02:04 09 Temmuz 2020
Canlı Yayın

    Sinan Akyüz: Her erkeğin içinde bastırılmış bir kadınlık duygusu var

    Gündem Dışı
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 74
    Abone ol

    RS FM’de yayınlanan Gündem Dışı programına konuk olan yazar Sinan Akyüz, “Cinsiyete inanan bir insan değilim. Cinsiyeti biz insanoğlunun yarattığını düşünüyorum. Hemen sınırları çiziyoruz ve sorun da burada başlıyor. Her erkeğin içinde bastırılmış kadınlık duygusu, her kadının içinde de bastırılmış erkeklik duygusu vardır” dedi.

    Çok satan romanlarıyla her dönem ilgi gören Sinan Akyüz, Gündem Dışı’nda stüdyo konuğu oldu. Akyüz, gerek son romanı ‘Meyra - Bir Bosna Hikayesi’ gerekse diğer eserlerine ilişkin Serhat Sarısözen’in sorularını yanıtladı.

    Meyra: Bir Bosna Hikâyesi, Avrupa’nın orta yerinde, bütün dünyanın gözlerinin önünde gerçekleşen 20. yüzyılın en büyük trajedisine, Bosnalı Müslümanların soykırımına odaklanıyor. Tamamen gerçeklere dayanan kişisel hikâyelerden, acılardan yola çıkan Akyüz, sadece siyasi meseleleri etkili bir biçimde ortaya koymakla kalmıyor, mikro düzeyde iki insan arasında –komşu, arkadaş, sevgili, akraba– oluşan duyguları da ustalıkla gözler önüne seriyor:

    “Meyra’da yazılan her şey gerçek. Olayların hepsi yaşanmış gerçek hikayeler. İnşallah bir daha yaşanmaz diyeceğim ama maalesef bu kanıda değilim.”

    ‘Yazarken içimde bastırdığım kadınlık duygusu ortaya çıkıyor’

    Akyüz, eserlerinden kadın karakterleri çok güçlü bir biçimde resmetmesine ve çok sayıda kadın okuyucusu olmasına ilişkin şunları söyledi:

    “Cinsiyete inanan bir insan değilim. Cinsiyeti biz insanoğlunun yarattığını düşünüyorum. Hemen sınırları çiziyoruz ve sorun da burada başlıyor. Her erkeğin içinde bastırılmış kadınlık duygusu, her kadının içinde de bastırılmış erkeklik duygusu vardır. Ben yazarken de benim içimde bastırdığım o kadınlık duygusu ortaya çıkıyor. Bazı durumlarda okur da bunu anlamayabiliyor. Okur, bazen, ‘Bunu kesin bir kadın yazmıştır fakat siz altına imzaınızı atıyorsunuz’ diyor. ‘Bir erkek bir kadının düşüncelerini nasıl bu kadar güçlü ifade edebilir’ diye düşünüyorlar. İşte bu yüzden cinsiyet karşıtı bir insanım. Ne kadınlığa inanırım ne erkekliğe. İnandığım tek şey insan olmak.

    ‘Hayatım boyunca erkekleri otoban yoluna benzettim’

    Hayatım boyunca erkekleri otoban yoluna benzettim. Dümdüz ve renksiz... Ama kadınları özellikle Ege ve Akdeniz sahillerindeki denize inen girintili çıkıntılı yollara benzetirim. Asla hız yapamazsınız ve her girinti ve çıkıntıda karşımıza ne çıkacağı belli değildir. Hayatın kendisi kadın, hikayenin kendisi kadın. Kadın hikayeleri, erkek hikayelerine göre daha renkli.”

    Akyüz, şöyle devam etti: “Hiçbir zaman hedefim çok satan bir yazar olmak değildi, uzun vadede okunan bir yazar olmaktı. Bunu yaparken de bir ‘raf yazarı’ olmaktı hedefim. 14 kitabım var belki on dördünün de kitapçılarda raf yeri yoktur. Ama bunların bir kısmı kitapçıların raflarında duruyor.”

    Etiketler:
    Erkek, Kadın, Roman, Cinsiyetçilik
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın