batı var. Türkiye’de de bütün askeri darbelerin ve muhtıraların arkasında Batı oldu; nitekim darbelerden birisinde ‘bizim çocuklar başardı’ demişlerdi. FETÖ de başaramayınca ‘bizimkiler başaramadı’ dediler.”

    'Trump'ın kendi sözleri var zaten'

    AK Partili İmran Kılıç, ABD Başkanı Trump’un Bolivya’daki sürece ilişkin açıklamalarını hatırlatarak, “Ben dış destekli dedim. Trump’ın açık sözleri var zaten, yani Bolivya’da olup bitenleri, Morales’in görevinden ayrılmasını memnuniyetle karşılıyor, bunu açıktan söylüyor, bütün medyaya, basına da düşmüş durumda  bu söz. Yani Batı şunu istiyor. Batı için insanlık çıkmış batmış, ülkelerin altı üstüne gelmiş, ülkeler zarar görmüş, sıkıntı görmüş bu önemli değil. Batının kendi öncelediği kendine ait çıkarları önemli. Dünyada bir düzen kurgulamış bu düzene de kendi taraftarı bekçiler koymuş, istiyor ki bu bekçiler yerinde kalsın, bu bekçiler dolayısıyla bir dünyayı sömüre geldik, sömüre gidelim. Halk eğer kendi taraftarlarından birisini isterse orada demokrasi var diyorlar… Yani bu Bolivya’da olan olay ilk kez şahit olduğumuz bir olay değil, daha sayısız bir çok örnek verebileceğimiz dünyada Batı destekli, Batı’nın arkaladığı olaylardan sadece birisidir” diye konuştu.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Konu:
    Bolivya: İstikrarsızlık ve belirsizlik (37)
    Etiketler:
    dostluk, Darbe, Bolivya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın