11:23 13 Temmuz 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 83
    Abone ol

    ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Yüzyılın Anlaşması' olarak adlandırılan kalıcı İsrail-Filistin barış planını karşı çıkan Ankara, Filistin ile iş birliğini geliştirmeye yönelik adımlara öncelik veriyor. Bu çerçevede TBMM Dışişleri Komisyonu’nda Türkiye ile Filistin arasında imzalanan güvenlik iş birliği anlaşması görüşülerek kabul edildi.

    TBMM Dışişleri Komisyonu’nda ele alınan 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Filistin Devleti Hükümeti Arasında Güvenlik İş Birliği Anlaşması'na ilişkin teklifin görüşmelerinde milletvekilleri ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı planı eleştirerek, kabul edilemez olduğunu ifade etti.

    AK Partili Ali Şahin, "Ben Başkan Trump’ın ‘yüzyılın planı’ denilen planıyla alakalı konuya bir Yahudi atasözüyle değinmek istiyorum. Bir Yahudi atasözü der ki: ‘Tanrı’yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset.’ Sayın Trump’ın planı Tanrı’yı güldürdü mü bilmiyorum ama bizi çok güldürdü" dedi.

    Dışişleri Bakan Yardımcısı Karın: Filistin davasının bayraktarı Türkiye’dir

    Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran da planı eleştirerek, "Hiç şüphesiz, bugün, Filistin davasının bayraktarı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu anlamda, Filistin davasına olan desteğimiz ve Filistin halkının kendi egemen ve bağımsız devletinde refah içinde yaşaması için verdiğimiz destekler aynı şekilde önümüzdeki dönemde de devam edecek” dedi.

    Filistin ile imzalanan güvenlik iş birliği anlaşmasının da bu bakımdan önemli olduğunu kaydeden Kıran, “Zira, Filistin’le ilişkilerimizin kurumsallaştırılmış çerçevede her alanda geliştirilmesine ve çeşitlendirilmesine önem atfediyoruz” diye konuştu. Kıran, şöyle devam etti:

    'Anlaşmayla terör ve terör örgütleriyle mücadele iş birliğinin hukuki temelini atıyoruz'

    “25 Ekim 2018 tarihinde Ankara’da imzalanan bu anlaşmayla da inşallah, Filistin davasının güçlenmesi adına önemli bir katkı sağlayacağız. Zira, bu anlaşmayla terör ve terör örgütleriyle mücadele, sınır aşan suçlarla mücadele konularında yapılacak iş birliğinin hukuki temelini atıyoruz. Filistin’de ülkemiz aleyhine faaliyet gösteren terör örgütlerinin basın yayın organları ile bağlı diğer paravan kuruluşlarının faaliyetleri engellenecek, bunlara ilişkin ulusal mevzuatlara uygun tedbirler alınacak. Yine, Filistin tarafının talebine binaen, Filistin kolluk birimlerinin kapasitesinin geliştirilmesi, teknik imkân ve kabiliyetlerinin iyileştirilmesi konusunda da gerekli adımları atabileceğiz.

    Bu çerçevede, Filistin kolluk birimlerine hizmet içi eğitim sertifika programı, Türkiye Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademi Başkanlığımıza bağlı enstitülerde yüksek lisans, doktora programı gibi alanlarda eğitim verebileceğiz. Dolasıyla, bu sayede Filistin kolluk birimlerine gerekli donanımı sağlayabileceğiz. Filistin tarafında yürürlüğe giren anlaşmanın Meclis tarafından onaylanmasıyla Filistin’in haklı davasına olan desteğimizi bir kez daha göstermiş olacağız.”

    İçişleri Bakanlığı: Filistin’le birçok farklı konuda eğitimler hâlâ devam etmekte

    İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren de “Filistin’le aramızda şimdiye kadar 1 anlaşma, 1 protokol ve 3 toplantı yapılmıştır. Bahse konu anlaşma imzalanmadan önce, hâlihazırda Filistin’le aramızda güvenlik ve iş birliği faaliyetleri yürütülmekle birlikte, gerekli yasal zeminin bulunmaması sebebiyle bu faaliyetler istenilen düzeyde gerçekleştirilememektedir. Bu imzalandıktan sonra ilişkilerimiz daha da ileri safhalara gidecektir” dedi.

    Filistin ile Türkiye arasında farklı konularda eğitimlerin devam ettiğini kaydeden Gülveren, “102 farklı alanda uzmanlık eğitimi verilmiş, 36’sı Filistin’de olmak üzere 740 kursiyer eğitilmiş. Yine, 2019 yılında 15 kurs programı düzenlenmiş, Polis Akademisinde birçok eğitim almış hâlen 1 yüksek lisans ve 1 doktora öğrencisi eğitimlere devam etmektedir. Bu anlaşmadan sonra bu tür ilişkiler daha da geliştirilerek devam edecektir” diye konuştu.

    HDP’den ‘terör tanımı’ ve ‘Hamas’ sorusu

    HDP’li Tülay Hatımoğulları Oruç, “Anlaşmaya bakıldığında Türkiye ve Filistin için tarafı oldukları uluslararası sözleşmelere uygun bir biçimde güvenlik iş birliğinin gerçekleşeceği dile getirilmiştir. Bugün doğru bulmasak da dünyanın birçok ülkesi tarafından Hamas ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi terör örgütü olarak kabul edilmektedir. Türkiye’nin bu anlaşmayla ‘terör’ ifadesini kullanırken hangi tanımı kullanmaktadır, bunları mı kastetmektedir, kendi yasasındaki tanımı mı kullanmaktadır, yoksa imzaladığı uluslararası sözleşmelerin tanımını mı kullanıyor? Türkiye’nin İsrail devletiyle güvenlik anlaşmaları var mıdır, varsa 2 ülkeyle benzer anlaşma yapılması, anlaşmaları karşılıklı olarak geçersiz kılmaz mı?” diye sordu.

    Bakan Yardımcısı Kıran: Biz, açıkçası Hamas’ı bölgenin siyasi bir realitesi olarak görüyoruz

    Bunun üzerine Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Türkiye’nin bu anlaşmayla Filistin güvenlik güçlerinin kapasitesini güçlendirmeyi ve örgütlü suçlarla mücadeleyi öngördüğünü kaydetti.

    Kıran, “Esasen, İsrail’i de mezalimine karşı burada yaptığı zulme ve işgal politikalarına karşı Filistin güvenlik güçlerinin eğitimi ve kapasitesinin güçlendirilmesi ciddi bir direnç sağlayacak. Filistin’in güçlenmesi, aslında İsrail’in bu işgal ve zulüm politikalarına karşı daha dirençli, daha kapasitesi güçlü bir şekilde cevap vermesine yol açacak” dedi. Yavuz Selim Kıran, Hamas konusunda ise şunları söyledi:

    “Hamas’ın terör örgütü olarak kabul edilip edilmediğiyle ilgili bir sorusu oldu. Biz, açıkçası Hamas’ı bölgenin siyasi bir realitesi olarak görüyoruz. Zira, Hamas, 2006 yılında Meclis seçimlerini, Parlamento seçimlerini kazanmış bir siyasi parti yani millî iradenin tecellisiyle orada siyasi bir realiteye dönüşmüş bir yapı. Kaldı ki biz zaten bu anlaşmayla terör örgütleri tanımında ulusal mevzuatımızı esas aldık yani ulusal mevzuatımıza göre terör örgütünün tanımını belirledik. Dolayısıyla Hamas’ı bu anlaşma kapsamında görmüyoruz.”

    İYİ Partili Ümit Özdağ’ın, “Sayın Bakan Yardımcısı, yanlış anlamaya neden olmasın, bu anlaşmanın bir amacı da Filistin güvenlik güçlerini İsrail’e karşı yetiştirmek mi?” sorusu üzerine de Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, “Hayır, İsrail’e karşı değil, kapasitesini güçlendirmek. İsrail’e karşı değil. Filistin güvenlik makamlarının kurumsal kapasitesinin güçlenmesi, bu anlamda Filistin’in daha da güçlenmesi anlamına gelir. Onu kastettim” diye konuştu.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    Ümit Özdağ, Erhan Gülveren, Ali Şahin, HDP, İYİ Parti, AK Parti, Yavuz Selim Kıran, Yüzyılın Anlaşması, Donald Trump, İsrail, Filistin, Güvenlik, TBMM Dışişleri Komisyonu, TBMM
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın