00:02 28 Temmuz 2021
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 112
    Abone ol

    Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Cemi'i Can Deliorman, kriz dönemlerinde müzik endüstrisinin çok kan kaybettiğini belirtti ve "Müzik bu dönemlerde en kırılgan dal olur ancak pandemide de müziği sıcak tutmaya çalıştık. Şimdi ise umuyoruz ki temmuzda seyircili konserlere başlayacağız” dedi.

    196 yıllık bir tarihe sahip olan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın Genel Müzik Direktörü Cemi'i Can Deliorman, orkestranın yeni binasında Sputnik’in sorularını yanıtladı.

    Tüm dünyada olduğu gibi salgın sürecinin Türkiye’de de müziği ve konserleri olumsuz etkilediğine dikkat çeken Deliorman, Temmuz’da seyircili konserlere başlamak için gün saydıklarını dile getirdi:

    “Belirsizlik yavaşladı. Bizler bir nebze önümüzü görebiliyor olduk. Pandemi sürecinde her şeye rağmen orkestra seyircisiz kayıt konserlere devam etti. CSO pandemide dinleyicisinden hiç kopmamış yegâne sanat topluluklarından biri. 90’ın üzerinde eğitim projesi kaydı gerçekleştirdik. Aynı zamanda açık hava konserlerine de ağırlık verdik. Yeni konser salonunun dijital imkânlarından da yararlanarak kayıtlar yapıyoruz ve televizyon ekranlarına taşıyoruz dinleyiciler için. Temmuz’da umuyoruz seyircili konserlere başlayalım. Ümitliyiz temmuz ayından."

    ‘Müzik her zaman devam etmeli' anlayışını sıcak tutmaya çalıştık’

    Genç şef, Kovid-19 salgını sürecinde ürettikleri alternatif çözüm yollarını şöyle anlattı:

    “Ekonomik krizlerde olsun, sağlık krizlerinde olsun, kültür sanat endüstrisi çok kan kaybeder. Müzik en kırılgan dal olarak ilk vazgeçilen dal olur. Bu sürecin olumsuzluğuna rağmen ülkemiz dünya standartlarında bir konser salonuna kavuştu. Yeni CSO konser salonu Kültür ve Turizm Bakanlığımızın çalışmaları sonucu uzun yıllardır beklenen benzersiz bir sanat merkezi olarak hayata geçti.   Müzisyenlerin zorluklarını görüyoruz. Freelance müzisyenlerin işsiz kaldığını görüyoruz. Müziğin hep devam etmesi felsefesi için yola çıktık. Bu süreçte Kültür ve Turizm bakanlığımız mağdur olan müzisyenler için çok önemli destek programları hayata geçirdi. Biz CSO olarak kayıt projeleri ve en sıkı sağlık tedbirlerini gözeterek gerçekleştirdiğimiz konserlerle müziğin sürekliliğini sağlamaya çalıştık.”

    ‘CSO 200 yıla yaklaşan tarihinde kesintisiz sanat hayatına devam etti’

    Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şefliğine getirilen Deliorman, orkestranın kurulduğu günden bu yana büyük bir misyon üstlendiğini belirtti ve şöyle devam etti:

    “Orkestranın tarihine baktığınızda yine savaşlar döneminde bile hiç kesintiye uğramadan sanat hayatını devam ettirdiğini görüyoruz. CSO ayrıca Avrupa’nın major orkestralarından; Berlin Flarmoni, Viyana Flarmoni gibi orkestralardan çok daha köklü bir orkestra. 1923’te Cumhuriyet’in kurulmasıyla Atatürk’ün emriyle Ankara’ya taşınıyor orkestra. Orkestra salt çok sesli müziğin Türkiye’deki öncüsü olmakla beraber aynı zamanda çok sesli müzik eğitiminin de başlangıcına sebep olan çok önemli bir kurum. CSO sadece kurum olmanın dışında ülkemizin sahip olduğu en değerli kültür miraslarından bir tanesi.”

    ‘CSO’nun en önemli misyonlarından biri Türk bestecilerinin ilk seslendirmelerini gerçekleştirmek’’

    Yeni dönemde, mevcut Türk bestecileri uluslararası platformlarda duyurmak amacıyla birçok çalışma yapılacağını dile getiren Şef Deliorman, yeni müzik bestecilerine de yer açmak istiyor:

    “Orkestranın misyonlarından biri, Türk bestecilerinin ilk seslendirmelerini, kayıtlarını yapmak aslında. Orkestranın tarihine bakarsak, Türk bestecilerinin, Türk Beşleri’nin ilk seslendirmelerini hep bu orkestranın yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla orkestranın üzerine yüklediği önemli görevlerden biri, Türk eserlerine yer vermek, dünya prömiyerini yapmak ve uluslararası platformlarda duyurmak. Hedeflerimiz arasında yenilikçi bir dil getirmek de var müzik hayatına. Yeni müzik bestecilerimizin eserlerine yer vermeyi çok istiyorum. Yeni Müzik Festivali organize ediyoruz bu festival ile uluslararası tanınırlığı olan ancak ülkemizde bilinmeyen birçok bestecimizin eserlerini çalınır ve tanınır hale getireceğiz.”

    ‘CSO’nun yeni binasında atölye ve seminerler olacak’

    CSO’nun yeni binası 2023 koltuk kapasiteli ‘Büyük Salon’, 500 koltuk kapasiteli ‘Mavi Salon’ ve 600 kişilik ‘Tarihi CSO Salonu’ ile tüm bunların dışında restoranlar, CSO Müzesi ve açık hava alanlarından oluşuyor.

    Deliorman müzik severlerle, hem dijital platformlarda hem de atölyelerde buluşulacağını müjdeledi:

    "Sosyal medya kanallarımız dijital platformlarımızın hepsi yeniden tasarlanıyor. Dünya standartlarında içerik sunması için tekrar oluşturuluyor. Bu oluştuktan sonra orada da müzik tarihine yönelik içerikler olabilir. Sadece Youtube sayfası değil, konser salonumuzda atölyeler, seminerler, konuşmalar olacak. Dinleyicilerin bunu da takip etmesi gerekiyor. Bu sene yine CSO, kadrosuna katılan 30 yeni sanatçıya ek olarak 16 sözleşmeli sanatçı ile çok geniş bir kadroya ulaşarak dünya standartlarında bir hacme ulaştı. Bu potansiyeli değerlendirerek CSO Akademi oluşumu da konser alanları içinde birbirinden farklı faaliyetlerde bulunarak yeni salonu müziğin cazibe merkezi haline getirecek.”

    Bu noktada ’Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un CSO’nun bir dünya orkestrası olma hedefine olan inancına; orkestranın yeni evine kavuşması ve yeni sanatçı alımları için göstermiş olduğu desteğe’ ayrıca teşekkür ettiklerini belirten Deliorman, bu desteğin kendilerine çok daha büyük bir sorumluluk yükleyerek, orkestranın uluslararası anlamda yepyeni bir gelecek tasarlamasını mümkün kılacağını belirtti.

    ‘Müziğe yeteneğimi annem keşfetti ve piyanoya başlattı’

    17 yaşında Viyana Müzik Üniversitesi’nin orkestra şefliği hazırlık sınıfına kabul edilen, 36 yaşında ise CSO’nun şefliğine atanan Deliorman, müzik yeteneğini annesinin keşfettiğini belirtti. “Alışılmış bir müzik geçmişim yok” diyen Deliorman, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Müzisyenlere baktığınızda ailelerinde hep müzisyenler olduğunu görürsünüz. Bende böyle bir şey söz konusu değil. Ailemdeki ilk müzisyenim. Annem kulağımı keşfetti. Duyduğum sesleri çok iyi tanıyabildiğimi görünce, beni piyanoya başlattı. Konservatuarda keman okudum. Konservatuar orkestrasında keman çaldım. 18 yaşında Viyana’ya giderek orkestra şefliği bölümüne başladım.”

    ‘Pandemi sürecinde ‘nasıl dinlemeli’ podcastleri hazırladık’

    Kişisel sosyal medya hesabı üzerinden ‘Nasıl dinlemeli’ ismiyle programlar da hazırlayan Deliorman, burada dinleyiciye, klasik müzik tarihine ilişkin bilgiler veriyor:

    “Nasıl dinlemeli diye podcast serisi olarak çıktı bunlar iki çok değerli meslektaşım Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Onur Türkmen ve Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Orhun Orhon ile beraber. Müzik tarihinin ve müzik tarihindeki stil yorumculuğunun asıl uzmanları o programda bu iki akademisyen besteci ve orkestra şefi. Bu serilerin insanlara çok ilginç geleceğini düşünüyorum. Besteciyi 'nasıl dinlemeli, nasıl öğrenmeli' gibi sorulara yanıt vermeleri için böyle bir seriyi çektik.”

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Mansur Yavaş’tan müzisyenlere destek: Park konserleri düzenlenecek
    Normale dönen Yeni Zelanda’da 50 bin kişilik konser
    Bilim insanları, Barselona'daki 'konser deneyinin' sonucunu yayımladı
    İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası açık hava konserlerine başladı
    Fazıl Say: Bu orkestra ile bir daha işim olamaz
    Etiketler:
    Türkiye, Ankara, Normalleşme, Kovid-19, Orkestra, müzisyen, Müzik, Kültür ve Turizm Bakanlığı, pandemi, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO)
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın