21:29 06 Mart 2021
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 218
    Abone ol

    Son dönemde Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde karşılıklı olumlu adımlar atılıyor. Uzmanlar, AB ile yeni dönemde ilişkilerin iyileştiğini ancak tam üyeliğin yine de gündemde olmadığını belirtiyorlar.

    Türkiye-AB ilişkilerinde yeni dönem, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun AB Konseyi Dönem Başkanı Portekiz, sonrasında da İspanya’yı ziyaret etmesiyle hız kazandı.

    Cumhurbaşkanları düzeyinde ‘mektup diplomasi’ Fransa ile buzları eritmeye başlarken Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın da sürpriz şekilde Türkiye’ye gelmesi ve verilen sıcak mesajlar meseleye bir başka boyut kazandırdı. Yunanistan'la istikşafi görüşmelerin yeniden başlayacak olması da Avrupa tarafından önemseniyor. 

    Öte yandan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun 21-22 Ocak’taki Brüksel ziyareti ilişkilerin gelişmesine katkı sunacak.

    ‘AB, mülteciler konusunda Türkiye’ye muhtaç’

    Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) AB Çalışmaları Merkezi Direktörü Nilgün Arısan Eralp, Türkiye’nin Avrupa ile yakınlaşmasını ve gelecek öngörülerini Sputnik’e değerlendirdi. 

    Türkiye’nin son yıllarda dış politikada ve bölgesinde çok yalnız kaldığını ifade eden Eralp, Türkiye’nin hem dış politikadaki yalnızlığını gidermek hem de ekonomik açıdan AB’ye ihtiyacı olduğunu söyledi:

    “Ekonomik ihtiyaç bakımından Türkiye hem kısa vadeli fon akımı hem de doğrudan yatırım bekliyor. Bunun için de kredibilitesinin yüksek olması lazım. AB ile yakın ilişkiler Türkiye’nin kredibilitesinin yükselmesi açısından önem taşıyor. AB’nin şu anda üzerinde durduğu en önemli konular; Doğu Akdeniz’in istikrarı ve mülteciler. AB de mülteciler konusunda Türkiye’ye muhtaç. Bunun için Türkiye ile yakın bir işbirliği içine girmek istiyorlar.”

    Ancak bu görüşmelerin Türkiye’nin tam üyeliği yönünde bir iyileşme olmadığını kaydeden Eralp, tam üyeliğin şu anda buzdolabında tutulduğunu belirtti.

    AB, Türkiye’yi nasıl görüyor?

    Eralp, “AB, Türkiye’yi, kontrol edilmesi ve iyi ilişkiler içinde bulunulması gereken önemli bir komşu ülke olarak görüyor” dedi ve şunları ekledi: 

    “Son iki AB Liderler Zirvesi sonuç bildirgesine baktığımızda Türkiye bir dış politika unsuru olarak ele alınmış. Zaten son zirvede, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e, Türkiye ile siyasi, ekonomik ve ticari ilişkileri inceleyerek, ilişkileri nasıl bir şekilde ilerleyebilir çalışması yapması görevi verildi. Bu rapor, Mart ayında yapılacak AB Liderler Zirvesi’ne sunulacak. Taraflar uzun zamandır gündemde olan işlevsel bir işbirliği üzerinde anlaşacak gibi görünüyor. Üyelik buzdolabında ama katılım müzakerelerinin askıya alınması söz konusu değil.”

    Biden’ın etkisi nasıl oldu?

    Arısan Eralp’e göre, Türkiye’nin dış politikasındaki bu adımlarında ve AB’nin Türkiye’ye karşı tutumlarında ABD Başkanı olarak Joe Biden’ın seçilmesinin “kesinlikle ilgisi var.” Arısan Eralp’in bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:

    “Ben ilk defa bir AB Liderler Zirvesi sonuç bildirgesinde AB’nin Türkiye’ye yönelik politikasında Amerika ile iş birliği yapacağına dair bir ifade yer aldığını görüyorum. Bir resmi belgelerine ilk defa böyle bir ifade koydular. AB ile ilişkiler ne kadar iyileştirilirse Biden yönetimiyle de ilişkilerin daha iyi olacağını zannediyorum. Bunu aksi de tersi etkiyi yaratacaktır.”

    ‘Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege’deki haklarından vazgeçer mi?’

    Türkiye dış politikasında diplomasiyi seçme kararını almış görünüyor” diyen Eralp, ‘Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege’deki haklarından vazgeçer mi?’ sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

    “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki arayışlarından vazgeçeceğini düşünmüyorum. Yalnız Türkiye daha fazla uluslararası hukuk açısından savların haklılığını gündeme getirmelidir. Uluslararası Adalet Divanı, bazı kararlarında Türkiye’nin özellikle Meis Adası konusundaki savlarının doğruluğunu ortaya koyuyor. Bunu bazı Yunan akademisyenler de söylüyor. Türkiye, Doğu Akdeniz Konferansı gerçekleştirilme konusunun üzerinde durmalı, savlarını uluslararası hukuk ve diplomasi yönleriyle savunmalıdır.” 

    ‘Biden yönetiminin Macron’u da etkilediğini düşünüyorum’

    Fransa ile mektup diplomasisi de Avrupa ile ilişkilerin bir başka boyutunu oluşturuyor. Eralp, “Fransa ile ilişkiler çok gerilmişti. İkili ilişkilerinin daha yumuşayacağını ve mektup diplomasisinin önemli olduğunu düşünüyorum” yorumunda bulundu. Arkasında yatan nedenlere dair ise şunları söyledi:

    “Fransa ile Türkiye’nin ayrımı, Libya konusundaydı. Fransa, Türkiye karşıtlığında Yunanistan’ı bahane ediyordu. Libya konusunda ABD ile Türkiye’nin görüşleri aynı. Bu nedenle Biden’ın gelişinin Macron’u da etkilediğini düşünüyorum. Macron, NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti demişti. Biden’ın seçilmesiyle bunun öyle olmadığı da görülüyor. Türkiye önemli bir NATO üyesi ve bu nedenle ilişkilerin bu kadar gergin olmasını Macron da istemeyecektir diye düşünüyorum.”      

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    AB ile Gümrük Birliği Anlaşması, Türkiye, Nilgün Arısan Eralp, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği, Avrupa
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın