NATO'nun en çok arıza yapan, 'nazlı' silahları
İngiliz Kraliyet Donanması'nın en yeni uçak gemisi HMS Queen Elizabeth (Kraliçe Elizabeth), bir su sızıntısının tespit edilmesi nedeniyle deneme seferlerini iptal ederek Portsmouth Donanma Üssü'ne dönüş yaptı. Üstelik ne İngiltere ne de diğer NATO üyesi ülkeler bu hayal kırıklığını ilk kez yaşıyor.
Sputnik, NATO üyesi ülkelerin düzenli olarak arıza yapan 'nazlı' silahlarını sizler için derledi.
Kraliçe'nin su sızdıran uçak gemisi
Sekiz sene önce inşa edilen HMS Queen Elizabeth uçak gemisi, hazineye 3.1 milyar sterline (yaklaşık 22 milyar Türk lirası) mâl olmuştu.
Söz konusu uçak gemisi, F-35 uçakları ve Merlin tipi helikopterlerden oluşan 40 taşıtlık bir hava grubunu taşımak üzere tasarlanmıştı. Deneme seferleri devam eden geminin, 2020 yılında donanmaya katılması planlanıyordu.
Defense News'un aktardığına göre, gemideki bölümlerden birine su dolunca, geçen ay çıktığı beş haftalık deneme seferi askıya alındı. İngiliz basınına yansıyan haberlere göre, Kraliçe Elizabeth'in ismini taşıyan gemiye sızan 200 tonluk suyun boşaltılması zaman alacak gibi duruyor.
Tabii ki 65.000 ton ağırlığındaki bir gemi için bu su sızıntısı pek de fazla sayılmaz, ancak seferleri iptal etmeye yettiği çok açık.
Kraliçe'nin yeni uçak gemisi, daha önceleri Aralık 2017'de vidalardan su sızdırdığı gerekçesiyle onarılmak üzere limana geri dönmüştü.
Aynı yıl basına yansıyan diğer haberlerde ise askeri harekât kontrol merkezindeki bilgisayarların, Microsoft tarafından uzun zamandır desteklenmeyen Windows XP işletim sistemini kullandığı öğrenilmişti. Bu durum ise, Queen Elizabeth uçak gemisini siber saldırılara tamamıyla açık hâle getiriyordu.
Beşinci nesil F-35 avcı uçağı
55 milyar dolara (yaklaşık 313 milyar Türk lirası) mâl olan F-35 programı, ABD ordusunun en arıza çıkartan uçaklarından birisi.
Pentagon'un 2018 yılında yayınladığı raporda, F-35 avcı uçağının tasarımındaki binden fazla kusurun giderildiği belirtildi. Söz konusu kusurların 111'i ise, pilotların ölümü ya da ağır yaralanmasıyla sonuçlanacak türdendi:
Örneğin; uçağın gövdesinde çokça plastik materyal bulunduğundan ötürü, sağanak yağışlı havalarda planörünün tahrip olması ve ardından da yakıt deposunun patlaması oldukça olasıydı.

Aynı zamanda F-35 uçağını sürme deneyimi yaşayan pilotlar; baş dönmesi yaşadıklarını, parmaklarının karıncalandığını ve rota dışı istikametlerde hareket ettiklerini açıklamışlardı.
Bunların nedeni olarak da, uçaktaki oksijenin yetersizliği gösteriliyordu.
İlk olarak, fırlatma sistemlerinde 75 kilogramdan daha hafif pilotlar için oldukça tehlikeli kabul edilebilecek birtakım aksaklıklar doğdu.
Pilotların başlarındaki kasklara takılan ekipmanlar, kokpit içerisinde hareket edemez hâle gelmelerine yol açıyordu. Elektronik sensörlerinin yetersiz performansı ve sınırlı gece görüş sistemi de söz konusu aksaklıklardan bazılarıydı.
Bloomberg'in Ocak 2019'da yayınladığı Pentagon raporunda söz konusu uçağın güvenilirliği ve dayanıklılığı bakımından kritik olan birtakım sorunlar ele alınıyordu. Aynı zamanda bulundurduğu silahların hassasiyeti ve yazılımlarındaki hatalar da değerlendiriliyordu. Rapora göre uçağı düşman radarlarından koruyan ve jeti adeta görünmez hâle getiren ileri teknoloji kalkanın etkisi ise, beklenildiğinden çok daha kısa sürüyordu.
Ancak tüm bunlara rağmen Pentagon, söz konusu uçağı hem ordusuna katmaya hem de en yakın müttefiklerine satmaya devam ediyor.
Puma ZMA
Almanya'nın en yeni piyade saldırı tanklarından olan Puma'nın, program aşamasının dahi ani değişiklikler ve sorunlarla dolu olması nedeniyle Alman ordusunun gözünden düştüğü söylenilebilir.
Yapılan testler sonucunda, 5 Puma tankının gece görüşü ve atış kontrol sistemlerinde arıza olduğu ortaya çıktı.
Sorunlu parçalar değiştirilmiş olsa da, söz konusu tanka yönelik eleştirilerin ardı arkası kesilmedi. Puma tankının en büyük dezavantajı, muharebe yüklü ağırlığının çok fazla (43 ton) olmasıydı. Bu ağırlık, Rus T-90 tanklarıyla mukayese edilebilir cinstendi. Bu sebeple de söz konusu tankın nakliyatı oldukça zorlaşıyor, işlevsel ve taktiksel hareket kabiliyeti sınırlanıyordu.
Bunun yanında Puma'nın 3.1 metreyi bulan uzunluğu, onu tanksavarların açık hedefi hâline getiriyordu. Adeti yaklaşık 9 milyon euro'ya (yaklaşık 58 milyon Türk lirası) mâl olan Alman Puma tankı, belki de kendi alanındaki en pahalı askeri araç.
ABD Donanması'nın yeni destroyeri: Zumwalt
Program çerçevesinde Pentagon'un yaklaşık 32 adet sahip olmayı planladığı Zumwalt (DGG-1000) tipi gemilerin maliyeti 40 milyar dolar (yaklaşık 228 milyar Türk lirası) gibi astronomik rakamları buldu.
Ardından siparişler önce 24'e, ardından da 7'ye düşürüldü. En nihayetinde mevcut durumda donanma, tanesi 4.4 milyar dolar (yaklaşık 25 milyar Türk lirası) olan gemilerden yalnızca üç tanesini elinde bulunduruyor.
DDG-1000 tipi gemilerin ilki, 16 Ekim 2016 tarihinde tanıtılmıştı. Bir hafta sonra çıktığı seferde ise, Panama Kanalı'ndan geçmekteyken motoru durmuştu.
Ana tahrik sisteminin bozulması sonucu, Zumwalt gemisi kanalın duvarına çarptı. DDG-1000 gemisi, Aralık 2017'de çıktığı seferlerde de arıza yapmıştı.
ABD basınına yansıyan haberlere göre elektriksel nitelikte olan problem, bir endüksiyon bobini kaybına bağlı olarak başka bir sistemin çökmesi sonucu ortaya çıkmıştı. Arızanın ardından testler ertelendi.
Bunun yanında Pentagon, Zumwalt gemilerinde kullanılan ve oldukça maliyetli olan (birim başına 800 bin dolar) 155-mm'lik LRLAP bombalarına da henüz bir alternatif bulabilmiş değil.