05:39 22 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Dünya Panorama

    Almanya mülteci sorununu iyi yönetemezse, Merkel kaybeder

    Dünya Panorama
    URL'yi kısaltın
    Derya Yaşar
    0 0 0

    İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi kurucularından, gazeteci Metin Çorabatır, Almanya'nın 800 bin mülteciye kapılarını açmasını geç kalınmış ancak takdir edilecek bir karar olarak değerlendirdi. Çorabatır bununla beraber kararın iyi yönetilememesi halinde Almanya Başbakanı Angela Merkel’in partisinin zarar göreceğini kaydetti.

    Suriyeli mültecilere kapılarını açan Almanya, Batı kamuoyunu ikiyi bölmüş durumda.  “Kapıları kapalı tutalım” diyenler de var, “İnsani görevimizi yapalım”  çağrısı yapanlar da. Avrupa ülkelerinde var olan ekonomik kriz ve siyasi sorunlar, mültecilere karşı negatif bir tutumun sergilenmesine neden oluyor.

    Avrupa'ya akın eden mültecilerin sayısı artıkça ‘entegrasyon’ sorunu da beliriyor. Farklı etnik köken ve inanışa sahip olan; kimi büyükşehirlerden, kimi kırsaldan göç eden on binlerce mülteci, gittikleri ülkeler de uyum sorunu yaşayacak mı? Uzun yıllar Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nde görev yapan, İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Kurucu üyesi ve gazeteci Metin Çorabatır RS FM’de yayınlanan Dünya Panorama’da bu sorunun yanıtını verdi.

    'ALMANYA GÖÇ KONUSUNDA TECRÜBELİ’

    Çorabatır, Almanya'nın Avrupa'nın ekonomik olarak en güçlü ülkesi olduğunu altını çizerek,  ülkenin 800 bin mülteciye kapısını açmasının takdir edilmesi gerektiğini söyledi.  Almanya'nın göç konusunda büyük bir tecrübesi olduğuna da dikkati çeken Çorabatır, yine de Suriyeliler ile Alman halkı arasında uyum sorunu yaşanabileceğini belirtti:

    “Göç olayı batı kamuoyunu ikiye bölüyor. Sığınmacılara kucak açarak onları “Hoş geldin” diyerek karşılayan insanlar da var. Fakat bunun yanı sıra ırkçı ve aşırı sağcı tepkileri olanlar da mevcut. Almanya açısından biraz daha iyimser olunabilir. Ekonomik olarak çok güçlü ve bir göç ülkesi. Fakat hala göçmenlerle ciddi uyum sorunları yaşanıyor. Bunu kamuoyuna daha iyi duyurmak lazım. Gelenlerin bir kısmı şehirden, bir kısmı ise kırsal kesimden geliyorlar. Kimi meslek sahibi, kimi değil. Ayrıca Çok farklı etnik gruplara ve dini inançlara bağlı insanlar. Dolayısıyla hepsinin beklentisi ve uyum süreçleri farklı olacak.”

    'MÜLTECİ SORUNU SİYASETİ DE ETKİLİYOR'

    Avrupa'nın halihazırda ekonomik krizle mücadele ettiğini ve siyasi bölünmeler yaşadığını belirten Çorabatır, Avrupa ülkelerinin çeşitli endişelerle işbirliği ve sorumluluk paylaşımı  çağrılarına olumlu yanıt vermediğini kaydetti. Mülteci krizinin siyasi etkilerini de değerlendiren Metin Çorabatır,  “Almanya’nın aldığı karar iyi yönetilemezse, seçimde Merkel'in partisine zarar verebilir.  Fakat önemli olan liderlerin bu hesaplamalara girmeden, insani ilkeler çerçevesinde hareket etmeleri”  İfadelerini kullandı.

    'AB'NİN YENİ KAPILAR AÇMASI GEREKİYOR'

    Çorabatır, AB üyesi ülkelerin de kendi içinde, sığınmacılarla ilgili yasal düzenlemeleri olduğunu kaydederek,
    şöyle konuştu:

    “AB kendi içinde çok yoğun bir biçimde bu meseleyi tartışıyor. AB'nin hiç uygulamadığı 2001'de yürürlüğe giren ‘geçici koruma yönetmeliği’ var. Bu yönetmelik gözden geçiriliyor. Vize politikaları ise sığınmacıların güvenli yerlere ulaşmasının önünde engel oluşturuyor.  Bunların yeniden düzenlenmesi lazım. Almanya şu anda 800 bin kişiye kapılarını açsa da Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır'da çok sayıda Suriyeli mülteci var. Bunun yanı sıra Suriye içinde kalıp zorunlu olarak yer değiştirenler de zamanla komşu ülkelere gitmeyee çalışacaklar. Bütün Avrupa Birliği ülkelerinin şu anda Almanya'nın yaptığını benimsemesi ve yeni kapılar açılması lazım.”

    'TÜRKİYE MÜLTECİ SINAVINI GEÇTİ'

    Türkiye'nin açık kapı politikasıyla uluslararası toplumun takdirini kazandığını ifade eden Çorabatır, şehirlerdeki mülteci sayısının kamplardakini aşmasını ise büyük bir sorun olarak tanımladı. "Türkiye, entegrasyonu yasalarla sağlamalı" diyen Çorabatır, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Suriye'deki kriz, öngörülenden daha uzun sürdü ve çok geniş kitleleri etkiledi.  Türkiye önceleri gelenleri kamplara alarak bir sınav verildi. Çünkü insanların kamplarda karınları doydu. Barınaklar temin edildi. Sağlık ve eğitim hizmetleri aldılar. Sığınmacıların sayısının kamplardaki kotayı aşmasıyla, gelenler şehirlere yayıldı. Türkiye bu noktadan itibaren başarısız olmaya başladı. Türkiye'nin sığınmacı sisteminin kurgusunda, entegrasyon sözü yok. Türkiye gelenin üçüncü bir ülkeye yerleştirileceği varsayımıyla koruma sağlıyordu. Fakat bu insanların sayısı 2 milyona varınca ne yapacaksınız? Sığınmacıların Türkiye’den gidene kadar temel insani haklara erişiminin sağlanması lazım. Türkiye’nin başka ülkelerin geliştirdiği modelleri temel alarak yasalarını düzenlemesi gerekiyor. Barınma, çalışma, eğitim, dil öğrenme gibi konularla beraber entegrasyon meselesinin ön plana alınma lazım. Türkiye bunu yapamadı. Almanya'nın 800 bin kişinin entegrasyonu konusunda atacağı adımlar, Türkiye'de de bu konuyu tartışmaya açabilir."

    İlgili konular:

    Putin: Avrupa, göçmen krizinde ABD'ye körü körüne bağlı
    'Alman güvenlik şirketleri göçmen krizini fırsata çeviriyor'
    Avustralya, Koalisyon'u göçmen kriziyle genişletme peşinde
    ABD, göçmen kriziyle mücadelede Türkiye'yi örnek gösterdi
    Balkanlar 'haykırdı': Artık göçmen yükünü taşıyamıyoruz
    Etiketler:
    Göçmen krizi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, AB, Metin Çorabatır, Angela Merkel, Almanya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın