11:12 25 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 2616
    Abone ol

    Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ardından Katar’ın da ABD’ye F-35 savaş uçağına ilişkin resmi talebini iletmesi hem bölge dengeleri hem de Türkiye’nin bu konudaki değerlendirmeleri açısından önem taşıyor. Uzmanlara göre Katar’ın F-35 talebinin altında birçok etken yatıyor.

    Orta Doğu’da bir yandan ilişkilerde normalleşme bir yandan da gerginlikler sürerken, Katar’dan sürpriz bir hamle geldi. Reuters haber ajansına konuşan üç ayrı kaynak, Katar'ın ABD'ye, beşinci nesil savaş uçağı F-35 satın almak için resmi bir başvuruda bulunduğunu bildirdi. Katar’ın talebinin, İsrail’le ‘ilişkileri normalleştiren’ BAE’nin geçen Eylül ayında yaptığı aynı başvurunun ardından gelmesi de dikkat çekti. Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal ve Savunma Analisti Hakan Kılıç, konuyu Sputnik’e değerlendirdi.

    ‘Katar, kendini güvenceye almak istiyor’

    Prof. Dr. Uysal’a göre Katar, kendisini Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn tarafından kuşatılmış hissediyor ve bu kuşatmada askeri açıdan zayıf görünmek istemiyor:

    “BAE ve Bahreyn’in İsrail ile olan ilişkilerini ‘normalleştirmesi’ ve ilişkilerini daha da ilerletmesiyle de Katar, bölgede yalnız ve dezavantajlı durumda kalmaktan endişe duyuyor. Ancak iki ülkeden gelen F-35 talebi, ‘silah lobisi’nin de istediği bir şey, hatta ABD Başkanı Donald Trump’ın da bunda payı olabilir. Çünkü buradaki gerginliği kışkırtarak iki tarafa da silah satmış oluyorlar. Özetle gerilim tırmanırken ve rakipler güçlenirken Katar da kendini güvenceye almak istiyor.”

    BAE’nin ardından Katar’ın başvurusu ile bölgedeki tek F-35 sahibi ülke olan İsrail’in hava üstünlüğünü kaybetme çekincesi daha da artıyor. Prof. Dr. Uysal, bu başvurunun ardından uzun bir sürecin olacağını ve satış için ABD Kongresi’nin de onayının gerektiğini belirtiyor. Prof. Dr. Uysal’ın bu konudaki görüşleri şöyle:

    “ABD’nin başında tüccar mantığı ile hareket eden Trump varken, F-35’lerin satışı ihtimali daha yüksek gibi görünüyor. Kasım ayındaki seçimlerde Trump’ın karşısındaki aday olan Biden ABD Başkanı olursa, silah satışı işleri daha da zora girecek gibi. Çünkü demokratların bu konularda daha prensipli ve farklı bakışlarla yaklaştığını görüyoruz. Trump yeniden seçilir ve bunu yapmak istese de ABD’de bu kararı alacak sadece başkan değil. Ne Pentagon ne ABD Dışişleri Bakanlığı ne de oradaki lobiler, Arapların böyle bir stratejik avantaj sağlamasını istemezler. Her ne kadar Katar ve BAE’nin, ABD ile ilişkileri yakın olsa da her zaman istediklerini vermiş olsalar da F-35’ler kısa vadede onlara verilmez. İsrail de Orta Doğu’daki teknik ve askeri üstünlüğünü korumak için buna engel olmak isteyecektir. BAE, şimdilik İsrail’in dostu bile olsa yarın ne olacağını bilemiyoruz. Bu yüzden İsrail, Araplarda böyle bir stratejik silahın olmasını istemez.”

    ‘Katar’ın, BAE’nin F-35 talebinden cesaretlendiğini söyleyebiliriz’

    Savunma Sanayi Analisti Hakan Kılıç ise F-35’in, ABD ile müttefik veya dost tüm ülkelerin talep ettiği bir uçak olduğunu belirterek şunları söylüyor:

    “Örneğin Hindistan da önceden istedi. Ama Hindistan F-35 teknolojisini başka ülkelere verme açısından güvenilir bir ülke olmadığı için verilmedi. Fransa ve Almanya ise 20-30 yıl sonra 6’ncı nesil savaş uçağını yapmaya giriştiklerinde teknolojik ve yetkin mühendis açısından geri kalmamak için bugünden 5’inci nesil uçak çalışmak zorunda olduklarının farkına vardıkları için F-35 talep etmediler ve FCAS isminde kendi 5++ nesil ortak savaş uçağı programını başlattılar. Bu programa, İspanya da dâhil oldu. Yani sonuçta NATO üyesi olsun olmasın ABD müttefiki hemen hemen tüm ülkeler, Japonya, Güney Kore örneğinde olduğu gibi F-35 almak istiyor veya aldı. Katar’ın talep etmesi de hiç şaşırtıcı değil. Ancak burada Katar’ın, BAE’nin F-35 talebinden cesaretlendiğini söyleyebiliriz. Daha önceden F-35’in verilmesi konusunda çok umutlu yoktu diyebiliriz. Diğer husus ise bölgede İsrail’in F-35 sahibi olması ve BAE’nin de F-35 istemesinden dolayı kendilerini stratejik olarak zorunlu hissetmiş olması. Çünkü şu anda bana göre, dünyada F-35’i garantili bir şekilde durdurabilecek bir uçak yok. Ayrıca Suudi Arabistan ile Katar’ın arasının iyi olmadığını düşünürsek, Suudilerin EF-2000, F-15, Tornado gibi çok sofistike savaş uçakları ve güçlü bir hava gücü var. Öte yandan bölgede, güçlü bir İran gerçeği de var.”

    Katar’ın hava gücünü de değerlendiren Kılıç, ülkenin yakın zamanda ABD ile F-15QA alımı konusunda anlaştığına dikkat çekiyor:

    “F-15QA, 5. nesil uçaklardan sonra en modern hava üstünlüğü sağlayan avcı uçağı olacak. Kıyaslamak gerekirse sadece Rusya’nın Su-35’in rakip olabileceği bir uçak olacak. Buna rağmen Katar’ın F-35 istemesi aslında, F-35’i yanlış algılayan kamuoyumuzun dikkatini çekmeli. Ayrıca F-35 çok rollü, F-15’i ise daha çok hava-hava, hava üstünlüğü görevleri için düşünüyorlar. Ancak yukarıda dediğim gibi ne kadar modern hava savaşçısı almış olursa olsun, BAE’nin alımı ile kendisine böyle bir F-35 fırsatı çıkmışken bunu değerlendirmemesi, Katar’ın bütçe sorununun da olmadığını düşündüğümüz de hata olurdu.”

    Türkiye nasıl bir tavır alır?

    ABD’nin Türkiye’ye F-35 programından çıkarması ve sipariş ettiği F-35’leri teslim etmemesi konusuna da değinin Prof. Dr. Uysal, Arap ülkelerine bu uçağın verilmesi durumunda, Türkiye’nin tavrının nasıl olacağına ilişkin şunları söyledi:

    “F-35’ler BAE ve Katar’a verilirse Türkiye buna itiraz eder ve gerginlik artar. Çünkü üretiminde de yer alan Türkiye’ye F-35’lerin verilmemesi büyük bir haksızlık zaten. Türkiye, ABD’nin müttefikliğe yakışmayan hareketleri dolayısıyla S-400’leri aldı ve bunun sonucunda F-35’leri kaybetti. Bu yüzden F-35’lerin kısa vadede alınması konusunda sorun devam edeceğini düşünüyorum, orta ve uzun vadede sorun belki çözülebilir. ABD ve Rusya her ne kadar stratejik silahları satma konusunda çekimser davransa da yeni teknolojiler geliştirerek, ellerindeki bu silahları para kazanmak amacıyla satıyorlar. Bu yüzden F-35’lerin daha iyisi geldiğinde, F-35’ler de uluslararası pazarda daha çok yer alabilir.”

    Kılıç’ın bu konudaki görüşleri ise farklı:

    “Katar’ın F-35 alımı Türkiye’nin programdan çıkarılması hususunda olumlu veya olumsuz bir etki yapacağını veya Türkiye’nin bu gelişmeyi olumlu yönde kullanabileceğini hiç sanmıyorum. Çünkü dinamikler ve gerekçeler çok farklı. Türkiye alıcı değil program ortağı iken resmi gerekçe ile S-400 alımı sebebi ile çıkarıldı. Dolayısı ile başka ülkelerin alımı ABD açısından sonucu değiştireceğini düşünmüyorum. Umarım bu soruna bir çözüm bulunur ve hem S-400 hem de F-35’e sahip bir Türkiye görmek nasip olur.”

    ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Körfez ziyareti oldukça önem taşıyordu’

    Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün Kuveyt ve Katar ziyaretlerini de değerlendiren Prof. Dr. Uysal, şunları kaydetti:

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Körfez ziyareti oldukça önem taşıyordu. İlk durak olan Kuveyt’te eski emir vefat etti, yerine yenisi geldi. Hem eskisi için taziye hem de yeni Emir'e tebrik niteliği taşıyan bu ziyarette bölgedeki gelişmeler de ele alındı. Kuveyt’in Filistin meselesindeki tutumu, Katar konusunda ambargocuları desteklemeyip arabuluculuk yapması, İran’la ilişkileri bölgedeki gelişmeler açısından önem taşıyor. Bu açıdan ziyareti anlamlı buluyoruz. Katar’la da zaten ciddi bir stratejik işbirliğimiz var. Bunların yüz yüze görüşülüp ele alınması da varsa küçük sorunlar düzeltilmesi de pandemiye rağmen ilişkilerin devam etmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.”

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    Hakan Kılıç, Ahmet Uysal, Kuveyt, Recep Tayyip Erdoğan, Gerginlik, Türkiye, BAE, F-35
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın