11:54 21 Şubat 2019
Canlı Yayın
    Gündem dışı

    ‘Köy enstitüleri devam etseydi, Türkiye bambaşka bir yer olacaktı düşüncesi vardı’

    Gündem Dışı
    URL'yi kısaltın
    Serhat Sarısözen
    0 60

    RS FM’de yayınlanan Gündem Dışı programına konuk olan Dr. Erkan Irmak, “Köy enstitüleri deyince herkesin yüzünde bir gülümseme belirir ve ‘Ah ne büyük bir fırsat kaçtı!’ denir. Köy enstitüleri devam etseydi, Türkiye bambaşka bir yer olacaktı, düşüncesi vardır bir çok insanda” dedi.

    Gündem Dışı'na bu hafta edebiyatçı akademisyen Dr. Erkan Irmak konuk oldu. Kayıp Destan'ın İzinde adlı Nâzım Hikmet'in Kuvâyi Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları'na odaklanan çalışması, Memet Fuat Eleştiri/İnceleme Ödülü'nü ve Cevdet Kudret Jüri Özel Ödülü'nü kazanan Irmak, bu defa ‘köy romanı'nı konu edinen bir çalışmaya imza attı.

    Erkan Irmak, ‘Eski Köye Yeni Roman' adlı çalışmasında bir dönem boyunca Türkiye'de etkili olmuş ‘köy romanı' türünün tarihini, kökenini ve sonunu ele alıyor. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e köy ve köylüye bakışın biçimlenişi ve dolayısıyla köyde geçen ya da köy temalı romanlarla köy romanlarının arasındaki türsel farka odaklanıyor. Irmak, bir yandan 1950'den 1980'e uzanan bir süreçte ‘köy romanı tarihi' kılavuzu oluşturmaya çalışırken diğer taraftan köy romanı türünü etraflıca tartışan bir kaynak ortaya çıkarıyor.

    ‘YÜZDE 80'İ KÖYLÜLERDEN OLUŞAN BİR MİLLET VARDI'

    "Osmanlı'da köy, köylülük ne demekti? Sonrasında Cumhuriyet nasıl bir refleks geliştirdi köy topluluğuna karşı? Çünkü ilginç bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda, Osmanlı'dan bile daha fazla bir köylü nüfusu ile karşı karşıyaydı. Mübadelenin de etkisiyle kuşkusuz ve Rumeli topraklarının Osmanlı'dan çıkması sonucunda. Yaklaşık yüzde 80'i köylülerden oluşan bir millet vardı. Köylülerden nasıl en fazla verim elde edileceğine dönük bir politika geliştirilmesi lazımdı. Ben de bunların arka planını irdelemek istedim."

    KÖY ROMANI

    "Köy romanı, teriminin kendisini açıklamanın kaçınılmaz olduğunu fark ettim. Bunun için de hem roman türünü hem de köylü kavramını yorumlamaya çalıştım. Ardından böyle bir tür varsa bile hangi koşullarda ortaya çıktığını ve dünyada bir karşılığının olup olmadığını sorgulamam gerekti. Elde ettiğim sonuçlar beni Köy Enstitüleri'ne ve buradan mezun olan yazarların metinlerine yönlendirdi. Köy romanı, edebiyat terminolojisi açısından ilginç bir tamlama. Şehir romanı, sokak romanı, mahalle romanı demiyoruz. Köy romanı mekanla özdeşleştirilmiş bir roman türü olarak karşımıza çıkıyor."

    Kitabında köy enstitülerini, ‘kutsal kase' olarak başlıklandıran Erkan Irmak, "Köy enstitüleri deyince herkesin yüzünde bir gülümseme belirir ve ‘Ah ne büyük bir fırsat kaçtı!' denir. Köy enstitüleri devam etseydi Türkiye bambaşka bir yer olacaktı, düşüncesi vardır birçok insanda. Ben de bu okullar ne yapıyorlardı, ne kadarını başardılar, ne kadarını başaramadılar bunu da deşmeye çalıştım" diye konuştu.

    Etiketler:
    Köy, Erkan Irmak
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın