12:43 03 Mart 2021
Canlı Yayın
    Ekonomi
    URL'yi kısaltın
    Türkiye’de koronavirüse karşı aşılama dönemi (69)
    0 616
    Abone ol

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı başlayan aşılama süreciyle ilgili olarak "Artık pandemide bir dönüm noktasına geldik" dedi.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AK Parti Kilis İl Kongresi'ndeki konuşmasında, kongrelerin demokrasi bayramı, teşkilatların her anlamda kendini geleceğe hazırladığı süreçler olduğunu belirtti.

    Kilis il teşkilatının 18 yıldır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hiç yalnız bırakmadığını dile getiren Varank, "Ülkemizin, türlü tuzaklarla dara düşürülmek istendiği her olayda, sizlerin desteğiyle o tuzakları tersine çevirdik. Gezi olaylarında, 17-25 Aralık'ta, 15 Temmuz'da Kilis'in desteğiyle yedi düvele meydan okuduk. Türkiye'yi büyütme, milletimizin değerlerini yüceltme mücadelesinde Kilis gibi, liderinin arkasında dimdik duran teşkilat mensuplarımızla birlikte yol yürüyoruz" diye konuştu.

    'Sizin bu tavrınız emin olun tarihin en onurlu duruşlarından biri olarak kayıtlara geçti'

    Bakan Varank, Kilis'in Suriyelilere bağrını açarak tarihi kahramanlıklarına bir yenisini daha eklediğini, nüfusundan fazla sığınmacıya kapılarını açarak tüm dünyaya hoşgörüyü, misafirperverliği, İslam alemine de Ensar olmayı yeniden hatırlattığını vurguladı.

    Varank, "3-5 bin mülteciyi kabul etmemek için ne pazarlıklar yapıldı, ülkeler birbirine girdi. Göçmenlerin botları delinerek masum insanlar, bebekler denizlerde ölüme terk edilirken, sözüm ona modern dünya, sığınmacılara sırt çevirmişken, Kilis büyüklüğünü gösterdi. Sizin bu tavrınız emin olun tarihin en onurlu duruşlarından biri olarak kayıtlara geçti. Zulümden kaçana yurdunu açan Kilis ile gurur duyuyoruz. Allah sizlerden razı olsun" ifadesini kullandı.

    'Türkiye'yi dışlayan hiçbir adıma asla müsaade etmeyiz'

    Kilis'in yüklendiği sorumlulukların yanında Türkiye'yi terörle dize getirebileceğini sanan hainlerin hedefinde olduğunu, sınır ötesinden atılıp kente düşen bombalarla çok sayıda kişinin şehit olduğunu hatırlatan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

    • "Milli güvenliğimizi ve egemenliğimizi doğrudan tehdit eden terör yuvalarını ortadan kaldırmak için tarihi operasyonlar başlattık. Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Kalkanı operasyonlarını başarıyla tamamladık. Sınırın öbür tarafındaki teröristlerin temizlenmesi sayesinde sınırımızda ve özellikle de Kilis'te güvenliği tesis ettik.
    • Bu operasyonlarda, sınır ötesinden yapılan saldırılarda şehit düşen tüm güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Suriye'deki istikrarsızlığı Türkiye'ye taşıyamayanlar, oluşturmak istedikleri terör koridoruyla bizi kıskaca almak istediler. Gereken cevabı sadece Suriye'de vermekle kalmadık. Doğu Akdeniz'den Libya'ya, Azerbaycan'dan Irak'a kadar her alanda başarılı neticelerle Türkiye'nin cevabını muhataplarına ilettik. İletmeye de devam ediyoruz. Mesajımız çok net. Bölgede Türkiye'yi dışlayan ve kabuğuna çekilmeye zorlayan hiçbir adıma asla müsaade etmeyiz."

    'En büyük yalanı, en büyük iftirayı atanın parti içinde ödüllendirildiği bir ana muhalefet partisiyle karşı karşıyayız'

    Bakan Varank, Gezi Parkı, 17-25 Aralık, 6-8 Ekim olayları, 15 Temmuz ve ekonomik saldırıların hepsinin Türkiye'yi iddiasından vazgeçirmek için kurgulandığını savundu.

    Her saldırıda hedeflerine daha sıkı sarıldıklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti:

    • "Bizi bu süreçte hiçbir terör örgütü, uluslararası odak ya da gizli-açık düşmanlık gösteren ülke yormadı, yoramaz. Ancak istisnasız her saldırıda Türkiye düşmanlarının yanında saf tutan bir muhalefetle uğraşmak inanın insanın enerjisini tüketiyor. En büyük yalanı, en büyük iftirayı atanın parti içinde ödüllendirildiği bir ana muhalefet partisiyle karşı karşıyayız.
    • Genel başkanı bir yandan, parti yöneticileri diğer yandan Türkiye'nin gündemini yalan ve iftiralarla sabote etmek istiyorlar. Bu girişimlere karşı başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bakanlarımız, milletvekillerimiz ve genel başkan yardımcılarımızla bir mücadelenin içindeyiz."

    Konuşmasında gençlere de seslenen Varank, bugün demokrat maskesi takan takiyyecilerin geçmişte hangi kirli yüzleri sergilediklerinin iyi öğrenilmesi gerektiğini belirterek, geçmişte Başbakan'ın konvoyunun, 'içinde başörtülüler var' denilerek askeri havalimanına alınmadığını, Başbakan'ın eşinin, başörtülü olduğu için hasta ziyaretine gittiği askeri hastanenin kapısından geri çevrildiğini, gençlik kollarının iftar çadırına 'Hoş geldin ya şehri Ramazan' pankartı asıldığı için partilerine kapatma davasının açıldığını hatırlattı.

    'Kılıçdaroğlu, sözde değil özde faşist bir genel başkandır'

    Üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasının ertesi günü kararın Anayasa Mahkemesi'ne 'koşar adım' taşındığına dikkati çeken Varank, şöyle devam etti:

    • "Biz bunları hatırlatınca da sanki hikaye anlatıyormuşuz gibi tepki gösterenler oluyor. Muhalefet şimdiye kadar yaptığı iki yüzlülükle hiç yüzleşmedi, hiç özür dilemedi. Çok değil sadece 10-12 yıl önce yaşanmış şeylerden bahsediyorum. Bakınız kamuda çalışanlar 2013, hakim ve savcılar 2015, polisler 2016, askerler ise 2017 yılına kadar başörtüleriyle görev yapamıyordu. Kaç sene, 4 sene önce. Tayyip Erdoğan diye bir yiğit çıktı, bu ayrımcılıkların hepsini bitirdi. Milleti balık hafızalı zannedip, 'Başörtüsü sorununu biz çözdük' diye ortada gezinenlerin engellemelerine rağmen bu sorunu çözdü.
    • İşte bugün yanlarına başörtülü kadınları alıp onlara adeta 'vitrin mankeni' muamelesi yapanlara rağmen bu sorunu çözdü. Bunları anlatıyorum, çünkü bu faşist zihniyet emin olun hala capcanlı, hala dipdiri. Şunu unutmayın; CHP demek ayrımcılık demektir, ötekileştirme demektir, ikna odaları demektir. Fırsatını bulduklarında, en ufak bir güç elde ettiklerinde, zulmettikleri o eski günlere anında dönerler. Nitekim dönüyorlar da...
    • Çıkıyor 'Bana oy veriyorsan öğretmensin, vermiyorsan öğretmen değilsin' diyor. Öteki gün çıkıyor, 27 milyon vatandaşımızın oyunu hiçe sayarak, ilk kez halkın doğrudan oyuyla seçilen Sayın Cumhurbaşkanımıza 'Sözde Cumhurbaşkanı' diyor. Bu tavrın adı tüm dillerde faşistliktir. Bakınız çok net söyleyeceğim, Kemal Kılıçdaroğlu, sözde değil özde faşist bir genel başkandır."

    'Terör örgütlerinin maşalarıyla bir olup, toplama militanlarla 'katil polis' diyerek eylem yapanları milletimiz not ediyor'

    Bakan Varank, konuşmasında, Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atanmasının ardından yaşanan gelişmelere değindi. Yaşananların asla siyasetle bağdaşmayacağını belirten Varank, şöyle konuştu:

    • "İşte daha yeni Boğaziçi Üniversitesinde rektör atanması sonrası yaşananlar hafızalarımızı tazeledi. Biz, üniversite kapılarında nöbet tutan, laiklik kisvesi altında her türlü kepazeliği yapan rektörleri de unutmadık. Bugün aynı kişilerin Anayasa ve yasalara uygun olarak yapılan bir rektör ataması için ortalığı nasıl ayağa kaldırdıklarını görüyoruz. Terör örgütlerinin maşalarıyla bir olup, toplama militanlarla 'katil polis' diyerek eylem yapanları milletimiz not ediyor.
    • Bunların yürüttükleri şeyin adı asla siyaset değildir. Büyük hedeflere kilitlenmiş, bölgesinde ve dünyada artık farklı bir ligde mücadele eden Türkiye'nin gündemini bunlara esir etmeyeceğiz. Mücadeleden geri durmadan, Türkiye'yi büyütmek, milletimizin refahını yükseltmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz."

    'İthal ettiğimiz aşıların yanında yerli aşı çalışmalarında da artık son viraja girdik'

    Dış politikada ve terörle mücadelede atılan başarılı adımlar karşısında Türkiye'nin finans ve ekonomi alanında da köşeye sıkıştırılmak istediğine dikkati çeken Varank, şöyle konuştu:

    • "Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu, güçlü sanayimiz ve milletimizin feraseti ile bu saldırıları da Allah'ın izniyle atlattık, atlatıyoruz. Diğer taraftan, dünya ekonomilerini derinden sarsan salgınla mücadele ediyoruz. Vatandaşlarımız ve işletmelerimiz üzerindeki etkisini sınırlandırmak amacıyla, tüm kamu kaynaklarımızı seferber ettik. Kısa çalışma ödeneği ve nakit ücret destekleri ile çalışanlarımızı bu süreçte yalnız bırakmamaya gayret gösterdik. Yine geçtiğimiz ay ilan ettiğimiz 'gelir kaybı desteği' ve 'kira desteği' ile de esnaf ve sanatkarlarımızın yanında duruyoruz.
    • Yaşadığımız tüm bu zorluklara rağmen hamdolsun sanayinin çarkları tüm hızıyla dönmeye devam ediyor. Kasım ayı verilerine göre sanayi üretimimiz salgın öncesinin de üzerine çıkarak yıllık yüzde 11 artış gösterdi. Tüm dünya ülkelerinin tarihi daralmalar yaşadığı bir yılı inşallah pozitif bir büyümeyle tamamlayacağız. Sağlık alanında Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla gerçekleşen yatırımların, salgın döneminde nasıl işe yaradığını hepimiz gördük.
    • Yine bu dönemde inşa ettiğimiz yeni hastanelerle, genç mühendislerimizin rekor sürede ürettiği solunum cihazlarıyla farkımızı ortaya koyduk. Başlayan aşılama programıyla birlikte artık pandemide bir dönüm noktasına geldik. İthal ettiğimiz aşıların yanında yerli aşı çalışmalarında da artık son viraja girdik. Orada da elde edeceğimiz başarılı neticelerle, toplumumuzun tamamını aşılayıp, bu sıkıntılı süreci Allah'ın izniyle arkamızda bırakacağız."
    Konu:
    Türkiye’de koronavirüse karşı aşılama dönemi (69)
    Etiketler:
    toplu aşılama, Aşılama, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, koronavirüs tedbirleri, Koronavirüsle mücadele, Koronavirüs aşısı, Koronavirüs, Mustafa Varank
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın