05:24 05 Aralık 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    Çin’de başlayan koronavirüs salgını (2438)
    0 43
    Abone ol

    Prof. Ali Çarkoğlu, “Dünyada yapılan ama bizde yapılmayan sahra hastanesi ve odada insanların izole edilerek sağlık hizmetlerini alabilecekleri tesis planlaması dahi yok gibi geliyor. Nasıl oluyor da yapılmıyor merak içindeyim. İhtiyacımız olduğu zaman bugünden yarına yapılabilecek bir şey değil bu” şeklinde konuştu.

    Koç Ünivesitesi’nden Prof. Ali Çarkoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik, sosyal ve siyasi etkilerini RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası yayınında değerlendirdi. Çarkoğlu, Türkiye’de insanların sokağa çıkma yasağına neden uymadığını şu sözlerle yorumladı:

    “Türkiye’deki toplumsal yapının davranışlara etki yapan önemli birkaç özelliği var. Bunların bir tanesi sosyal sermayenin düşük olması. İnsanların birbirlerine son derece düşük düzeyde güvenmeleridir. Dünyadaki ülkeler içerisinde örneğin İsveç, Norveç, Danimarka gibi Kuzey ülkelerinde yüzde 80 ‘Sokakta herhangi birine güvenir misiniz?’ sorusuna evet diye cevap verirken, Türkiye’de bu oran 10 maksimum 15 civarında bulunuyor. Birbirine güvenin bu kadar düşük olduğu yerde bunu toplumsal yaşamada yansımaları oluyor. İkinci özelliğimiz de kural tanımazlık. Bu özelliği de günlük yaşamda herkes görüyor.

    Ersin Kalaycıoğlu ile yaptığımız araştırmada insanlar birbirleriyle yüz yüze kontak kurma eğilimindeler. Avrupa ve batı demokrasilerinin pek çoğunda artık elektronik ortama dönmüşken, Türkiye’de henüz o aşamaya gelmiş durumda değil. Belki daha da önemlisi birinci derece yakınlarını günlük sıklıkta görme oranlara baktığımızda saha çalışmasına katılan 30 ülke içerisinde en yüksek oran bizde. Demek ki insanlar yakın ailelerinin yakınlarında oturuyorlar. Gelir olsa da olanak yok aslında o yüzden yine aileye bağımlı oluyorsunuz. Dolayısıyla aileler birlikte yaşıyorlar. Aynı apartman dairesinde yaşamak gecekondu çağrışımı yapıyor fakat aynı apartmanda olmasa da yürüyüş mesafesindedir çoğunlukla aileler. Anadolu da bu daha ağırlıklı olarak karşımıza çıkıyor.”

    Olası bir sokağa çıkma yasağının ekonomik etkileri içinse Çarkoğlu, şu yorumu yaptı:

    “Biz ne kadar insanlara sokağa çıkma desek de insanlar birbirlerini görmeye devam ediyor. Sokağa çıkmama şansı kaç kişi de var? Türkiye, dünyadaki en bozuk gelir dağılımına sahip ülkelerden birisi. Sosyal devlet koruması altında yaşayan bir nüfusumuz olsa o zaman durum farklı olabilirdi. Türkiye’de insanlar bir günden öbür güne iş bulma zorluğu içerisinde hayatlarını devam ettiriyorlar. Bu insanlara evinde otur dediğiniz zaman bankadaki tasarruflarını kullanarak 20 gün geçimini sağlayabilsin. Bunun çok zor olduğu önemli bir nüfus var Türkiye’de. Sokağa çıkmama fikri ile insanları izole etme epey zor. Türkiye’de devlet halkın bütün ihtiyaçlarını karşılayacağım ve evlere yiyecek dağıtmak buna dahil. İtalya’da market alışverişi yapılıyor ama insanları ceplerinde para oluğu için hala gidip alışveriş yapabiliyorlar. Bizde sokağa çıkma yasağı geldiği zaman işe gidemeyecek gidemediği için parası olmayacak. Beslenme dahil her türlü sorun ortaya çıkacak. Muhalefetin dile getirdiği su, elektrik ve doğalgaz faturalarının ertelenmesi çağrısı var. Çalışmadığınız zaman bunların da ödenmesi zor hale gelecek.

    Öncelikle acil olan kişilere yardım elini uzatılması lazım. Burada unutulan bir kesim varsa o da göçmenler dediğimiz Suriyeli gibi dünyanın dört bir tarafından gelmiş yüz binlerce insan yaşıyor. Bu insanların bu tür kiriz zamanında çok daha kırılgan yapıya dönüşmeleri söz konusu. Pek çoğu tek göz odada 15 kişi yaşıyorlar. Bu tür salgının yayılması çok daha kolay oluyor. Bu tür kırılgan grupların iyi tespit edilip acil yardım ve sağlık yardımının götürülmesi şart. Kural tanımazlık bizi kriz anındaki toplumları böyle garip davranışlara ittirebilir. Bu tür özelliğe sahip toplumlara sıkıntıları bertaraf edecek kadar açık ve şeffaf bir şekilde bilgi vermek lazım. Bu bilgilerin gece saat 23’de veriliyor olması benim izlediğim kadarıyla bir tek Türkiye’de yapılan bir şey. Yurt dışında mahallesine kadar bilgi sahibi olunabiliyor. Türkiye’de neden olamıyor? Önlemler iciddiye almak için bilgi sahibi olmamanız daha iyi demeye getiriliyor ama ben bu kanaatte değilim. Rasyonel insanlar ne kadar çok ilgiye sahip olurlarsa o kadar daha doğru karar verme ihtimalleri artar diye düşüncesindeyim.”

    Çarkoğlu, son olarak ‘Bir vatandaş olarak sahra hastane planlamasının neden yapılmadığını sorguluyorum” dedi:

    “Dünyada yapılan ama biz de yapılmayan sahra hastanesi ve oda da insanların izole edilerek sağlık hizmetlerini alabilecekleri tesis planlaması dahi yok gibi geliyor. Nasıl oluyor da yapılmıyor merak içindeyim. İngiltere, Fransa ya da İspanya gibi ülkelerde planlamaya alındı. Türkiye’de yok ama bekliyoruz. İhtiyacımız olduğu zaman bugünden yarına yapılabilecek bir şey değil bu.”

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Konu:
    Çin’de başlayan koronavirüs salgını (2438)
    Etiketler:
    Karantina, Ekonomi, Tedbir, Kovid-19, Koronavirüs, Sahra hastanesi
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın