02:23 17 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Türkiye'nin Rusya'dan vergisiz buğday ithalatı

    TZOB: Tarımda ithalat yapmak artık cesaret ister

    © REUTERS / Ilya Naymuşin
    Ekonomi
    URL'yi kısaltın
    0 40

    TZOB Başkanı Bayraktar, döviz kurlarında artışla birlikte tarımda ithalat yapmanın artık cesaret isteyeceğini, bunun yerine yerli üreticiye desteğin artması gerektiğini dile getirdi. Bayraktar, kurlardaki son artışların tarıma ek faturasının yıllık 21 milyar lira olduğunu açıkladı.

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, döviz kurlarının geldiği noktada tarımda ithalat yapmanın artık cesaret isteyeceğini söyledi.

    Bayraktar, "Daha fazla üretmek zorundayız. Bunun içinde mazot, gübre, ilaç, tohum ve yem gibi girdilerde çiftçiye verilen destek artırılmalıdır. Döviz kurları bu seviyedeyken, ülkemiz dış ticaret açığı kaynaklı bir cari açık problemi yaşıyorken, iç üretim artırılmalı, ithalattan kaçınılmalıdır" dedi.

    Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarım, hayvancılık ve balıkçılıkta, 2017'de yapılan 9 milyar 50.5 milyon dolarlık ithalatın TL karşılığının 32 milyar 984.6 milyon lira olduğunu, bu ithalatın 17 Ağustos 2018 kuruyla karşılığının ise 54 milyar 350.1 milyon doları bulduğunu, dünya fiyatları aynı kalsa ve aynı miktarda ithalat yapsak bile ithalatımızın TL karşılığının 21 milyar 365.5 milyon lira artacağını belirtti.

    Bayraktar, döviz kurlarının yükselmesiyle dışarıdan ithalatın daha pahalı hale geldiğini, bunun yapılan ithalatı düşüreceğini, hatta birçok üründe durma noktasına getireceğini belirtti.

    'İTHALATA DEVAM ETMEK ENFLASYONU DA ARTIRACAKTIR'

    Her zaman yerli üretimin desteklenmesi, ithalata prim verilmemesini savunduklarını, ithalatın TL karşılığının artık ateş pahası olduğunu bildiren Bayraktar, şunları söyledi:

    "Döviz kurları bu seviyedeyken, ülkemiz dış ticaret açığı kaynaklı bir cari açık problemi yaşıyorken, ithalattan kaçınılmalı, iç üretim artırılmalıdır. Ülkemiz, ithalata gerekenin çok üzerinde bir kaynak aktarmamalıdır. Ayrıca bu döviz kuru seviyelerinden tarımda ithalata devam etmek enflasyonu da artıracaktır. İthal edip katma değer yaratarak dışarıya sattığımız pamuk, buğday, ayçiçeğinden elde edilen gıda ve giyim ürünlerinde ithalat fiyatlarından kaynaklı maliyetler artacaktır. Bu durum ihracatta da rakiplerimizle rekabet etmemizi olumsuz yönde etkileyecektir. Bu ortamda üretimi artırmaktan, ithal edilen ürünlerde iç piyasaya yönelmekten başka çare yoktur. İthal ettiğimiz pek çok ürünü kendimiz üretebiliriz. Bu noktada çiftçimizi üretime teşvik edecek politikaların daha çok benimsenmesi gerekiyor. Ülkemiz, tarımda olağanüstü çeşitlilik, zenginlik sunan bir coğrafyaya sahiptir. Kahve, kakao, palm yağı gibi tropikal bölgelerde üretilen birkaç istisnai ürün hariç hemen her ürünü üretebilecek potansiyelimiz vardır. Çiftçimiz daha fazla desteklenirse, arazi parçalanması, sulama başta olmak üzere yapısal sorunlarımız çözülürse, birkaç istisna hariç ithalata gerek kalmaz."

    Bayraktar, Türkiye'nin tarımsal ürünlerde dışa bağımlı durumdan kurtulması için mazot, gübre, ilaç, tohum ve yem gibi ithal girdiler konusunda çiftçiye sağlanan desteğin artırılması gerektiğinin altını çizerek, "Çiftçinin temel girdileri arasında olan mazot, gübre, ilaç, tohum ve yem ithalat ürünlerinin döviz kurlarının yükselmesiyle birlikte fiyatları da yükseliyor. Çiftçimize destek verilmesi durumunda, çiftçimiz ithal ettiğimiz tarım ürünlerin pek çoğunu üretebilecek seviyededir" ifadelerini kullandı.

    ÜRÜNLERİN YENİ İTHALAT FİYATLARI

    Dünya'nın aktardığı habere göre, döviz kurunun artmasıyla birlikte, 2018 Mart-Ağustos döneminde, ithalat fiyatlarının hızla yükseldiğini belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

    "Bu yılın mart ayında ortalama dolar kuru 3.8806 liraydı. Bu rakam 17 Ağustos 2018 itibarıyla 6.0052 liraya çıktı. Türkiye, mart ayında kilogram olarak ithal pamuğu 7 lira 7 kuruştan, buğdayı 88 kuruştan, ayçiçeğini 1 lira 99 kuruştan, pirinci 1 lira 40 kuruştan, mısırı 86 kuruştan, soya fasulyesini 1 lira 68 kuruştan, ayçiçeği yağını 3 lira 90 kuruştan, kırmızı mercimeği 2 lira 62 kuruştan, nohudu 5 lira 18 kuruştan, bademi 18 lira 81 kuruştan, cevizi 9 lira 82 kuruştan, muzu 1 lira 97 kuruştan, soya fasulyesi küspesini 1 lira 53 kuruştan, ayçiçeği küspesini 78 kuruştan ithal edebiliyordu. Aynı ürünler Ağustos ayında ithal edilmeye kalkılsa, uluslararası fiyatlar dolar bazında aynı kalsa bile, döviz kurlarındaki artış nedeniyle kilogram başına pamuğa 10 lira 94 kuruş, buğdaya 1 lira 36 kuruş, ayçiçeğine 3 lira 8 kuruş, pirince 2 lira 17 kuruş, mısıra 1 lira 33 kuruş, soya fasulyesine 2 lira 60 kuruş, ayçiçeği yağına 6 lira 4 kuruş, kırmızı mercimeğe 4 lira 5 kuruş, nohuda 8 lira 2 kuruş, bademe 29 lira 11 kuruş, cevize 15 lira 20 kuruş, muza 3 lira 5 kuruş, soya fasulyesi küspesine 2 lira 37 kuruş, ayçiçeği küspesine 1 lira 21 kuruş ödemek zorunda kalınacak."

    İlgili konular:

    TL’deki değer kaybı, tarım alanındaki Rus-Türk işbirliğini nasıl etkiler?
    Tarım Bakanı Pakdemirli: Fındıkta muhtemel zarar 600-700 ton civarında
    Etiketler:
    zam, dolar, Türk Lirası, ithalat, ihracat, tarım, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Şemsi Bayraktar, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın