Sovyetler Birliği ölümcül salgınlarla nasıl mücadele ediyordu?
Sovyetler Birliği, ölümcül salgınlar söz konusu olduğunda tedbiri hiçbir şekilde elden bırakmıyordu. Sadece doktorlar değil, polis, ordu, donanma ve hatta istihbarat servisi KGB dahi salgınla mücadele için harekete geçiriliyordu.
Veba
Mikrobiyolog Abram Berlin, 1939'da Saratov'dan kendisiyle birlikte tehlikeli bir hastalığı da Moskova'ya getirdi.
Saratov'da hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sırasında, vebaya neden olan bir numuneye maruz kalmıştı. Buradayken dış dünya ile hiçbir şekilde bağlantısı yoktu, ancak Moskova'dan gelen acil bir telefon nedeniyle başkente gitmek zorunda kaldı, vebayı da taşıdı. Berlin, Hotel National'da kaldı, burada yemek yedi ve berbere gitti.
Kendini bir süre sonra çok hasta hisseden Berlin, krupöz pnömoni şeklindeki yanlış teşhisle hastaneye kaldırıldı. Ardından Moskova İlk Tıp Ensitüsü'nden doktor Simon Gorelik, durumu fark ederek hastaya pulmoner veba tanısı koydu. Gorelik, derhal üslerine tehlike hakkında bilgi verip hem kendini hem Berlin'i izole etti.

Gorelik, o dönemler vebanın bir tedavisi olmadığı için ikisinin de ölüme mahkum olduğunu anlamıştı.
Orta Asya Salgın Önleme Bilimsel Araştırma Enstitüsü. Tanısal ilaçların hazırlandığı laboratuvar. SSCB/ 1986
Gizli polis birimleri ise kentte Abram Berlin'le temas kuran herkesin yerini belirledi ve onları karantinaya aldı. Berlin'in kaldığı klinik güvenlik çemberine alındı, Hotel National ise dezenfekte edildi. Dezenfekte işlemi, bilginin sızması ve paniğe neden olmamak için gece saatlerinde yapıldı.
Alınan tedbirler neticesinde veba salgını başından engellenebildi ve sadece üç kişi hayatını kaybetti. Gorelik ve Berlin dışında, ölen diğer kişi de berberdi.
Çiçek hastalığı
Çiçek hastalığı Moskova'ya Aralık 1959'da Hindistan'dan dönen sanatçı Aleksey Kokorekin ile birlikte geldi. Bu tehlikeli hastalık Kokorekin'e, bir ölü yakma töreninde bulaşmıştı.
Yüksek ateş, şiddetli öksürük , tüm vücutta ağrı gibi şikayetler yaşayan Kokorekin, tedaviye başvurdu. Doktorlar, üzerinde döküntüler olmasına rağmen yanlışlıkla grip teşhisi koydu.
Çiçek hastalığı olduğu ise sanatçı Kokorekin'in ölümünden sadece iki hafta sonra, onunla temas edenlerde de benzer belirtiler görülmeye başlayınca anlaşılabildi.

Tanı doğrulandığında, Moskova'daki tüm sağlık birimleri, polis departmanları ve KGB, tehdidin üstesinden gelmek için harekete geçirildi. Güvenlik güçleri, Kokorekin'in ailesi ve onunla temas kuran herkesi bulup karantinaya aldı.

Kokorin'in kaldığı hastane giriş çıkışlara kapatıldı. Savaş zamanları için saklanan devlet menkul kıymetleri karantinaya alınan çalışanlar ve hastalar için ayrıldı.
Vaccinia virüsünün bulaştığı doku
Ancak hastalıkla mücadeleyi sağlayan başlıca unsur, başkent Moskova ve Moskova sakinlerine yapılan aşılardı.
Doktorlar 7/24 çalışarak bir haftada 9 milyondan fazla kişiye aşı yaptı. Neticede de bu ölümcül hastalık Moskova'da sadece 45 kişide tespit edildi, 3 kişi öldü. Hastalığın ilk fark edilmesinden ve koordine tedbirler alınmasından 19 gün sonra salgın sona erdi.
Çiçek hastalığının önlenmesine yönelik laboratuvar. Moskova
Kolera
İran'dan gelen kolera salgını, 1970 yılında Sovyetler Birliği'nin tüm Karadeniz kıyılarında etkili oldu.
Salgın tam da tatilcilerin sahillere akın ettiği, sezonunun en yoğun dönemine denk gelmişti.
Salgın Moskova ve Leningrad (St. Petersburg) dahil olmak üzere giderek ülkenin her yerine yayıldı. Yerel yetkililerin sahillerde hoparlörlerden insanlara kolera salgını başladığını duyurması ve evlerine dönme çağrısında bulunması salgının yayılmasını hızlandırdı.
Merkezi hükümet ise hızlı ve kararlı hareket etti. Binlerce doktorun yanı sıra ordu ve donanma da salgınla mücadelede görev aldı.
Astrahan'da kolera ile mücadele. Doktor gözetimindeki hastaların kentten gönderildiği anlar.
Odessa, Batum, Kerç ve salgının diğer merkez üsleri karantina altına alındı. Yalnızca muayeneden geçmelerinin ardından insanların dışarıya çıkmasına izin verildi. Onlarca gemi ve tren laboratuvara dönüştürülüp şehirlere gönderildi.
Astrahan'da kolera ile mücadele. Doktorlar tüm balıkçı gemilerini inceliyor. 1971.
Mahsur kalan binlerce turist de paniğe kapıldı. Durum ancak Sovyetler Birliği Bakanlar Konseyi'nin karantinada kalmak zorunda olan herkese maaş verilmesi yönünde talimat vermesinin ardından sakinleşebildi.
Kolera salgını aynı yıl kasım ayında son buldu. Yetkililer gerekli dersleri çıkardı. Karadeniz kıyılarında, Volga ve Ural bölgelerinde nehir havzalarında su arıtma sistemleri inşa edilmesine yönelik yoğun çalışmalar başlatıldı.
Kolera hastası Astrahan'daki enfeksiyon hastanesine gönderiliyor. 1970.
Şarbon
Ural bölgesinde Nisan 1979'da başlayan şarbon salgını Sovyet tarihinin en gizemli salgını.
Çeşitli kaynaklara göre, bu salgın nedeniyle 60-100 kişi hayatını kaybetti. Salgının 'pik noktasında' günde toksik şok sendromu geçiren 5-10 kişi Sverdlovsk'taki (Yekaterinburg) enfeksiyon birimlerine getiriliyordu.
Ölüm nedenlerinin şarbon olduğunun saptanmasının ardından hastalar için özel bir birim kuruldu. Kentte büyük çapta aşılama ve dezenfekte etme çalışmaları gerçekleştirildi. Çalışmalarda helikopterler de yer aldı.

Salgın, haziran ayında kontrol altına alındı.
Fotoğrafta şarbon sporlarının mikroskop altındaki görünümü yer alıyor.
Resmi verilere göre, salgının kaynağı enfekte olmuş bir besi hayvanıydı. Ancak kentin dış bölgelerinde bulunan askeri bir biyoloji laboratuvarından şarbon sporlarının kazayla yayılmış olabileceğine dair bir teori de mevcut. 1980 Moskova Olimpiyatları öncesinde Batılı istihbarat kuruluşlarının Sovyetler Birliği'nin itibarını sarsmak için bir sabotajda bulunduğu iddiası da öne sürüldü. Trajediyle ilgili resmi bilgi ise gizli tutuluyor ve salgından 75 yıl sonra, 2054'te gizliliği kaldırılacak.