18:49 04 Ağustos 2021
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 73
    Abone ol

    Son günlerde Ankara kulislerinde en çok yanıt aranan soruların başında erken seçim geliyor. Gazeteci-Yazar Nasuhi Güngör, “Seçim, 2022’nin sonbaharında olacak diyebiliriz, o da erken seçim anlamına gelmez aslında” dedi. Türkiye’nin Suriye politikasına ilişkin açıklamalarda da bulunan Güngör, çözüm için ‘Moskova-Şam-Tahran’ üçgenini işaret etti.

    RS FM’de Sinan Onuş’la Ankara Masası programının konuğu, Gazeteci-Yazar Nasuhi Güngör oldu. Güngör, siyasetin gündemindekini yerini koruyan erken seçim iddiaları hakkında, “Seçim, 2022’nin sonbaharında olacak diyebiliriz, o da erken seçim anlamına gelmez aslında” dedi. Güngör kabine değişikliğine ilişkin de “Sonbaharda böyle bir şey öngörmüyorum” ifadelerini kullandı.

    ‘Millet İttifakı partileri tarafından onaylandığını duymadık’

    Muhalefet partilerinin erken seçim konusunu gündemde tutmaya çalıştığını vurgulayan Güngör, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına ilişkin ise CHP’de bir uzlaşma olduğunu söyledi:

    “CHP ve İYİ Parti, erken seçim konusunda çok gayretliydi. Bu tür zamanlarda 20 yıllık iktidarın yorulmaması mümkün değil. İki büyük şehri AK Parti’nin kaybetmesinin özgüveniyle erken seçim rüzgârı devam ettiriliyor ama orda karmaşık bir denklem var. Kılıçdaroğlu’nun ve Akşener’in aday olmayacağı tartışılırken, Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda CHP içinde bir uzlaşma görülüyor. Bunun, Millet İttifakı partileri tarafından çok onaylandığını da duymadık.”

    ‘Yeni dönemin ittifaklarında sosyolojik akrabalıklara iyi bakmak lazım’

    Güngör’e, Cumhur İttifakı’nın geleceğine dair beklentisi de soruldu. “AK Parti ittifak değiştirir mi?” sorusuna Güngör’ün cevabı net oldu:

    “İttifak değiştirmesi şöyle mümkün değil, MHP ittifak denkleminde yerini çok sağlam tayin etti. Ancak bu ittifak, adı üzerinde, bir birleşme değil. İki parti kazanda erimiş ve yeniden bütünleşmiş bir parti değil. ‘AK Parti’de, MHP’ye tepkiler var’ deniliyor. Tepkiler olabilir çünkü zeminlerinde sosyolojik farklılıklar var. Yeni dönemin ittifaklarında sosyolojik akrabalıklara iyi bakmak lazım.”

    ‘AK Parti ile Saadet Partisi arasındaki yakınlaşma ittifaka dönebilir’

    AK Parti ile Saadet Partisi arasındaki yakınlaşmaya da dikkat çeken Güngör, “Oğuzhan Asiltürk bir hamle yaptıysa bunun Saadet Partisi’nde mutlaka bir karşılığı olacaktır” dedi ve ekledi:

    “AK Parti ve Saadet Partisi arasında da aynı durum var. ‘İki parti arasında yakınlaşma var ittifaka döner mi’ deniliyor. Mümkün, sıcak. Oğuzhan Asiltürk bir hamle yaptıysa bunun Saadet Partisi’nde mutlaka bir karşılığı olacaktır. Millet İttifakı’ndaki CHP, İYİ Parti, HDP gibi bakkal hesabının tutacağını düşünmüyorum. Ekonomiyi kimin düze çıkaracağı değil, ekonomik durumu toplumla samimi paylaşan, önümüzde birkaç yılın olduğunu söyleyen partinin başarılı olacağını düşünüyorum.”

    ‘Sopayla takip etmek her zamankinden en az bin kat daha önemli’

    Ankara Masası’nda iç politikaya ilişkin bir sonraki gündem maddesi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan ‘tasarruf tedbirleri’ genelgesi oldu. Güngör, tasarruf tedbirlerine ilişkin “Kamuda tasarruf genelgesi ile ilk kez karşı karşıya değiliz” dedi ve şöyle devam etti:

    “Bizim gibi ülkelerde, ekonomi modelinde şeffaflık noktasında sorun olan ülkeleri yönetmek çok kolay değil. Cumhurbaşkanı ilk iktidara geldiğinde, milletvekilleri lojmanlarını satışa çıkardı, başarılı oldu. ‘Kamuda satın alınan araç yerine kiralama daha iyi olur’ denildi. Cumhurbaşkanı dedi ki ‘Ben takipçisi olacağım’. Ana muhalefet lideri de ‘Takipçisi olacağız’ dedi. Güncelin diline takıldığınızda bu işler yürümüyor. ‘Saray’ın klozetleri altından’ diyorlar, gerçekler sizi güçlü kılar. İki gün sonra gerçek çıkmayacaklar üzerinden muhalefete devam edemezsiniz. Bu tasarruf mevzularını, tırnak içinde sopayla takip etmek her zamankinden en az bin kat daha önemli.”

    ‘Diplomatik ilişkilere hâlâ Soğuk Savaş dönemi refleksleriyle bakılıyor’

    Nasuhi Güngör, Türkiye-ABD ilişkilerine dair de konuştu ve NATO zirvesi sonrası Rusya ile Türkiye arasında 'gerilimli bir hat oluşacağı beklentisi oluştuğunu' vurguladı:

    “Türk-ABD ilişkilerinde değişim olacak mı? Diplomatik ilişkilere hâlâ Soğuk Savaş dönem refleksleriyle bakılıyor. Bir ittifakın içinde mutlak tezlerin hepsini kabul etme dönemi bitti. Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO ile ilgili olumlu açıklamalarından sonra Rusya ile gerilim hattı olacağına dair beklenti oluştu. Fakat öyle olmadı. Benim tezim doğrulandı. Kendi coğrafyamızda ABD ile ittifak edip Rusya’ya Çin’e tavır alacağımız bir dönemde değiliz.”

    ‘Türkiye’nin Suriye sorununu çözecek hamleyi Moskova-Şam-Tahran üçgeninde yapması gerekiyor’

    Güngör, Türkiye’nin Suriye konusunda atacağı adımları da değerlendirdi ve çözümün Rusya, Suriye ve İran üçgeninde oluşacağına işaret etti:

    “Türkiye’nin Rusya ile konuşmadan Suriye konusunda bir adım atamayacağını, attığı adımların da bir karşılık bulamayacağını söyledim. Tersini Rusya tarafından da söyleyebiliriz. Zorunluluk bir zafiyet değildir. Ortak bir masa var aslında ama bu tür masaları sabote etmek için de dünyada büyük gayretler var. ABD, Suriye’de rejim değişikliğinden ziyade, Suriye’nin belirsiz devam etmesini istiyor tıpkı Irak gibi. ABD’nin tercihi bu. Türkiye’nin Suriye’deki sorunu çözmek bir yana hafifletecek her türlü hamleyi Moskova-Şam-Tahran üçgeninde yapması gerektiğinden yanayım. Türkiye’nin Suriye politikası, Suriye’nin kuzeyinde kendi aleyhine gelişen dengeleri engellemek üzerine. Bunu yaparken Şam-Tahran-Moskova ile konuşmadan çözüm mümkün değil.”

    ‘Türkiye çok dikkatli bir çizgide yürümeli’

    Güngör, Karadeniz’de yaşanan sıcak gelişmelere ilişkin de Türkiye’nin dikkatli olması uyarısını yaptı:

    “Rusya’nın tepkisi doğru anlaşılmalı, kabul edilmeli demiyorum. Türkiye açısından zorluğu ne? Türkiye bir NATO ülkesi. Türkiye-Ukrayna arasında savunma işbirliği anlaşması var. Polonya’ya SİHA’lar, İHA’lar satıldı, böyle bir yakınlaşma var. Türkiye’nin çok dikkatli bir çizgide yürümesi gerekiyor. Türkiye, Karadeniz’de ama Rusya da Karadeniz’de.”

    ‘Afganistan’ı ABD, NATO ilişkilerini tamir amacıyla kullandığını düşünmüyorum’

    Türkiye’nin Kabil Havalimanı’nın işletme ve güvenliğinin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından sürdürülmesine yönelik teknik görüşmeler sürüyor. Nasuhi Güngör, Türkiye’nin Afganistan adımını da şu sözlerle değerlendirdi:

    “Bu, Türkiye’nin ABD, NATO ilişkilerinin tamir amacıyla kullandığı bir araç mı, böyle olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’nin talip olduğu ya da ABD’nin talep ettiği alanın, hiçbir şekilde Afganistan’ın tamamına nüfuz edecek bir hamle olduğunu düşünmüyorum. Afganistan’ın iki ya da üç tane daha uluslararası havalimanı olsa da asıl dünya ile bağını sürdürecek olan Hamid Karzai Havalimanı. Taliban, Türkiye’yi istemiyor mu, bunu tam olarak bilmiyoruz. Türkiye-Afganistan arasında bir anlaşma olduğu takdirde bu konuda Türkiye’ye zarar vermeyecek bir koruma mekanizması oluşturulabilir. Bu, önemli bir rol. Abartıdan uzak durulması lazım. Ayrıca Kore’ye asker gönderilmesi hatırlatmasını abartılı buluyorum. Öte yandan ‘Hamid Karzai’ye sahip olursanız Afganistan’ı kontrol edersiniz’ deniyor. Bu da abartılı. Afganistan’ı kim kontrol etmiş ki sen edesin?”

    ‘Mısır ile ilişkilerde yumuşama oldu’

    Güngör, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerde olumlu adımlar atıldığına dikkat çekti ve “İki ülke arasındaki gerginlik bir tek İsrail’in işine yarar” dedi.

    “Türkiye’nin Mısır’daki tercihi seçilmiş bir hükümet yönündeydi. İki ülkenin dinamikleri, geçmişleri itibarıyla çok fazla benzerlikten bahsedemeyiz. İran ile kavgalı olmak nasıl iyi değilse Mısır ile kavgalı olmak da iyi değil. Onlar açısından da Türkiye ile kötü olmak iyi değil. İstihbarı düzeyde devam ediyor ilişkiler. Mevcut krizin güncel durumu ne? Mısır, belli anlaşmalara tevessül etti. Yunanistan ve İsrail ile anlaşma yoluna gitti Mısır. Kolayca geri adım atamıyor mu acaba? Türkiye ile Mısır’ın arasının kötü olması sadece bir ülkeye yarar, İsrail’in elini daha da güçlendirir. İki ülke arasındaki yumuşamayı durdurmak isteyen bir diplomasi de yürütülüyor.”

    ‘Türkiye’nin Katar ile yakınlaşması, İngiltere ile de yakın ilişkiye gireceğini gösteriyor’

    Türkiye’nin Katar ile olan ittifakının ne anlama geldiğini de açıklayan Güngör, Katar-İngiltere yakınlığına dikkat çekti:

    “Türkiye’nin Katar ile kurduğu ittifak, canı sıkıldığı için kurduğu bir ittifak değil. Bunun ekonomik boyutu, yatırım boyutu var. Katar’ın İngiltere yakınlığı var. Kimler İngiliz ile iş tutar? Ürdün ve Katar. Türkiye-İngiltere ilişkilerini konuşmak lazım. Türkiye’nin yeni dönemde İngiltere ilişkilerinin daha iyi olacağını düşünüyorum. İttifak anlamında Türkiye’nin Katar ile yakınlaşması, İngiltere ile de stratejik anlamda daha yakın ilişkiye gireceğini gösteriyor.”

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı: Biden ve Erdoğan Afganistan konusunda anlaştı, S-400'lere ilişkin diyalog devam edecek
    Türkiye’deki Suriyeli mülteciler, Kurban Bayramı için evlerine dönmeye başladı
    AB'den Türkiye-Mısır diyaloğuna dair açıklama: Memnuniyetle karşılıyoruz
    AB-ABD Zirvesi sonrası ortak açıklama: Türkiye ile iş birliği ve karşılıklı çıkara dayalı bir ilişki hedefliyoruz
    Prof. Kalaycıoğlu: ABD-Türkiye ilişkilerinde Obama döneminden çok farklı bir süreç yaşıyoruz
    'ABD Afganistan'da enkaz devretmeye çalışıyor, Kabil'de kalmak Türkiye için kabul edilebilirin ötesinde bir risk'
    Etiketler:
    Sinan Onuş, Nasuhi Göngör, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, HDP, Hükümet, iktidar, Muhalefet, F-35, S-400, ABD, Türkiye, Rusya, AB, Kanal İstanbul, NATO, İngiltere, Karadeniz, Ukrayna, Doğu Akdeniz, Azerbaycan, Kafkasya, Afganistan, Taliban, Mısır, Suriye, Suriyeli mülteciler
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın