03:56 02 Aralık 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 224
    Abone ol

    ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield, Türkiye’nin ABD’li ilaç şirketlerine borcunu ödememesi durumunda şirketlerin Türkiye’ye ilaç satmayı durdurabileceğini açıkladı.

    Amerikan Büyükelçinin bu açıklamasını Sputnik’e değerlendiren Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, bunun son dönemde Washington’un Ankara’ya yönelik yürüttüğü baskı politikalarının bir parçası olduğunu ve iki ülke arasındaki krizi daha da derinleştireceğini söyledi.

    “ABD Türkiye Büyükelçisi David Satterfield’in Türkiye’nin ABD’li ilaç şirketlerine borcunu ödememesi durumunda bu şirketlerin ilaç satmayı durdurabileceğini açıklaması, açıkçası son dönemde Washington’un Ankara’ya yönelik yürüttüğü baskı politikalarının bir parçası olarak karşımıza çıkmakta olup, Türk-Amerikan ilişkilerindeki krizi daha da derinleştirmeye yönelik bir adım olarak şimdiden algılanmıştır. Düne kadar Türkiye-Rusya bağlamında S-400’ler ile özdeşleşen bu baskı politikasında Türkiye-Çin ilişkilerinin de yerini almaya başladığını görüyoruz. Bu bağlamda ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun açıklamalarında ve Amerikan Foreign Policy dergisinde yayımlanan analizde çok açık bir şekilde Türkiye-Çin ilişkilerinin hedef alınması, bu tespitimizi fazlasıyla teyit etmektedir.”

    Satterfield’in açıklamasının zamanlamasına dikkat çeken Erol’a göre Batı’nın Türkiye’ye yönelik “ölçüsüz” poltikaları yüzünden Türk kamuoyunda Batı ve özellikle ABD karşıtlığının arttığını ve Ankara’nın “Batı Kulübü”nden giderek uzaklaştığını ileri sürdü.

    “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM 75. Genel Kurulu’nda yaptığı; “Tarihin sarkacı yeniden Asya’ya kaydı”, “Türk dış politikasında ‘Yeniden Asya’”, “İstanbul’un Birleşmiş Milletler’in merkezi yapılması” açıklamaları da, görünen o ki başta Washington olmak üzere Batılı başkentleri rahatsız etmiştir. Batılı devletlerin Türk dış politikasındaki bu denge arayışını bir “eksen kayması” olarak değerlendirmesi ve Türkiye’yi “Batı Kulübü”nde tutma çabalarındaki bu “ölçüsüzlük” ve bunun Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki bir takım olumsuz yansımaları, açıkçası Ankara’nın Asya açılımını daha da hızlandırmaktadır. Daha da ötesi, ABD’nin diğer ülkelere uyguladığı ambargoları hatırlatan bu talihsiz açıklama Türk kamuoyundaki ABD ve Batı karşıtlığının daha da tırmanmasına neden olacaktır”.

    Bu arada Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan Çolak, Satterfield’in açıklamalarını, “modern ilaç ambargosu” olarak nitelendirdi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    ilaç, Türkiye-ABD ilişkileri, Türkiye, ABD, David Satterfield
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın