23:04 07 Temmuz 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    Türkiye’de Kovid-19 salgını (1243)
    0 05
    Abone ol

    Salgının başlangıcından bu yana vaka sayısının en düşük olduğu kentlerden biri olan Diyarbakır'da son 6 günde 200’ün üzerinde vaka tespit edildiği belirtiliyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Halis Yerlikaya “Azalmaya doğru giderken biz açıkçası hastalık piki ile karşı karşıyayız” diyerek tedbirler konusunda uyardı.

    Diyarbakır’da havaların ısınmasıyla birlikte koronavirüsün biteceği düşüncesi pahalıya mal oldu. 10 günlük süre zarfındaki artış, 3 aylık artışı geçti. 11 Mart'tan bu yana yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı verilen mücadelede vaka sayısının düşük olduğu kentlerden biri olan Diyarbakır'da normalleşme ile birlikte kurallara uyulmamasından kaynaklı vaka sayısında ciddi bir artış yaşandı.

    Türkiye'de vaka sayısının en yüksek olduğu mayıs ayı ortalarında Diyarbakır’da vaka sayısı 60’lara kadar düşmüştü. Ramazan Bayramı ve normalleşme süreci ile birlikte 10 günlük süreç içerisinde vakalar arttı.
    © Sputnik / Sertaç Kayar
    Türkiye'de vaka sayısının en yüksek olduğu mayıs ayı ortalarında Diyarbakır’da vaka sayısı 60’lara kadar düşmüştü. Ramazan Bayramı ve normalleşme süreci ile birlikte 10 günlük süreç içerisinde vakalar arttı.

    Sağlık örgütlerinin verilerine göre vaka sayısı bin 300’e ulaşırken, günlük 60’a yakın vakanın yaşandığı belirtiliyor. Kentte bazı mahalleler karantinaya alınırken, kalabalığın yoğun olduğu yerlerde de maske takma zorunluluğu getirildi.

    Bir hastanede 149’u servis, 20’si yoğun bakım toplam 169 vaka

    Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde şu an 149’u servis, 20’si yoğun bakım olmak üzere toplam 169 vakanın olduğu belirtilirken, diğer hastanedeki vaka sayısı ile ilgili henüz net bir bilgi yok. Sağlık örgütlerinin verilerine göre Ramazan Bayramı'ndan sonra geçtiğimiz son 6 günde testi pozitif çıkanlardan 20’si ağır 200 kişi hastanelerde, 350’yi aşkın kişi de evlerde izolasyon altında tutuluyor. Mahallelerde, ev ziyaretlerinde, taziye ve mevlitlerde salgına yakalananların sık sık gündeme geldiği kentte, en son Çınar ilçesine bağlı Avdallı Mahallesi’nde 1 kişi, 15 kişiye virüs bulaştırdığı ortaya çıktı.

    Bazı mahalleler karantinaya alındı

    Salgının yayılması ile birlikte kentte bazı mahalleler karantinaya alındı. Merkez Bağlar İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu, 5 Nisan Mahallesi ve Şeyh Şamil Mahallelerinde bazı vatandaşlarda koronavirüs tespit edilmesinin ardından 3 sokağın karantinaya alınmasına karar verdi. İlçedeki 3 sokak, polis ve zabıta ekipleri tarafından giriş çıkışlara kapatıldı. Filyasyon ekipleri, koronavirüs testi pozitif çıkanların temas ettiği kişilere de test yaptı.

    Asker ziyaretlerinin ardından karantina

    Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesine İstanbul’dan askere gitmek için babasının evine giden gencin testi pozitif çıktı. Filyasyon ekipleri, genci ziyarete gelen 70 kişiye ulaşarak test yaparken, mahalledeki bazı noktalar tedbir amaçlı karantinaya alındı

    Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde ikamet eden bir kişi, vatani görevini yapmak için birliğine teslim oldu. Gencin yapılan testlerinde korona virüs taşıdığı tespit edilince yaşadığı mahalle karantinaya alındı.

    ‘Son 10 günde ciddi bir artış var’

    Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Halis Yerlikaya, kentte artan vakalar ile ilgili Sputnik’e konuştu. Son 10 günde kentte ciddi bir vaka artışının yaşandığını belirten Yerlikaya “‘Biz bu işte çok başarılıyız’ algısı yaratıldığı için oluşan rehavet buna yol açtı. Yine bayram ziyaretleri, toplu ibadetler gibi olguların da bu artışta rol oynadığını düşünüyoruz. Sonuçta psikolojik olarak insanlarda bir bıkkınlık bir yılgınlık oluştu. Uzun süre bu gündemle yatıp kalkan insanlar açısından bunun yol açtığı sıkıntılar da ‘artık ne olursa olsun’ anlayışı getirdi. Bir diğer neden de iller arası seyahat kısıtlaması kalkınca İstanbul’dan, diğer illerden bölgemize çok sayıda enfekte hasta da geldi. Onların yaptıkları ziyaretler sonrasında da hasta sayısında artış olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    ‘Nisan ayında bile bu kadar vaka yoktu, çok ciddi bir artışla karşı karşıyayız’

    Filyasyon çalışmasının eksik yapıldığını söyleyen Yerlikaya şöyle devam etti:

    “Hem bölgemizde hem Türkiye genelinde filyasyon çalışması eksik yapılıyor. Bir hasta yakalandığı zaman o hasta nereden hastalığa yakalanmış, o hastanın temasta olduğu kişiler kimler, onlardan pozitif saptananların izole edilmeye devam ettirmesi gerekiyordu. Bölgeye baktığımızda sadece şikayetleri olanların testlerine bakıldığı bir süreci yaşadık. Şu an benim çalıştığım hastanede 29 yaşında bir ay önce gebeliği olan, hastalık kaptıktan sonra şuan akciğerleri çok kötü olup makinaya bağlı olan hasta var. Böyle hastalarımız da var. Bu ciddi bir hastalıktır, bulaşıcılığı çok yüksek. Bölgemiz en yoğun yaşandığı Nisan ayında bile bu kadar çok vaka yoktu. Çok ciddi bir vaka artışıyla karşı karşıyayız.”

    “Bitmeye doğru giderken biz açıkçası pik ile karşı karşıyayız” diyen Yerlikaya “Bu biçimde devam ederse yani birçok insanı uyardığımız fiziksel mesafe, hijyen kuralları, toplu yaşam alanlarında maske kullanımı gibi kurallara uyum olmadığı zaman bu sayıların daha artabileceğini öngörüyoruz. Bunların dikkate alınması gerekir. Salgının bitmediğini kanıksayıp buna göre onların sorumlu bir biçimde davranması gerekir ki yetkililerin de tabi sorumluluklarında olan işleri yapmalarında büyük yarar var. Özellikle saptanan vakaların temaslarının taranması, testlerin yapılması, bu işin henüz bitmediğini kamuoyuna duyurması gerekir. Bunu toplumsal bir dayanışma ile üstesinden gelebiliriz. Bunu gizleme, bunu önemsizleştirme, bir damga gibi kaygılarla, korkularla yetkililere açıklanmaması, etraftaki kişileri açıklanmaması kabul edilebilir bir şey değil” dedi.
    © Sputnik / Sertaç Kayar
    “Bitmeye doğru giderken biz açıkçası pik ile karşı karşıyayız” diyen Yerlikaya “Bu biçimde devam ederse yani birçok insanı uyardığımız fiziksel mesafe, hijyen kuralları, toplu yaşam alanlarında maske kullanımı gibi kurallara uyum olmadığı zaman bu sayıların daha artabileceğini öngörüyoruz. Bunların dikkate alınması gerekir. Salgının bitmediğini kanıksayıp buna göre onların sorumlu bir biçimde davranması gerekir ki yetkililerin de tabi sorumluluklarında olan işleri yapmalarında büyük yarar var. Özellikle saptanan vakaların temaslarının taranması, testlerin yapılması, bu işin henüz bitmediğini kamuoyuna duyurması gerekir. Bunu toplumsal bir dayanışma ile üstesinden gelebiliriz. Bunu gizleme, bunu önemsizleştirme, bir damga gibi kaygılarla, korkularla yetkililere açıklanmaması, etraftaki kişileri açıklanmaması kabul edilebilir bir şey değil” dedi.

    ‘Kaybettiğimiz genç hastalar da var’

    Yüzde 30’un hastalığı semptomsuz geçirdiğini ifade eden Yerlikaya şunları söyledi:

    “Gençlerde hiçbir sıkıntı olmuyor ama özellikle kronik hastalığı olanlar açısından ölümcül sonuçları var. Bunu siz birine bulaştırdığınız zaman gerçekten çok ciddi sonuçları olabilir. Dolayısıyla bu şakaya alınabilecek, önemsizleştirilecek bir yanı yok. Herkesin bu bilinçle hareket etmesinde yarar var. Genelde orta yaşta hastalar var. Tabii çok daha yaşlı olan ve kaybettiğimiz hastalar da var. Genç olan hastalar da var ama genelde orta yaşa yoğunlaşmış bir yaş aralığı var.

    Şu an bizim hastanemizde 149’u servis, 20’si yoğun bakım olmak üzere toplam 169 hasta var. Bu sayılar sürekli değişiyor. Taburcu edilenler de var.”

    ‘Hiçbir şikayetiniz yokken başkasına bulaştırabilirsiniz’

    Salgın tehlikesinin henüz geçmediğini belirten Yerlikaya şu uyarılarda bulundu:

    “Genelde kronik hastalığı olan yaşlı olan hastalarda dünyaya paralel biçimde vefat eden hastalar oluyor, genç kaybettiğimiz hastalarda oldu.

    Sürecin başından Diyarbakır açısından testi pozitif olan hasta sayısı 1250’den fazla. Vefat eden de 42 vaka, en azından bizim ulaştığımız veriler. Tabi bu sayılar testi pozitif gelen hastalar. Hastalık bulguları ve radyolojik olarak Hastalığı gösteren ama bu hesaplamalara katılmayan hastalar da var. Ateş düştüğü yeri yakar, bu hastalıktan vefat eden sizin anneniz babanız olabilir dolayısıyla bunu çok net olarak söyleyelim bu salgın tehlikesi henüz geçmedi. Bizim önerdiğimiz üç şey var; fiziksel mesafe, gerekmedikçe insanlarla 1.5 metre kuralına mutlaka uymamız lazım. İkincisi maske kullanımı, maskeyi doğru bir biçimde kalabalık ortamlara gittiğimizde takmalıyız. Siz bu hastalığı taşıyor olabilirsiniz ve hiçbir şikayetiniz yokken bu hastalığı başkasına bulaştırabilirsiniz. Üçüncüsü de kişisel hijyen kurallarına dikkat etmek gerekir. 20 saniyeyi geçecek şekilde el yıkamanın sık yapılması gerekir.”

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Konu:
    Türkiye’de Kovid-19 salgını (1243)
    Etiketler:
    Sosyal mesafe, Karantina, vaka, Diyarbakır, Kovid-19, Koronavirüsle mücadele, Koronavirüs
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın