04:28 07 Nisan 2020
Canlı Yayın
    Doğu Akdeniz
    URL'yi kısaltın
    0 0 0
    Abone ol

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, KKTC ve Güney Kıbrıs Rus yönetimin arasında devam eden müzakereler için, "Bu sefer güçlü bir siyasi iradeyle olumlu bir netice alırız diye ümit ediyoruz" yorumunu yaptı.

    Davutoğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile KKTC Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.

    Başbakan Davutoğlu, 64. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurduktan sonra, gelenek olduğu üzere ilk ziyaretini KKTC'ye yapmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduğunu dile getirdi.

    Ahmet Davutoğlu, gelecek dönemde 4 yıl boyunca KKTC'ye her türlü katkıyı vermeye devam edeceklerini, görüşmelerde ele alınan ikinci hususun ise KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi arasında yürüyen müzakereler olduğunu belirtti.

    "Aynen 2004 yılında, Annan Planı ve referandumunda olduğu gibi kalıcı, adil, barışçıl bir çözümün oluşması yönünde her türlü katkıyı vermeye hazırız" ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    'HER TÜRLÜ KATKIYI VERMEYE HAZIRIZ'

    "Bu çözüm için de iki kesimliliğe, adil ve siyasi eşitliğe dayalı yeni bir Kıbrıs Cumhuriyeti'nin doğması ve iki kurucu devlet temelinde birlikte yaşamanın güzel bir örneğini sergilemesi hepimizin ortak hedefidir. Bugün çevrede yaşanan büyük krizlere baktığımızda Suriye'de, Lübnan'da, Filistin'de, bütün Doğu Akdeniz'de, hatta daha geniş coğrafyada yaşanan krizlere baktığımızda Kıbrıs'ta yürüyen müzakerelerin, bir krizden bir çözüme gitmek bağlamında olumlu yönde seyreden tek süreç olduğu aşikar. Bu olumlu sürecin en kısa zamanda netice alacak şekilde nihayete ermesi hepimizin dileğidir. Bu müzakerelerde biz her zaman KKTC'nin ve Sayın Akıncı'nın yanında yer aldık, bundan sonra da yer almaya devam edeceğiz.

    Gönül ister ki 2004 yılında muhtemel ulaşabilecek bir çözüme ‘hayır' diyen Kıbrıs Rum Kesimi, bu kez daha olumlu bir tavır takınsın ve kaybedilen bu 11 yıldan sonra adaya kalıcı barış ve istikrar getirecek, iki halka bir arada, ortak bir adada yaşama imkânı verecek olan bir çözüme gidilmesinin önü açılsın. Bu noktada BM'nin yürütmekte olduğu görüşmelere, Türkiye şimdiye kadar olduğu gibi katkı vermeye devam edecektir. Diğer garantör ülkelerle birlikte Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs'taki çözümün asli unsurlarından biridir ve bu katkıyla nihai çözüme ulaşılması konusunda gereken adımları atmakta tereddüt etmeyecektir."

    ‘KKTC EKSİK OLDUKÇA AİLE FOTOĞRAFI EKSİK KALIR'

    Bir gazetecinin, Brüksel'de Rum yönetimi lideri Anastasiadis ile sohbetinin ilgi uyandırdığını belirterek, değerlendirmesini sorması üzerine Davutoğlu, bunun özel bir görüşme olmadığını, bütün liderlerle yaptığı gibi ayaküstü, medeni ortamda, hal-hatır sorma şeklinde görüştüklerini belirtti.

    "Orada da vurguladım, Brüksel'de, bütün Avrupa Birliği forumlarında, KKTC temsilcisi eksik oldukça aile fotoğrafı eksik kalır" diyen Davutoğlu, çözüm olması ve adanın bütününü temsil eden liderlerin bu forumlarda olmasına yönelik temennisini dile getirdi. Başbakan Davutoğlu, "Sayın Anastasiadis ile olan ayaküstü, diğer liderlerle birlikte yaptığım konuşma da karşılıklı medeni, insani bir sohbet mahiyeti taşıdı" diye konuştu.

    ‘EPEY MESAFE ALINDI'

    Başka bir gazetecinin, Kıbrıs'ta çözüme ne kadar yakın olunduğunu sorması üzerine, Başbakan Davutoğlu, ‘epey bir mesafe alındığını' belirtti. 2004'teki referandumu, o sürecin birikimini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

    "Kıbrıs dosyası, bir müzakere dosyası bağlamında dünyada en teferruatlı düşünülmüş, konuşulmuş, tartışılmış dosyalardan biridir. Müktesebatı çok zengindir. Herkes karşının görüşlerini büyük ölçüde bilir ve Birleşmiş Milletler müktesebatı da yeni çözüm üretmekte son derece zengin bir geçmişe sahiptir. Önemli olan Kıbrıs sorununda, siyasi irade. Yani güçlü bir siyasi iradeyi ortaya koyup, bu çözümün olması gerektiği. 2004'te çok zor şartlarda Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC'de yaşayan Türkler, çok zor şartlarda güçlü bir siyasi irade sergilediler ve referandumda 'Evet' dediler. Aynı güçlü iradeyi maalesef güneyde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafında görmedik. Ümit ederiz ki bu sefer bütün bu müktesebat üzerinde varılacak sonuçlar ki kritik konular hala devam ediyor, hala konuşulması gereken kritik konular var. Bunlarda mutabakatta kalındıktan sonra bu sefer güçlü bir siyasi iradeyle olumlu bir netice alırız diye ümit ediyoruz. Önemli olan müzakerelerin karşılıklı anlayış içinde doğru istikamette seyretmesi."

    ‘HİÇBİR MASRAFTAN KAÇINMADIK'

    Bir gazetecinin, "Asrın Projesi'nde Türkiye'nin tavrı nedir, suyun yönetimi konusunda?" sorusu üzerine, Başbakan Davutoğlu, "Gerçekten 'Asrın Projesi'. Herhalde 1974 yılında Anadolu çocukları Kıbrıs'a doğru bir özgürlük mücadelesi için yola çıktıklarında bir gün aynı güzergahtan dünyada gerçekleşmesi kolay görünmeyen bir projenin, bu sefer Anadolu'nun suyunun, aynı güzergahta Kıbrıs Adası'na bir bütün olarak ve Kıbrıslı soydaşlarımıza da öncelikli olarak geleceğini kimse düşünemezdi. Geldi, bunu gerçekleştirdik" karşılığını verdi. Davutoğlu bu konuda hiçbir masraftan kaçınılmadığını belirterek, şunları kaydetti:

    "Çünkü bu bizim için herhangi bir ekonomik proje değil, stratejik ve psikolojik boyutu son derece derin,çok önemli bir mesaj projeydi, Anadolu ile Kıbrıs Adası'nı tekrar bağlamak. Barış açısından da önemli proje. Çünkü biz daha ilk günden gelecek suyun sadece Kıbrıslı Türklere değil, Kıbrıslı Rumlara da zamanla iletileceğini ve bir barış projesi olduğunu da gündeme getirdik. Elhamdülillah, bu da gerçekleşti, bir hayal gerçek oldu. Şimdi bu suyun, gelen suyun en iyi şekilde yönetilmesi ve Kıbrıslı soydaşlarımıza en iyi şekilde takdim edilmesi önem taşıyor. Bu yönetim modeli suyun gelmesi gibi önemlidir. Çünkü biz Türkiye'de daha önce yaşadığımız tecrübelerden de biliyoruz, suyun varlığı ayrı bir şey ama suyun yönetimi konusunda doğru bir tavır olmazsa, doğru bir yöntem geliştirilmezse 1994 öncesinde İstanbul'da su olmakla birlikte yönetilemediği için su kesintileri vardı. Onun için bir model etrafında çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı ile biraz sonra da Sayın Başbakan'la da bunları konuşacağız, bu su Kıbrıslı Türklerindir artık. Önemli olan en doğru yöntemle bunun kullanılması, bir ara formüller, yöntemler üzerinde düşünüyoruz, hiç merak edilmesin. Kıbrıs'ta işin zor tarafı geçti, Kıbrıs'a su geldi."

    İlgili konular:

    Lavrov'dan Güney Kıbrıs’a iki günlük ziyaret
    Güney Kıbrıs'ta imza kampanyası: Bizi IŞİD'den koruyacak bir Rus üssü istiyoruz
    Güney Kıbrıs’ta terör alarmı
    Cameron: Güney Kıbrıs'taki üssü Fransız uçaklarına açabiliriz
    İngiltere: Kıbrıs’ta anlaşma için doğru zaman
    Etiketler:
    Ahmet Davutoğlu, Mustafa Akıncı, Türkiye, Kıbrıs
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın