23:52 19 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Mehmet Şimşek

    Şimşek: Panda Bond'lar geliyor

    © AA /
    Ekonomi
    URL'yi kısaltın
    0 32

    Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Yurtdışı borçlanmada piyasa koşullarının uygunluğu çerçevesinde hem coğrafi hem enstrüman çeşitliliğine gitmeye devam etmeyi planlıyoruz. Çin'in Panda Bond piyasasından borçlanmayı yakından değerlendiriyoruz. Rusya piyasasında Ruble cinsinden borçlanma konusunda temaslarımız var" diye konuştu.

    Hazine'nin yurt dışı borçlanmada klasik eurobond ihraçlarının dışına çıkarak sukuk ve Samurai Bond ihraçlarının ardından yeniden enstrüman çeşitliliğine gitmesi gündemde. Bu sene 6.5 milyar dolarlık dış borçlanma yapacağını açıklayan Hazine, Çin piyasasında Panda Bond, Rusya piyasasında ise Ruble cinsinden tahvil ihracı olanaklarını  değerlendiriyor.

    Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dünya'dan Ece Ceyhun ve Mehmet Kaya'ya yaptığı açıklamada 'Panda Bond'lar geliyor' dedi. Son Çin ziyaretlerinin çok verimli geçtiğine değinen Şimşek, "Çin'de kaynak fazlası var ve 2 önemli bankası artık Türkiye'de. Oradan daha fazla kaynak akışı nasıl sağlayabiliriz diye bakıyoruz" dedi.

    Şimşek'in açıklamaları şöyle:

    'İÇ KAYNAKLARIN KAMUYA AKMAMASI İÇİN DIŞ BORÇLANMAYA AĞIRLIK VERDİK'

    • Geçen sene Hazine'nin borç çevirme rasyosu yılın başındaki öngörülerimizden yüksek oldu. Fakat biz bunu doğru bir stratejiyle borçlanmada, iç kaynakların kamuya akmaması için dış borçlanmaya ağırlık verdik. Yurtdışından normalde 6-6.5 milyar dolar borçlanırken geçen yıl yaklaşık 9.7 milyar dolar borçlandık. İçeride sattığımız ilave DİBS'leri de yabancı satın aldı. Yabancının geçen sene DİBS'lerde net alımı 7.3 milyar dolar seviyesinde oluştu. Bu sene için borç çevirme rasyosunu yüzde 110 öngörüyoruz. Yine iç kaynakların özel sektörü destekleyecek şekilde yön bulması için Hazine elinden geleni yapacak.

    'RUBLEYLE BORÇLANMA KONUSUNDA TEMASLARIMIZ VAR'

    • Yurtdışı borçlanmada piyasa koşullarının uygunluğu çerçevesinde hem coğrafi hem enstrüman çeşitliliğine gitmeye devam edeceğiz. Bu yıl da 6.5 milyar dolarlık yurtdışı borçlanma planımızda şartlara bakacağız. Enstrüman çeşitliliğine gideceğiz diyoruz… Geleneksel eurobond ihraçlarına ilaveten içeride altına dayalı sukuk ve kira sertifikası ihraçları da devam edecek. Diğer taraftan son yaptığımız Çin ziyareti çok başarılıydı. Biz Samurai bond piyasasını dönem dönem kullanıyoruz. Şimdi Çin'in Panda Bond piyasasından borçlanmayı da ciddi olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bugüne kadar yapılan ilk Panda bond ihraçlarını incelediğinizde miktarların yarım milyar dolara kadar olduğunu görüyorsunuz. Başlangıçta miktar olarak nispeten mütevazı bir ihraç olacağı doğrudur. Ayrıca Rusya piyasasında Ruble cinsinden borçlanma konusunda da temaslarımız var.

    'PİYASANIN YAKLAŞIMINI DOĞRU BULMUYORUZ'

    • Dolar
      © AFP 2018 / LUIS ACOSTA
      Borçlanma konusunda piyasa aktörlerinin yaklaşımını doğru bulmuyoruz. Rasyonel olmadıklarını her gün okuduğumuz haberlerden bizlerle olan diyaloglarından anlıyoruz. ‘Dövizle borçlanma daha ucuz' algısı çok yanlış. Son 5 yıllık dönemde kuru dikkate aldığınız da daha düşük maliyet algısı gerçeği yansıtmıyor. Tam aksine dövizle borçlanmanın maliyeti TL'den çok daha yüksek. Önümüzdeki dönemde ne olacağı ise apayrı bir konu. Dövizle borçlanmanın daha karlı, maliyetinin daha düşük olduğunu düşünenler yanılıyorlar. Dönemsellik arz eder. Bu şirketlerin çoğunun da bu dönemselliği yönetmede zafiyet gösterdiğini de net olarak görüyoruz.

    'DÜZENLEME YAPMASAYDIK 4-5 SENEDE MİLYONLARCA DÖVİZZEDEMİZ OLACAKTI'

    • Aldığı-sattığı tüm işi yurtiçine dönük, dış ticarete konu tek bir işi olmayan şirketler borçlanıyor. Sonra… Bizim getirdiğimiz düzenleme şudur: Biz sistemin risklerini kalıcı bir şekilde yönetmesini veya daha az risk almasının şartlarını belirliyoruz. Bugün şirketlerin borçlanması konusunda gündeme getirilen argümanların aynısını 2008'de yaşadık. Eğer biz 2009'da bireylere dövizle borçlanmanın önünü kapatan düzenlemeyi yapmasaydık son 4-5 senede milyonlarca dövizzedemiz olacaktı. Çok büyük bir risk olacaktı. O gün o düzenleme ne kadar doğruysa bugün yapılan düzenleme çok daha doğru. Bireysel anlamda bir kişiden bahsediyorsunuz. Şirket dediğinizde sadece patron değil çalışanları da kapsıyorsunuz. Milli servetten bahsediyorsunuz. Dolayısıyla döviz gelirin varsa dövizle borçlanabilirsin. Yatırım yapacaksan, makine teçhizat alacaksan dövizle borçlanabiliyorsun. Kamu-özel ortak proje yapıyorsan ona da izin var. Zaten olması gereken de buydu. Dövizle geliri olmayan neden borçlanıyor. Çok basit prensiplerden bahsediyoruz.

    'KUR OYNAKLIĞINA SON VERMEK GEREK'

    • Bu yaklaşımı da sadece biz benimsemiyoruz. Aynı düzenlemeyi Hindistan da, Endonezya da yaptı başarılı oldu. Türkiye'de başarılı olacak. Biz yatırımcıya, ihracatçıya kapıyı sonuna kadar açıyoruz. Ama döviz geliri olmayan dövizle borçlanarak ülke riskini artırmasın. Bu kur oynaklığına son vermek lazım. Büyüklere de ‘döviz geliriniz yok ama büyükseniz riski yönetebileceğinizi iddia ediyorsanız, gösterin bize' diyeceğiz. Finansal koruma (hedging) ile ilgili düzenleme bu yılın ilk yarısında tamamlanacak. Türkiye'de temsilcilikleri olan bankaların sağladıkları işlemlerde ise Merkez Bankası swap yoluyla kolaylık sağlayacak.

    'GERÇEKÇİ OLALIM, DÜNYA GENEL ANLAMDA BORÇ YÜKÜYLE KARŞI KARŞIYA'

    • Gerçekçi olalım. Dünya genel anlamda bir borç yükü ile karşı karşıya. Gelişmekte olan ülkelerin milli gelire oranı yüzde 210'un üzerinde. Büyümek için borç arıyorsunuz ama borç orta-uzun vadede büyümenizi sınırlar. Ekim 2017 itibariyle şirketler kesiminin bir yıla kadar 7.4 milyar dolarlık döviz pozisyon fazlası var. Yaklaşık 28 bin firma tarafından kullanılan toplam döviz kredisi borcunun yüzde 84'ünü 15 milyon dolar ve üzerinde kredi bakiyesi bulunan 2.118 firmanın kullandığı döviz kredileri oluşturuyor. Geriye kalan yaklaşık 26 bin firmanın kredi bakiyesi 15 milyon doların altında. Bu firmaların kredileri reel sektörün kullandığı toplam döviz kredilerinin yaklaşık yüzde 16'sını oluşturuyor.
    • Ekim 2017 itibariyle finansal kesim dışındaki firmalar tarafından kullanılan toplam nakdi döviz kredilerinin tutarının 286 milyar 624 milyon dolar olduğu düşünüldüğünde, yüzde 16'lık payın yaklaşık 46 milyar dolara tekabül edeceği düşünülebilir. Kredi bakiyesi 15 milyon doların altında olan firmaların döviz kredilerinin payının düşük olduğunu dikkate aldığımızda bu firmaların TL cinsinden borçlanmaya yönelmesi bankacılık sistemi üzerinde baskı oluşturmayacağını değerlendiriyoruz.

    'TÜRKİYE GİBİ POTANSİYELİ GÜÇLÜ BİR PAZAR ALTERNATİFİNİZ VAR MI? YOK'

    • Uluslararası doğrudan yatırımcıların Türkiye'ye bakışı olumlu. Türkiye büyüme performansı ile birçoğunu şaşırtmış durumda. Birçok kesim 2016'dan sonra Türkiye'nin toparlanmasını pek olası görmüyordu. Çok büyük şoklarla karşı karşıya kaldık. Bir takım yapısal açmazlarda vardı. Türkiye'nin tekrar güçlü bir büyüme patikasına oturması yatırımcılar açısından pozitif bir sürpriz oldu.
    • Yatırımcılar genel olarak ne ister? Büyüme, istikrar ve öngörülebilirlik ister. Türkiye'de büyüme var. Bölgesinde istikrarsızlık var. Öngörülebilirlik ise esas itibariyle yatırım ortamının istikrarına ilişkindir. Global yatırımcılarla konuşurken "ama…" dediği anda bir soru soruyorum: ‘Bana çok basit bir şekilde dünyada nüfusu 80 milyonun üzerinde, kişi başına geliri 10 bin doların üzerinde kaç gelişmekte olan ülke sayabilir misiniz?' diyorum. İki elinizle sayamazsınız. Bir eli geçmez. Türkiye gibi potansiyeli güçlü bir pazar alternatifiniz var mı? Yok.

    'ENFLASYON SORUNU ÇÖZÜLECEK'

    • Enflasyonda sorun var ama tıkanmışlık yok. Bu sene enflasyonu düşürme konusunda çok büyük bir irade olduğunu göreceksiniz. Bizim için tek hanede yetmez, kalıcı düşüşü göreceğiz. Hükümet olarak dezenflasyon dönemine iki güçlü destek vereceğiz. Birincisi bütçemiz iyi. Vergi ayarlamaları sonrasında ortaya çıkan kamunun fiyatları belirlemesinde hassasiyet göstereceğiz. Eğer mali alan var ise ki hem Maliye Bakanlığı hem Merkez Bankası ortak çalışıyoruz destekleyici çalışmalara odaklandı. İkincisi Gıda Komitesi üzerinden yapacağımız çalışmalar var. Geçmişte bir çok sorunu çözdük bunu da çözme imkanımız var.

    'RİSKLERİ AZALTMAK İÇİN 4 ADIM ATIYORUZ'

    • Global olası riskleri azaltmak için 4 adım atıyoruz. Dövizle borçlanma konusundaki makro ihtiyati çerçeve aslında riskleri azaltmak için atılan bir adımdır. Kamu maliyesindeki güçlü duruş ve manevra alanının varlığı şoklara yönelik hazırlığın parçasıdır. Merkez Bankası'nın duruşu risklere karşı hazırlıktır. Bünyeyi şoklara karşı güçlendirmek için reform noktasında önümüzdeki 5-6 ayda güçlü bir ivme olacak. Yatırım ortamı ile ilgili düzenlemeler artık Meclis'te. Yıllardır konuşuyorduk. Global ilişkimizi ağımızı da güçlendiriyoruz. Suriye konusunda Amerika ile görüş ayrılıklarımız olsa da genel anlamda Batı ile ilişkilerimizi pragmatik şekilde iyileştirme sürecindeyiz.
    • Bankaların sermaye yapısı çok güçlü. İkincisi aktif kalitesi yüksek. Tahsili gecikmiş alacak rasyosu yüzde 2.9. Ayrılan karşılık oranı yüzde 79. Bankacılık sektörünün kaldıraç oranı 9'larda. Dış kaynağa erişimde sorun yok. Borç çevirme rasyoları da makul düzeyde, yüzde 112. Sorun mevduatın yetersizliği. İlave kaynak için sermaye piyasalarının gelişimine çalışıyoruz. Mevduat etki analizinde vatandaşın alışkanlıklarının değişmediğini gördük. Tasarrufta alışkanlıklar ancak enflasyon kalıcı tek haneye inerse değişebilir. Enflasyondaki düşüş, dövize ilgiyi de etkileyebilir. Esas sorun ve belirleyici olan enflasyon ve enflasyonun yarattığı oynaklıktır.

    İlgili konular:

    Şimşek: Ruble cinsinden tahvil piyasasını yokladık, 2018’de burada borçlanmayı deneyeceğiz
    Şimşek: Kimsenin hayal edemediği kadar güçlü bir performans söz konusu
    Şimşek, Rus yatırımcılarla buluşmasını değerlendirdi: İklim elverişli, fırsatlar bol
    Etiketler:
    dış borç, vergi, döviz, Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Mehmet Şimşek, Çin, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın