08:32 18 Ocak 2021
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 107
    Abone ol

    Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır ve Bahreyn'in Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini dondurması ve hava sahalarını Doha'ya kapatmalarıyla başlayan kriz, 3,5 yılın ardından sona eriyor. Körfez ülkelerinin yeni dönemini ve Türkiye’nin nasıl etkileneceğini ORSAM Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal, Sputnik’e değerlendirdi.

    Suudi Arabistan ile Katar arasındaki kara, deniz ve hava sınırlarının açılması için anlaşmaya varıldığını Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır Muhammed es-Sabah duyurdu. Ardından, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin, bugün Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi'ne katılacağı açıklandı. Bu zirvede, krizin sonlandırılmasına yönelik anlaşmaya imza atıldı.

    Körfez’deki bu gelişmeyi Türkiye, ABD ve krizin taraflarından biri olan BAE’de olumlu mesajlarla karşıladı.

    Ancak tüm bu gelişmeler, bölgenin geleceği açısından yeni soru işaretleri doğurdu.

    ‘Trump’ın seçimi kaybetmesi ambargonun sonlandırılmasında etkili oldu’

    Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal, Körfez’de yaşanan gelişmeleri Sputnik için değerlendirdi.

    Katar’ın bölge ülkeleri ile krizi aşmasını ‘olumlu bir gelişme’ olarak nitelendiren Uysal, ambargocu ülkelerin 3,5 yıllık inadının Katar’a 'diz çöktüremediğini' kaydetti. Trump ve damadı Kushner’in desteği ile yürütülen ambargonun Avrupa, Rusya ve Çin’den destek görmediğini hatırlatan Uysal, Trump’ın seçimi kaybetmesinin ambargonun sonlandırılmasında etkili olduğunu belirtti. 

    Biden’ın ABD’de yönetimi devralmasıyla Suudi Arabistan üzerindeki baskının artacağını söyleyen Prof. Dr. Uysal, şunları kaydetti: “Katar’la normalleşme, Biden’ın gelmesi ile doğrudan ilgili. Demokratların insan hakları konusunda özel bir hassasiyeti var. Bu açıdan Kaşıkçı cinayeti Suudilerin sırtında önemli bir yük olacak. Yemen’deki savaş da bu konulardan biri. Dolayısıyla Biden döneminde Suudi Arabistan, Trump dönemindeki kadar rahat olmayacak. O yüzden Amerikan baskısını azaltmak için biraz daha önlem almaya ve ittifaklarını genişletmeye çalışıyorlar.”

    Suudi Arabistan-Katar yakınlaşması ve Türkiye’ye etkileri

    Peki, Suudi Arabistan-Katar yakınlaşması Türkiye’yi nasıl etkiler? Prof. Dr. Uysal’a göre, Türkiye’nin tek bir dosta değil birçok dosta ihtiyacı var. Bu yüzden bölgenin normalleşmesi bir tek Türkiye’nin değil herkesin faydasına.

    Uysal, ambargo uygulayan ülkelerin en başta Katar’dan Türk askerinin çıkarılmasına yönelik baskıları olduğunu ancak daha sonra bu ısrardan vazgeçtiklerini de hatırlatıyor: “Türkiye’nin Katar’dan çıkarılması, ambargocuların ilk 13 maddelik şartlarında vardı ama sonradan minimum talep listesinden çıkardılar. Ambargo kalktığına göre, Türkiye’nin de bir tehdit oluşturmadığı anlaşılmış olacak. Dolayısıyla Türkiye, Katar’da kalmaya devam eder.”

    Katar, İsrail ile normalleşecek mi?

    Son dönemde birçok Arap ülkesi, ABD’nin aracılığıyla İsrail’le normalleşme süreçlerine başladı. “Katar’dan böyle bir hamle bekleniyor mu?” sorusunu Prof. Dr. Ahmet Uysal, Biden dönemi ile birlikte İsrail ile normalleşme baskısının azalacağını dolayısıyla Katar’dan böyle bir adım beklemediğini söyleyerek yanıtlıyor.

    Avrupa’nın İsrail konusunda Filistin lehine bir hassasiyeti olduğunu kaydeden Uysal, Biden’ın da Avrupa’yı arkasına almaya çalışacağını düşünüyor.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın