01:42 17 Aralık 2017
Ankara+ 3°C
İstanbul+ 14°C
Canlı Yayın
    Duran Kalkan

    PKK'lı Duran Kalkan: Davutoğlu, başbakan olduğunu sanıyordu

    © Fotoğraf: Twitter
    Ortadoğu
    URL'yi kısaltın
    0 31

    PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, "AKP'nin kısa zamanda dağılacağını ilk önce biz iddia ettik. ‘AKP çok yakında çökecek' dedik. ‘1 Kasım'da ortaya çıkan hükümet, 7 Haziranı görse de 1 Kasımı göremeyecek' dedik. Şimdi açığa çıktı ki, 7 Haziranı da göremeyecek. Ahmet Davutoğlu, seçim kazandığını ve başbakan olduğunu sanıyordu" dedi.

    PKK Yürütme Kurulu Üyesi Duran Kalkan, ANF'ye geniş bir röportaj verdi. Kalkan, Davutoğlu'nun gitmesi, hendekler ve çatışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.Kalkan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

    ‘DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASI SAVAŞ EMEKTİR'

    HDP'lilerin meclisten atılması, tutuklanmaları vb. her şey faşist saldırılardır. Siyaset kurumunun hiçbir biçimde işleyemez, AKP diktatörlüğünü denetleyemez bir konuma getirilmesidir. Zaten bulunmayan siyaset yapma koşullarının tümden yok edilmesi, her şeyin savaşa indirgenmesidir. Bu bakımdan dokunulmazlığın kaldırılması bir savaş, saldırı demektir. HDP'li vekillerin, milletvekilliklerinin düşürülmesi bir savaş gerekçesidir. Tutuklanmaları savaştır, siyasetin bitirilmesi ve tek çizgi olarak savaşın bırakılmasıdır. Bu nedenle de buna karşı başta HDP'nin kendisi, herkes direnmek zorundadır. Tüm devrimci demokratik kesimler, bu faşist saldırganlığa karşı güçlerini tümden seferber ederek direnmelidir. Demokratik siyaset temelinde direnilmeli, her türlü meşru yol ve yöntemler ile direnilmeli. Faşizme karşı direnişte tüm mevziler sonuna kadar kullanılmalıdır. Asla hiçbir mevzi tam kullanılmadan bırakılmamalıdır, geri çekilmemelidir.

    Bu direnişi halk başlattı, daha da geliştirmek gerekiyor. Dokunulmazlıklar kalkar ve HDP'li vekiller mahkemeye götürülür ve tutuklanmak istenirse de halk ‘irademe dokunma' diyerek kapsamlı ve etkili bir direniş içerisine girebilmelidir.

    DEMİRTAŞ'A ELEŞTİRİ: ‘BAŞKA BİR YERE MECLİS KURMAYA GİDELİM' DEMENİN BİR ANLAMI OLMAZ

    Bazı çağrılar var: "HDP mecliste istenmiyorsa, gelip Amed'de (Diyarbakır) meclis kurmalı" deniliyor. Bu iyi bir duygu, ama siyaseten doğru değildir. Hem Amed'de Kürtlerin iradesini temsil eden demokrasi meclisi kurulabilir, hem de Kürtler Ankara'daki mecliste iradelerini temsil etmeliler. Ankara'daki tüm milletvekilleri, Kürtlerin iradelerini temsil etmek için mücadele etmeliler. Oradan baskıyla atılmaya çalışıldığı zaman, ‘başka bir yere meclis kurmaya gidelim' demenin bir anlamı olmaz. Eğer orada bulunmak gerekmiyorduysa neden gittiler, yok eğer gitmek gerekliydiyse o zaman sonuna kadar mücadele etmeyi bilmeliler, mevziiyi bırakmamalılar. AKP istediği kadar atmaya çalışsın iradelerini savunmak ve meclisi halk iradesi haline getirmek için sonuna kadar direnmeliler. Saldırıp direnişlerini kırmak isteyebilirler, ama direnmek konumunda olmak doğru olandır. O meclis AKP'nin babasının malı değil. Devletin de bir kurumu değildir, devletten önce kuruldu. Osmanlı yıkılmıştı ve TC denen devlet de yoktu, meclis o zaman kuruldu. Meclisin Kürdistan'daki halkın ve aydınların desteği ile kurulduğunu herkes biliyor. O halde kuruluş felsefesi ve ilkelerine sahip çıkmak ve öyle bir çizgiye çekmek için mücadele etmek, direnmek gerekiyor. Geri çekilme, faşizm karşısında doğru bir siyaset değildir. Bu, pasifizme ve başarısızlığa götürür.

    AKP'nin kısa zamanda dağılacağını ilk önce biz iddia ettik. "AKP çok yakında çökecek" dedik. "1 Kasım'da ortaya çıkan hükümet, 7 Haziranı görse de 1 Kasımı göremeyecek" dedik. Şimdi açığa çıktı ki, 7 Haziranı da göremeyecek. Ahmet Davutoğlu, seçim kazandığını ve başbakan olduğunu sanıyordu. Bunun bir yanılsama olduğu şuan net bir biçimde ortaya çıkmıştır. 1 Kasım seçiminin ortaya çıkardığı hükümet, 7 Hazirana da varmadan görevi bıraktı. Öyle anlaşılıyor ki 22 Mayısta yok olup gidecek.

    Bunu nasıl değerlendirmek gerekiyor? AKP'nin içinde ayrılıklar gün yüzüne çıkıyor değil, AKP'nin içi kaynıyor. Tayyip Erdoğan'ın izlediği politikaya karşıt olan bir cephe var. Tayyip Erdoğan da ayakta kalabilmek için bütün bu güçlere karşı şiddetli bir mücadele veriyor. Diktatörlüğü içinde bütün ipleri eline alıyor ki, en ufak bir gedik olmasın ve o gedikten sızılarak iktidarına zarar verici gelişmeler ortaya çıkmasın. Şimdi yaşanan durum budur.

    ‘CİDDİ BİR TAKTİK DEĞİŞİMİNE İHTİYAÇ VAR'

    (Sur ve Cizre başta olmak üzere devam eden hendekler ve çatışmalar) Ciddi bir taktik değişimine ihtiyaç var. Bu durumda, o savunma süreci aşılmıştır. Şimdi taktik saldırı sürecindedirler. Aktif savunmaya geçiyoruz, diğeri salt savunmaydı. Ama artık taktik saldırı ile AKP'ye darbeler vurarak AKP faşizmini parçalayıp yenilgiye uğratma ve zafer kazanma dönemidir. Bu bakımdan öncelikle mutlaka taktik ve tarz değişimi yaratılmalıdır. Sadece hendek ve barikatlar arkasında direnme zafer kazandırmaz. Böyle bir direniş ile düşmanın başarısı önlenebilir. Nitekim Cizre ve Sur direnişleri, AKP faşizminin imha ve tasfiye planlarını boşa çıkardı, yenilgiye uğrattı. Bütün AKP faşizmini Kürdistan'da yerle bir edip zafer kazanmak gerekiyor. Tayyip Erdoğan, "yerle yeksan olacaklar" dedi. Şimdi AKP yerle yeksan edilecektir. "Kazdıkları hendeklere gömülecekler" dediler. Kimin o hendeklere gömüleceği yakında görülecektir.

    İlgili konular:

    'Konya'da PKK'lı canlı bomba yakalandı'
    PKK'nın orta saha sorumlusu öldürüldü
    Gara ve Hakurk'taki PKK hedefleri vuruldu
    Sırrı Süreyya Önder: Başbakan'ın özel ricalarını PKK'ye götürdüm
    Şırnak ve Hakkari'deki PKK hedeflerine hava harekatı
    Kandil'deki PKK hedefleri vuruldu
    Kuzey Irak'taki PKK hedefleri vuruldu
    Silopi'deki PKK operasyonu tamamlandı
    Yüksekova'daki operasyon tamamlandı: 196 PKK'lı öldü
    İsveç'te yakalanan PKK'lı Almanya'ya iade edilecek
    Etiketler:
    HDP, PKK, Selahattin Demirtaş, Ahmet Davutoğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Duran Kalkan, Sur, Cizre
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın