Sovyetler Birliği ve Rusya'nın en iyi avcı uçakları
Avcı uçakları bir asrı aşkın süredir savaş alanında askeri operasyonun tamamının sonucunu etkileyebilecek önemli oyuncular konumunda olmayı sürdürüyor.

Sputnik okurları için 'hava muharebesinin kralları' olarak görülen Sovyet ve Rus yapımı avcı uçakları ile ilgili bilgileri derledi.
Büyük Vatan Savaşı'nın avcı uçakları:
La-7 ve Yak-3
Piston motorlu uçak La-7, ilk uçuşunu 1944'te gerçekleştirdi, fakat bir yıldan kısa bir süre içinde İkinci Dünya Savaşı'nın en iyi avcı uçaklarından biri unvanına kavuşmayı başardı.
La-7'yi farklı kılan özellik, aracın güvenirliğini ve ömrünü önemli ölçüde arttıran hava soğutmalı motordur. Yeni uçak, yağlı soğutma sistemi bulunan muadillerinin aksine, savaşta motor bölmesinde meydana gelen ufak hasarlardan yanan bir meşaleye dönüşmüyordu.
La-7 yüksek irtifada 680 kilometre/saat, yeryüzüne yakın konumdayken 600 kilometre/saat hızına ulaşıyordu. Sadece yüksek manevra kabiliyetine değil, aynı zamanda üç adet 20 mm'lik top gibi mükemmel silahlara da sahipti, bununla birlikte neredeyse 200 kilogram ağırlığında bombaları da taşıyordu.

Ünlü Sovyet pilot İvan Kojedub, La-7 ile aralarında turbojet motorlu Messerschmitt-262'nin de de bulunduğu 17 Alman uçağını düşürmüştü.

Sovyet pilot İvan Kojedub
LA-7 avcı uçağı. Üç kez Sovyetler Birliği Kahramanı unvanına layık görülmüş Sovyet savaş pilotu İvan Kozhedub, 2. Dünya Savaşı yıllarında bu uçakla Nazi Almanyası'na ait 17 uçağını düşürdü. Efsane pilot savaş döneminde toplam olarak 62 Alman uçağını yok etti.
Askeri uzmanlara göre bir diğer mükemmel Sovyet avcı uçağı ise 'cephe askeri' benzetmesini hak eden Yak-3. Bu uçak Büyük Vatan Savaşı zamanında en yaygın şekilde kullanılan uçaklardan biri oldu, 1944'te üretim bandından bu uçaktan yaklaşık 5 bin adet indirildi.
Tasarımcılar uçağı mümkün olduğunca hafifletmeye çalıştı. Yak-3'ün ağırlığı 2.5 tonu biraz aşıyordu, bu sayede rahat kullanılan ve mükemmel hız parametreleri olan bir uçak ortaya çıkmıştı. Hafif Yak'lar, daha ağır olan Alman rakipleri ile karşılaştığı hava muharebelerini sıklıkla kazanıyordu.
Kore Savaşı kahramanı MiG-15
Jet çağının başlamasıyla Sovyet hava kuvvetlerinin hizmetine giren yeni bir savaş jeti, MiG-15 hafif avcı uçağı oldu. Üzerindeki turbojet motor sayesinde bu uçak neredeyse 1100 kilometre/saat hızına ulaşıyordu.
MiG-15'in silah donanımı bir 37 milimetrelik ve iki 23 milimetrelik toptan oluşuyordu, kanatlarının altına ise iki hava bombası veya ek yakıt depoları takılabiliyordu.
Yeni MiG, ilk kez Kore Savaşı'nda çarpışmalara katıldı, oradaki başlıca rakibi ise ABD yapımı F-86 Sabre avcı uçağıydı. Birkaç yıl süren yoğun çatışmalarda Sovyet pilotlar, kaybettikleri 340 MiG-15'in iki misli 'Amerikalıyı' (650 adet F-86 uçağı) düşürdü. Buna ek olarak birkaç düzine B-29 uçağı da Sovyet makineli tüfeklerinin ateşiyle düşürüldü.
MiG-15 en yaygın kullanılan Sovyet yapımı avcı uçağı oldu, üretim dönemi boyunca 11 binden fazla uçak yapıldı, ayrıca Çekoslovakya ve Polonya'da lisanslı olarak birkaç bin jetin montajı tamamlandı. MiG-15'ler neredeyse 40 ülkenin ordusu tarafından kullanılıyordu.
Ağır MiG jeti
Uçak tasarımcıları 1950'li yıllarda ABD yapımı süpersonik bombardıman uçaklarına karşı koyabilmek için önleyici ağır avcı uçakları geliştirmeye başladı.
Yeni uçağa MiG-25P adı verildi. Tasarımcıların uçağın gövdesi için süpersonik uçuşta muazzam bir termodinamik ısınmaya dayanabilecek yüksek mukavemetli malzemeler yaratması gerekti. Uçağın gövdesi süper alaşımlı çelik, ısıya dayanıklı alüminyum ve titanyum alaşımlarından yapıldı.
MiG-25'in kalkış ağırlığı 35 tonu aştı, bu nedenle uçağa gerekli hız özelliklerinin kazandırılması için uygun motorlar da gerekliydi. Sonuçta MiG'ler 11 bin kilogram-kuvvet çekiş gücü olan 2 adet R15B-300 turbojet motorla donatıldı.
1970'li yılların başında MiG-25 ordunun hizmetine girdi. Rus ordusunda 1990'lı yılların ortasına kadar kullanılan bu uçak Irak, Suriye, Libya ve Mısır'a ihraç ediliyordu.
MiG-25 ile uçuş irtifası açısından dünya rekoruna imza atıldı, uçak üzerindeki 2 ton yükle neredeyse 30 bin metreye yükseldi. Buna ek olarak MiG-25, saatte yaklaşık 3 bin kilometre hızla uzun süre uçabilen dünyanın seri üretimli ilk avcı uçağı oldu.
Dördüncü nesil: Su-27
Sovyet tasarımcılar 1970'li yılların başlarında dördüncü nesil çok işlevli avcı uçağı geliştirmeye başladı. O zamana kadar ABD'de bu özellikleri taşıyan F-15 avcı uçağı geliştirilmişti. Sovyet tasarım büroları birçok açıdan bu uçağa odaklanmak zorunda kalmıştı.
Dördüncü nesil savaş jetlerinin belirleyici özelliği, sadece hava çatışmaları için değil, aynı zamanda kara ve deniz hedeflerini imha etmek için de tasarlanmış olmalarıdır. Bu uçaklarda kullanılan başlıca silahlar, uzun menzilli füzeler ve hava bombalarıdır. Uçak hava hedeflerini arama ve önleme, keşif, ana ordu birliklerini koruma, bombardıman uçaklarına refakat etme gibi görevleri yerine getiriyor. Tüm bunların yanı sıra avcı uçağı uzun mesafeleri kat edebilmeli, hızını ve manevra yeteneğini korumalı.
Tüm bu kriterlere uyacak bir uçak sistemini geliştirme görevini Suhoy tasarım bürosu üstlendi. Cephede göreve uygun yeni ağır avcı uçağı projesine Su-27 adı verildi.
Rus Şövalyeleri (Russkiye Vityazi) Hava Akrobasi Takımı'na ait Su-27 uçakları hava gösterisi sırasında.
Su-27'nin güçlü yanı, hem yakın çatışmalarda, hem de uzun mesafelerde aynı performansı gösteriyor olması. Bu uçak, 3 kilometrelik irtifaya sadece 25 saniye gibi kısa sürede yükselerek, tırmanış hızı rekorunu kırmıştı.