13:39 18 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan: McKinsey'den fikri danışmanlık alınmayacak, biz bize yeteriz

    © AA / Murat Kaynak
    Haberler
    URL'yi kısaltın
    0 1048

    AK Parti Kızılcahamam Kampı'nda yapılan 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, ''Bütün bakan arkadaşlarıma söyledim, bunlardan (McKinsey) fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız dedim. Hiç gerek yok, biz bize yeteriz'' dedi.

    Para - TL
    © AFP 2018 / Yasin Akgül
    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam Eliz Hotel'de düzenlenen AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısının açılış konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başladı.

    Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

    — Bilindiği gibi 16 Nisan halk oylamasında 25 milyon 157 bin oy aldık. 24 Haziran seçiminde 26 milyon 330 bin oya ulaşmaya başladık. Buna karşılık 24 Haziran'da 21 milyon 338 bin oy elde ettik. Bir önceki milletvekili seçiminde 23 milyon 681 bin. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde 21 milyon oy almıştık. Görüldüğü gibi AK Parti, geçtiğimiz 4 yılda yaklaşık 19 ile 26 milyon arasında bir oy sayısıyla milletimizin teveccühüne mazhar olmuştur. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin 4'te üçünün nüfusundan daha kalabalık bir büyüklüğü ifade eden bu sayılar gerçekten çok önemlidir, çok ciddidir.

    — Bize güvenen milletimize layık olmak için daha çok çalışmalıyız. Bizim milletimize sadece vefa değil can borcumuz var. Sadece partimize oy verenlere değil milletimizin tamamına hizmet vermek boynumuzun borcudur.

    '2 AYA KALMADAN DURUMU TOPARLADIK'

    -Türkiye tarihinin en büyük ekonomik saldırılarından birine maruz kalmasına rağmen 2 aya kalmadan durumu toparladık. İçinde bulunduğumuz durumu sadece ekonomik sebeplerle izah etmek mümkün değildir. Asla sorumluluktan kaçmaya çalışmıyoruz, yaptığımız sadece bir durum tespitidir. Eksiklerimiz, sıkıntılarımız, çözmemiz gereken sorunlarımız yok mu, elbette var. Seçimden sonra da kolları sıvamış, reformlar için çalışmalara başlamıştık. Öyle bir orantısızlık var ki, işin altında başka şeyler aramak zorunda oluyoruz.

    — Her kriz beraberinde birçok fırsatı beraberinde getirir. Şu gerçeği hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Her kriz beraberinde birçok fırsatı da getirir. Devlet yönetimi olarak bu krizin üstesinden gelmek için normal şartlarda yıllara sari olarak yapabileceğimiz büyük reformları ve köklü değişimleri kısa sürede hayata geçirdik geçiriyoruz. Unutmayın bizler, ilk göreve geldiğimizde ülkemizin hali ekonomik olarak neydi? O krizlerden aldığımız ülkeyi çok kısa sürede nereye getirdiğimizi unutmayın! Biz bu konuda bu işin sıkıntılarını hastalığını da, tedavi yollarını da biliyoruz.

    'ÖZEL SEKTÖRÜMÜZÜN BU KRİZİ FIRSATA ÇEVİRECEK MAHİYETE SAHİP OLDUĞUNA İNANIYORUM'

    -Dövizle işi olmayan sektörlerde de büyük fiyat artışları yaşandığına dair büyük şikayetler alıyoruz.  Özel sektörümüzün bu krizi fırsata çevirecek mahiyete sahip olduğuna inanıyorum. Bazıları krizi fırsata çevirmekle fırsatçılığı karıştırıyor. Milletimizi fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz. Bunu böyle bilsinler. Serbest piyasa çerçevesinde gerekli mücadeleyi yapacağız. Gereken yaptırımları uygulayacağız.

    — Türkiye borcuna sadıktır. Yeter ki işi diyet borcuna getirmesinler. İşte o zaman külahları değişiriz. AK Parti döneminde ülkemizi diyet borçlarından kurtarana kadar çok mücadele ettik, fedakarlıkta bulunduk. Yeniden Türkiye'nin aynı cendereye sokulmasına izin vermeyiz.

    'BU CAN BU TENDE OLDUKÇA HİÇ KİMSE TÜRKİYE'Yİ ULUSLARARASI KURULUŞLARIN BOYUNDURUĞU ALTINA SOKAMAZ'

    — Son günlerde finansal danışmanlık hizmeti alınan bir şirket üzerinden yapılan tartışmalar, güya bizi töhmet altında bırakarak, aslında örtülü bir şekilde ülkemizi yeniden aynı cendereye sokma girişiminden ibarettir. Ama biz bu oyuna gelmeyiz. Bu can bu tende oldukça hiç kimse Türkiye'yi yeniden uluslararası kuruluşların boyunduruğu altına sokamaz.

    'NE KADAR ZAVALLISIN'

    -(CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na) Belki bin kere rezil kepaze ettik. Kendisinden kazandığımız tazminatların tutarını artık hatırlamıyorum. Ama bu zat yalan ve iftira vagonuna binmekten vazgeçmiyor. Eline ne tutuşturulursa mal bulmuş Mağribi gibi hemen grup toplantısında konuşuyor. İnternet ve sosyal medya çağında yalan bilgi resim, belge üretebilir ve yayabilirsiniz. Sorumluluk mevkiinde olanların bunlarla değil gerçek bilgi ve belgelerle ortaya çıkması gerekir. Bunların hak, hakikat diye bir yöntemi yok. Çamur atsın izi kalsın yönteminde bunlar, malum eski komünist yöntemi.

    — Bu zatın Ankara'dan İstanbul'a yaptığı yürüyüşte koluna kimlerin girdiğine baktığımızda gerçekler ortaya çıkıyor. Teröristlerle el ele kol kola yürüyor. Ben 'herkes sevdiğiyle beraberdir' deyip geçiyorum.

    'BİZ BM'DE FİLİSTİN'İ DE, KUDÜS'Ü DE ANLATTIK'

    — Bu zat son grup toplantısında önce Kudüs meselesine girdi. Ardından Erdoğan BM'de Filistin'le ilgili tek söz etmedi diyor. Şimdi buna nasıl cevap vereyim. Buna milletim ve Filistinliler inanmaz. Orada Filistinlilerin Türk bayraklarıyla dolaştığını biliyoruz. Bu zatın adamlarının da Filistinlilerin düşmanlarının nasıl bir arada olduğunu biliyor. Biz konuşmamızda Filistin'in bağımsızlığını da anlattık, Kudüs'ü de anlattık. Çabalarımızı öğrenmek istiyorsa Mahmud Abbas'a İsmail Haniye'ye sorsun. Kudüs'e karşı verilen mücadeleyi ey Kılıçdaroğlu, İslam İşbirliği Teşkilatının Dönem Başkanı olarak İstanbul'da yaptığımız toplantıyla onu BM Genel Kuruluna getiren biz değil miyiz? Sen hangi bulutlarda dolaşıyorsun, önce kendine çeki düzen ver, kendine gel. Bunu BM Genel Kuruluna getirmek suretiyle BM Genel Kurulunda Amerika 7 oy aldı, biz oradan 127 oy çıkarmak suretiyle Kudüs'ü hamdolsun bu noktaya taşıdık. Bu mücadeleyi veren biziz. Senin en ufak bir emeğin var mı bu işin içinde, yok. Zaten bunlar Filistin'in, Kudüs'ün acısının yüreklerinde hissettikleri için değil, bunun üzerinden bize yüklenebileceklerini düşündükleri için konuyu gündeme getirmişlerdir, orada da çuvalladılar.

    'TÜRKİYE'DE KRİZ YOK'

    - Ana muhalefetin başındaki zat, Filistin'den girdikten sonra rotayı nereye çevirdi, ekonomik krize çevirdi. 'Kriz' diyor. Yav, Türkiye'de bir defa kriz yok. Önce bir ekonomiyi öğren. Türkiye'de ekonomiyle alakalı bir manipülasyon, manipülatif hareket var. Bununla bir fatura kesmeye çalışıyorlar, sen de bu faturanın aktörleri arasında yerini alıyorsun. Bu konuda söyledikleri de aslında kendisinin meselenin ne kadar dışında olduğunu göstermeye yetiyor. Güya resmi ziyaret yaptığımız ülkelere bize para vermeleri için yalvarıyormuşuz. Ne kadar zavallısın. Biz bu ülkelerden özellikle ülkemize yatırımcı davet etmenin çalışmalarını, gayretini yapıyoruz. Bir insan ekonominin ne olduğundan, ekonomik sistemin nasıl işlediğinden bu kadar habersiz olunca işte böyle saçmalar. Her şeyden önce biz kimseye gidip de para istemedik, istemiyoruz. Bu devirde kim kime yalvardığı, yakardığı için para verir? Bu işlerin usulu, yöntemi, mecraları, kuralları bellidir. Biz gittiğimiz her yerde yönetimlere ve özel sektöre ülkemizin potansiyelini, gücünü anlatıyoruz.

    '8 ŞEHİDİMİZ Mİ VAR, O TERÖRİSTLER BİLSİNLER Kİ BUNU 800 TERÖRİSTLE ÖDEYECEKLER'

    - 8 şehidimiz oldu, 8 şehidimize şahsım ve milletim adına Allah'tan rahmet diliyorum.Bu topraklar şehit kanlarıyla yoğurulmuştur. 8 şehidimiz mi var, o teröristler bilsinler ki bunu 800 teröristle ödeyecekler. Şu anda Cudi, Gabar, Tendürek'te her yerde kaçacak delik arıyorlar. O deliklerde inlerine gire gire bunları bitireceğiz. Kandil'de, Sincar'da bitireceğiz. Durmadan onlar kaçacak biz kovalayacağız. Bu milletin huzurunu, refahını yok etmeye bunların gücü yetmeyecek. Eğer 17 yıldır dedikodulara bakarak, bu devleti yönetecek olsaydık, ülkemizi bir milim öte götüremezdik. Biz, her zaman olduğu gibi kimin ne dediğine değil, milletimizin ne dediğine, ne istediğine, neye ihtiyacı olduğuna bakacağız. Hadi terör örgütlerinin ve Türkiye düşmanlarının hezeyanlarını anladık, bunu biliyoruz. Hepsinin kuyruk acısı var. Bunu da biliyoruz. Hepsinin kursaklarında bırakılmış hesapları ve hevesleri var. Bunu da biliyoruz. Son yıllarda tüm terör örgütlerinin başlarını öyle ezdik, nefeslerini öyle kestik ki ne yapsalar yeridir. Peki ülkemizin yaşadığı sıkıntılara adeta ateşin üzerine benzinle gider gibi yaklaşan ana muhalefet partisine ve onun başındaki malum zata ne diyeceğiz? Biz, bu zatın iftiralarını yüzüne vurmaktan, eline tutuşturulan kağıt parçalarının belge değil, paçavra olduğunu anlatmaktan yorulduk. Kendisini, başbakanlığımız ve cumhurbaşkanlığımız döneminde belki bin defa rezil kepaze ettik. İftiralarını mahkeme önünde ispatlayamadığı için kendisinden kazandığımız tazminatların tutarını artık hatırlamıyorum."

    '5 YIL 10 AYA MAHKUM OLAN BİR SÖZDE GAZETECİ VARDI YA…'

    -5 yıl 10 aya mahkum olan bir sözde gazeteci vardı ya. Almanya'da da rahat durmadı. Orada da kendisine sahip çıkacak olanları, sözde siyasetçileri buldu. Biz de gelince haber gönderdik, dedik ki, böyle böyle. Orada bulunacaksa biz müşterek bir basın toplantısı yapamayız. Siz kalkar onunla yaparsınız, biz onun olmadığı bir basın toplantısını yaparız. Benim ülkemden 5 yıl 10 aya mahkum olmuş bir sözde gazeteciyi barındırıyorsanız bunun stratejik ortaklığa, ortaklığa yakışan yanı yoktur. Aynı durum size olsa, bize kaçmış olsa, elinden tutup size teslim ederiz. Maalesef ülkemize ihanet edenleri bu ülkelerden istiyoruz 50 dereden 50 türlü su getirtiyorlar. Bu bütün Batı ülkelerinde böyle.

    — Türkiye'nin borcunu çeviremeyeceğini ima etmeye çalışıyor. Ülkemizin ekonomik büyüklüğü onun söylediklerinin kat be kat üzerindedir be hey cahil. Kim veriyor sana bu aklı!

    — Hâlâ aynı imalarla konuşuyor olmasını ancak yüzsüzlüğüyle ifade edebiliyorum. Bizim yüzümüz edebinden kızarır, edepsizliğinden değil sizin gibi. Külliyeye inşa edildiğinden bu yana bu kadar iftira ile yaklaşan sizden başka kimse olamaz. Herkesin hayran kaldığı külliyeyle ilgili bunun iftiralarını dinlemekten bıktık. Oraya ayak basmayacağını söylemişti, sonra gelmek zorunda kaldı. Gerçekleri kendi gözüyle gördü. Altın klozetlerin filan falan olmadığını medya kendilerine anlattı. Bunlar bu kadar iftira ile yetişmiş tipler.

    — Kamu-Özel Ortaklığı… Bay Kemal, 3. Köprü, 3 Havalimanı.. Bunlar nasıl yapılıyor öğren. Her şey cepteki parayla yapılmaz. Aslolan kaynakları çeşitlendirmek. Biz bunları kaynakları çeşitlendirerek yaptık. G20'de kamu özel ortaklığının nasıl yapıldığı bilgisini verdik. Artık Hazine ve Maliye Bakanımız iş dünyasına söylesin de bunu ona anlatsınlar.

     

    'FİKRİ DANIŞMANLIK HİZMETİ ALMAYACAKSINIZ DEDİM'

    - (Türkiye'nin McKinsey Danışmanlık şirketiden danışmanlık alması) Bir danışmanlık firması üzerinden sorduğu sorularla güya bizi köşeye sıkıştırmak istiyor. Geçen bütün bakan arkadaşlarıma söyledim, bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız dedim. Hiç gerek yok, biz bize yeteriz. Bu zata değil ama ola ki onun hezeyanlarıyla kafası karışmış olan varsa, Türkiye bir dönem sadece ekonomisini değil her şeyini Amerika'ya teslim etmiştir. Osmanlı'nın son dönemlerinde ve cumhuriyetin ilk yıllarında çok isabetli bir tercihle Türkiye kendi sanayiini ve savunma altyapısını geliştirme konusunda önemli adımlar atmıştır.

    — Sonra tek parti CHP'si tutmuş bu fabrikaları hepsinin kapısına kilit vurmuş, savunma sanayi teşebbüslerini adeta birer birer boğmuştur. Nuri Demirağ'ın uçak ve tren fabrikası, Nuri Killigil'in silah fabrikası gibi daha ince teşebbüslerin önü tek parti CHP tarafından kesilmiştir. Bay Kemal, biraz şöyle hiç olmazsa tarihi oku, oradan bir şeyler edin. Kim bu ülkede ne kazandırdı, ne verdi? Ülkemizi yardım programları aracılığıyla Amerika'ya mahkum hale getiren bu zihniyetin yol açtığı yıkımın etkileri bizim dönemimize kadar maalesef sürmüştür.

    — Son yaşanan hadiseler Türkiye'yi belki bir parça sarsmıştır ama asla yıkamamıştır. Bugünkü Türkiye ne 1994'ün ne 2001'in Türkiye'sidir.

    'CUMHUR İTTİFAKINI BASİT BİR SEÇİM İTTİFAKI SANANLAR YANILIYOR'

    — Her bozuk saat gibi bu zatın da arada bir doğru söylediği oluyor. Grup toplantısında Gazi Mustafa Kemal'in sözlerini alıntılıyor, CHP'nin ekonomik kriz bahanesiyle bugün yaptığı iş de bu. Türkiye Balkan savaşını neden kaybetti biliyor musunuz? CHP'nin bugün bayrağını taşıdığı siyasi hareket yüzünden kaybetti. Bunlar bugün CHP'dir, yol arkadaşı HDP'dir. Sorumluluklarının farkında olan partiler, milli konularda birlikte hareket etmeyi başarıyorlar. Sayın Bahçeli'ye de tekrar teşekkür ediyorum. Çünkü milli, yerli olma şuurunu yakalamak her yiğidin karı değil. Bay Kemal'in de zaten böyle bir derdi yok. Cumhur İttifakı'nı basit bir seçim ittifakı sananlar yanılıyor.

    'LİSTELERDE OLMASA BİLE GÖNÜLLERDE DEVAM EDECEĞİNE İNANIYORUM'

    - Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı'nın listelerde olmasa bile gönüllerde devam edeceğine inanıyorum. Bu ittifaka sandık ittifakı gözüyle bakmadık, bakmıyoruz. Bu ittifakı yaşatmanın yolunu arayacağız. Biz bu ittifaka hiçbir zaman sandık ittifakı gözüyle bakmadık. Bugün de öyle bakmıyoruz.  Kendi adaylarımızla girdiğimiz yerlerden en azından mümkün olanlarda bu ittifakı yaşatmanın yollarını arayacağız. Sizlerden ve teşkilatlarımızdan ricam, mahalli idareler seçimleriyle ilgili hazırlıklarımızda tek ölçümüzün en doğru adayla milletimizin karşısına çıkıp en yüksek oyu elde etmek şeklinde olmasıdır. Adaylarımızın klasik belediyecilik hizmetleri yanında sosyal belediyeciliği de en güzel şekilde anlayacak ve uygulayabilecek isimler olmasına önem vereceğiz. Bu vasıflara sahip milletimizin gönlünde karşılığı olan ve AK Parti'nin değerleriyle çelişmeyen her isim bizim için makbuldür."

    — Hizmet gerektir ama yeterli değildir. Yeterli olan gönüllere girmektir, gönülleri almaktır. Biz özellikle bunu istiyoruz. Temizlik, yol, kanalizasyon senin asli görevin ama gönül, tevazu… Onu başaracağız. Alacaksın hanımı, beyi yanına; evleri dolaşacaksın. Gönüllere gireceksin.

    ' ŞİMDİ MÜNBİÇ'İN ÇEVRESİNDE KANALLAR AÇMAYA BAŞLADILAR'

    — 2019 Mart seçimlerinde bu güçlü referansımızı en iyi şekilde kullanarak 2014'ten çok daha ileri bir seviyeye ulaşacağımıza inanıyorum. İşte bakın bütün Güneydoğu'yu, malum siyasi partilerin belediyeleri delik deşik etti mi? Bütün çukurlarla kanallarla her tarafı açtı mı? Belediyenin araçlarını gereçlerini o işlerde kullandılar mı? Devletin kendilerine gönderdiği parayı, desteği, bunları Kandil'e gönderdiler mi? Ve terör öylemlerinde bunları kullandılar mı? Bakın şu anda aynı uygulamayı nerede yapıyorlar, Münbiç'in çevresinde yapıyorlar. Şimdi Münbiç'in çevresinde de kanallar açmaya başladılar. Kim? YPG/PYD. Karakter aynı, bunlar aynı cibilliyetin mensuplarıdır. Dolayısıyla kayyumları atadık, kayyumları atadıktan sonra hamdolsun Güneydoğu, Doğu hizmet görmeye başladı. Şimdi bu yeni dönemde Allah'ın izniyle bunlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Tedbirlerimiz var, onu da söyleyeyim, bak şimdiden söylüyorum, tedbirlerimiz var. Öyle olur, böyle olur. Bizim ilk hedefimiz bu. Vatan topraklarını biz ihanet içerisinde olanlara teslim etmeyeceğiz.

    İlgili konular:

    Selvi: AK Parti bu seçimlerde sadece muhalefetle değil, ekonomiyle de yarışacak
    Ticaret Bakanı Pekcan: Daha çok Alman yatırımcıyı ülkemizde görmek istiyoruz
    Akşener'den McKinsey tepkisi: İkinci kozmik oda vakası
    Etiketler:
    cumhur ittifakı, Ekonomi, Yerel seçim, Terörle mücadele, McKinsey, MHP, PKK, AK Parti, Can Dündar, Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Filistin, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın