13:35 24 Ağustos 2017
Ankara+ 28°C
İstanbul+ 27°C
Canlı Yayın
    Dünya Panorama

    ‘Suriye'nin kaderini Rusya ve ABD belirleyecek’

    Dünya Panorama
    URL'yi kısaltın
    Derya Yaşar
    0 100 0 0

    Ortadoğu uzmanı Oytun Orhan, ABD ve Rusya'nın Suriye konusunda alacağı tavrın siyasi çözüm noktasında belirleyici olacağını kaydederek Obama ve Putin’in tehdit öncelikleri konusunda paralel düşündüğüne dikkati çekti.

    RS FM'de yayınlanan Dünya Panorama programına konuk olan Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Ortadoğu uzmanı Oytun Orhan, ABD ve Rusya’nın Suriye krizinin çözümü konusunda üstlendiği rolü değerlendirdi.

    ‘ABD VE RUSYA'NIN UZLAŞMASI SİYASİ ÇÖZÜMÜN ÖNÜNÜ AÇACAK’

    Orhan, ABD ve Rusya'nın Suriye konusunda alacağı tavrın krizin çözümünde belirleyici olacağının altını çizerek, “Bu iki büyük güç, Suriye'deki iç savaşın iki farklı kampının liderleri konumunda. Bu iki gücün Suriye konusunda birçok noktada uzlaşmış olması önümüzdeki dönemde siyasi çözümün önünü açacaktır” dedi.

    Orhan, artık Suriye meselesinin Batı açısından acil bir soruna dönüştüğünü ve sığınmacı akını nedeniyle Avrupa'da güvenlik, ekonomi ve sosyal barışın giderek tehdit altına girdiğine dikkat çekti.

    ‘ESAD, ÇÖZÜMÜN BİR TARAFI HALİNE GELDİ’

    ABD başta olmak üzere Batılı liderlerin açıklamaları, ‘Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la müzakere masasına oturma’ konusunda bakış açısının değiştiğini gösteriyor. Orhan, bu düşüncenin yeni bir yaklaşım olmadığının altını çizerek, " Suriye'deki iç savaşa siyasi bir çözüm bulunması yıllardan beri ABD, Türkiye, Rusya, İran ve Suriye'nin Dostları Grubu tarafından gündeme getirilen bir yaklaşım. Siyasi çözümün temel mantığı; hükümet ve muhalifler arasında yürütülecek müzakereler neticesinde bir ‘geçiş hükümeti’ oluşturulması ve bu ‘geçiş hükümeti’ öncülüğünde özgür ve adil seçimlerin yapılarak yeni siyasal yapının oluşturulmasıydı. Bu anlamda çok radikal bir dönüş söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

    Orhan, Suriye meselesine bakışta bazı farklılıkların oluştuğunu da hatırlatarak “Özellikle IŞİD tehdidinin ortaya çıkmasıyla ve Suriyeli göçmenlerin Avrupa'ya akın etmesiyle birlikte Batı'nın Suriye'deki iç savaşa acil bir çözüm bulma konusunda çaba içerisine girdiğini görüyoruz. Daha somut adım atma, bu konuda inisiyatif alma yönünde bir görüş ortaya çıktı" diye konuştu.

    Hükümetin muhalifleri bastıramayacağının, muhaliflerin de Esad’ı deviremeyeceğinin artık görüldüğünü kaydeden Oytun Orhan, “Askeri alanda bir kördüğüm varsa, bu savaşın berabere kalan tarafları siyasi alanda da masada bir araya gelmeli. Bu da 5 yıldır ayakta kalmayı başarmış Esad'ı çözümün bir tarafı haline getiriyor" ifadelerini kullandı.

    ‘BATI ‘HÜKÜMET Mİ, IŞİD Mİ?' TERCİHİNE ZORLANDI’

    Orhan, Suriye'de terör tehdidinin ortaya çıkmasıyla Batı'nın ‘hükümet mi yoksa IŞİD mi?’ tercihine yönlendirildiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:

    "Şam hükümeti, Suriye'deki meseleyi meşru bir otoritenin, teröristlere karşı yürüttüğü bir mücadele olarak lanse etmeye çalıştı. İlk aşamada bunun inandırıcılığı çok düşüktü ama IŞİD'in ortaya çıkmasıyla beraber yönetimin değişmesini savunan grupların talepleri arka plana itilerek, terör tehdidi ön plana çıktı. ‘Hükümet mi yoksa IŞİD mi?’ ikileminde kalan Batı'da, ‘hükümet’ düşüncesi ağırlık kazandı."

    ‘ŞAHİN TAVIRLI BATI, RUSYA'NIN POZİSYONUNA YAKLAŞTI’

    Orhan'a göre; Esad'ın gitmesi konusunda daha şahin bir tavır sergileyen Batı, IŞİD'in temel sorun olduğu konusunda Rusya'nın pozisyonuna yaklaştı.

    "Şam hükümetinin belli unsurlarıyla belli bölgelerde, ülkenin bir gerçekliği olarak kalacağı kabul edildi" diyen Orhan, “Ama, hala 2011 öncesindeki Suriye'ye de dönüşün, yani Esad'ın Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olmasının mümkün olmadığı düşünülüyor" diye konuştu. Orhan, çözüm sürecinde Batı’nın da, Esad'ı destekleyenlerinde de taviz vermek zorunda kalacağını düşünüyor.

    ‘TÜRKİYE, ESAD'IN OLDUĞU BİR GEÇİŞ HÜKÜMETİ DÜŞÜNCESİNE YAKINLAŞTI’

    Suriye'de çözüm çabalarının "Siyasi geçiş Esad'la mı, yoksa Esad'sız mı olmalı?" sorusuna kilitlendiğine dikkat çeken Orhan, şunları söyledi:

    "Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin temel savı; Esad'lı bir geçiş sürecinin mümkün olmadığı ya da Esad'ın Suriye'nin geleceğinde bir yeri olmadığı yönündeydi. Fakat Türkiye hiçbir zaman hükümetin ya da devletin tamamen yıkılmasını savunmuyordu. Irak örneğinde olduğu gibi yönetimin tamamen çökertilmesi, Suriye'de bir kaosun hakim olacağı anlamına geliyor. Şu anda tabii IŞİD'in öncelikli hale gelmesi ve Batı ile Rusya'nın bu konuda uzlaşmasıyla birlikte Türkiye de en azından geçiş sürecinde Esad'ın kalabileceğini düşünüyor. Ancak hala seçim sonrasında Esad'ın yerini Suriye halkının belirleyeceği yeni yönetimle devam etmesi gerektiği görüşü hakim”

    İlgili konular:

    Yasin Aktay: Batı, Esad'la ilişkileri sürdürdüğü için Türkiye'yi suçluyordu
    Davutoğlu: Geçiş sürecinde Esad'a yer yok
    Esad'ın danışmanı: Rusya ve ABD ‘zımnen’ anlaştı
    Putin: Esad'ı kurtarmak istiyoruz
    Etiketler:
    Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM), IŞİD, Oytun Orhan, Beşar Esad, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın