02:21 02 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    Akdeniz’de Türkiye-Yunanistan gerilimi (55)
    0 92
    Abone ol

    ABD’li bakan Mike Pompeo ile Güney Kıbrıs lideri Nikos Anastasiadis’in görüşmesini değerlendiren Emete Gözügüzelli “Enerji kaynakları üzerinde hakimiyet kurmak isteyen” ABD’nin Rusya’ya karşı Güney Kıbrıs’ı kullandığına işaret etti. Gözügüzelli “Doğu Akdeniz’de kaos olması, ABD’nin projeleri için hep bir basamaktır” dedi.

    ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’le yaptığı görüşme ve görüşme sonrası yaptığı açıklamaların yankıları sürüyor. ABD'nin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yürüttüğü faaliyetlerden derin endişe duyduğunu dile getiren Pompeo "Bölgedeki ülkeler güvenlik, enerji kaynakları ve denizlerle ilgili konuları diplomatik yolla ve barışçıl şekilde çözmeliler" ifadelerini kullanmıştı.

    Pompeo, konuşmasında güvenlik alanında işbirliği vurgusu da yapmıştı. Ancak ABD’li bakanın bu sözleri, ülkesinin Güney Kıbrıs’a dönük 33 yıllık silah ambargosunu kısmi olarak da olsa kaldırmasının ardından gelmesi itibarıyla dikkat çekici oldu. Enerji kaynaklarının Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında paylaşılacağı iddiasında bulunan Pompeo’nun diplomatik temaslarında Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’a yer vermemesi de bir diğer çelişki olarak öne çıktı.

    ‘Enerji paylaşımı’ vurgusu yapan Pompeo’nun gündeminde aslında ne var?

    Peki, “barış” ve “enerjinin adaletli paylaşımı” vurguları yapan Pompeo’nun bu ziyaretinin asıl saiki ne? Söz konusu toplantı, Doğu Akdeniz denklemini değiştirebilecek güçte sonuçlar doğurur mu? Sputnik’in bu sorularını Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Kıbrıs Akademik Birimi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Emete Gözügüzelli yanıtladı. 

    Gözügüzelli’ye göre Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasında enerji paylaşımını sağlamak noktasında adımlar atan taraf Türkiye iken, ABD’nin yapmaya çalıştığı şey kendi çıkarına Rusya’nın bölgedeki gücünü kırmaya çalışmak.

    ‘Türkiye’nin devlet politikası Kıbrıs’ta diyalog ve işbirliği üzerine, bu süreç ABD söyledi diye yürütülmüyor’

    Gözügüzelli “Şunu belirtmek gerekiyor ki; Türkiye zaten Amerika söyledi diye barışçıl faaliyetler yürütmüyor. Türkiye Cumhuriyeti devlet politikası, Sayın Erdoğan’ın da açıklamalarında defaatle vurguladığı üzere, bir diyalog ve işbirliği kurulması gerektiği ve özellikle Kıbrıs etrafındaki hidrokarbon kaynaklarının Güney Kıbrıs tarafının tek yanlı sömürülmemesi için burada Kıbrıs Türklerinin de hakları olduğu ve bu konuda ortak bir hidrokarbon komitesi kurulması gerektiğine işaret ediyor” diyor. 

    ‘ABD, Rusya’ya karşı Güney Kıbrıs’ı kullanıyor’ 

    Bölgede barışçıl ilişkilerin ilerletilmesi, Doğu Akdeniz’in barış ve istikrarının sürdürülmesi yönünde Türkiye’nin duruşunun “ortada” olduğuna işaret eden Gözügüzelli “Ancak Amerika’nın bizzat Güney Kıbrıs’taki ziyareti ve Rum liderliğiyle birlikte bir güvenlik merkezi oluşturmaları, bölgedeki Rusya etkisini kırma çabalarının bir parçası olmaktan ibaret. Amerika bölgede özellikle Rusya’nın Suriye ve bölgedeki diğer ülkeler üzerinde başarılı olamaması yönünde Güney Kıbrıs’ı kullanmaktadır. ABD, Rusya’nın bu ada üzerinde stratejik elde edebileceği bölge üstünlüğünü engelleyici jeopolitik hamleler içerisindedir diye anlattı. 

    ‘ABD’nin öncelikli hedefi Rusya, sonraki hedefi Akdeniz’e inmesi söz konusu olan Çin’

    Gözügüzelli “Çünkü Güney Kıbrıs ve Rusya’nın tarihi Ortodoksluk bağı ile de geçmişe dayalı ilişkileri söz konusudur. Bu ilişkiler temelinde mevcut bağlarını yine Rusya’yla yürüten bir Güney Kıbrıs Rus liderliği vardı ve Kıbrıs konusunda da hemfikir tutumları vardı. Güney Kıbrıs Rum liderliğinin bu yönde özellikle askeri donanımı kapasitesi gelişimi limanlarının güvenliği dahil olmak üzere böyle bir anlaşma yapması, Rusya’nın Güney Kıbrıs limanlarına girişlerini engellemek adına atılan hamlelerdir. Tabii ki görünürde Güney Kıbrıs Rum liderliğinin Batı’nın üstünlüğünü kabul eder bir noktada, özellikle Amerika’nın arzu ettiği şekilde strateji geliştirdiğini görmekteyiz. Çünkü Amerika’nın bu hamleleri Rusya’dan sonra aslında Çin’e karşı da atılan ön hamlelerdir. Çünkü Modern İpek Yolu projesi var. Bu proje kapsamında da Çin’in Akdeniz’e inmesi söz konusu. Amerika bütün bunlara karşı önleyici hamle olarak Kıbrıs’ta konuşlanma, etkisini artırma gayreti içerisinde” diye devam etti. 

    ‘ABD’nin girişimleri bölgedeki iyi niyetli çabalara zarar veriyor’ 

    Pompeo’nun açıklamalarındaki Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yürüttüğü faaliyetlerden endişe duydukları mesajını “yüzeysel” diye nitelendiren Gözügüzelli “Ancak gerçekte işbirliği çağrısında bulunması ve enerji kaynaklarının, denizlerdeki var olan meselelerin barışçıl şekilde çözülmesini gerektiği, ABD’nin değil Türkiye’nin bugüne kadar Erdoğan öncülüğünde yürüttüğü politikanın parçasıdır. Pompeo’nun buradaki barış vurgusu ise Güney Kıbrıs’ı silahlandırmaları sebebiyle kendi içinde tezatlık oluşturmakta ve ABD’nin bu yaptıkları, barışçıl ve iyi niyetli çabalara zarar vermektedir dedi. 

    ‘Doğu Akdeniz’de kaos olması, ABD’nin projeleri için hep bir basamaktır’

    Bölgedeki iyi niyetli girişimlere darbe vuran bir diğer tutumun ise NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs’la ilgili pakt üyesiymiş gibi politikalar yürütülmesi olduğuna işaret eden Gözügüzelli “Atılan bu adımlar sürecek, Doğu Akdeniz kritik bir merkez olmaya devam edecektir çünkü keşfedilmeyen ve şüpheli kaynaklar halen varlığını sürdürmesi sebebiyle Akdeniz rekabet merkezi haline gelmiştir. Amerika da bu pastadan mutlak surette pay almak için Güney Kıbrıs’ta varlığını ilerletmek gayreti içerisinde. Amerika, bu enerji kaynakları üzerinde hakimiyetini sağlama arzusu içerisinde. Bu yüzden Amerika için bölgede bir kaos olması her zaman için kendi ilerleteceği projelerinde bir basamak olarak değerlendirilebilir ifadelerini kullandı.

    ‘Türk limanları Mağusa, İskele veya uygun görülen bir nokta faaliyete sokulacaktır’

    Kıbrıs meselesindeki çözümsüzlüğün sürmekte olduğunu hatırlatan Gözügüzelli “Güney Kıbrıs’ın silahlandırılması ve Yunanistan ve Fransa öncülüğünde destek alması, Birleşik Kıbrıs düşüncesinin ve amacının mümkün olmadığını ortaya koyuyor. Bu yüzden uluslararası alanda beklenti içerisinde olunan Birleşik Kıbrıs projesi bir hayal olarak varlığını hissettirecektir tüm taraflara. Artık adanın kalıcı bölünmüşlüğünün de aslında dolaylı olarak Amerika tarafından da arzu edildiğinin bir göstergesi olarak da değerlendirebiliriz. Zannediyorum ki artık Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türklerinin de kendilerini uluslararası alanda görünürlüğünün sağlanması yönünde Türkiye’nin izleyeceği politikalar da ivme katacaktır. Bundan sonraki süreçte aynı mütekabiliyet esası içerisinde Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin de Türkiye tarafından uluslararası güvenlik zemininde ilerletileceği aşikardır. Bu anlamda muhtemelen yakın bir zamanda lojistik limanları da Türkiye’nin destekleriyle Mağusa bölgesinde, İskele’de ya da uygun görünen bir yerde faaliyete sokulacaktır diye ekledi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Konu:
    Akdeniz’de Türkiye-Yunanistan gerilimi (55)

    İlgili konular:

    Türkiye'den Doğu Akdeniz'de yeni NAVTEX kararı
    ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'dan Doğu Akdeniz için 'diplomasi' çağrısı
    Lavrov: Kıbrıs sorununu, görüşmelerin yeniden başlatılması çözebilir
    Güney Kıbrıs: Türkiye’nin Akdeniz’deki tatbikatı yasa dışı
    Akar ve TSK komuta kademesinden sürpriz Kuzey Kıbrıs ziyareti
    Etiketler:
    Liman, İpek Yolu, Akdeniz, Çin, jeopolitik, işbirliği, Diyalog, Suriye, Doğalgaz, Enerji, Silah ambargosu, Nikos Anastasiadis, Mike Pompeo, Emete Gözügüzelli, Rusya, askeri işbirliği, Sondaj, Hidrokarbon, NATO, ABD, Güney Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs, Kıbrıs, Yunanistan, Doğu Akdeniz, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın