14:15 21 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Fotoğrafın tamamı

    'Tıpkı 80 sonrası 1402’likler gibiyiz'

    Fotoğrafın tamamı
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 21
    Abone ol

    Bülent Arınç’ın dile getirdiği KHK mağduriyetleri nasıl çözülebilir? Devlet beraat veya takipsizlik alanlara görevlerini neden iade etmiyor? AK Parti’nin Kurucuları arasında yer alan, Barış Bildirisine imza attığı için ihraç edilen ama açılan davada beraat eden Fatma Bostan Ünsal, RS FM yayınına katıldı.

    Ahu Özyurt’la Fotoğrafın Tamamı programına katılan Ünsal, KHK mağduriyetinin çok hızla çözülebileceğini ama idarenin böyle bir tasarrufunun olmadığını belirtti.

    “Bülent Arınç’ın tavrını uzun süredir biliyorduk. Net bir şekilde ifade etmese de biliyorduk. Ama ‘facia’ kelimesini kullanması bununla ilgili bir şey yapılacağına işaret gibi. Ama ben kendisinden Hüseyin Hatemi hoca gibi bir tavır beklerdim. Kendisi 1402’liktir biliyorsunuz. O zaman sıkıyönetim vardı. Tamamen aynı durum. Aynı idari emirle görevden aldılar ama Türkiye yargısı 1987’de bu hatayı düzeltti ve görevleri iade ederek, maaşlarını da ödedi. Avrupa yargısına bile gerek kalmadan yapıldı bu. Türkiye’nin kendi yargısı bu konuda hükmü verdi. Yapılması gereken bellidir. Yargı kararı olmadan insanları ihraç etmek yanlıştır. Bu kadar net bir yol önermesini beklerdim” dedi.

    KHK mağduriyetleri giderilecek mi?

    Ünsal, ayrıca darbe teşebbüsünde hiçbir aktif rolü olmayan erler ve askeri okul öğrencilerinin de müebbetle yargılanmasının insafa sığmadığını sözlerine eklerken, “Onların yetkisi altında olan bir şey değildi. Kontrolleri yoktu. Mutlaka yeniden yargılanıp serbest bırakılmalılar” dedi.

    'Kayyum ataması da bir sıkıyönetim kurumudur'

    Ünsal, Güneydoğu’daki illere kayyum atanmasının da Kürtler ve Türkler arasında duygusal bir kopuş yarattığını hatırlattı ve kendisinin de Barış Bildirisine neden imza attığını şöyle anlattı.

    “Ev arkadaşım o dönemde üvey kızına işkence yapan bir anne videosuna çok üzüldüğünü söylemişti. Ama yine aynı dönemde Taybet Ana’nın cenazesi yerde kaldı, o küçücük kızın cenazesi derin dondurucuda tutuldu. Bizim yaşadıklarımıza neden Türkiye’nin kalan kısmı tepki vermiyor demişti. Benim için imzalama nedeni o oldu. Biz bölge halkının yaşadıklarına sessiz kalmamalıyız.”

    Kayyum atamalarını da yorumlayan Fatma Bostan Ünsal, “Kayyum ataması bir sıkıyönetim, bir OHAL kurumudur. Türkiye’nin başka yerinde bu kayyum atamalarını bu kadar sessiz sedasız yapamazsınız. Belediye Başkanı ilgili olarak yapabilirsiniz, ama Belediye Meclisi’ni de tanımamanız oranın halkının oyunu tanımamaktır, iradesini tanımamaktır ve bu tehlikelidir. Ülkenin birlik ve beraberliğine zarar verir. Bölge halkı Türkiye’nin kalan kısmına yabancılaşıyor. Siz neden sessiz kalıyorsunuz derler. Türkiye halkının da Diyarbakır, Van ve Mardin halkına sahip çıkmalı” dedi.

    'Kanal İstanbul için mi çıkarılıyor?'

    Yayına katılan TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Akçelik ise, İBB ve Beştepe arasında krize yol açan Boğaziçi Başkanlığı kurulması tasarısını yorumladı. Akçelik, bu kurumun yasalaşması halinde İBB’nin kontrol ve denetleme, gerektiğinde yıkım yetkisinin kalmayacağını belirtirken, taslak metindeki “Su yolları” ifadesine dikkat çekti.

    “Metne Boğazici kıyısında dolgu alanları, sahil şeridi ve gerisinde kalan su yolları ve sınırları da eklenmiş. Dolgu alanları ve kıyı şeridindeki bütün imar planları artık Cumhurbaşkanlığına devredilmesi demek. Su yolu tanımı ile birlikte de Kanal İstanbul ve çevresindeki bölgeler de bu tanımın içine alınmış. Bahsedilen alan Boğaziçi kadar İstanbul’un Avrupa yakasının çok büyük bölümünü de içine alıyor. Bütün derelerin çevreleri de bu tanıma sokulacak böyle giderse."
    Etiketler:
    KHK, Bülent Arınç, AK Parti, Sputnik, Fatma Bostan Ünsal, Ahu Özyurt
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın