09:14 21 Haziran 2018
Canlı Yayın
    Mescid-i Aksa

    'İsrail'in asıl hedefi Mescid-i Aksa'yı bölmek'

    © AFP 2018 / THOMAS COEX
    Ortadoğu
    URL'yi kısaltın
    0 00

    Filistinli siyasetçi ve uzmanlar, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik artan ihlallerinin asıl hedefinin Mescid-i Aksa Külliyesi'nin mevcut hukuki statüsünü değiştirmek olduğunu savunuyor.

    Filistinli siyasetçi ve uzmanlar, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik artan ihlallerinin asıl hedefinin Mescid-i Aksa Külliyesi'nin mevcut hukuki statüsünü değiştirmek ve  burayı ‘Yahudilerle Müslümanlar arasında bölmek' olduğunu savunuyor.

    ‘NETANYAHU'NUN SÖYLEDİĞİ HİÇBİR SÖZE İNANMAMANIZ GEREKİR'

    İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun "Mescid-i Aksa'nın şu an ki hukuki statüsüne saygılıyız" yönündeki sözlerini değerlendiren Filistinli siyaset bilimci ve yazar Mehdi Abdul Hadi, sahada uygulanan politikaların bu sözlerle çeliştiğini belirtti.

    "Netanyahu'nun söylediği hiçbir söze inanmamanız gerekir" diyen Hadi, "Netanyahu kelimelerle oynayarak gerçek niyetini saklamaya çalışıyor. Aksa'yı Yahudilerin ziyaret etmesi, buranın zorla bölünmesini saklamak için bir örtü olarak kullanılıyor. Ben günde 5 vakit ibadet ederken buraya Yahudilerin alınması benim İslami haklarıma yönelik bir saldırıdır. Netanyahu'nun diplomatik ve siyasi olarak kullandığı sözler gerçekte Aksa'daki mevcut durumunu değiştirmeye yarıyor" dedi.

    ‘ILIMLI KESİM İSRAİL SİYASETİNDE ARTIK ETKİN DEĞİL, NETANYAHU AŞIRI SAĞCILARIN GÜNDEMİNİ TAMAMEN SAHİPLENDİ'

    Hadi, Netanyahu'nun "gerçek niyetinin Mescid-i Aksa'yı Müslümanlarla Yahudiler arasında bölmek olduğunu anlamak için iki unsuru dikkate almanın yeterli olacağını" ifade etti.

    Hadi şunları söyledi: "Bunlardan ilki İsrail toplumunun bileşenleri. İlk kez fanatik Yahudi yerleşimcilerden 29 kişi İsrail meclisine girdi. İsrail toplumundaki seküler ve sol bileşenler zayıfladı ve ılımlı kesim İsrail siyasetinde artık etkin değil. Netanyahu aşırı sağcıların gündemini tamamen sahiplenmiş durumda. Onların kutsal mekanlara yönelik saldırılarını ve tecavüzlerini hayata geçirmelerine imkan sunuyor. Netanyahu bunları yaparken kelimelerle oynayarak Aksa'ya yönelik emellerini gizlemeye çalışıyor. Netanyahu'nun kullandığı dil İslam'ın, kutsal mekanlarını Yahudileştirme gayretlerini saklama çabasından başka bir şey değildir ve uyguladığı politikalarla çelişmektedir. Mescid-i Aksa'nın içine ziyaret adı altında Yahudilerin alınması, içeride ibadet etme çabaları ve Müslümanların içeri girmesine yönelik yasaklar bu kutsal mekanı bölmek için zamana oynamak, bunun için ortam hazırlamaktır."

    Aksa'nın çevresindeki İsrail askerlerinin ‘mevcut durumu korumak' için orada olduklarını söylediklerini hatırlatan Hadi,  İsrail'in siyasi ve dini kanadının ise ‘Sadece ziyaret etmek istiyoruz' yalanı ile aslında Aksa'nın mevcut hukuki statüsünü değiştirdiklerine dikkati çekti.

    Hadi, "Mevcut durumun korunduğu doğru değil. Askerler kapıları kapatarak belli saatlerde Müslümanları içeri almıyor. İçerideki Müslümanları zorla çıkarmak içinde postallarıyla Camiinin içine girdiler. Bu da Netanyahu'nun yalan söylediğinin bir başka kanıtı" diye konuştu.

    ‘AKSA TAMAMEN İSLAMİ BİR MEKANDIR VE BAŞKA KİMSE İLE PAYLAŞILAMAZ'

    Mescid-i Aksa'daki durumun ‘İsrail'in açtığı kanayan bir yara olduğunu' kaydeden Hadi şöyle devam etti: "İsrail'in Aksa'ya yönelik saldırılarına karşı her an direnmeliyiz. Onlar İslami mekanlara el koymanın peşindeler ama buna asla izin vermeyeceğiz. Aksa tamamen İslami bir mekandır ve başka kimse ile paylaşılamaz. Günde beş vakit namaz kılmam gerekiyor ve bu ibadetimi Aksa'da gerçekleştirme hakkımı kimse elimden alamaz."

    ‘İSLAM DÜNYASI İSRAİL'E BASKI YAPMALI'

    İsrail parlamentosu Knesset'teki Filistinli milletvekillerinden Ahmet Tibi de, "Tüm bu yaşananların asıl hedefi Mescid-i Aksa'yı Müslümanlar ve Yahudiler arasında zamansal olarak bölmek. Bunu asla kabul etmeyeceğiz ve İslam dünyasını duruma müdahil olmaya çağırıyoruz" dedi.

    FİLİSTİNLİLERİN EV YAPMASI YASAK

    Kudüs'te yaşayan Filistinlilerin ev inşa etmek için İsrail'den imar izni almak zorundalar. Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait evlerin yüzde 35'i İsrail tarafından yasadışı kabul ediliyor. İsrail, Filistinlilere yeterli imar izni vermezken aileleri genişleyen halk, izin almadan ev yapmak zorunda kalıyor. Bu evler ise İsrail'e bağlı Kudüs Belediyesi tarafından asker ve polis korumasında yıkılıyor.

    İsrail 1967'de Doğu Kudüs'ü işgal etmesinden bu yana şehirde Filistinlilere ait 2 bin evi ‘izinsiz' yapıldığı gerekçesiyle yıktı. 20 binden fazla ev için de yıkım kararı çıkarıldı.

    MESCİD-İ AKSA KÜLLİYESİ HEDEFTE

    Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa Külliyesi, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor. Yahudiler, içerisinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camii'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun bulunduğu külliye sahasının altında, Hazreti Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu inancıyla kazı çalışmaları yapıyor.

    Aşırı sağcı Siyonist yerleşimciler ve İsrailli yetkililer zaman zaman Mescid-i Aksa Külliyesi içerisindeki avlu ya da binaların içine girerek cami cemaatini ve eğitim gören öğrencileri taciz ediyor. Müslümanların karşı çıktığı bu tür ihlaller nedeniyle Mescid-i Aksa'da sık sık gerginlik yaşanıyor.

    İlgili konular:

    İsrail polisi Mescid-i Aksa'ya girdi
    BM: İsrail'in hak ihlalleri cezasız kalıyor
    Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail polisine kınama
    Etiketler:
    Mehdi Abdul Hadi, Benyamin Netanyahu, Ahmet Tibi, Mescid-i Aksa, Filistin, İsrail
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın