07:14 07 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Binali Yıldırım / 22. Dünya Enerji Kongresi

    Yıldırım: Bizim için enerji, ihtilaf değil iş birliği alanıdır

    © AA / Ali Balıkçı
    Ekonomi
    URL'yi kısaltın
    0 41
    Abone ol

    Dünya Petrol Kongresi'nde konuşan Başbakan Binali Yıldırım, "Terör başta olmak üzere asimetrik tehlikelerle etkinlikle mücadele şart. Bu mücadelenin bir terör örgütüyle terörle mücadele yapılmayacağı aşikâr. Sorunları çözerken sorun çıkarmamalıyız. Bizim bakımımızdan enerji bir ihtilaf değil bir işbirliği alanıdır" dedi.

    İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte konuşan Yıldırım'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

    • Terör başta olmak üzere asimetrik tehlikelerle etkinlikle mücadele şarttır. Bu mücadelenin bir terör örgütüyle terörle mücadele yapılmayacağı aşikârdır. Sorunları çözerken sorun çıkarmamalıyız. Bizim bakımımızdan enerji bir ihtilaf değil bir işbirliği alanıdır. Bu tutumumuzu sözle değil icraatlarla da ortaya koymaktayız. Bunun en önemli kanıtı ve göstergesi enerji alanında geçmişte hayata geçirdiğimiz projelerin yanısıra gelecekte tamamlamayı ön gördüğümüz projelerdir.
    • Günümüzde ülkelerin ve toplumların gelişmişlik düzeyinin ölçüsü, enerjiye olan erişim ve tüketim seviyesiyle ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bugün burada ortak bir amacımızın olduğunu ifade etmek isterim. Bu amaç; petrol başta olmak üzere bütün enerji kaynaklarının maliyet, çevre boyutu da dahil en iyi ve en verimli şekilde kullanımını sağlayacak dünyadaki bütün bölgelerin ve toplumların refahına katkıda bulunmak olacaktır.
    • Enerji güvenliği kavramının önemli bir boyutu da siyasi sorunların çözülmesi, gerek kaynak ülkelerde gerekse güzergah ülkelerde huzurun ve barışın tesis edilmesidir. Bu çerçevede terör başta olmak üzere asimetrik tehditlerle etkinlikle ve kalıcı bir mücadele şarttır. Bu mücadelenin bir terör örgütüne karşı bir başka terör örgütünün kullanılarak yapılamayacağı aşikardır. Sorunları çözerken yeni sorunlara yol açmaktan özenle kaçınmalıyız. Enerji güvenliği ancak birlikte ve tutarlı bir mücadele yöntemiyle sağlanabilir.

    'ENERJİ GÜVENLİĞİNE KATKI SUNMAYI ÖNEMSİYORUZ'

    • Türkiye olarak enerji politikalarımızla ulaşmaya çalıştığımız nihai amaç, enerji güvenliğini, çeşitliliğini artırarak milletimizin refahını, huzurunu teminat altına almaktır. Ayrıca üretici ve tüketici olsun barış ve iş birliğini destekleyen bütün komşu bölge ülkelerinin enerji güvenliğine katkı sunmayı önemsiyoruz.

    'TÜRKİYE, ENERJİ GELECEĞİMİZE KÖPRÜ OLUŞTURUYOR'

    • TANAP'ın önümüzdeki yıl devreye girmesiyle birlikte Türkiye her yıl Azerbaycan'dan ilave 6 milyar metreküp doğal gaz alacak. Ayrıca 2020 yılından itibaren bu hattan Avrupa'ya 10 milyar metreküplük bir gaz sevkiyatı söz konusu olacak. Bu gazın daha sonra yine Güney Gaz Koridorunun parçası olan Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı ile Avrupa'daki tüketici ülkelere ulaşması mümkün hale gelecek. Rusya Federasyonu ile iş birliği halinde ilerlettiğimiz Türk Akımı Projesi de enerji güvenliğimizi artırma çabalarımıza ayrıca katkı sağlayacak. Rusya ile Türk Akım'a ilişkin imzaladığımız hükümetler arası anlaşmanın, bu yılın şubat ayında yürürlüğe girmesiyle beraber, proje çalışmaları hız kazanmıştır. Projenin 2019'da tamamlanmasıyla Türkiye, 15.75 milyar metreküplük gazı Mavi Akım hattında olduğu gibi Rusya'dan doğrudan alabilecek. Ayrıca proje kapsamında inşaatı söz konusu olan ikinci bir hat marifetiyle Avrupa'ya da aynı miktar gaz sevkiyatı yapılabilecek. Böylelikle Türkiye, bu kongrenin konusuyla uyumlu olarak, enerji geleceğimize bir köprü oluşturmaktadır.
    • Bölgedeki siyasi sorunların çözümü için Türkiye elinden gelen katkıyı vermektedir.
    • Doğu Akdeniz enerji alanında önemli bir bölge olarak yine karşımıza çıkıyor. Buradaki yeni kaynakların sahalardan en büyük pazarlara ulaştırılmasında doğal ulaşım yollarının en önemli güzergahından biri de yine Türkiye'dir. Ülkemiz Doğu Akdeniz kaynaklarının Avrupa'ya ulaştırılmasında her zaman yapıcı bir rol oynamaya hazırdır ve kararlıdır. Bu bağlamda bölgedeki siyasi sorunların çözümlenmesi için de elinden gelen katkıyı koymaktadır. Özellikle Kıbrıs Adası etrafındaki hidrokarbon kaynaklarının her iki tarafa ait olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Rum liderliğinde, önümüzdeki günlerde Doğu Akdeniz'de tek taraflı tasarruflardan kaçınılmasını, uzun zamandan beri telkin etmekteyiz. Türkiye kendisine ait ipso-fakto hakları ve Kıbrıs Türklerinin haklarını sonuna kadar koruyacaktır. Kıbrıs Rum liderliğinin barışın önünü tıkamak ve tek yanlı arama işlemlerine başlamak yerine yapıcı bir tutuma yönelmesinde fayda vardır.
    Etiketler:
    TANAP, Türk Akımı, Dünya Petrol Kongresi, Binali Yıldırım
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın