Mariupol'deki eski tutsaklar SBU'nun gizli hapishane dehşetini anlattı
Foto: Sputnik
Vücuda bağlanan elektrikli kablolar, elektrikli testereli işkenceler, cesetlerle dolu bir çukurda bir gece… Tüm bunların bir korku filminde değil de, 21. yüzyılda bir ülkenin, Ukrayna'nın vatandaşlarının birbirine yaptığı zorbalıklar olduğuna inanmak güç…

Sputnik Ukrayna'da Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC) savaşçıları ve sadece ayrılıkçılığa sempatisi olduğundan şüphelenilen kişilerin gönderildiği Ukrayna'daki gizli hapishanelerde olup bitenlere ilişkin, belge ve kanıtlara dayalı bir yazı dizisine başlıyor.
MARİUPOL HAVALİMANI'NDAKİ HAPİSHANE
Eski SBU Yarbayı Vasiliy Prozorov, mart ayında Moskova'daki Rossiya Segodnya uluslararası haber ajansında gazetecilere Mariupol Havalimanı'ndaki kütüphane adı altında bir yerde bulunan gizli hapishaneyi anlattı. Bu hapishanelere düşenler Prozorov'un sözlerini doğrulayıp bu sözlere eklemeler yaptı.
Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) Yarbayı Vasiliy Prozorov, Moskova'daki uluslararası haber ajansı Rossiya Segodnya'da verilen Maydan olayları sonrası Ukrayna'da olanlarla yönelik basın toplantısında. // Fotoğraf: Sputnik, Vladimir Trefilov
Mariupol sakini Tatyana Ganja "Televizyonda bu koridorun fotoğrafını gördüğümde (Prozorov'un gösterdikleri) tüylerim diken diken oldu. O plastik kapılar… Oturmuş: 'Anne, işte benim hücrem' diye fısıldıyorum" sözleriyle o anları hatırlıyor.
Mariupol Havalimanı'ndaki hapishanenin koridoru © Foto, Vasiliy Prozorov tarafından sunuldu
Ganja, Mariupol Havalimanı'nda on gün kalmış. Daha önce şimdi kapalı olan Ukrayna Komünist Partisi üyesiymiş. Mariupol'daki protestolara, sonra da 11 Mayıs'ta Donetsk bölgesinin akıbetiyle ilgili yapılan referanduma katılmış. Ekim 2014'te 'Azov' tarafından gözaltına alınmıştı ve korkunç bir ayrılıkçı olarak kara listeye alındığından haberi yoktu.


"Havalimanında 30 Ekim'den 8 Kasım akşamına kadar tam 10 gün kaldım. Hatta hücrelerden birinde attığım çentikler bile var. Aklını kaçırmamak ve bir şekilde zamanı kafaya takmamak için tutsaklar hücre duvarlarına, orada geçirdikleri günler kadar çizgi çekiyordu."
Ganja, havalimanında olanları 'gerçek bir cehennem, mahşer yeri' olarak nitelendiriyor.
"Olup biten tüm korkunçlukları anlatabilmek mümkün değil. Burun kemiğim kırıldı ve sol kulağım duymuyor. Gerçekten de bunları anımsamak çok zor." Tatyana, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nden birinin, ondan önce yine Tatyana isimli bir genç kızın döverek öldürüldüğünü söylediğini aktardı.
Tatyana Ganja'nın kimlik kartı. Belge, Tatyana'nın kişisel bilgilerini ve esir tutulduğu bilgisini içeriyor. Belge, DHC Savunma Bakanlığı Savaş Esirleri Daire Başkan Yardımcısının imzasını taşıyor. © RİA Novosti
Tatyana Ganja'nın geçtiği muayeneden sonra alınan doktor görüşünde, şikayetlerin yanı sıra, (Tatyana'nın ifadelerine göre) ellerinden asıldığı, kafasına da dahil olmak üzere darbe aldığı, sol kulağı yakınında ateş açıldığı, bu yüzden işitme kaybının yaşandığı, kadının iki kez bilincini yitirdiği belirtildi.

Anamnezde şunlar belirlendi: Askeri üniformalı, kar maskeli ve Azov Taburu şeridi taşıyan 5 kişi, Tatyana'yı durdurup başına çuval geçirdi ve ellerini kelepçeleyerek bilinmeyen yönde götürdü. Yoldayken dipçikle dövdüler, mağdurun üzerine işediler, başı üzerinde ateş açtılar, periyodik olarak tekme attılar. Mağdur, Mariupol havalimanında kaldığı süre boyunca her gün başından darbe aldı. Mağdur, kendisine içirilen sudan sonra baş ağrısı ve mide bulantısı hissetti. Ayrıca psikolojik baskı kaydedildi. © RİA Novosti
Adli tıp komisyonunun raporunda, Tatyana Ganja'nın durumu şöyle değerlendirildi: kör nesne veya nesneler ile aldığı darbeler sonucu beyin sarsıntısı geçirdi. Beyin sarsıntısı, mağdurun belirttiği dönemde ve koşullarda yaşanmış olabilir. Ayrıca mağdurun, Mariupol havalimanındaki olaylardan önce osteokondrozu olduğu ama hapishanenin hastalığı ağırlaştırdığı ifade edildi. © RİA Novosti
İşkenceciler sürekli içine cesetleri attıkları bir çukur veya hendekle tehdit ediyor, onun da yakında cesetlerin arasına karışacağını ima ediyor ya da hayattaki bir tutsağı ölülerin arasına bırakıp ona da böyle psikolojik şiddet uygulayacaklarını söylüyordu.
Tatyana çukurda kaç kişinin olduğu sorusuna da "Çok fazla. İnsanlar hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuşlar, benim tutsak olduğum sürecin öncesi de var. Yüzlerce… Ve bu sadece benim fikrim" yanıtını veriyor.
Tatyana, Ukrayna ve Donetsk Halk Cumhuriyeti arasındaki bir takasla Aralık 2014'te serbest bırakıldı. O zamandan beri Ukrayna bölgesinden olan göçmenlerin bulunduğu bir yurtta kalıyor. Mariupol'daki evi 'Azov' tarafından yağmalandı.
"İNSANLARI MANEN VE BEDENEN KIRIYORLAR"
Olga Seletskaya, 29 Ağustos 2014 tarihinde şehrin merkezinde gözaltına alınmıştı. Gizli hapishanede 24 saat tutulmuştu. Ertesi gün SBU'ye teslim edilmişti. Ancak protokole gözaltına alınma günü 30 Ağustos olarak yazılmıştı. Üstelik bu belgeye göre, Seletskaya güya Mariupol yakınlarında bir otobüsten indirilmiş.


Olga Seletskaya, Mariupol'ün merkezinde gözaltına alındı, ama protokole göre karayolunda bir otobüsten indirilmiş. Seletskaya, bunun, havalimanındaki gizli hapishanede geçirdiği süreyi "gizlemek" için yapıldığını düşünüyor.
"Orada (havalimanında) kaydım yapılmadı. Tehdit ediyorlar, aileni, eşini, çocuklarını getirip gözlerin önünde işkence edebilirler. Yıldırıyorlar, insanları manen ve bedenen kırıyorlar. SBU getirildiğinde ise kaydı yapılıyor… Sanki yeni yeni gözaltına alınmış gibi. Misal, bana yaptıkları gibi".
Olga Seletskaya
Seletskaya'nın anlattığına göre cellatlar arasında en popüler işkencelerden biri de su dolu varilde boğmak veya ıslak bezle işkence etmek. Yatırılan kişinin yüzü bezle kapatılıp üzerine yavaş yavaş su dökülüyor. İnsan da boğulmaya başlıyor.
"Su akciğere sızıyor, bilincini kaybediyorsun. Onlar, silahla ilgili bilgilerle, paranın nerde olduğu ile ilgileniyordu".
Olga Seletskaya'nın kimlik kartı. Belge, Olga'nın kişisel bilgilerini, esir tutulduğu ve savaş esiri statüsüne sahip olduğunu bilgilerini içeriyor. Belge, DHC Savunma Bakanlığı Savaş Esirleri Daire Başkan Yardımcısının imzasını taşıyor. © RİA Novosti
"Çok sinsi işkencelerdi. Diğer kurbanlarla konuşma fırsatım oldu. Bize, 'kitaplar' diyorlardı. Tutulduğumuz yere ise 'kütüphane'. Bana acımasız işkeceler, oralarda neler yaşandığı anlatıldı… SBU'nun bodrum katında, Mariupol havalimanından geçen çok sayıda kişi gördüm… İnsanlar çok feci şekilde dövülmüştü, yaralanmıştı. Sorgudan sonra dönmeyenlerin olduğunu duydum".
— Olga Seletskaya
Olga Seletskaya'nın dosyasının araştırma bölümünde, yazdığı açıklayıcı notundan bilgilere yer verildi: elektroşok, ıslak mendiller üzerinden böbrek bölgesine elektrotların uygulanması yoluyla işkence edildiği, dipçik ve sopalarla dahil olmak üzere dövüldüğüne dair ifadeler. Ayrıca Seletskaya'ya karşı, boğma yöntemleri, idam imitasyonu ve bilincinin kaybolmasına ve kramplara yol açan iğneler uygulandı.
Mağdur ayrıca ailesine yönelik tehditler ve şantaj hakkında bilgi verdi. Mağdur soğuk, rutubetli, mantar kaplı odalarda tutuldu. Olga ayrıca sorgular sırasında gardiyanların tacizine uğradığını ve cinsel organlarına montaj köpüğü dökmekle tehdit edildiğini anlattı.
© RİA Novosti
Sağlık kurulu raporu. Seletskaya'nın sağlık durumu ile ilgili bilgilere yer verildi: dövülme sonucu meydana gelen kaburga kemiği kırığı. © RİA Novosti
Vasiliy Prozorov ve Sergey Krivonos. © Vasiliy Prozorov tarafından sunuldu

Prozorov'un basın toplantısının, onda silinmez bir izlenim bıraktığını belirten Seletskaya, bu eski SBU çalışanını da, fotoğraflarını gösterdiği tutsakları da tanıdı.
"SİPERE GÖMMECEKLERİNİ SÖYLEDİLER"
Donetsk'in bilinen gazetecisi, 'Munitsipalnaya Gazeta' Genel Yayın Yönetmeni Yelena Bloha da Prozorov'u tanıdı. Bloha, 2014'ün Ağustos ayında gözaltına alınmış, "Donetsk'teki olayları tarafsız aydınlattığı için" kara listeye alınmıştı.
Vasiliy Prozorov'un görev kimlik kartı © Vasiliy Prozorov tarafından sunuldu
Yelena Bloha'nın resmi © Yelena Bloha tarafından sunuldu
"Prozorov'un basın toplantısını gördüğümde şaşkına döndüm. Zira beni gözaltına alanlardan biriydi. Onu çok iyi hatırlıyorum".


Yelena Bloha, hapishanedeyken, tutsakların bulunduğu "buzdolabı" adı verilen bir yere alındığını kaydetti. Bu yeri, beyaz fayansla kaplı ve tek bir sandalyenin olduğu 3x1,5 metrelik odalar olarak tanımlayan Bloha, "Orası tamamen karanlık ve havasızdı. Havalandırma yoktu" dedi.
Mariupol havalimanındaki hapishanenin çalışanı. // Mariupol havalimanındaki hapishanenin binası
© Vasiliy Prozorov tarafından sunuldu
Bloha, aynı odada tutulan bir kadının ona, DHC için çalışan ajan olduğunu itiraf etmesi için iki kez "idama" götürüldüğünü anlattı. Kadın, "Onlarla işbirliği yapmayı kabul etmezsem hemen sipere gömeceklerini ve beni bir daha kimsenin bulamayacağını söylediler" diye anlatmış.

Bloha'nın oğlu da az çekmemiş, 8 kişinin daha tutulduğu erkekler hücresine atılmıştı.
SBU çalışanı © Ukrayna Güvenlik Servisi
"Oğlumun anlattığına göre, onlardan bazıları çok fena halde dövülmüştü. Hatta birinin, kırılan kaburğa kemikleri dışarı çıkmış, diğerinin ise bacakları kırılmıştı… Kaydetmek gerekir ki, Mariupol, Sağ Sektör ve milliyetçi taburlar tarafından şiddetli baskıya maruz kalmıştı. Zira Mariupol, Donetsk Halk Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk şehirlerden biriydi".
— Yelena Bloha
BM İZLEME MİSYONU, 16 VAKAYI BELGELEDİ
Mariupol havalimanında ve Ukrayna'nın (ve tek taraflı bağımsızlık ilan eden cumhuriyetlerin) diğer gizli hapishanelerinde yaşananlar, Ukrayna'daki insan haklarıyla ilgili durumu takip eden BM izleme misyonunun sürekli dikkat alanındaydı ve misyonun raporlarına yansımıştı.
BM Ukrayna insan hakları izleme misyonu, Stanitsa Luganskaya kontrol noktasında Lugansk Halk Cumhuriyeti temsilcileriyle birlikte. © RİA Novosti, Olesya Potapova
Misyonun başkanı Fiona Frazer'in Sputnik'e verdiği bilgiye göre 5 yılda, "Ukrayna hükümeti ve tek başına bağımsızlık ilan eden Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Lugansk Halk Cumhuriyeti silahlı gruplar tarafından insanların keyfi olarak gözaltına alınması veya dış dünya ile hiçbir temas olmadan gözaltına tutulması ve bunun gibi insan hakları ihlalleri ile ilgili birkaç yüz vaka kaydedildi".
Misyon ayrıca Mariupol havalimanında keyfi gözaltı veya sorgu ile ilgilli 16 vakayı kaydetti. Frazer, "Tüm bu vakalar 2014, 2015 ve 2016'ın ilk yarısı tarihi taşıyor. En kısa gözaltı süresi birkaç saat, en uzunu ise 1 ay sürmüş" dedi.

Sputnik, yeni bölümlerde, Mariupol havalimanındaki hapishanenin en az 2018'in sonlarına kadar faaliyet gösterdiğini kanıtlayan bir evrak yayınlayacak.
DHC BAŞSAVCILIĞI 9 SORUŞTURMA YÜRÜTÜYOR
DHC Başsavcılığı, Sputnik'e açıklamasında, DHC Ceza Kanunu'nun 427. maddesi 1. kısmı (Yasaklı savaş araçları ve yöntemlerine başvurma) gerekçesiyle 9 soruşturmanın yürütüldüğünü bildirdi.
DHC Başsavcılığı, Ukrayna güvenlik güçlerinin sivil halka yönelik insanlık dışı muameleyle ilgili sivillerden şikayet dilekçeleri aldı. Dilekçe veren 9 kişi, sorgu sırasında elektrikle çarpma, plastik torbayla boğma, solunum fonksiyonlarına su ile etki yapma gibi işkencelere başvuran SBU çalışanlarının yasadışı eylemlerinden zarar gördü.
Halihazırda sivillere yönelik işkencelere karışan SBU çalışanlarının kimliklerini tespit etmek için çalışmalar yürütülüyor.
'KÜTÜPHANEDEKİ' BUZDOLABI
Vasiliy Prozorov'un basın toplantısında anlattıklarını hatırlatalım: Mariupol havalimanında uzun zamandır gizli hapishane faaliyet gösteriyordu. "Kitapların" bulunduğu "kütüphane". Esir DHC milisleri ile ayrılıkçılıkla suçlanan vatandaşlara yönelik bu alaycı ifade kullanılıyordu.
Bu hapishanede tutulan kişilere, işlemedikleri suçları üzerine almalarını sağlamak veya Ukrayna ordusunun cephede aldığı yenilginin intikamını almak ya da sadist eğilimlerini hayata geçirmek amacıyla işkence yapılıyordu. Esirler, iki tane kapatılmış buzdolabında tutuluyordu. Bu odalar, içinde hiçbir mobilya olmadığı, kapılar da ısıyı geçirmeyecek şekilde sıkıca kapandığı için SBU tarafından uygun bulunuştu.
Prozorov, havalimanı arazisinde, işkencelere dayanamayan veya sadist gardiyanlar tarafından öldürülen kişilerin gömülü olduğu gizli mezarların da bulunduğunu iddia etti.
Gizli 'kütüphane', SBU himayesinde, neo-Nazi Azov Taburu tarafından yönetiliyordu. Genelde tüm kirli işi Azov üyeleri yaparken SBU çalışanları esirlerin ifadelerini belgeliyordu.

Hemen söyleyelim: o tarafın elinde çok az sayıda delil var, kelimenin tam anlamıyla tane tane toplanması gerekiyor. Ukrayna henüz işlediği savaş suçlarını kendisi soruşturacak kadar olgunlaşmadı, ama devlet başkanının değişmesi bazı umutlar veriyor.
Deliller arasında, 'kitapların' esarette ve esir değişiminden sonra DHC'de geçtiği adli tıp muayenesinin sonuçları yer alıyor. Bazı esirler, serbest kaldıktan sonra birkaç ay hastanede geçirmek zorunda kaldı. Hatta yaklaşık 5 yıldır Mariupol hapishanesinde tutulan 5 DHC milis gücü üyesi, Mariupol Askeri Savcılığı'nın işkencelerle ilgili soruşturma başlatmasını sağlamayı başardı (bununla ilgili ayrı bir metin olacak).
Azov Taburu üyeleri © AFP 2019 / Yury Kirnichny
Bir diğer önemli delil, esirlerin belgelerindeki tarihler arasında uyuşmazlık. Asıl gözaltı ve resmi kayıt arasında birkaç gün, hatta haftalar geçiyordu. Aynı zamanda gözaltına alınma anları sıkça Azov Taburu tarafından kameraya alınıyor, bazen de SBU'nun basın bültenlerine yansıyordu.
Bu kayıt dışında kalan 'gri' süre boyunca esirlere işkenceler uygulanıyordu, böylelikle onları konuşkan yapıp SBU'nun sorgusuna hazırlıyorlardı.
Cellatlar esirlerden, diğer 'ayrılıkçıların' isimler ve Donetsk'ten alınan görevler gibi daha sonra işe yarayacak her türlü bilgiyi elde etmeye çalışıyordu.

BM İnsan Hakları Gözlem Misyonu'nun raporlarında, gizli hapishanelerde yaşananlara dair çok sayıda bilgi var. Ayrıca Sputnik, Ukrayna güvenlik güçlerinin 2 eski çalışanını daha buldu. Bu kişilerin, gizli hapishanelerle ilgili verdiği ifadeler henüz hiçbir yerde yayınlanmadı.
Son olarak, havaalanında gizli bir hapishanenin bulunduğunun ve SBU'nun bu hapishaneyi saklamaya çalıştığının bir başka ilginç kanıtı, SBU'nun bir belgesi. Sputnik, bir sonraki bölümde, bu belge hakkında daha ayrıntılı bilgi verecek ve belgenin kendisini yayınlayacak.
Foto: Sputnik