05:12 28 Eylül 2020
Canlı Yayın

    ‘İş dünyası Osman Kavala’dan sonra korkuyor, konuşmuyor’

    Fotoğrafın tamamı
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 47
    Abone ol

    Döviz kurlarındaki hızlı hareket, koronavirüs vakalarındaki artış, Doğu Akdeniz ve patlamayla sarsılan Beyrut 8 Ağustos tarihli programın konusuydu.

    Ahu Özyurt’la Fotoğrafın Tamamı programına katılan ekonomist Mustafa Sönmez, Merkez Bankası’nın son dönemdeki uyguladığı politikaları yorumladı:

    ‘Yabancı artık güvenmiyor’

    “Türkiye uzun zamandır, döviz harcıyor ama döviz kazanamıyor. Böyle olunca da açık veriyor. Bu açığı bugüne kadar borçlanarak, yabancıları içeride ağırlayarak döndürmeye çalıştı. Ama bir noktada yabancılar Türkiye’de gelinen yeri riskli bulmaya ve ortamı güvensiz bulmaya başladılar. Merkez Bankası’nın politikaları, Cumhurbaşkanı’nın damadını bakan yapması gibi. Yabancıyı kaçırdığınız anda problemler başlar.”

    Dövize yabancı parayla iş yapanlar kadar, içeride TL’ye güven duymayanların da dolar talebini arttırdığını söyleyen Sönmez, rezervlerin artık ekside olduğunu herkesin bildiğini söyledi. İş dünyasını da şu sözlerle eleştirdi:

    “İşlerin yanlış gittiğini sadece muhalefet değil iş dünyası da söylemeli. Hepimiz TÜSİAD’ın zamanında sesini nasıl yükselttiğini hatırlıyoruz. Korkuyorlar. Bu ülkede TÜSİAD üyelerinden Osman Kavala 1000 küsur gündür tutuklu. “Bu sizin de başınıza gelebilir” deniyor onlara.”

    ‘İstanbul’u geç açmalıydık, turizm için de doğrusu buydu’

    Koronavirüs ile mücadelede son dönemde hızla artan vaka sayılarını da Kardiyolog Prof. Dr. Bengi Başer yorumladı. Başer şöyle dedi:

    “Pek çok ülke bölgelere ayırdı. Riskli bölgeleri şehirleri belirledi. Onları daha sonra açtı. Biz salgını yönetirken böyle bir şey yapmadık. Oysa bir İstanbul gerçeği vardı. Vaka sayısı açısından ülkenin %65’ini barındırıyordu. Hep baştan beri söyledik, haziran başı İstanbul için çok erken. Diğer illeri daha rahat olanları daha erken açalım ama İstanbul için bir sure daha devam edelim diye. Turistik bölgeleri korumak adına da böyle olmalıydı. İstanbul’u kontrolü alıp yavaş yavaş açmalıydık. Hem Türkiye’yi bir anda açtık hem de her şeyi bir anda açtık. Vaka sayılarının patlaması hiç sürpriz olmamalı.”

    ‘Lübnan bir anlamda tarihi mirasını tüketti’

    Limandaki büyük patlamanın ardından hiçbir şeyin normale dönemediği Lübnan siyasetini ve Beyrut’taki son gelişmeleri yorumlayan Hediye Levent de olabildiğince parçalanmış Lübnan halkının ABD ya da Fransa’ya yakın durmasının sürpriz olmayacağını belirtti:

    “Diasporadaki Lübnanlılar iç savaş sırasında gittiler ve pek çoğu halen Lübnan siyasetindeki gruplarla ilişkilerini ticari bazda da olsa sürdürüyor. Öte yandan Lübnan’da umut veren tek şey, yeni yeni filizlenen mezhepçi gündemleri olmayan hareketlerin ortaya çıkması. Ama halklar o kadar bölünmüş durumda ki. İç savaşın bölünmüşlüğünü ortadan kaldıracak hiçbir hamle gelmedi. Hem içeriden hem dışarıdan. Fransızlar Hristiyan Marunileri, İran Şiileri, ABD Ermeniler ve Dürzileri. Herkes kendi adamını tuttu. Bir de Arap coğrafyasındaki entelektüel üretimin merkeziydi Lübnan, bu tarihsel mirasıydı bu ülkenin. Yarım yüzyıldır bu durdu. Yeni hiçbir şey çıkmıyor artık Lübnan’dan. Onun için de herkes gitmek istiyor.” 

    Etiketler:
    Osman Kavala, Patlama, Beyrut, Doğu Akdeniz, Koronavirüs, Döviz
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın