00:20 22 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Gündem dışı

    Yazar Sönmez: Bir şeyi unutturmanın yolu onu aşırı kullanmaktır

    Gündem Dışı
    URL'yi kısaltın
    Serhat Sarısözen
    0 20

    RS FM’de yayınlanan Gündem Dışı programına katılan Burhan Sönmez’e göre hayata dair iyi şeyleri önce piyasa ele geçiriyor: “Reklamlardan sinemasına, küçük market ürünlerine kadar tüketiliyor. Aşk da bunlardan biri. Bir şeyi unutturmanın en iyi yolu onu aşırı şekilde kullanmaktır, bunu yapıyorlar. Aşkı unutturdular bize.”

    Gündem Dışı'nın bu haftaki konuğu, Sedat Simavi Edebiyat Ödülü başta olmak üzere St. Joseph En İyi Roman Ödülü, Öykü Onur Ödülü, Vaclav Havel Ödülü, EBRD Edebiyat Ödülü gibi çok sayıda ödül alan ünlü romancı Burhan Sönmez'di.

    ‘PİYASA DEDİĞİMİZ O KOCA DEV'

    Eserleri 38 dile çevrilen Burhan Sönmez, "Pek çok iyi şey gibi hayata dair iyi bir şey varsa bunu sıradan insanlardan önce piyasa dediğimiz o koca dev ele geçiriyor. Reklamlardan sinemasına, küçük market ürünlerine kadar tüketiliyor. Aşk da bunlardan biri. Bir şeyi unutturmanın en iyi yolu onu aşırı şekilde kullanmaktır, bunu yapıyorlar. Aşkı unutturdular bize" şeklinde konuştu.

    'İNSAN İÇİNDE YAŞADIKLARINDAN İBARET'

    "Belli bir yaşa geldikten sonra insan içinde yaşadıklarından ibaret" diye konuşan ödüllü yazar Burhan Sönmez, "Her yazarın İstanbul'u yazma hayali vardır, ben de bir gün yazacağımı biliyordum, ‘Acaba benim İstanbul'um nasıl olacak' diyordum. Bunun üstünde çok düşündüm. Sonunda şöyle bir noktaya vardım: İstanbul'un güzelliğini ve keşmekeşini hangi insanların gözünden anlatmalıyım? Sonuçta şuraya vardım: Acı çeken insanlar, İstanbul'un güzelliğini nasıl tanımlar? Acının bakışından güzelliğin tanımı diye bir sonuca vardım. İstanbul romanımın bir yanı acı, bir yanı güzellik" diye konuştu.

    'HAFIZASINI KAYBEDEN BİR BLUES MÜZİSYENİNİN HİKAYESİ'

    Romanların yazım sürecinde, haftanın beş günü, günde 10 saat çalıştığını söyleyen Burhan Sönmez, son kitabı Labirent için "Benim en kısa ama en çok yorulduğum romanım" diye konuştu. Labirent'te, Sönmez, intihar etmek üzere Boğaziçi Köprüsü'ne çıkıp atlayan fakat yaşamını yitirmeyen, bununla birlikte hafızasını kaybeden bir Blues müzisyeninin hikayesini anlatıyor.

    "Blues, günümüz İstanbul'unun ruhuna yakışır bir müzik türü" diyen Sönmez, "Günümüzde hafıza ve zaman ciddi bir sorun. İnsanlar, geçmişten ve gelecekten fazlasıyla kopmuş yaşıyorlar. Sadece bugüne yoğunlaşarak, geçmişi belleklerinden silerek, geleceği ise asla elde edemeyeceği uzak bir hedef gibi yaşıyorlar. Zamandan kopmuş bu bireyin duygusu nedir, bunu merak ettim ve son romanımda bunu anlatmaya çalıştım" diye konuştu.

    "İstanbul'un değişimini düşündüğümde aklıma kötü bir duygu geliyor. Tamamen inşaatlaşmaya odaklanılmış, güzellik duygusunun geriye atıldığı, yoksulluğun giderilmediği, bütün bunların üstüste yığıldığı bir keşmekeş görüyorum. Oysa geçmişteki fotoğraflara baktığımızda İstanbul için idealize edilmiş bir şehir görürüz. Romanımdaki kahramanım İstanbul'un sokaklarında dolaşırken ve kendi geçmişini hatırlamaya çalışırken şehrin de geçmişini bulmaya çalışıyor."

    Burhan Sönmez'in 2011 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Semavi Ödülleri Edebiyat Ödülü Konuşmasından: "Umut ki bizim en yüce bayrağımızdır, onu asla yere düşürmememiz lazım. Büyük Fransız filozofu Jean Paul Sartre'ın söylediği söz: 'İnsanların çıplak ayakla dolaştığı bir dünyada yazarın görevi ayakkabı yapmaktır' Bugün biz masumlar için ayakkabı yapmaya çalışıyoruz, yazarak."

    Etiketler:
    Burhan Sönmez
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın