20:28 31 Mart 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    11917
    Abone ol

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “ABD'de Türkiye aleyhine yaptırım kararı durumunda İncirlik ve Kürecik'in de gündeme gelebilir" sözlerini Emekli Hava Korgenerali Erdoğan Karakuş ve 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan Dilek, Sputnik’e değerlendirdi. 

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'de Türkiye aleyhine yaptırım kararı durumunda İncirlik ve Kürecik'in kapatılmasının gündeme gelebileceğini işaret etti. Çavuşoğlu "Libya ile sismik ve sondaj çalışması yapabiliriz. Kıta sahanlığımızda izinsiz kimse çalışma yapamaz. Kıta sahamıza izinsiz girilirse engelleriz. ABD'de Türkiye aleyhine yaptırım kararı durumunda İncirlik ve Kürecik'in de gündeme gelebilir" ifadelerini kullandı. Ancak ABD uzun süredir İncirlik Hava Üssü’nü operasyonel olarak değil, istihbarat ve lojistik maksatlı kullanıyor. ABD, Girit, Erbil ve Ürdün’ün kullanımını artırdığı da göz önünde bulundurulduğunda söz konusu açıklama nasıl değerlendirilebilir? Çavuşoğlu’nun sözlerini Emekli Hava Korgenerali Erdoğan Karakuş ve  21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan Dilek, Sputnik’e değerlendirdi. 

    ‘Türkiye, İncirlik’i kapatmakla tehdit ediyor ama ABD, çoktan alternatiflere yöneldi’

    21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan Dilek “ABD, hızla tırmanan S-400- F-35 krizinde Türkiye’ye karşı somut adımlar atmaya başladı. ABD’nin S-400’lerin alımına karşılık F-35’leri vermeme kararını yürürlüğe koyacağı belli oldu ve ABD Başkanı Donald Trump’ın da bunu durduracak gücü yok. Türkiye de bunun üzerine, ABD’nin bu adımlarına karşı adımlar atabileceğini üst perdeden ifade etti. Ancak ABD, bu krizin tırmanacağını çoktan öngördüğü için, yıllar öncesinden bu yana B planını yapıp, Girit, Ürdün ve Erbil’deki üslere yönelmiş durumda. Bu yüzden İncirlik Hava Üssü, ABD’yi bu aşamada çok zora sokmaz. Türkiye uzun süredir Türkiye’ye bağımlılıktan kurtulma yönünde adımlar atıyor. ABD, Türkiye’nin elindeki kozları elinden almak üzere çok uzun süredir başka bölgesel aktörleri devreye sokuyor” ifadelerini kullandı. 

    ‘Türkiye’nin Kürecik Radar Üssü’nü kapatması, NATO’dan çıkmasından farklı sonuç doğurmaz’

    Kürecik Radar Üssü konusunun ise İncirlik Üssü’nden ayrı ele alınması gerektiğine işaret eden Dilek “Kürecik Radar Üssü’nün faaliyete geçmesi için biz ABD ile anlaşma yapsak da bu üs, NATO Savunma Kalkanı projesinin bir parçası oldu. Kürecik Hava Üssü, NATO’nun Avrupa’daki üyelerini korumaya yönelik bir misyona sahip olduğu için Türkiye’nin Kürecik Radar Üssü’nü kapatması, doğrudan NATO’dan çıkmasından farklı bir sonuç doğurmaz. Bu yüzden bu adımın atılması çok mümkün gözükmüyor. Çavuşoğlu’nun açıklaması fazla üst perdeden yapıldı. Üstelik Türkiye daha önceden de ‘kapatırız, yaparız, ederiz’ açıklamaları yaptığı için bu karşı tarafa blöf olarak görünecektir” değerlendirmesinde bulundu. 

    ‘Türkiye ile ABD arasında F-35 ve savunma bütçesi krizi var, buna odaklanılmalı’ 

    Emekli Hava Korgenerali Erdoğan Karakuş ise, “üslerin kapatılması” tartışmaları yürütülmesini eleştirerek “Bu konuların önce TBMM’de tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü olmamış bir şey üzerine biz de ‘üsleri kapatırız’ demek çok anlamlı gelmiyor bana. ABD’den bir ambargo söz konusu değilken, bunu tartışmaya gerek yok diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

    Hükümetin ABD ile süregelen F-35 krizine karşılık üsleri gündeme almasına yönelik olarak Karakuş “ABD Temsilciler Meclisi, 738 milyar dolarlık savunma bütçesi üzerinde anlaşmaya varıldığını açıkladı. ABD, Türkiye'nin satın aldığı F-35'leri geri almak için 440 milyon dolar ayırdı. Anlaşmada YPG'ye yapılacak yardımın miktarına ilişkin bir detay gözükmüyor. Yani  PKK/PYD’ye ne kadar verileceği belli değil. Ancak YPG’ye savunma bütçesinden PKK/PYD’ye yardım yapılacağı kesin. Zira ABD, ikinci derecede kullanacağı her türlü teçhizat PKK/PYD’ye veriliyor. Türkiye’nin sıkıntısı bu. Türkiye ayrıca şimdiye dek 1.5 milyar dolar harcama yaptığı F-35’lere karşılık yalnızca 440 milyon dolar alacak gibi görünüyor. Bu da büyük bir sorun.  Ancak bu konuları üslerin kullanımına bağlamak doğru değil. Kaldı ki bu hükümet zamanında radarlar Kürecik’e taşındı” dedi. 

    ‘Türkiye, elindeki kozları iyi kullanarak barış siyasetine başvurmalı’ 

    Karakuş konuşmasına şunları ekledi: 

    “Amerika Savunma Bakanlığı bütçesinin kabulünden sonraki ortamda, ABD’nin bize F-35 uçaklarını vermeyecek gibi gözükmesi sebebiyle, bizimkiler de ABD’ye yönelik tehdit söylemi geliştirmeye çalışıyorlar. Ancak bugünkü dünyada bu tehditler sıkıntı yaratır.Türkiye’nin barış içerisinde çözüme gitmesi lazım. Atatürk’ün ‘yurtta barış, dünyada barış’ siyaseti temel alınmalı. Türkiye, sürekli Ceyhan Havzası’ndan denize dökülen suyu, bölge ülkelerine götürmeli. Türkiye bunu bölge ülkelerine götürerek hiçbir masraf yapmadan 2 milyar dolar kazanabilirdi. Muhtemelen, ABD, bölge ülkeleri Türkiye’ye bağlanmasın diye bu suyun gitmesine mani oldu. Bu su şu an Kıbrıs’a götürülebilir. Asıl çözüm önerileri bunlar, bunlar konuşulmalı. Türkiye, elindeki kozları iyi kullanmalı. Türkiye’nin bu siyaseti yürütecek kaynağı var."

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    ABD, Kuzey Kore'nin füze denemelerini görüşmek üzere BMGK'yi çarşamba günü toplantıya çağırdı
    ABD Kongresi'nden Trump'a çağrı: Türkiye'ye yaptırım uygula
    ABD Senatosu, yarın Türkiye'ye yönelik yaptırım tasarısını görüşecek
    Etiketler:
    Elif Sudagezer, Anlaşma, Münhasır ekonomik bölge, Hükümet, Atatürk, Libya, ABD yaptırım, Yaptırım, tehdit dili, Ürdün, Erbil, Girit, S-400, F-35, Türkiye-ABD ilişkileri, Türkiye-ABD krizi, Mevlüt Çavuşoğlu, Erdoğan Karakuş, Cahit Armağan Dilek, Kürecik Radarı, İncirlik Hava Üssü, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın