04:28 18 Aralık 2017
Ankara+ 5°C
İstanbul+ 8°C
Canlı Yayın
    Dünya Panorama

    'Kayıp sığınmacı çocuklar, krizin suç boyutunun vahim bir noktaya ulaştığının kanıtı'

    Dünya Panorama
    URL'yi kısaltın
    Derya Yaşar
    0 01

    Göç uzmanı Elif Özmenek Çarmıklı'ya göre, 10 bin refakatsiz çocuğun Avrupa'ya geçtikten sonra ortadan kaybolması sığınmacı krizinin suç boyutunun ne kadar vahim bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Çarmıklı, bu suç sarmalının en önemli nesnesinin ise kadınlar ve çocuklar olduğunun altını çizdi.

    Avrupa Birliği Polis Teşkilatı Europol, son iki yıl içerisinde tek başına seyahat eden ve yetkililerde kaydı bulunan 10 binin üzerinde sığınmacı çocuğun ortadan kaybolduğunu açıkladı. Europol'a göre, kayıp çocukların çoğu fuhuş çetelerinin eline düşüyor.

    USAK Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Elif Özmenek Çarmıklı, özellikle Suriyeli sığınmacı çocukların göç yolculuğunda karşılaştıkları tehlikeler ve kayıp çocuklarla, mağdur kadınların akıbeti hakkında bilgi verdi.

    'SUÇ BOYUTU BÜYÜDÜ VE KÂRLI BİR SEKTÖR HALİNE GELDİ'

    RS FM'de yayınlanan Dünya Panorama'da konuşan Elif Özmenek Çarmıklı, 10 bin refakatsiz çocuğun Avrupa'ya geçtikten sonra ortadan kaybolmasının sığınmacı krizinin suç boyutunun vahametine dikkati çekti. Göç uzmanına göre, artık işin suç boyutu giderek büyüdü ve kârlı bir iş haline dönüştü.

    Çarmıklı, "Bugüne kadar olayın insani boyutunu, güvenlik boyutunu tartıştık ancak suç boyutu çokta gündeme gelmedi. Aslında suç boyutu uzun zamandır giderek büyüyen bir sektör olarak karşımıza çıkıyor. Çocuklar ve kadınlar tabii bunun en önemli nesnesi. Bir göçmen kaçakçılığı çetesinin başındaki kişinin ayda 50 ila 100 bin euro kazandığını biliyoruz artık. Bu sektörün kazancının aylık 5 milyon dolara ulaştığı söyleniyor. Dolayısıyla aslında giderek büyüyen ve kârlı bir alan olarak karşımıza çıkıyor bu olayın suç boyutu. Sanki göçmen kaçakçılığı önceden tasarlanmamış anlık organizasyonlar gibi algılanıyor, oysa artık baktığımızda bu işin suç boyutunun sınırları aştığını söyleyebiliriz" diye konuştu.

    'İNSAN TİCARETİ VE KAÇAKÇILIĞININ SINIRLARI İÇ İÇE GİRDİ'

    Çarmıklı, insan ticareti ve kaçakçılığının sınırlarının artık iç içe geçmeye başladığının altını çizerek, "Suriye krizinde bunu görüyoruz" dedi ve şöyle devam etti:

    "Uluslararası literatürde sanki ayrı gibi algılanan bu iş, aslında Suriye krizinde bire bir artık birbirleriyle örtüşen alanları yaratmaya başladı. Mesela yine Avrupa'ya geçmeye çalışan gruplar arasında özellikle Türkiye'de kadınlar ve çocukların cinsel istismara uğradıklarını daha sıklıkla duymaya başladık. Ya da Avrupa'ya geçmeye çalışırken ortadan kaybolan kadın ve çocukların olduğunu Suriyelilerle konuşmalarımızda her gün daha fazla duyuyoruz. Ya da sahaya inip Suriyelilerle konuştuğumuzda bazı Arapça sitelerinde organ satışının olduğunu duyuyoruz. Dolayısıyla bu krizin ciddi bir de kriminal boyutu var. Yani her gün yaşanan basit gibi görünen ama suç teşkil edebilecek olaylarla çok fazla destekleniyor."

    Elif Özmenek Çarmıklı, sahadaki olaylara örnekler de verdi: "En basitinden bir Suriyelinin işini görmek için aracılara para ödediğini biliyoruz. Çünkü dille ilgili sorunları var, sistemi anlamıyorlar. Bu aracıların daha örgütlü bir halde çalışıp çalışmadıklarını daha tam olarak bilmiyoruz. Yani çocukları ve kadınları istismara yönelik bu suç sarmalı ne kadar geniş ve ne kadar çok boyutlu onu bilemiyoruz. "

    'SİSTEM, SUÇUN ARTMASINA ZEMİN SAĞLAYABİLİYOR'

    Göç uzmanı Elif Özmenek Çarmıklı, Türkiye'de ve diğer transit ülkelerde sistemin olayın suç haline dönüşmesini çok olası hale getirdiğini savundu. Çarmıklı, gerekçesini ise şu sözlerle açıkladı:

    "Mesela kamp dışındaki çocukların sadece yüzde 14'ünün okula gittiğini biliyoruz. Bu çocuklar sokaklarda. Bu bile aslında bir çocuğun suça itilmesi anlamına geliyor. Mesela dilenen çocuklar, genelde onlara refakat eden birileri oluyor ama refakatsiz çocukların da artığını görüyoruz. Ya da erken evlilikler, bunların hepsi suç sarmalını destekleyen unsurlar olarak karşımıza çıkıyor."

    'BU SUÇ SARMALININ DENETİMİ ZOR'

    Çarmıklı, tüm bu yaşananların göçmeler açısından çaresizlikten kaynaklandığını hatırlattı. Ancak Çarmıklı'ya göre; Türkiye başta olmak üzere diğer transit geçiş ülkelerinde bu suç sarmalı ile mücadele etmek için yeterince yasal düzenleme bulunmuyor. Suç şebekeleriyle mücadelenin ve denetimin de zor olduğunun altını çizen Çarmıklı şöyle devam etti:

    "İstismara karşı yaptırımların kesinlikle artırılması gerekiyor. İnsan kaçakçılığı ile bağlantılarının tespit edilmesi gerekiyor. Yani sığınmacılar arasında insan ticareti var mı, nasıl yapılıyor bunun anlaşılması gerekiyor. Ve bu mağdurları korumak için bir sistem oluşturulması lazım. Dolayısıyla yetki ve denetim boyutunda bir takım aksaklıklar var, ancak bu denetimi yapmak o kadar da kolay bir iş değil."

    ‘SADECE ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTLERİ DEĞİL, AİLELER DE SORUMLU'

    Elif Özmenek Çarmıklı, kayıp çocuklar ve kadın sığınmacıların yaşadığı istismarın tek sorumlusunun organize suç örgütleri olmadığını da sözlerine ekledi. Çarmıklı'ya göre, sığınmacı aile üyeleri de insan ticaretine zemin sağlıyor; erken evlilikleri teşvik ediyorlar ve örgütlere kadınlarla çocukları satmak konusunda sorumlular.

    Çarmıklı, bu suç sarmalının bozulması için yapılması gerekenleri de şu sözlerle özetledi:

    "Örneğin muhakkak düzenli istihdama erişme hakkı sağlanması, yasal durumun yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Kamp dışında yaşayan mültecilere ülke içinde muhakkak güvenli yerleşim alanları bulunması şart. Çocukların nüfusa kaydedilmesi ve okula gönderilmesi lazım. O kadar çok boyutlu ki, sosyal, ekonomik ve politik alanlarda muhakkak bazı adımların atılması gerekiyor."

    'AVRUPA ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRMELİ'

    Elif Özmenek Çarmıklı'nın dikkat çektiği bir diğer konu ise Avrupa'ya düşen sorumluluktu.

    Çarmıklı, "En önemlisi de Avrupa'ya gidilebilmesi için yasal yolların açılması gerekiyor. Çünkü bu kriminal durumda en önemli aktörlerden biri de Avrupa. Yasal yolları açmadığı için insanlar canlarını tehlikeye atarak, bilinmeyen bir yolculuğa çıkıyorlar" diye konuştu.

    İlgili konular:

    Refakatsiz göçmen çocuk sayısında ürküten artış
    Boylarından büyük 'yollara' kalkıştılar
    'Sığınmacı krizi Schengen'i tehlikeye atıyor'
    Sığınmacı krizi İsveç’te neo-Nazileri güçlendirdi
    Etiketler:
    EUROPOL, USAK, Avrupa, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın