12:08 22 Ekim 2018
Canlı Yayın
    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Bu kadar ağır bir olayı Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan hiçbir yurttaş sindiremez. İçişleri ve Adalet Bakanı görevinden ayrılmalı dedi.

    Kılıçdaroğlu: IŞİD'i bir siyasi partiye bağlamıyorum

    © AA /
    Haberler
    URL'yi kısaltın
    0 0 0

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ben IŞİD'i bir siyasi partiye bağlamıyorum. PKK'yı da bir siyasi partiye bağlamıyorum" dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    ilk olarak dün akşam CHP Genel Merkezi önünde ateş açılmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    Dün akşam uçaktan indikten sonra, genel sekreterimiz aradı, Genel Merkez’e silah sıkıldığını ifade etti. Olayı yakından izlediklerini söyledi. Akşam Sayın Davutoğlu aradı. Kendilerine teşekkür ettim. Hangi gerekçeyle ateş ederler anlamakta zorlanıyorum. Biz bir siyasi partiyiz. Herkes bizim gibi düşünecek diye bir şey yok. Türkiye gergin bir toplum olmaya başladı. Bu gergin ortamdan çıkılması lazım. Bu gerginliği yaratan siyasiler. Umarım Türkiye bu gergin ortamdan kurtulur.

    Ardından İpek-Koza grubuna kayyum atanması kararına değinen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    Türkiye'de can ve mal güvenliği yok. Her an malınıza el konabilir. Bu kaygı iş dünyası ve yabancı sermayede var. Bu tablonun değişmesi lazım. Burada iki temel sorun alanı var. Cumhuriyet savcısı bir yazıyla kayyum atayabiliyorsa burada demokrasi ve hukuk askıda demektir. Daha vahim olanı kayyum olarak atanan kişinin iktidara yakın isimlerin olması. Bu demokrasi açısından ciddi bir zaaf. Savcıya sormak gerekiyor, siz hangi gerekçeyle el koyuyorsunuz? Varsa cezası kesersiniz. Ama mal varlığına el koymak asla doğru değil ve kabul edilemez.

    BU ŞANTAJ DEMEK

    Kılıçdaroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in "Eğer sandıktan 7 Haziran sonuçlarına benzer bir sonuç çıkarsa korkarım yeniden seçim konuşulmaya başlanacak" sözlerini de şantaj olarak nitelendirdi.

    "Seçime gidiyoruz, bir sonraki seçimin hesabı yapılıyor" diyen CHP lideri, "Şimdi oy kullanılmaya başlanmadan önce ‘Benim istediğim sonucu vermezsen bir daha bir daha sandığa götüreceğim’. Bu halka yapılan bir şantaj. ‘Ben halkın verdiği oya güvenmiyorum, ancak benim istediğim milletvekili sayısını verirseniz o zaman size saygı duyacağım’ anlamına gelir. Seçim öncesi böyle bir şeyi söylemek bir demokraside olmaması gereken bir şey" diye konuştu. 

    BAŞBAKAN'IN ÖZGÜR İRADESİ YOK

    Başbakan Davutoğlu'nu "özgür bir iradesi olmadığı" gerekçesiyle eleştiren Kılıçdaroğlu, "Ben Erdoğan'dan çok Davutoğlu'nun bağımsız bir iradesi var mıdır yok mudur, bu sorgulanmalı. Erdoğan anayasaya göre sorumluluğu olmayan bir kişidir. Başbakan'ın özgür bir iradesi yok" ifadelerini kullandı.

    AKİL ADAMLARLA ALAKASI YOK

    Kürt sorununun sadece CHP tarafından çözülebileceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu sorunu ancak CHP çözer. AKP çözmeye kalktı. Sorun parlamentoda çözülsün diyoruz. Siz bu sorunu çözmek istiyorsanız 4 ilkeden yola çıkmanız lazım. Samimi olacaksınız, özel ve gizli ajandanız olmayacak, topluma bilgi vereceksiniz" şeklinde konuştu.

    OY KAYBETSEK DAHİ…

    Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: Her partide bu sorunun çözümüne yönelik olarak düşünmüş çaba harcamız çok değerli isimler var. Bizim söylediğimiz ortak akıl heyetinin akil adamlar heyetiyle alakası yok. Devlet meşru olmayan kişi ve kurumlarla muhatap olmamalı.

    BAHÇELİ'NİN OLUMLU TAVIR ALACAĞINA İNANIYORUM

    Sorunun çözümünde en başarısız olan siyasiler. Siyasiler hiçbir zaman samimi davranmadı. Benim partim oy kaybetse dahi bu sorunun çözümü için her fedakarlığı yapmaya hazırız. Biz çözmezsek kim çözecek. Sayın Bahçeli'nin duyarlılıkları var, anlayışla karşılamak lazım. Kimse vatanın birliğinin bozulmasını istemiyor. Bahçeli'nin olumlu tavır alacağına inanıyorum. Bu sorunu bir şekilde çözmemiz lazım.

    DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DA BEKLEDİĞİMİZ OYU ALAMIYORUZ

    Çözüm sürecine karşı olmadıklarını hükümeti süreçte yaptıkları hatalar nedeniyle eleştirdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, "Öcalan ile Ecevit, Özal döneminde de görüşmeler yapıldı. Ama sorun çok boyutlu bilmeceye dönüştü. Sorun bir toplumsal mutabakatı gerektiren bir hale dönüştü. Çözüm parlamentoda görüşülmeli" dedi.

    Süreçte devletin meşru organlarla görüşmesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Doğu ve Güneydoğu'da beklediğimiz oyu alamıyoruz, doğru. Bir dönem o bölgeye CHP olarak girmek zordu. Şimdi bölgeye gidiyoruz, vatandaşlar kabul ediyor. Biz bu özgüveni o bölgeye verdik. Biz Türkiye olarak kaynaşmak istiyoruz. Sorunun temelinde yatan demokrasi eksikliği."

    Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

    Kaç parti barajı aşıp Meclis'e girerse Anayasa değişikliği konusunda uzlaşılan maddeler artabilir. Anayasa konusunda yine bir uzlaşma komisyonu kurulursa bunu gerçekleştirebiliriz. Üzerinde durduğumuz en ciddi konulardan biri yargı bağımsızlığıdır. Adaletin olmadığı yerde devlet ve kurumlar olmaz.

    7 Haziran'ın en zayıf halkası, kapı arkası demokrasisinin iyi işlememesiydi. Liderler birbirlerine mesajlarını medya aracılığıyla verdiler. Siyasetçi olarak açık ve net konuşmalıyız. Doğrudan liderlerle olmasa bile ikinci aktörlerle daha sağlıklı görüşmeler yapılabilirdi. 1 Kasım sonrası gerçekleşir mi? 7 Haziran hepimiz için önemli bir deneyim oldu. Türkiye'yi hükümetsiz bırakmama gibi bir görevimiz olduğunu bilmemiz lazım.

    EKMELEDDİN BEY CUMHURBAŞKANI OLSAYDI…

    Ekmeleddin bey cumhurbaşkanı olsaydı, Türkiye bugün Ortadoğu bataklığında değildi. Çok farklı bir yerdeydi Türkiye. Ben hala Ekmeleddin beyin cumhurbaşkanı olmasını isteyen biriyim. O bölgede karizması olan birisi. Türkiye'de çok fazla tanınmıyor. Parlamentoya gelmesini de son derece olumlu buldum.

    Sayın Davutoğlu'nun bağımsız bir iradeye sahip değil. Kendisi koalisyon görüşmesi için geldiğinde erken seçimin olumsuz etkilerini anlattım, görüşelim dediler. Daha sonra biz 4 yıllık bir koalisyon istemiyoruz dediler. Koalisyon görüşmesi yapılmadı. Bir partiyi kandırmak için görüşme yapılmamalı. 13 yıl AKP ülkeyi tek başına yönetti. Koalisyonu hazmedemediler. Bunu için vatandaşa hala baskı yapıyor. Vermezsen seni sandık sandık süründüreceğim diyor.

    MHP ile neden daha kolay? "Ortak paydaları yakalayabiliriz" gibi bir düşüncem oldu. Türkiye cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor. Bahçeli'ye buyrun başbakanlığı siz yapın dedim. Bu ülkeyi bir çıta atlatmamız lazım dedim. Avrupa'da bir çok ülke koalisyonla yürütülüyor. 2 Kasım'dan sonra ortaya çıkan tabloyu daha sağduyulu değerlendirmek lazım. Temel hedefimiz vatandaşın huzurunu sağlamaktır.

    TERÖR OPERASYONLARI

    Güvenlik anlamında terörle mücadele yapılabilir. Sonuçta siz bir hukuk devletisiniz ve karşıda eli silahlı terör örgütü mensupları var. Bu konuda bir tereddütümüz yok. Biz 30 yıldır devam eden sürecin sonlandırılmasını istiyoruz. Fakat yanlış dış politika başka bir terör örgütünü ülkeye getirdi; IŞİD.

    DİYANET İŞLERİ'NE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

    Şu anda Suriye'de IŞİD'e katılan 1050 Türk vatandaşı var. 70 ilden katılım olmuş. 70 ilde terör örgütünün taban oluşturması çok tehlikeli bir durum. En son Ankara eylemiyle bu tablo yüreklerimizi yaktı, bunun üzerine gidilmesi lazım. Burada Diyanet İşleri Başkanlığı'na büyük görev düşüyor. Camileri, türbeleri bombalayanların Müslüman olamayacağını anlatmaları lazım.

    IŞİD'in Niğde saldırısı oldu. Niğde'ye kadar geldiler, karakola girinceye kadar hiçbir şey olmadı. Musul Başkonsolosluğumuz basıldı. Suruç katliamı yeteri kadar sorgulanmadı. Diyarbakır olayı çıktı. Davutoğlu'nun bize verdiği bilgiler bizde zaten vardı. Emniyetin bütün her şeyi saptadığını çok iyi biliyorum. Sorun burada siyasi hareketin izin vermemesi. Bir teörer örgütü eylemcisi nerede eylem yapar önlemin alınmadığı yerde. Ankara saldırısı sonrası İçişleri Bakanı'nın görevde olması kabul edilebilir değil.

    IŞİD VE PKK'YI BİR SİYASİ PARTİYE BAĞLAMIYORUM

    Ben IŞİD'i bir siyasi partiye bağlamıyorum. PKK'yı da bir siyasi partiye bağlamıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı her olayda istifa edilmez dedi. Ama cumhuriyet tarihinin en büyük saldırısı olursa ve emniyette zanlıların fotoğrafları varsa istifa etmesi gerekir.

    DEMOKRASİ AÇISINDAN VAHİM

    Haberin geniş kitlelere aktarılması medyanın varlık nedenidir. Bazı haberlerin görülmemesini isterseniz, demokrasi açısından vahim bir tablodur. Bir gazetecinin başka bir gazeteciye 'seni sinek gibi ezeriz' demesi doğru bir şey değil.

    CHP'NİN HDP'YE BAKIŞI

    HDP, 6 milyon oy alan bir siyasi parti. Benim gönlümde yatan, yüzde 1 oy olan partinin genel başkanı parlamentoya girmeli.

    Benim özel bir vadem yok. Siyasette benim arzu ettiğim, iyi bir iklim yakalamak ve bunu hayata geçirmek. Düşündüklerimin tamamını hayata geçirdim mi, hayır ama daha önemli adımlar atacağız.

     

    İlgili konular:

    Kılıçdaroğlu: Emniyet Ankara'da patlama olacağını önceden biliyordu
    Kılıçdaroğlu: 13 değil sadece 4 yıl istiyorum
    Kılıçdaroğlu: Ülkenin huzuru için çalışacağız
    Ömer Çelik'ten Kılıçdaroğlu'na: Bu belgeler nelermiş açıklasınlar
    Kılıçdaroğlu: Oslo ve İmralı’da vaatlerde bulundular, açıklamıyorlar
    Kılıçdaroğlu: Bu seçimler cumhuriyeti oyladığımız seçimlerdir
    Etiketler:
    CHP, Kemal Kılıçdaroğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın