13:35 28 Şubat 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 55
    Abone ol

    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın tutukluluğunun devamına karar verildi. Mızraklı, “Mütalaa tam bir torba yasa gibi, savcı ne duyduysa içine atmış, hakikat araştırılmamış” dedi. Duruşmanın ardından adliye önünde yapılmak istenen açıklamaya izin verilmezken, gazetecilerin görüntü alması kalkanlarla engelledi.

    Görevden alınarak yerine kayyum atanan ve itirafçı beyanları üzerine 22 Ekim 2019 tarihinde tutuklanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın yargılandığı davanın 2. duruşması görüldü.

    ‘Örgüt üyesi olmak’ iddiasıyla 7 yıl 6 ay ile 15 yıl arasında değişen hapis istemiyle yargılanan Mızraklı’nın görülen duruşmasını HDP’li milletvekilleri, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) temsilcilerinin yanı sıra Almanya Ankara Büyük Elçiliğinden Siyasi İşler Dairesi Başkâtibi Paul Amann, ABD Adana Siyasi İşler Konsolosu Rebacca Daffing, Avrupa Birliği Delegasyonu üyeleri, İnsan Hakları İzleme Örgütü temsilcileri, Fikret Başkaya, Baskın Oran, Barış Akademisyeni Onur Hamzaoğlu, TTB merkez konsey üyesi Bülent Nazım Yılmaz’ın yanı sıra çok sayıda kişi takip etti. Duruşmayı izlemek isteyenler yapılan üst aramasından sonra salona alındı. 

    Savcı, tutukluluk halinin devamını istedi

    Serbest bırakılan itirafçının verdiği ifade doğrultusunda 112 gündür tutuklu olan Mızraklı, duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS'le katılırken, avukatları Zülal Erdoğan, Mehmet Emin Aktar, Cihan Aydın ve Muhsin Bilal duruşmada hazır bulundu. Mızraklı'nın avukatları yargılamanın genişletilmesini talep ederken, mahkeme talebi reddetti. Mızraklı son savunmalarını yapmak üzere süre talep etti. Savcı, Mızraklı'nın tutukluluk halinin devamını istedi. Mızraklı'nın avukatları da mütalaaya karşı son savunma için süre talep etti.

    Avukat Aktar: İtirafçının beyanlarının kimin tarafından alındığı belli değil

    Duruşmada söz alan Avukat M. Emin Aktar, savcının celse arasında verdiği esasa ilişkin mütalaası ile ilgili "İddiaların temeli olan ses kayıtlarının müvekkile ait olup olmadığı araştırılması için ara karar kuruldu. Ses kaydı araştırmaya gönderilmiş. Ancak ne bizden ne de savcıdan görüş alınmadan bu ara karardan vazgeçilmiş. Bu ses kayıtları şu an FETÖ'den yargılanan savcılar tarafından alındı. Şüpheli olmadığı bir dosyada hukuka aykırı bir dinleme yapılmış. Bu delilin dosyadan çıkarılmasını istiyoruz. Ya da ATK'da bulunan ses kaydının müvekkille ait olup olmadığı araştırılması ara kararı yerine getirilsin. İtirafçının beyanları kimin tarafından alındığı belli değil. İfade tutanağı hukuka uygun hazırlanmamış, dosya korsan bir beyan üzerine kuruldu. Mahkeme ifadenin hukuka uygun alınıp alınmadığını araştırmadı. Kim bakarsa baksın itirafçının beyanlarını hazırlanmış kurgu olduğunu anlar" şeklinde konuştu.

    Mahkeme önceki celse alınan ara kararların ve tevsi tahkikat taleplerinin dosyaya yeni bir yenilik katmayacağını belirterek, talepleri reddetti. 

    İddia makamı, Mızraklı’nın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Mızraklı ve avukatları, mütalaaya karşı savunma için süre talebinde bulundu. 

    Baro Başkanı Aydın: Tüm deliller toplanmışsa niye tutuklu tutuyorsunuz?

    Savcının tutukluluk halinin devamını istemine karşı söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, "Bu dava üretilmiş bir davadır. Kim belediye başkanı seçilseydi bu hukuksuzlukla karşılaşacaktı. Hukuku tartışmayız burada. İddianame karar oluşturuyorsa, mahkeme başkanı neden o koltukta oturuyor? Biz neden savunma yapıyoruz şu anda? Siz yargılamanın yolunu açmalısınız. Bir an önce Mızraklı tahliye edilsin. Sizin tabirinizle tüm deliller toplanmışsa niye tutuklu tutuyorsunuz? Tutuklama için hiçbir gerekçe yok. Bu suça ortak olmayın. Burada bir suç var. Yasadışı elde edilmiş deliller var ve müvekkil tutukludur. Adli kontrol tedbiriyle de olsa tahliye edilmesi talebinde bulunuyorum" dedi. 

    Mızraklı: Bir daha SEGBİS'le katılmayacağım

    Ardından konuşan Mızraklı da şunları söyledi: "Soruşturmanın başından bu yana baktığımda, önceden verilmiş bir kararla karşı karşıya olduğumu anladım. Duruşmaya SEGBİS'le katılmam hukuka aykırıdır. Bir daha SEGBİS'le katılmayacağımı belirterek, tutukluluk halime dair son sözlerimi söylüyorum. Van ve Elazığ'da yaşanan afetler karşısında yüreğimiz buz tuttu. Yaşamını yitirenlerin ailesine başsağlığı diliyorum. Geçen mahkemede davanın siyasi saiklerle açıldığı iddiam, bu duruşmada doğrulandı. Bizler defalarca siyasi saiklerle açılan davalarla karşılaştık. Birçok ülkede siyasi saiklerle açılan davalar, ülkenin tarihine kara leke olarak geçti. Bu vakaların karşısında siyasi iktidarın verdiği karara uyarak kolaycılığa kaçılmamalı. Herkes bu durumdan sorumludur. ‘Ben yanıltıldım aldatıldım’la olmaz. Biz daha zor olanı, çatışmalı ortamda barışı ve yaşamı koruma peşine düştük.”  

    Mızraklı: Mütalaa, tam bir torba yasa gibi, savcı ne duyduysa içine atmış

    “Medyanın yalan ve iftira süreçleri devam ediyor” diyen Mızraklı, şunları kaydetti:

    “Defalarca tekzip etmemize rağmen yargı bunları görmezden geldi. Kandil'e para gönderme iftirası ve diğerleri sonucunda tutuklandım. Seçme ve seçilme hakkım gasp edildi. Hukuk devlete ait bir kavram değildir. Toplum da kendi hukukunu yaratabilir. Bin odalı sarayın inşasıyla tek adam rejimine geçildi. Toplumun her kesimi gözaltılarla korkutulmaya çalışılıyor. Ya hep birlikte kazanacak ya da ateşte yürümeye devam edeceğiz. 'Taş üstünde taş bırakmayız' diyen zamane barbarlarla işimiz olmaz. Bizim işimiz yurtseverlerle olur. Haklıyız, inançlıyız, zulümde de esenlikle büyürüz. Bu mütalaa, tam bir torba yasa gibi, savcı ne duyduysa içine atmış. Hakikat araştırılmamış. Defalarca DTK çalışmalarında bulunduğumu ifade ettim. Sağlık komisyonunda çalışmadığımı söyledim. Yoksullukla mücadele eden dernekte çalıştım. İtirafçılarla hukuk cinayeti işleniyor. 3 yıldır itirafçılık yapan, 72 kez ağırlaştırılmış müebbetle yargılanırken bizim hakkımızda verdiği ifadelerin karşılığını alıyor. Kısa sürede beraat ettirilebilir.”

    Tutukluluğun devamına karar verildi

    Ara kararını vermek üzere müzakereye çekilen mahkeme heyeti duruşmaya verdiği aranın ardından Mızraklı’nın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 9 Mart tarihine erteledi.

    Açıklamaya kalkanlı engel

    Duruşmanın ardından Adliye Binası önüne gelen HDP’li milletvekilleri ve duruşmayı takip eden heyetler açıklama yapmak istedi. Ancak adliye önünde önlem alan polis, valilik kararının gerekçe göstererek açıklamaya izin vermedi. Milletvekilleri ve heyeti çembere alan polis, gazetecilerin görüntü almasına da kalkanları kaldırarak izin vermedi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    Polis, Adliye, Mütalaa, Duruşma, Kayyum, Diyarbakır, Selçuk Mızraklı
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın