10:27 24 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 50
    Abone ol

    “Türkiye İçin Klinik Araştırma Stratejisinin Faydaları” raporunun detaylarını paylaşan IQVIA Danışmanlık Müdürü Özgür Ertok “‘İlaç ekonomisinde 16’ncı büyük pazar olan Türkiye, klinik araştırmalarda geride. Türkiye, şu anki klinik araştırma sayısını 3 katına çıkarması gerekiyor” dedi.

    Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin desteği ile IQVIA Danışmanlık tarafından hazırlanan “Türkiye İçin Klinik Araştırma Stratejisinin Faydaları” raporunun sonuçları yayınlandı. Gerekli adımlar atılırsa Türkiye’nin klinik araştırmalardan yıllık 1 milyar dolarlık ekonomik değer üretebileceğine işaret eden raporun detaylarını IQVIA Danışmanlık Müdürü Özgür Ertok anlattı. 

    Ertok Türkiye, şu anki klinik araştırma sayısını 3 katına çıkarması gerekiyor. Bunu çıkaracak potansiyele ve hevese sahip. 2018’deki rakamlara göre, global ilaç Ar-Ge harcaması yaklaşık 180 milyar dolar. Bu da 2018 yılında ilaç şirketlerinin toplam gelirlerinin yüzde 21.6’sının ilaç araştırmasına harcadığını gösteriyor. Bununla beraber ilaç Ar-Ge’si dediğimiz noktada, klinik araştırmalar ilaç Ar-Ge’sinin altında önemli bir paya sahip. Klinik araştırmalar, dört fazdan oluşuyor. Toplamda klinik araştırmalar 180 milyar dolarlık pastanın yaklaşık 110 milyar dolar ile yüzde 61’ini oluşturuyor. Bu 110 milyar dolarlık ekonominin kırılımına baktığımızda dünyadaki 16 bin 720 tane çalışmadan geliyor” ifadelerini kullandı. 

    ‘Türkiye’nin Faz 3 çalışmalarından görece daha büyük pay alması olası’

    Ertok “Dünyada yapılan çalışmaların faz kırılımlarına baktığımızda biraz daha dengeli bir faz yapısı var. Türkiye’de şu anda 521 tane klinik araştırma yürütülüyor endüstri destekli. Türkiye’deki çalışmaların 4’te 3’ü faz 3 aşamasında. Bu çok normal bir dağılım aslına bakarsanız çünkü faz 1 ve faz 2 dediğimiz ön çalışmalar doğası gereği araştırmanın yapıldığı molekülün veya ürünün geliştirdiği ilkelere veya Ar-Ge merkezlerinin yerine yakın bölgelerde, coğrafyalarda yapılması maliyet avantajı sağlıyor. Ama faz 3 çalışmaları daha büyük hasta popülasyonlarında yapıldığı için globalda daha büyük coğrafyaları, dünyanın bütün ülkelerine yayılmış durumda. Bizim faz 3 çalışmalarından görece daha büyük pay almamız kısa vadede daha olası görünüyor” diye anlattı. 

    ‘İlaç ekonomisinde 16’ncı büyük pazar olan Türkiye, klinik araştırmalarda geride’

    Türkiye’de toplam aktif klinik araştırma sayısının 521 olduğuna işaret eden Ertok Her yeni başlayan klinik araştırma sırasında dünyada 26’ncı ülke, 521 çalışmayla. Bu sıralama ilaç endüstrisi boyutuna baktığımızda, dünyada 16’ncı büyük ilaç ekonomisiyiz, biraz daha gerideyiz. Bununla beraber sadece nominal sıralama çok bir anlam ifade etmiyor. Nüfusa, gayri safi milli hasılaya veya ilaç pazarına oranla sıralamamıza baktığımızda ise Türkiye 26’ncı sıralara, biraz daha gerilere gidiyor. Hatta gayri safi milli hasılada 62’inci sıraya kadar geriliyor. Bu da bize aslında toplamdaki potansiyelimizi gösteriyor. İlaç ekonomisinde 16’ncı büyük pazar iken burada yeteri kadar odaklanmadığımız ve sıralamalarda geriye düştüğümüz bir konu klinik araştırma. Türkiye’deki endüstri destekli klinik araştırmaların sayısı gelişimi ise yaklaşık 10 yılda yıllık ortalama yüzde 3.6 ile büyüyor ve 521’e ulaşmış durumda diye ekledi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    27 ilaç daha geri ödeme listesinde
    Varank, Kovid-19 tedavisinde kullanılan ilacı üreten fabrikayı inceledi
    Araştırma: İltihap sökücü ilaçlar Kovid-19 tedavi sürecini kısaltabilir
    Etiketler:
    strateji, Araştırma, deney, Hasta, Ar-Ge, Tedavi, Pazar, Ekonomi, Çalışma, klinik, ilaç, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın