SBU'nun gizli hapishaneleri: Kurbanlar, kalkış pistinin yanına gömülüyordu
Ukrayna Güvenlik Servisi'nin (SBU) Mariupol şehrindeki gizli hapishanesinin eski tutukluları, havalimanındaki işkenceleri Sputnik'e anlattı.
Halk güçleri üyelerine elektrik veriliyor, ceset dolu çukurlara atılıyordu, işkencelere dayanamayıp hayatını kaybedenlerin mezarları ise kalkış pistinin hemen yanındaydı.
'KÜTÜPHANEDEN' SONRA TUTUKLULARA YİNE 'İNSAN GÖRÜNÜMÜ' VERİLİYORDU
SBU personeli // RİA Novosti, Grigoriy Vasilenko
"Kütüphane, belli bir yer değil. Bu ad havalimanı da, Azov Taburu'nun Mariupol'ün Ordjonikidze ilçesindeki kampı da, okul binası için de kullanılıyordu. Ayrıca Mariupol girişinde, Volodar ilçesinde, Azov'un bulunduğu özel bir ev vardı. Tutukluların tam olarak nereden getirildiğini bilmiyorum. Kütüphane'den diyorlardı"

Havalimanındaki hapishanenin, Azov Taburu, Mariupol'ü ele geçirdikten hemen sonra oluşturulduğunu belirten eski SBU çalışanı, "Mariupol şehrinde, Perşotravensk, Volodarskiy, Novoazovsk ilçelerinde Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC) ile bağlantısı olduğu şüphelenilen herkes bu hapishaneden geçiyordu. Hesaplamalarıma göre en az 120 zanlı vardı" dedi.
Sözlerine göre, "zanlılar, kütüphaneden geçtikten sonra ve gözaltı merkezine getirilmeden önce birkaç gün boyunca acil ve Mariupol'ün diğer hastanelerinde tedavi ediliyordu". Tutuklular, SBU'daki sorgulara, insan görünümü verildikten sonra getiriliyordu.

Kaynak, "Onlar, yeniden havalimanına dönmemek için gözaltı merkezlerine götürülmek için yalvarıyordu" diye anlatıyor.
Mariupol yakınlarında, Azov Taburu'ndan Ukraynalı askerler // © AP Photo / Sergei Grits
MAYIS'TA GÖZALTINA ALINDI, AĞUSTOS'TA KAYDI YAPILDI
Mariupol'ün 33 yaşındaki sakini Kirill Filiçkin, havalimanına atılan ilk tutuklulardan biriydi. Filiçkin, Azov Taburu ve Ukrayna ordu birliklerinin şehri aldığı 7 Mayıs 2014'te tutuklanmıştı.
Filiçkin'in gözaltına alınma tarihinin 17.08.2014 olarak geçtiği belge // RİA Novosti
Şahsen skandal üne sahip Ukraynalı politikacıları Oleg Lyaşko ve Igor Mosiyçuk tarafından sorgulanmıştı. Halihazırda Ukrayna parlamentosunda milletvekili olan Mosiyçuk, Azov Taburu'nun kurucularından ve komutan yardımcılarındandı.
Sorgunun videosu YouTube'da yayınlanmıştı. Ancak videolar, 7 Mayıs'ta çekilmişti. Filiçkin ise resmi olarak 17 Ağustos 2014 tarihinde gözaltına alınmıştı. Tüm bu süreyi farklı gizli hapishanelerde geçirmişti.
Gerçi Kirill, Mariupol havalimanında sadece birkaç saat geçirmişti.
Kirill Filiçkin // RİA Novosti
Lyaşko ve Mosiyçuk, daha çok tutsak "ayrılıkçılar" ile kameralar için poz veriyordu. Lyaşko'nun PR hevesi çoktandır Ukraynalı komedyenler için espri konusu olmuştu. Skandal politikacının taklidini, mevcut Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de yapmıştı.
İŞKENCECİLER, "CANIMIZ SIKILIYOR" DİYORDU
Filiçkin, video yapıldıktan sonra, Sağ Sektör'ün eline teslim edilmişti. Belli ki henüz havalimanındaki gizli hapishane, kütüphane, yoktu. Filiçkin, şiddetli işkence ve dayağa maruz kalmıştı.

Genç adam, "Parmaklarımı tüfeğin dipçiğine koyup diğeriyle vuruyorlardı. Gelecekte tetiği çekmem imkansız olsun diye süngü ile kolumdaki tendonu kestiler. Parmağım halen bükülmüyor. Mosiyçuk şahsen süngüyü bacağıma saplıyordu" diyerek kolundaki yaraları gösteriyor.

Dayak, Filiçkin Kiev'e götürüldükten sonra da devam etti.
Kirill Filiçkin, işkencelere kimlerin katıldığını anlattı
"Uyumamam için dipçikle boynuma vuruyorlardı. Süngüyle deliyorlardı. Bunu neden yapıyorsunuz, diye soruyordum. Onlar, canımız sıkılıyor, diye yanıt veriyorlardı".
Azov Taburu'na yeni katılan asker // RİA Novosti / Yevgeniy Kotenko
"Orada 19 yaşındaki çocuklar, futbol holiganları vardı. Kavga etmek, insanları dövmek, onlar için eğlenceydi. İşkencelere, hemşire sıfatıyla genç kızlar da katılıyordu".

Azov Taburu ve Sağ Sektör örgütü saflarına afla serbest kalan suçlular da vardı.

Filiçkin, işkencecilerle sohbetlerini şu sözlerle anlatıyor: "Bir ay öncesine kadar cezaevinde yatıyorlardı, sonra da onlara yaptığınızın aynısını şimdi Donbass'ta yapın demişler. Sizi öldürsek bile bize bir şey yapmazlar, diye övünüyorlardı". Kiev'e öyle bir halde getirilmiş ki, karakol, ellerinde can verir ve sorumluluğu üzerlerinde kalır korkusuyla onu kabul etmek istemiyordu.
Lyaşko, esir Filiçkin ile birlikte havalimanında // RİA Novosti
"MARİUPOL'DE HER GÜN 6-8 KİŞİ KAYBOLUYORDU"
Filiçkin kolay kurtulmuş sayılır. Kirill, Mariupol havalimanında, 'kütüphanede' işkencelere dayanamayıp ölenlerin veya gardiyanlar tarafından vurularak öldürülenlerin mezarı olduğunu biliyordu.

Filiçkin, görgü tanıklarından duyduklarını şöyle aktarıyor: "Çukur kazıp içine cesetleri atıyorlardı. Çukur dolunca üzerine beton döküp kapatıyorlardı". Bu tanıklar arasında, cesetleri taşımaya zorlananlar da vardı.
Filiçkin, ellerindeki yara izlerini gösteriyor // RİA Novosti
Görgü tanıkları, bu türden mezarlıkların hemen kalkış pistinin yanında olduğunu iddia ediyor. İçinde kaç kurban var, söylemek zor.
Esir değişimi öncesi Filiçkin'e verilen serbest kaldığına dair belge // RİA Novosti
"2014'te, krizin en doruk noktasında, Mariupol'de her gün 6 ilâ 8 kişi kayboluyordu. İnsanlar ayakkabı tabanlığını çıkarıp onunla damarını kesiyordu, çünkü birçok insan dayanamıyordu".

Filiçkin, uluslararası örgütlerin bir gün bu mezarları bularak ölenlerin kimliklerini tespit edip savaş suçu işleyenleri cezalandıracağından emin.

Filiçkin, toplamda 3.5 sene hapiste geçirdi. 27 Aralık 2017'de, esir değişimi sonucu özgürlüğüne kavuştu.

Filiçkin serbest kaldıktan sonra, onu muayene eden Donetskli doktorlar, vücudundaki yaraları ve işkence izlerini kayda geçti.
"YUMUŞAK BİR ŞEY ÜZERİNE DÜŞTÜM, DOKUNDUM, İNSAN CESETLERİ"
Mihail Şubin // RİA Novosti
Mariupol 'kütüphanesinin' bir diğer tutuklusu da havalimanı arazisindeki mezarları kendi gözleriyle görmüş. Hatta aralarından birinde yatmış.

1965 doğumlu Mihail Şubin de Mariupol sakiniydi. Bir dönem Sovyet ordusunda hizmet etmiş, hatta Afganistan'da savaşmıştı.
2001'de Rusya'dan, eşinin doğup büyüdüğü Mariupol'e taşınmış, Ukrayna vatandaşlığını almıştı. Azov militanları onun, Rus güvenlik güçleri ile bağlantılı olduğundan ve hatta onlar için casusluk yapıyor olduğundan şüphelenmişti. Bu yüzden Şubin, havalimanında iki hafta boyunca en acımasız işkenceye maruz kaldı. Azov militanları ondan, "küratörler, kaynaklar ve görevler" hakkında bilgi talep ediyordu, ama Şubin'in anlatabileceği tek şey, tabanca ve mühimmatını Mariupol çarşısında aldığı bilgisiydi, çünkü gerçekten DHC'ye sempati duyuyordu.
Oysa Şubin, 2014'ün başında, askerlik şubesine çağrılıp uzman olarak Azov Taburu'na dahil olma teklifini almıştı.
Çünkü tabura eğitimsiz gönüllüler alınıyordu ve onların, Şubin gibilerin deneyimine ihtiyacı vardı. Şubin, teklifi reddetmiş ve muhtemelen bu yüzden SBU ve Sağ Sektör'de şüphelere yol açmıştı.

Azov'un eline Ağustos 2014'te düştü, ama resmi olarak gözaltına alınma tarihi, 3 hafta sonrası, 9 Eylül olarak geçiyor.
Sağ Sektör yandaşı, aşırı milliyetçilerin mitinginde // RİA Novosti / Stringer
"Orada 5 mezar biliyorum, hafif motorlu uçakların kalkış pistinin yanında. Bu çukurlardan birinde tam bir günüm cesetlerle geçti. Bu bir işkence, psikolojik etki türüydü".
Mihail Şubin, hangi işkencelere maruz kaldığını anlattı
Çukur aslında büyük değildi, üçe üç, dörde dört. Yürüyordum, başımda çuval vardı. Birden ayaklarım altında boşluk oluştu, ben düştüm. Anlaşılmaz, yumuşak, şapırdayan bir şey üzerine düştüm. Ellerimle dokundum, insan uzuvları, cansız bedenler. Kadınlar, erkekler öylesine yatıyordu. Bazılarının karınları yarılmış, boğazı kesilmiş, boynu kırılmış, her türlü yaralanma vardı. 6-7 kişi".

Sıkça dayak, tutukluyu daha konuşkan yapmak için sorgu öncesinde başlıyordu.
Mihail Şubin, işkence izlerini gösteriyor // RİA Novosti
En kötüsü, elektrikli işkencelerdi.

"Bir odaya alıp, soyunmaya zorluyorlar. Sonra, bir kova su dökülen yere yıkıyorlar. Kaynak makinesinin bir pensesi penise takılıyor, diğeriyle de topuğa dokunuyorlardı. Çok tatsız bir duygu, ölümcül diyebilirim. Kavis şeklinde büküyor insanı. Cidden kavis"
DHC'deki hastaneye kaldırıldığı zaman Mihail Şubin'in durumuyla ilgili açıklama. Belgede, Şubin'in yüksek ateş, işitme kaybı, mide bulantısı, bilinç kaybı, cinsel istek azalması dahil farklı şikayetlerle orta ağırlıktaki bir halde hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Cerrah ayak bileği bölgesinde bir yara tespit etti. // RİA Novosti
Mihail Şubin'in, DHC Birinci Askeri Hastane tarafından verilen epikrizi. Belgede, hastanın kapalı kafa travması, kaburga kırığı, sol ayak bileğinde morluk ve bıçak izleri ve ayrıca cinsel organlarda elektrik izleri olduğu belirtiliyor. // RİA Novosti
Mariupol Havalimanı'ndaki hapishanenin koridoru © Foto, Vasiliy Prozorov tarafından sunuldu
Şubin, eski SBU Albayı Prozorov'un basın toplantısı sonrası meşhur hale gelen buzdolaplarını da iyi hatırlıyor.

"İki buzdolabında insanlar, birinde yiyecek vardı. Biz, buzdolabımızda 6 kişiydik. Kadınlar ayrı tutuluyordu".

Şubin, iki hafta sonra, SBU ve Azov, Şubin'den elde edebilecekleri tüm bilgileri aldıktan sonra Mariupol'deki gözaltı merkezine gönderildi.
"Yarım gün bizi gezdirdiler, çünkü karakol biz teslim almayı reddediyordu. Hepimiz mosmorduk. Simsiyahtık, yara bere içindeydik."

Şubin, 2014 sonlarında esir değişimi kapsamında DHC'ye teslim edilmişti. 3 ay boyunca Donetsk hastanesinde tedavi edilmişti.