15:58 16 Ekim 2019
Canlı Yayın
    LİRA DENİZALTISI  Sovyet denizaltı projelerinin arasında en ilgi çekici olanlardan biri, Proje 705 ‘Lira’ kapsamında üretilen ve denizcilerin ‘otomat’ dedikleri torpidolu denizaltıları oldu. Bu denizaltılarda geniş bir biçimde kullanılan otomatik kumanda sistemlerinin sayesinde mürettebat sayısının 31 kişiye düşmesi sağlandı.  Lira’ların düşük ağırlığı ve üzerlerindeki güçlü nükleer motor sayesinde bu denizaltılar, 41 knot’a (75,93 km/saat) kadar hız geliştirebiliyordu. Lira projesinin başlatıldığı 60’lı yıllarda ABD Donanması, maksimum 26 knot hız geliştirebilen torpidolu denizaltılara sahipti.

    NATO’nun Sovyet denizaltılarıyla mücadele için yaptığı ‘çılgın planlar’: Havadan mıknatıs bombardımanı

    public domain
    Dünya
    URL'yi kısaltın
    0 43
    Abone ol

    Washington merkezli askeri analiz dergisi The National Interest (NI), Soğuk Savaş’ın doruk noktasında SSCB’nin denizde olan ölümcül denizaltıları sayısının, Batılı askeri strateji uzmanlarını mümkün olan her türlü karşı önlemi almaya ittiğini yazdı.

    1962’de yaşanan Küba Füze Krizi sırasında Sovyetler Birliği’nin elinde 300 dizel-elektrikli ve birkaç nükleer denizaltının bulunduğuna dikkat çeken dergi, NATO Deniz Kuvvetleri’nin bu güce yetişmekte zorluk çektiğini, bu nedenle örgütün strateji uzmanlarının ‘sorunun ancak nükleer saldırı ile çözülebileceğini’ düşündüklerini, fakat Batılı askerlerin Rusya kıyı kesimindeki denizaltı üslerine nükleer saldırı düzenlemekten çekindiğini belirtti.

    Haberde, Sovyet denizaltılarına karşı koymak için önerilen bazı alternatifler aslında oldukça etkili olduğu, o zamanlar denizaltıların tespit edilmesi için kurulan ve sualtı mikrofonları ağından oluşan sesli tespit sisteminin hala kullanıldığı vurgulandı.

    Diğer fikirlerinse komik ve çılgınca olduğuna dikkat çeken NI, denizaltıların başlıca savunmasının görünmezlikleri olduğu için bu üstünlüğün önüne geçilmesi amacıyla havadan, denizaltının konumunu tespit etmek için aracın gövdesiyle temas ederek gürültü çıkaracak olan mıknatısların atılmasının önerildiğini ifade etti. Habere göre ayrıca yapışan mıknatısların denizaltılardan sökülmesi için gereken zamanın Sovyet donanmasının muharebe yeteneğini azaltılacağı düşünülüyordu.

    Habere göre NATO, İngiltere ve Kanada’nın katıldığı bir deniz tatbikatı sırasında bu fikri uygulamaya bile geçirerek, Kraliyet Donanması’na ait Auriga denizaltısına mıknatıs yağdırdı. Büyük bir gürültüyle denizaltının gövdesine yapışan mıknatıslar, denizcileri oldukça eğlendirmişti, ancak su doldurma ve tahliye deliklerini kapatan mıknatısların denizde alınması mümkün değildi ve ancak bir hafta sonra denizaltı, Kanada’daki Halifax limanında karaya çekildikten sonra mıknatıslardan arındırılabildi.

    Okyanısa atılan esnek mıknatısların büyük bir gürültüyle bazı Sovyet denizaltılarının gövdelerine de yapıştığı belirtilen haberde, bu denizaltıların sefere devam etmek yerine çıktıkları limanlara geri döndükleri ifade edildi.

    Habere göre Sovyetler Birliği donanması bazı denizaltılarını ‘geçici izne gönderebilirken’ NATO’nun ise böyle bir olasılığı bulunmuyordu, zira anti-denizaltı kuvvetleri mıknatısların yapıştığı denizaltılarla eğitim yapmakta zorlanıyordu. Sonuçta mıknatıslar, öngörüler doğrultusunda çalıştı, ancak eğitimdeki zorluklar nedeniyle yaygın bir şekilde kullanılamadı.

    Etiketler:
    The National Interest (NI), Manyetik, NATO, Denizaltı, Rusya, ABD, Soğuk Savaş
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın